Haber Detayı
25 Mart 2020 - Çarşamba 16:43 Bu haber 1627 kez okundu
 
‘AKIL’ NE KADAR GÜZEL BİR ŞEY!..
GÜNDEM Haberi
‘AKIL’ NE KADAR GÜZEL BİR ŞEY!..

‘AKIL’ NE KADAR GÜZEL BİR ŞEY!..

‘COVİD 19’ yani Coronavirüs’ün iyi(!) taraflarından biri, dikkat edilecek ‘Temel Sağlık Kuralları’nı hatırlatması oldu.

‘Elerimizi yıkamasını bilmiyormuşuz’ meğer…

Ellerimizi yıkamayı öğrenmenin yanında, maskesiz hapşırmayı, sosyal temas, sosyal izalasoyon(Evde kalma), enfekte etmeyi (Bulaştırma) öğrendik.

Aklını değil vücudunu kullanıp, sokaklara çıkıp, ‘Travmatik görüntüler’ vermenin ‘Korkmamak’ değil, ‘Aptallığın göstergesi’ olduğunu gördük.

Yalnız ülkemizde değil, dünya da ‘Afet psikolojisi’ uygulanırken, 3 T kuralı(Tedbir-tedbir-tedbir) isteğinde bulunanların haklılığını bildik.

Önlemler karşısında ‘İhtiyatlı’ ve ‘İyimser’ olmamız gerektiğini, bültenlerle açıklanan ‘Vaka’ ve ‘Ölüm’ istatistiklerinden daha iyi anladık.

İhtiyatlı olmanın korkaklık değil önlem olduğunu; iyimserliğin, yapılanların bizim için olduğunu, ölümlü olayların artmasıyla idrak ettik.

Dedikodu ve fitne-ficur’un bir işe yaramadığın, halkın doğru bilgi almasını engellediğini, kriz’i yöneten üst aklın işini zorlaştırdığını geçte olsa gördük.

Sanal medya da, vakit doldurmak için üretilen ‘Çene suyu çorba’ türü dedikoduların, “COVİD 19’la Dostluk antlaşması” mahiyeti taşıdığını, ilmi gelişmeleri öğrendikçe gördük.

İnternet aleminden ortaya atılan ‘Güya’ samimi ancak ‘Moral bozucu ve tahrik edici’ soru ve söylemlerin ‘Şuyuu vukuundan beter’ olduğunu anladık.

Uymadığımız her bir ‘Önlem paketi’ çerçevesinde, ‘Fert’ olarak toplumda, ‘Çürük elma’ pozisyonuna düştüğümüzü seyir ettik.

‘Toplumsal disiplin’ çağrılarına rağmen, sağlıklı kişilerin ‘filtreli maske’ ve ‘eldiven’ ile kendini sokaklara atıp ‘Desinler’ diye verdikleri görüntüleri kaygı ile izledik.

Bilim kurulu’nun çalışmalarını ve ülkedeki gelişmeleri Bakan Fahrettin Koca ve TV tartışmalarına katılan ‘Bilim Kurulu’ üyelerinden öğrendik. Ancak, Zonguldak’ta konu ile ilgili yetkililerin bilgi aktarmamasına hayret ettik.

Elbette bir ‘Kriz masası’ oluşturuldu. Gelişmeler toplanıp, yapılacaklar planlandı.Oluşturulan ‘Sosyal destek üniteleri’ vasıtasıyla, yapılan hizmetler anlatılıp, ‘Halkın moral gücü’ neden yükseltilmedi merak ettik.

Olayın psikolojik ve sosyolojik cepheleri var elbette. Ancak, ‘Ölüm’ nihayetli bir pandemik(Salgın) olay safhasında, ‘Ticareti bozulanların’ toplum sağlığına negatif etki edecek gürültülerini duyduk.

Bireylerin ticaret sistemlerinin bozulmasının, ülkenin sağlık sisteminin bozulması yanında ‘Solda sıfır’ olduğunu: ‘Canlı’ ulviyeti ve kutsiyeti açısından değerlendirip, bir daha düşündük.

Cesaret, doğru bilgi ve ‘Afet psikolojisi’ çerçevesinde ‘Akl-ı selim’ davranışlarla, bu küresel beladan az hasarla çıkabileceğimizi tartışma cesaretini yakaladık.

Gelecekle ilgili ‘İyi yaşam’ üzerine plan ve projelerimizin sadece ‘Sağlıklı beslenme’ ile olmayacağı bilinciyle, ‘Sağlıklı düşünme’ psikolojisini yakalamak durumunda olduğumuzu öğrendik.

‘Aldığımız tedbirler kadar’ sağlıklı olacağımızı artık biliyoruz. Tüm şikayetlere rağmen, dünya ölçeğinde, çok fazla diyette ödemedik. ‘3 T kuralı(Tedbir-tedbir-tedbir) çerçevesinde az zarar göreceğimize inandık.

Aslında  fazla söze hacet yok.

Allah akıl-fikir vermiş. Allahın verdiği aklı kullandığımız ölçüde/oranda korunacağız.

Velhasıl-ı kelam…

 

TEŞEKKÜRLER SAYIN METİN TURANLI…

Geçtiğimiz günlerde Zonguldak merkezinde, bir takım kendini bilmezlerin rahatsız ettiği kadına Zonguldak il Emniyet müdür Ahmet Metin Turanlı sahip çıktı.

Tüm gelirini sokak hayvanlarına adayan kadın, tartaklanıp otobüse alınmamıştı.

İl Emniyet müdürü, yaşlı ve hayvansever kadına emniyet rozeti takarak, korunup kollandığının işaretini verdi.

Turanlı, “ O Zonguldak’ta ‘Ümmü Hürerre’ olma dışında hiçbir derdi yokmuş, öğrendik. Bizim vefa timlerimizin de annesi artık. Bu zorlu günlerimizde duasını aldık, himayemizdedir.Yakasında rozetimiz var. Artık oradan tanırsınız’ dedi.

İl Emniyet Müdürü Metin Turanlı’nın bu tavrı, sosyal medyada tıklanma ve ‘Teşekkür duaları’ ile rekor seviyeye ulaştı.

‘Yozlaşma/bozulma’ toplum katmanlarının tamamına sirayet ettiğinin göstergesi olan bu ‘Olay’ inşallah son olur.

Sokakta olan herkes, ‘aile mevhumu’ çerçevesinde gelişmeleri görmeli. Çevresindekileri ailesinin bir parçası olarak gördüğü süre içinde, toplumsal yozlaşma törpülenir ve değer yargıları sağlıklı gelişir.

Kendi annesi, babası, kız kardeşine yapılmasını istemediğini bir başkasına yapmanın karşılığı tıpta ‘Sağlıksızlık’ olarak bilinir.

Yapılacak olan sadece yaşlı teyzeyi kontrol altına almakla kalmayıp, saldırganlarında tıbbi müdahaleden geçirilmesidir.

MÜDAHALE / RİCA / DUA

Yapılanı sorgulamak gerekir elbette.

Sorgulamak, bir ‘Bilinç/Akıl’ varlığının belirtisidir.

Ancak, sorgulamanın bir üslubu, bir ahlakı ve çerçevesi olmak zorundadır.

Bir futbol maçı sonrası mağlup takımın hocasını eleştirmek ile olağanüstü hal olaylarında alınan önlemleri ‘Bilinçsiz’ eleştirmek arasında fark vardır.

Meşhur gazetecilerden biri, sosyal medya hesabından ‘Çin’den kit alıyor, ABD’ye kit satıyoruz. Bu nasıl iş?’ diyor kabaca.

Bu tür ‘Toplumsal muhalefet’ yaratacak ‘fitne üretme’ arkasında ‘Toplumsal disiplin’in bozulması yatar.

Aslında, ufak bir araştırma ile ABD’ye satılanın ‘Tespit kiti’, Çin’den alınanlarında ‘Tedavi kiti’ olduğunu öğrenmek mümkün.

Birde ‘Tatlı su kurnazları’ var piyasada. Siyaset ruhlarına işlemiş, ‘Kaşıntıları teneşirde bile çıkmayacak’ olanlar.

Efendim, Çin Türkiye’ye Coronavirüs ile ilgili makine-teçhizat göndermiş, paralarını almamış. Sebebi, zamanında Çin de olan bir salgın olmuş, Atatürk yardım etmiş…

‘Aklı evveller’, sosyal medyada bu ‘Paylaşımın üzerine’ öyle atladı ki… Adeta ‘Suyunu çıkardılar.’

Bilim Kurulu Başkanı Fahrettin Koca, mecbur kaldı açıklama yapmaya. ‘Biz dışardan aldığımız her şeyin parasını ödüyoruz’ dedi.

‘Kaşıntısı olan tiplerin’ yüzü kızarmış mıdır ki?

SONUÇ: Dünya ‘Afet psikolojisi’ yaşıyor. Travmatik görüntüler, vaka ve ölüm sayıları moral bozuyor. ‘Beşinci kol’ muadili tipler, ruhlarındaki virüsleri, ‘COVİD 19’ ile yarıştırmak için ‘Sanal alem’ yoluyla devreye sokuyorlar

Gel de İngiliz Filozof Thomas Hobbes’in ‘Homo homini lupus/ insan insanın kurdudur’ sözüne inanma!

Türkiye çağdaşlaştıkça, toplumu bozmak isteyen kurtçuklarında varlığı artıyor. Elbette artacak. Artmazsa, ‘Eşyanın tabiatına aykırı’ olur.

Ancak, bu konuda önlemler gecikmemeli. Bu tiplere müdahale ‘Dua ve rica’ yollu olmamalı.

KABAHAT KİMDE!..

Dedim ya, ’65 üstü yaş sınırlaması’ çerçevesinde ‘Evde kal’ ikaz ve ‘Yaşam eve sığar’ tavsiyeleri çerçevesinde, sokağa çıkmıyorum

Ben ev de olduğum için, İnanış ekibi, ‘ofis’, ‘sokak’ bağlantısını kurup, okuyucuyu ‘habersiz’ bırakmıyorlar.

Geçen gün yazdım. Sokağa çıkmama ile  hayat sona ermiyor. Gazetecilikte gazete sayfalarından müteşekkil değil. Hayatın sahneleri var. TV, Radyolar, sanal medya ve hatta kahvehanelerde iskemle üstleri vs…

Yaşam devam ettikçe, insanoğlu ‘Severek’ ve ‘Dayatmaya dönük’ olsa da şartlara ‘Uyum’ gösteriyor.

 “Fiziki olarak evde, beyin olarak her yerde organizasyonunun ‘Staj’ dönemini icra ediyorum. Market 100m. Ötede. Pideci ‘Alo’ kadar uzak. Gazipaşa da Muhammet Karapınar, Gazete sayfa düzeninde Arife var. Çoluk-çocuk anne –baba ve kardeşlere anında ‘selam’ diyorum. İşin ekonomik yanını ‘Dijital cüzdan/bank kart’ hallediyor. Devlet baba bir adım yanıbaşımda.

Anlayacağınız mahpusluk, nakitsizlik, vakitsizlik ve sahipsizlik yok.

Şairin dediği gibi ‘O dünde kaldı cancağızım’

Bu ‘Koronavirüs bir milat’ artık. Ellerini bile yıkamasını sayesinde öğrendiğin COVİD 19, ‘Elektromanyetik dalgalarla boğuşarak’ yaşamasını mı öğretemeyecek sana!

Benim kızdığım, yapılan tüm rica-ikazlara rağmen, sokakların ‘Virüse akıllarını değil, gövdelerini siper etmeye çalışan’ insanlarla dolu olması.

Elbette, ‘Tek’ sebebi ve sorumlusu var bunun. 1) bu insanlara ihtiyaçlarını giderme hususunda, yapılan desteklerin anlatıl(a)mayışı. Anlatıldıysa, ‘Müdahale etmeyen’ yetkililer, anlatılmadıysa ‘Anlatamayan’ yetkililer.

İLAHİ SELİM ALAN!..

İki gündür Zonguldak Belediyesi ‘Su parası tahsilat servisi’ önündeki kuyrukların resmini yayınlıyoruz.

Önceki gün, ‘Ön ödemeli su sayacı’ kullananların durumu ne olacak diye yazmıştım.

‘Ödediği para kadar su kullanan’ 65 yaş üzeri, yakını olmayan abonelerin suyu kesilince ne olacak?

Soruya cevap gelmedi.

Dün Belediye başkanı sayın Alan, Gazipaşa’da görüntü verip, banka kuyrukları ve gezen vatandaşları uyarıp, “Hekim olarak uyarıyorum.Bu süreci en sağlıklı atlatmak için evde kalın’ demiş.

Fotoğrafın ilginçliğine bakar mısınız?

Belediye önünde ‘Cenaze Aracı’ ve ‘Su parası tahsilat servisi’ önünde insan kuyrukları…

Neden, Gazipaşa Caddesindeki ‘Ödeme’ kuyrukları?

Neden belediye su parası ödeme bürosu önündeki insanlara ‘Hekim’ olarak tavsiyelerde bulunmuyorsunuz, sayın Alan?

‘Belediye’ye para lazım da, bankalara para lazım değil mi?

Belediye kapısında para ödemek için kuyruğaa girenler efsunlu mu?

Kaynak: Editör:
Etiketler: ‘AKIL’, NE, KADAR, GÜZEL, BİR, ŞEY!..,
Yorumlar
Haber Yazılımı