AYNAYA ‘HOH’ YAPIP BAKAN, ‘NAH’ GÖRÜR
Haber
04 Mart 2021 - Perşembe 17:46 Bu haber 1483 kez okundu
 
AYNAYA ‘HOH’ YAPIP BAKAN, ‘NAH’ GÖRÜR
GÜNDEM Haberi
AYNAYA ‘HOH’ YAPIP BAKAN,  ‘NAH’ GÖRÜR

Alışkanlıkların huy edinilmesi neticesi örf-adet, nihayetinde gelenekler oluşur. Elbette, alışkanlıkların modeli markası iyi veya kötü gelişmelerle şekillenir.

Olaya, siyasi yozlaşmanın doruk noktalara tırmandığı ortam gerisinden bakılırsa, olumsuz yapının yükseldiği görülür.

Olumsuz yapı elbette bu günle ‘Kaim’ değil. Tarihi bir serüveni var. Hayat pahalılığı, enflasyon, işsizlik, siyasi gerginliğin tarihi eski. Gündemi etkileyen kötü hava şartları mevsimlik... Pandemi/salgın gibi konular ise kısmi… Ancak, her halükârda yaşam kalitesine olumsuz etkileri olduğu muhakkak.

Olaya ekonomik bakalım. Son 15 yıl içinde kişi başına düşen milli gelir 2006’dan bu yana en düşük seviyeye inmiş. Bir yılda 528 dolar azalmış. Kişi başı gelirin insanımıza yansıması nedir bilmem ancak, azalması ‘İnsanımızın yoksullaşması’ olarak değerlendiriliyor. Daha da ileri gidilip, ‘Ekonomide kemik erimesi’ olarak değerlendiriliyor.

Olaya ‘Erime’ açısından bakılırsa durum sadece ekonomi değil; sosyal ve kültürel açıdan da vahim. Sosyal açıdan bakıldığında ‘Birlik-dirlik’, siyaset baltasının darbeleriyle her geçen gün biraz daha yontuluyor.

Kültürel açıdan bakıldığında ise görmek istediklerimizin yansıması olan ‘Ayna’ flu. Yaşam alanlarındaki tüm etkinliklerde bir buğulanma var.

Buğulanmanın sebebi, yaşamı hor kullanmamız. Siyaset/seçim /menfaat sacayağında bireysel çıkarlar; rakibi/komşuyu/ arkadaşı değil, adeta geleceği törpülüyor. Yani, yaşama kültürünün aynasına ‘HOH’ diyor ve görüntü bekliyoruz. Elbette netice de alacağımız koskoca bir ‘NAH’ olacak. Ayna’nın, davranışların göstergesi olduğunu anlıyoruz ama; maalesef zaman geçmiş oluyor.

Benim doğrum, benim hırsızım, benim partim, benim çıkarım gibi saplantılar; iyi /doğru /güzelin hayat sahnesinde kaybetmesine, mutlu olma şansının azalmasına neden oluyor.

Velhasıl-ı, kötünün alışkanlık haline gelmesi, kötüye karşı direnci koruyor. Siyasi yozlaşmanın ürünü olan imkan ve fırsat bencillerinin yarattığı ‘Ahlaki bozgun’ meşrulaşıp, sütre gerisinden çıkıp, hayatın ortasında yalın-kılıç dolaşıyor.

Yani, ortaya ‘En vahimi’ olan ‘Böyle gelmiş böyle gider’ gibi kötü bir cümle ve örf/adet olmaya namzet bir ‘gelişme’ çıkıyor. Günümüzün geçerli yaptırımı olan ‘Kanun gücünde kararname’ gibi ‘Göğüs’ hançeremize saplanıp yaygınlaşıyor.

Yani, ‘Yaşam kalitesi’ dediğimiz, bugün toplumların ulaşmayı amaçladığı en önemli evrensel hedeflerden birisidir. Bu hedefler Fiziksel, güvenlik, sosyal, saygı görme gereksinimleri, kişisel ilgileri gibi maddi/manevi başlıklarda toplamak mümkündür.

Sonuç olarak diyebiliriz ki; kemik erimesi veya şahsiyet erimes... Ne derseniz deyin.

Çözüm, ‘Zararın neresinden dönülürse kârdır’ sözüne binaen ‘U dönüşü’ yapmaktır.

Eskilerin, insanları icraatlarından çok sözleriyle değerlendirip teraziye çıkarttıkların hatırlayıp, böyle gelmiş böyle gider sözünü bitirmemiz gerekiyor.

Unutmayalım. Sözün doğruluğu da yetmezdi. Sözün güzel söylenmesi gerekirdi.

Yani, karşı tarafı ikna için kullanılan sevgi dili, kuşdili, ilim dili, sözün doğruluğunu bozuyorsa; aynaya yine ‘HOH’ tesiri yapar.

Kaynak: Editör:
Etiketler: AYNAYA, ‘HOH’, YAPIP, BAKAN,, , ‘NAH’, GÖRÜR,
Yorumlar
Haber Yazılımı