Haber Detayı
12 Şubat 2020 - Çarşamba 17:41 Bu haber 2047 kez okundu
 
BELEDİYE MERKEZ ÇARŞISI YIKILIRSA ALTINDA KİM KALIR?
GÜNDEM Haberi
BELEDİYE MERKEZ ÇARŞISI YIKILIRSA ALTINDA KİM KALIR?

BELEDİYE MERKEZ ÇARŞISI

YIKILIRSA ALTINDA KİM KALIR?

Zonguldak’a  ‘İktidar’ açısından bakılınca; bazıları için en önemli olay, parti içinde ‘Kuşatma hareketi ‘ olabilir.

Biz olaya ‘İnsanların yaşam kalitesini arttıracak hizmetlerin gelmesi’ açısından bakacağız. Biz olayları izleyip, ‘Lehte/aleyhte’ değerlendirip, kamuoyuna arz edeceğiz.

Efendim, iktidar cenahından bazı milletvekilleri ve belediye başkanları, Ankara’da bir araya gelip resim çektirmiş ve sanal alemde paylaşmışlar… İlçe ve il kongresi öncesi, karşı tarafa gözdağı imiş bu…

Bence hiç mahsuru yok. Kim kimle ‘Sarmaş dolaş’ olursa olsun. Ben Zonguldak’a yapılacak olan bakarım.

Ankara’da ‘Sarmaş dolaş’ resim çektirenlere ve Zonguldak’ta ‘Kulis’ yapanlara soruyorum şimdi…

Zonguldak’ta 1956 yılında tek kat olarak yapılmış, daha sonra iki kat daha ‘Yığma’ olarak eklenmiş bir bina Belediye Merkez Çarşısı. Rivayet odur ki, içinde 115 adet ticarethane var. Bu güne kadarda birçok ‘Her an yıkılabilir’ raporu olan ve içindekilere ‘Boşaltın’ tebligatı olan bir Çarşısı bu…

Yiğitlerin değil, sorunların harman olduğu il Zonguldak’taki önemli konulardan biri bu.

Hani, her gün ‘Kaçak ocak’ diyoruz da, ‘Ölümlü kaçak ocak olayı’ vukuu bulunca, ‘Allah bize akıl fikir versin(!)’ diyoruz ya!..

Yarın, ‘Allah göstermesin’, ‘Belediye Merkez Çarşısı çökse’, bu gün yazılarımız karşısında ‘Seslerini’ çıkartmayanlar, ne diyecekler?

Allahın taktirinden öte gidilmez’ mi diyecekler; yoksa ‘Allah bize akıl versin, çökecek raporu olan yerde oturulur mu? diyecekler!..

Çökecek ‘Merkez çarşısı’ altında kalanlar ‘Eğitim zayiatı’ mı olacak acaba?

Olaya, iktidarın belediye kanadında olanlar tarafından, ‘Fevkani Köprüsü yıkılacak’ teranesi yapanları hatırlayınca girmek istedim.

Fevkani Köprüsü ‘1952 yılında 5 ayaklı üst geçit’ olarak yapılmış. Bu gün bile ‘Zonguldak’ın trafik yükünü’ taşıyor. Altından da ‘Alternatif geçişler’ sağlanmış. Politikaya alet etmek için ‘Yıkılacak-yıkılmayacak’ tartışması başlatılmış.

Politikacılarımızın, ‘Laf olsun torba dolsun’ taktiği ile değil, ‘İnsanların yaşam kalitesini arttıracak’ icraatlar civarında kümelenmeleri şarttır.

İcraat yapılırken de, ‘İnsan hayatını direkt ilgilendiren’ işler sıralamada ‘Öncelik’ almalıdır.

Su konusunda ‘Kayıp/kaçak önlemek’ elbette önemli… Lağım kokan derenin ıslahı, trafik rezaletine önlem… Ancak, ‘Ölüm’ neticeli bir ‘Göçük’ olayının beklentisi ile “Lağımkokulu bir derenin görüntüsü” arasında ‘Dünya’ fark var değil mi?

Politikacı elbette, ‘Siyasi sarmal’ içinde görüntü verecek. Ancak, ‘Geçici rahatsızlıklar’ yanında, ‘Kalıcı tesiri’ büyük olayları öne çıkartıp çözüm aramalı ‘Medeni ve bedeni cesaret’ sergilemelidir.

Belediye Merkez Çarşısı, ‘Her an yıkılabilir’ raporlarına rağmen yıkılırsa ve altında birçok insan can verirse… Bu konuda şu an için ‘Sağıra yatanlar’ yani ‘Önlem’ almayan ‘Seçilmiş-atarmışlar’ bence ‘Yıkımın sorumluları’ olacaklardır.

Haydi, susanlara inat ‘Fikir jimnastiği’ yapmaya…

 

KAÇAK OCAK MESELESİ

Kaçak ocak konusunda yaptığımız tespit/tahliller neticesi varılan nokta, ‘Okuryazar’ tayfası bize ‘Haklısın’ dedi. Derdimiz elbette ‘Haklısın’ payesini kapmak değil. Gerçekleri, bürokrat ve siyaset tayfasının elinden çıkartıp, kamuoyu gibi ‘Değerler manzumesi’ önüne tüm çıplaklığıyla koymaktır.

Yine iddia ediyorum. Kaçak ocakları, insanların para kazandığı ‘Ocaklarını yıkmadan’ halletmek mümkün.

Olaya, ‘Partili kaçak ocak sahibi tiplerin gözlükleriyle’ bakılmayacak. ‘Bürokratların, partili kaçak ocakçı ve vekiller aracılığıyla şikayet edilmesinin önüne geçilecek’.

Yani, kaçak ocak konusunda, ‘Kaçak ocak çalıştıran belediye başkanı ve politipler’ ahkam kesmeyecek.

Kaçak ocaklarda çalışanlar, bir şekilde, devlet ve özel sektör kömür işletmelerinde ‘İstihdam’ edilecek.

Kaçak ocaklara, ‘Sahipsiz ocak’ uygulaması yapılmayacak. Bombalama yerine ‘Mühürleme’ reklamı yapılmayacak. Kaçak ocakların ‘Tüvenan/yıkanmamış kömür’ satışlarına ‘Çuvallı’ bahanesiyle göz yumulmayacak.

Çarşıda, 200’lük Doç ile ‘Çuvallanmış tüvenan’ dağıtımı görünce, hatırlatayım dedim. Yani, ‘Kaçak ocak’ çalışmaları devam ediyor.

 

KAPTAN HAMDİ’NİN SELAMI VAR

Dün Kaleci Faruk geldi. Faruk gardaşım ile dostluğumuz uzun yıllara dayanır.

Ertuğrul Emral’ın (Allah rahmet etsin)Başkan benim HABER Gazetesinde yazı işleri müdürü olduğum ilk yıllar(1979).

Faruk Bahadır, Kaptan Hamdi’yi aradı. Dolayısıyla, yılları geri sardık sohbet etik. Candan Tarhan, Gündüz Tekin Onay Halil Güngördü, Kaptan Turgut, Ayı Orman, Rizeli İsmail Hakkı…

Kaptan Hamdi Kayahan’ı da çok sever beğenirim. Gerçekten de sadece yeşil sahaların değil, sosyal hayatında beyefendi kişiliği ile tanınan bir Zonguldaklısı.

Şu anda İzmir’de yerleşik durumda…  Dostlarına tanıdıklarına ve tüm Zonguldak’a selamlarını iletti Kaptan Hamdi.

Boşuna dememişler, ‘At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır’ diye… Düşünebiliyor musunuz, aradan 41 yıl geçmiş bir celsede…

 

 

ESNAF-CAMİ İMAMI-ZAMAN

Birkaç gündür ‘Cami’ konulu yazılar yazıyorum.

Sahilde yapılan ‘Merkez Camii’ konusunda teknik kapsam yanında, Zonguldak’ta kadrolu-kadrosuz camilerin sayısal durumu, camilerdeki imam sayısı vs…

Yazıların içinde, ağırlıklı isteğimiz, ‘İnşallah camilerimiz, şuurlu Müslümanlarda dolar’ olmuştur hep.

Elbette ele aldığımız konular ‘Okuyucu kapsama alanına’ düştükçe, ‘Yazının okunma ve tartışma katsayısı’ da artıyor.

Bir dostum, ‘Cami’ konusunda ilginç bir ‘Anektod’ anlattı.

Hayır, topladığı paraları yurt dışına gönderen Ulucami eski İmamı değil konumuz.

İmam insanların zamanını nasıl çalıyor?’

Malumunuz, Acılık Camii, Zonguldak’ın göbeğinde olmanın yanında, vakit namazlarının esnaf ağırlıklı kılındığı bir cami konumunda.

Vatandaşlar, ezan okunmaya başladığında, ticarethanesini kapatıp, vakit namazını ‘Eda’ için cami yolunu tutuyor. Camiye vardığında ezan bitmiş oluyor.

Mümin esnafın beklentisi, ezan bittiğinde, konuşma yapan imamın konuşmasını kesip, cemaatin önüne geçmesi ve vaktin eda edilmesini sağlaması olmalı değil mi?

Ezan bitiyor, imam hala anlatıyor. Homurdanmalar başlıyor, ‘Namaza geç’ diye. İmam/konuşmacı ‘Dinleyici bulmanın mutluluğu içinde’ devam ediyor konuşmaya. Dükkân onun ya! Müşterileri diz çökmüş bekliyor ya?

Nihayet, cemaatin homurtuları ‘İcraata’ dönüşüyor. Kalkıyor ‘Selam’ verip ‘Niyetlenip’ görevin ifasına geçiyorlar. Elbette, ‘Cemaatin ikiye bölünmesi’  tartışmalar yol açıyor. Namaz sonrası, imamın yaptığı ‘Esnaf müminin zamanını çalmak’ üzerine ‘Tartışma’ başlıyor. Elbette, konu ‘İmam’ ya da ‘Din’ olunca, yüzlerin gerildiği kadar, sözlerde sertleşiyor.

Neticede, cemaatin çeşitli dini sendika, siyasi parti ve değişik dernekler kanalıyla ‘Bölündüğü’ bir ortam da, ‘Esnafın zamanını işgal etmek’ konulu ayrıştırılması yanlış.

Bir başka açıdan, cemaatin ‘Şuurlu’ olması kadar, imamlarında, karşısındaki cemaatin yapısını bilip, gereği ‘Şeklinde’ şuurlu olması şarttır.

Zonguldak Müftüsü, bu gibi konularda cami imamlarının dikkatini çekmeli ve basit gibi görünse de bu sorunu halletmesi gerekiyor.

Bu ‘İş’, İl Müftüsü yada Müftülüğün görevleri arasında bulunur mu bulunmaz mı bilmiyorum.

Ben aktarayım da… İş sohbet faslından tartışmaya geçmiş. Tartışmadan münakaşaya geçtiği vakit, ‘Ucuz bahane’ niyetine ‘Haberimiz yok’ safsatasına uyulmasın diye naklettim.

 

CHP ve MEŞHUR TOPARLAYICILAR(!)

 

CHP Zonguldak İl Kongresi hazırlıkları devam ediyor.

Ortaya çıkan ‘Aday adayları’ ağızlarını açınca ‘Örgütü toparlayacağım’ sözleriyle başlıyorlar konuşmaya. Yönetime girmeyi düşünenler, üst kurula aday olacaklar aynı terane ‘Örgütü toparlayacağım’ diyor.

Anlamadığım iş… Aylarca ‘Kulis’ yap, tabanı üye ve delege bazında 5-10 parçaya böl… Sonra da çık, ‘Toparlayacağım’ de.

Önce ‘Kendisini toparlaması gerekenler’, toparlayıcı kesilmiyor mu?

İlginç bir konu daha var. Ortaya çıkan adaylar, daha önce ‘Falanca’ vekil ya da ‘Filanca Başkan’ ile berabermiş, ‘Şimdi, niye ortaya çıkıyor’ deniyor?

Siyasette ‘Keyf’ bazen insanların ‘Şahsi’ kapasitesi olarak çıkar ortaya. Bazen de, ‘Birilerinin uzantısı’ olarak seyredilir. Keyfi ve ‘keyfinin kahyası’ ile birlikte ‘Üçlü’ keyf çıkartma yeteneğine sahip ‘Kaç politip’ var bu diyar da?

Ortaya çıkıyorsa bir sebebi vardır gayri? İllaki seçim kazanmak için mi çıkılır ortaya? Seçim kaybettirmek, oy bölmek, birinin lehine çekilmek, reklam yapmak gibi bir dünya ‘Sebep’ var değil mi?

Merkez ilçe kongresi öncesi de gördük bu ‘Abidik-kubudik’ manzaraları. Ancak, Siyasetin hem ruhunda hem de matematiğinde var bu tür ‘Abidik-kubidik’ işler. Hele ‘629 Adımlık Şehir’ Zonguldak’ta ‘Alâsı’ olmazsa ‘Ayıpın babası’ olur DEĞİLMİ?

Ancak, CHP içindeki dostlar yanında, diğer siyasi çatılar içindeki dostlar hiç sıkıntı etmesin. Taban dediğimiz üyelerin temsilcisi olan delegeler, havada karada bu ‘Abidik kubidik’ tayfaları elekten geçiriyor.

Bir bakın hele geriye doğru. Hem, bu vesile ile ‘Maziyi yad etmiş’ olursunuz…

 

 

VEDAT ARIMAN 58 YAŞINDA

Vedat Arıman ile tanışıklığımız 1970’li yıllara dayanır.

Ticaretin içinden gelmesine rağmen, ticarette ‘Bıçkın’ olmayış nedeniyle ‘Gönül zenginliği’ çerçevesinde devam ediyor. Siyaset’i ticaretine alet etmedi. Bu konuda ‘Beceriksiz’ olduğu kesin(!) Aslında, beceriksizliği, cesaretsizliğinden değil, ‘Allah korkusundan’ olduğuna inanıyorum.

Dün Vedat’ın 58. Yaş gününü kutladık. Vedat pasta üstündeki mumları ‘Nice yıllara sağlıkla’ dileğiyle üfledi. Kardeşi Hatice’nin kek ve böreklerini çay sohbeti ile yudumladık.

Ne denir? ‘Daha nice yıllara birlikte’ dileklerimizle Vedat kardeşim.

Kaynak: Editör:
Etiketler: BELEDİYE, MERKEZ, ÇARŞISI, YIKILIRSA, ALTINDA, KİM, KALIR?,
Yorumlar
Haber Yazılımı