‘BEN NE DERSEM O’ KAFASINA YAZIK… google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Haber
11 Ekim 2020 - Pazar 15:21 Bu haber 1932 kez okundu
 
‘BEN NE DERSEM O’ KAFASINA YAZIK…
GÜNDEM Haberi
‘BEN NE DERSEM O’ KAFASINA YAZIK…

‘BEN NE DERSEM O’ KAFASINA YAZIK…

Zonguldak’ın ekonomisini kömüre bağımlı olmaktan kurtarmak için başlatılan çok sektörlü arayış çerçevesinde çalışmalar sürüyor. Üniversite yanında Tarım-Orman konusundaki gelişmeler ve turizm sektöründeki kıpırdanmalar moral yükseltiyor.

Son zamanlarda başlatılan Filyos Projesi liman inşaatındaki sona yaklaşma, havaalanı pist uzatma- genişletme çalışmaları,  Zonguldak liman içi düzenlemesi ve Üzülmez Dere Islahı, Karadeniz Sahil Yolu güzergahındaki tünel-viyadük çalışmaları ‘Bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmak’ için iyi örnekler.

Gerçekten de Zonguldak, ödediği vergi kadar yatırım alamayan iller başında olduğu için 160 bin emeklisi, 50 bin işsizi ile yaşam kalitesinin eksikliğini iliklerinde duyan bir il.

Zonguldak, kırsal kalkınma hibeleri, tarıma açılan hazine arazisi desteklerinden ve bölgesel kalkınma programlarından hakkını alamadığı bir gerçek.

Bu arada son olarak Kilis’in ‘Cazibe merkezi’ olarak açıklanmasıyla birlikte ‘Zonguldak neden yok’ şeklinde yapılan çıkışları da haksız buluyorum. Cazibe merkezi olarak açıklanan 24 İl daha ziyade Kürt vatandaşlarımızın yoğun yaşadığı Doğu ve Güneydoğu illerini kapsıyor. Zonguldak ile ilgisi yok.

Burada eleştirilmesi gereken koskoca şehirde, merkez ilçe için bir Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ve Hafriyat Döküm Alanı (HDA) bulunamayışı. Yapılan iyileştirmelerde de ‘Dikkatsiz’ davranılması. Malumunuz ‘İlçe bazlı teşvik kapsamı’ içine Gökçebey ve Kilimli katıldı. Buna göre 3.bölge teşvik kapsamında bulunan Zonguldak’ta bu iki ilçe 4. Bölge kapsamına girdi. OSB yapılırsa 5. Teşvik bölgesi kapsamına girecek. Gökçebey OSB hazırlıklarına başladı.

Anlamadığım iş, ‘Küçük Sanayi Sitesi’ yapacak alanı bulamayan Kilimli, hangi kafayla ilçe bazlı teşvik kapsamına sokuldu?

Siyasetin Kilimli’ye lütfu. Kilimli’ye ‘ 4. Bölge teşvik’ dümeni tutulana kadar, Merkez-Kilimli-Kozlu için OSB alanı icat etseydiniz ya?

Böylece Zonguldak Valiliği'ne 1 Km mesafede Üzülmez de MAKZON adı altında birkaç kişiye bin metrekarelik ‘Hangar yaratma kıyağı’ çalışmalarından kurtulurdunuz. Bakanlık yoluyla hangar yaratılan alanda bakanlığın üst ölçekte planları revize işine de girmezdiniz.

İşin kötü tarafı, ‘Maden Makinaları Sanayi’ adı altında yapılan yönlendirme çalışmaları insanların moralini bozdu. Zonguldak’ta yaşayan insanların çoğu, sanki ‘sanayi yatırımına karşı’ gösteriliyor. Halbuki yöre insanı yatırımın yapılacağı yere karşı.

İnsanlar arsında bu nifakın olmasına sebep, şehirde OSB yapılacak yer bulamayan seçilmiş ve atanmışlarındır.

Zonguldak Valisi ve Belediye Başkanı başta almak üzere, çok istiyorlarsa, MAKZON adı altında dağıtılacak hangarları ‘Lavuar Alanı’na yapsınlar. Yaptıkları kıyakları yandaşlara daha net reklam yapmış olurlar.

Bu gün itibarıyla araç-insan-konut yoğunluğu nedeniyle rezalet yaşadığımız mahallelerin durumu ortada. Buyurun ‘Yeni hastane’ ile tüy dikilen ve otopark için ‘Yıkılacak okul’ aradığınız semtin durumu. Buyurun, imara aykırı yapılaşmada ‘Seçilmiş ve atanmışların’ medar-ı iftiharı İncivez…

Rezaletlerin ‘Davul-zurna’ eşliğinde keyif yaptığı şehirde, siz, her an yıkılabilir raporu olan ‘Merkez Çarşısı’nı değil,  şehrin tek alternatif yol ağı olan beş ayaklı üst gecit, ‘Tarihi Fevkani Köprüsü’nü yıkmaya çalışıyorsunuz.

Hayırdır? Yaptığınız “Üç doğru (Dere Islahı-Liman içi düzenleme-Lavuar Alanı Projesi) bir yanlışı (Köprü yıkma) getirir” kafasıyla gidiyorsanız, gidişiniz ‘İyi gidiş’ değil.

Elbette ‘İktidar’ olma yolu, ‘Muktedir’ olmaktan geçer. Ancak, ‘Muktedir olmak’ keyfe keder iş yapmak değil. ‘Ben yaptım oldu’ demek hiç değil. Fener ve İncivez Mahalleleri'nde ki insan-araç ve konut yoğunluğu rezaletinden ‘Ders çıkartmamak’ yandaşa dümen tutmaktan başka bir şey değil.

Önemli bir konu daha…

Devam eden ‘İmar değişikliği çalışmaları’ sürecinde yapılan ve işi ‘Oldu bitti’ gibi gösteren açıklamalar Vali, Belediye Başkanı ve Belediye Meclis Üyelerini ‘Zan’ altında bırakmıştır.

Bu şehrin ‘629 Adımlık Şehir’ haline gelmesinin nedeni, ‘Ödediği vergi kadar yatırım alamayışın’ nedeni, ‘Yiğitlerin değil, sorunların harman olduğu il’ olmasının nedeni, ‘Eline fırsat geçenin, şahsına münhasır fırsatları değerlendirme operasyonları’ yapmasıdır.

SONUÇ: Siyaset, seçim, iktidar, muktedir, tüyü bitmemiş yetim hakkı vs…

Şehir, ‘Yaptığınız yanlış’ diyor, ‘seçilmiş-atanmış hastalığı olan sağıra yatıyorsunuz.

İllaki, halkın Madenci Anıtı'nda toplanıp, ‘Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var’ diye tezahürat yapması mı lazım!..

 

DOĞA KORUMA BİRİMİ'NE TEŞEKKÜRLER

‘Ormanlık alanlarda yapılan gece denetimleri kaldırıldı’ şeklindeki haberimiz üzerine harekete geçen yetkililer, denetimlere başladı ve yaban hayatı rahat bir nefes aldı.

Mevsim itibarıyla hem deniz de de hem de karada avlanma mevsiminde bulunmaktayız.

Deniz de trolcüler karada gece ve tuzakla yapılan avlanmalar gerçek avcıların moralini bozuyordu. Geçen hafta, gelen istihbaratlar ışığında, Sinop Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürlüğü harekete geçti ve Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü bünyesinde çalışan Doğa Koruma Birimi’ni harekete geçirdi.

Ekip ve ekipman için hazır olan birim hareket geçerek denetimlere başladı. Denetimler, caydırıcılığını gösterdi, kaçak ve yasak avcılık önüne geçilmiş oldu.

Bölgemiz keçi-karaca-geyik gibi av hayvanlarının yoğunluğu ile tanınıyor.

Teşekkürler Orman Bölge Müdürlüğü ve Doğa Koruma Birimi yetkililerine.

‘CİDDİ YOKSULLUK’ GİDEREK ARTIYOR

Bir tarafta COVİD-19 bir tarafta ekonomik sıkıntı.

Daha ziyade dar gelirli vatandaşlarımız gerçekten geçim sıkıntısı yaşıyor.

Yapılan araştırmalarda, hane halkının kullanabilir geliri açısından bakıldığında açlık sınırı (Sağlıklı , dengeli ve yeterli beslenme için aylık gıda harcaması) 2 bin 447 TL altında yaşayanların sayısı her geçen gün artıyor.

Dört kişilik bir ailenin Yoksulluk Sınırı (Giyim, konut, kira, su, yakıt, ulaşım, eğitim, sağlık) ise7 bin 973 TL civarında seyrediyor.

Bu rakamlar açısından bakıldığında, nüfusun dörtte biri ‘Ciddi yoksulluk’ içinde bulunuyor.

Yapılan araştırmalara göre, nüfusun en zengin yüzde 20’sinin geliri, en yoksul yüzde 20’sinin gelirinin7.4 katı oldu. Bu açıdan bakıldığında, nüfus içindeki ‘Yoksulluk Oranı’ yüzde 21.3’e çıkarken, ’Sürekli yoksulluk Oranı’ ise yüzde 12.7 olarak tespit edildi. Yapılan açıklamalara göre, ’Ciddi Maddi Yoksulluk Oranı’ ise yüzde 26.3’ü buldu.

Bu rakamlar açısından 160 bin emekli, 50 bin işsizin bulunduğu Zonguldak’ta da açlık sınırı altında yaşayanların oranı giderek yükseliyor.

SEÇMENE SAYGI VE SİSTEM ARAYIŞI

Birçok ‘iyi’ gelişmeye rağmen, birçok ‘kötü’ gelişmelerde var ülkede.

Covid-19 gölgesinde olsun olmasın, ‘İlgilendiren’ tarafından ellemekte fayda var.

Malumunuz, ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin üzerinden iki yıl (10 Temmuz 2018)geride kaldı. Ancak, bir seçim takvimi geçmedi. ‘Sistem’ tartışmaları, yukarıdan aşağı devam ediyor.

Mesela, parti sultalarının milletvekillerini belirlemelerine oldum olası karşıyım. Taban dediğimiz parti üyeleri seçmeli vekil ve belediye başkan adaylarını, meclis üyelerini.

Parti Sultalarının belirlediği vekiller, mevcut sistem de etkinliklerini daha çok kaybetti. Dolayısıyla, seçmenle karşılaştıklarında, isteklere ‘İnşallah’ diyerek karşılık vermeye başladılar.

Partili üyelerin belirleyeceği ‘Adaylar’ ‘Temsilci’ olarak yukarda ‘Parmakçı’ olmaktan çıkacağından yöre ve ülkeye hizmet konusunda daha başarılı olur.

Aslında, ‘Sistemin’ sıkıntılı olduğu ve ‘Sistemi taşımadığı’ bir gerçek… Gerçek, TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı da araştırmaya başlamış.233 ülke veya bölgede uygulanan tüm seçim sistemlerini, avantajlarıyla ele alacak çalışma başlatmış.

‘Çoğunluk Sistemleri’, ‘Nispi temsil Sistemleri’, ‘karma sistemler’ ve diğer sistemler üzerinde çalışmalar yapılıp bilgi toplanıyor.

Elbette ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya, İsveç, İtalya ve Japonya’daki seçim sistemleri öncelikle araştırılıyor.

Valla, ‘Siyasetteki tıkanma’ ve ‘Kavgalar’; parti sultalarının vekil ve başkan adaylarını belirleyip, ‘İşte size sandık/demokrasi. Gidin seçin ulan’ şeklinde dayatmalarının bitmesiyle yüzde 80 bitecektir.

Bu ‘Seçmene saygı’ yanında, ‘Demokrasi’ ve ‘Partiliye saygı’ göstermenin bir yolu olacaktır.

 

 

 

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: ‘BEN, NE, DERSEM, O’, KAFASINA, YAZIK…,
Yorumlar
Haber Yazılımı