Haber Detayı
23 Haziran 2019 - Pazar 19:35 Bu haber 4229 kez okundu
 
BU ŞEHİR SAHİPSİZ!..
GÜNDEM Haberi
BU ŞEHİR SAHİPSİZ!..

BU ŞEHİR SAHİPSİZ!..

Zonguldak, ‘Yiğitlerin değil, sorunların harman olduğu’ bir il.

Seçilmiş ve atanmışların, medyada yaptığı ‘Reklam’ açıklamaları inadına, ‘Halledilmiş’ bir konu/sorun yok. Son on yılın en büyük yatırımı, dünya bankası kredisi ile yapılan Arıtma tesisi(22.5 milyon EURO) yüzde 30 kapasite ile kullanılıyor. Bu gün en az beş tane mahallenin lağım kanalları dereye akıyorsa, bunun ayıbı, birinci derecede ‘Şehrin seçilmişleridir

Neden mi?.. Zonguldak Milletvekili Hamdi Uçar, proje konusunda eleştiriler getiren Vali Erdoğan Bektaş’a ‘Bürokratlar gelir geçer, iş siyasetçilerde’ demiş ya!

Hamdi Uçar kim? Zonguldak’ın son 15 yılına damga vurmuş bir siyasetçi. İktidar partisinde merkez ilçe, il ve milletvekilliği yapan biri.

Buna göre, Dereköyü’nde dünya bankası kredisi ile yapılıp, ‘Öğrenci taşıması’ nedeniyle çürümeye terkedilen modern ilköğretim okulu, hastane yeri, 20 yılda ancak bitirilen SİTE Kapalı salonu, Gar Müdürlüğü ile Uzunkum arasında  ‘Hemzemin geçitler’ konusu başta olmak üzere karayolları, tünel ve viyadükler konusunda, eksik hizmetlerde ‘Sorumlulardan biri

Zonguldak’ta, yirmiye yakın il müdürlüğü vekaleten yönetiliyor. ‘Bürokrat gelir geçer’ ise, sorumlu siyasetçi… Acılıkta ‘Sağlıkla ilgili’ binanın asansörü çalışmıyor. Yaşlı insanlar, beşinci kata öle-dirile çıkıyorlar. Çaycı bile ‘Çatı katı dahil altı kattan’ sorumlu(!)…’  İşin başındaki ‘Geçici(!) bürokrat. He mi de koltukta ‘vekaleten’ oturuyor.

Halka hizmet, sadece yol, viyadük yapmakla, yandaş müteahhite ihale, kaldırım, istinat duvarı vermekle mi olur?

Bizim vekiller, nasıl beceriyorlarsa; üçü bir araya gelip, bir bakanla resim çektirip, medyaya servis etmeyi çok iyi beceriyorlar. Bizim vekiller, nasıl beceriyorlarsa, bir ‘Protokol’ sıralamasında, resimde çıkmak için birbirleriyle ‘itişip-kakışıp’ haber olmayı çok iyi beceriyorlar

Bir liseye öğretmen lazım… İlgili Sendika ‘Liyakat’ diyor. Vekil bozuluyor ‘Meclis üyemin gelini’ diyor.

Sendika, ‘Ocağa kazmacı’ lazım diyor; vekil ‘Benim adamım yer altında kazma mı sallayacak!’ diyor.

Velhasıl-ı kelam, işine geldiği vakit, işler ‘Tıkırında’ gidiyor. İşine gelmediği vakit, ‘Bürokrat gidici’ oluyor.

Peki, Zonguldak’ın ‘İnsanlık alemine’ rezil olmasına neden olan ‘Harman’ olmuş sorunlardan sadece biri olan, ‘Kaçak Ocak’ meselesine neden el atmıyor bu sayın vekillerimiz? ‘Kaçak ocak sorununu çözmeyi bilmiyoruz’ demek ne demek?

Bana kalırsa, Zonguldak’ın seçilmişleri, sadece ‘Şeytanın yatığı yeri’ bilmiyordur.

Acaba, ‘Kaçak ocak’ işiyle iştigal eden belediye başkanları, belediye başkan yardımcıları, il-ilçe yöneticileri, il temsilcileri, kaçak kömür ticareti yapanların siyasete baskıları mı var?

Bürokrat gelir-geçer’ ise; politikacının dediği olur ise, neden ‘Kaçak ocaklarda’ insanlarımız, çocuklarımız, ‘Sayın Vali’nin dediği gibi ‘Fare çukurlarında’ ölüp gidiyorlar!..

Bu ‘Şehrin kaderi midir, rezaletlerle iç içe yaşamak?’

Rezaletleri arttırmak üzerine mi bina edilmiş, Zonguldak’ta hayat?

Geçtiğimiz hafta, öğrenci sayısının 40 bin bandını aştığı üniversiteler arasında olan BEÜ’den mezun olan 3 bin 200 öğrenci için ‘Mezuniyet/kep atma töreni vardı.

Aylar önce bilinen bu önemli gün için, yapılacak olan nedir? Şehre gelecek 3-5 bin araç ve öğrenci yakınlarının ‘Beslenme-barınma ve trafikte karşılaşacağı sorunları’ ele alma değil midir?

‘Sorun eksiltme’ üzerine kurulu bir düzen olmadığı için, ‘Sorunlara sorun eklemek’ için adeta gayret sarf edildi. Pazartesi gününden ‘Salı günü tüm şehirde sular kesilecek’ dendi. Mezuniyet töreni günü şehirde insan-araç yoğunluğunun çıldırttığı bir ortam da sular kesildi…

Bir elinde cımbız, bir elinde ayna’ filmini seyrettiniz mi? Filme nazire yaparcasına, ‘Umurunda mı dünya- çal çal oyna’ nakaratı benzeri ‘Verdiğimiz rahatsızlık için özür dileriz’ manasında, sade bir ‘Özür’ dilendi. Kuaför bulamayanlar, aracı çekilenler, trafik rezaletinde ‘Zulüm’ çekip, Zonguldak’a bir daha gelmemeye tövbe edenler ‘Ciddi’ dikkate alınmadı bile.

 Dikkate alınsaydı, ‘Kriz’ masası oluşturulur, sular kesilmez, trafik rezaleti yaşanmaz, kuaförler resmi tatil dışında tutulur, otopark bulamayan insanların araçları çekilmezdi… Durduk yer de bir sorun daha ‘Peyda’ edilmezdi…

Bürokrat gelip geçici’ imiş!..



 

BİR DEĞİL İKİ DEĞİL…

Lafa geldi mi ‘Zonguldak Cumhuriyet’in ilk vilayeti’. Lafa geldi mi, ‘Cumhuriyetin ilk endüstri merkezi’, Lafa geldi mi, ‘Yiğitlerin harman olduğu yer’.

İcraatta, ‘Sorunların harman olduğu yer’ olduğu kesin.

Şimdi… Başınıza ‘İlk defa’ bir şey geliyorsa, ‘Bahane’ üretme hakkınız olabilir.

Ancak, bir olayla birkaç defa karşılaşırsanız, ‘Bahane üretme’ hakkınız olamaz.

Fevkani Köprüsü İstasyon ayağı’ altı… Çevre yolu girişi… Her ay mutlaka bir ‘İş makinası’ taşıyan ‘TIR’ köprüye takılıp, trafiği saatlerce rezil yada ‘meşgul’ eder.

Yahu, be kardeşim… Yazınca ‘Yazdı’ oluyor. Elbette, bu makinayı buraya sokan ‘Kot kafalı’ suçlu. Ancak, sen yöneticisin. Trafikte ve toplum da, böyle ‘Kot kafalıların’ olduğunu var sayacak ve önlemini, ‘kaza’ ya da ‘zarar-ziyan’ olmadan alacaksın, değil mi?

Hayret bir şey…

Amaç, ‘Yıkılsın-yıkılmasın’ diye yıllardır tartışılan ‘Fevkani Köprüsü’nü ‘Kot kafalıların hedefi’ yapıp, yıktırmak mı acaba?



 

MÜSLÜMANIN YERİ

Geçtiğimiz hafta, Zonguldak ve Havalisi’nde, daha ziyade iç kesimlerde şiddetli yağış ve fırtına, maddi-manevi zararlara neden oldu.

Her olay sonrası olduğu gibi hem mal sahipleri hem devlet, ‘Zarar-ziyan’ tespiti yaptı. Olay, ‘Tabii afet’ boyutunda değil. Ancak, ‘Mal canın yongasıdır’ yaklaşımından bakıldığında, ‘Müstahsil’ açısından sıkıntı var.

Bu arada ‘İlginç’ gelişmelerde objektiflere yakalandı.

Gökçebey- Yenice arasında, yol boyunda konuşlanmış,  akşamcıların ‘Uğrak yerleri’ vardır. ‘Kaçamak’ müptelaları ile ‘Aykırı’ sürücüler, ‘Şööyle’ bir uğrayıp, ‘İki tek- bir çift atalım’ deyip, uğradıkları…

İsimleri ile ‘Müstesna’ bu ‘Sahibinden menkul’ yıllanmış üzüm kokan ‘Alamet-i farika’ yerlerde, patron kişilerden çok, ‘dantelli’ renkli kişiler yani ‘Patroniçeler’ ahkam keser.

İsimleri ‘İnce topuk’, ‘Bir kale bir top’ veya ‘Müselmanın yeri’ olabilir. Siz adını resmiyette ne koyarsanız koyun. Uğrak yerin müdavimleri, ‘Öyle ya da böyle’ uydururlar. ‘Bir karınca bacağı soluk’ derler. ‘Miss gibi et kokusu’ derler. Veya ‘Müslüman’ın yeri’ derler…

Kimi ‘Gölge’ de kalır kimi ‘Bölge’de… Kimi ‘Bir şekilde’ kurtulur takipten, kimi ‘Öteki’ şekilde… Ancak, ‘Olacak’ ile ‘Öleceğe’ çare var mı? ‘Çekirge bir zıplar iki zıplar’ demiş ya özlü söz…

Yağış ve fırtına vurunca , ‘Zarar-ziyan’ tespiti ile iş ‘Piyastos’ olunca… ‘Koruma-kollama’ her şekilde kalkar ortadan. ‘Devlet-i alâ’ nın Gökçebey şubesi, ‘Yukardakinin verdiği cezaya karışmam. O manevi ceza. Benimki maddi’ der…

‘Darısı’ diğerlerine artık…



 

TTK KOZLU DA ‘BEYAZ BARET’ KAVGASI

Yeraltı madenciliği yanında, yerüstündeki tehlikeli işlerde(İnşaat- fabrika vs.) ‘Baret’ yani ‘korunaklı şapka’ kullanılması ‘İşçi sağlığı ve iş güvenliği’ açısından, yasal zorunluluktur.

Baretler, daha ziyade kafayı koruma özellikli olmaları yanında, renk itibarıyla işçi-yönetici belirlenmesi içinde kullanılır.

Maden Havzasında  daha ziyade kömür işletmeciliğinde baret kullanımı, hayati önem taşıdığı için yasal zorunluluk haline getirilmiş ancak, renk seçimi konusunda ihtilaflar olduğu  gerçektir.

Daha ziyade yeraltında, bazı vasıfsız işçiler, kendilerini tanıtan renk dışında baret renkleri takıp, üstleriyle çatışmaktadır.

Maden ocaklarında sanatlara göre belirlenen baret renkleri şöyledir.

Beyaz  Baret: Nezaretçi, teknik eleman, Mühendis, Resmi Nezaretçi.

Kırmızı Baret:  Emniyetçi, Barutçu.

Mavi Baret: Elektrikçi, Mekanik gurubu, Acostor, Bant bakım vs.

Sarı Baret: Kazmacı, üretim işçisi, nakliyatçı, düz işçi.

Kozlu da, Müessese Müdür yardımcısı ile bir işçi arasında geçtiğimiz haftalarda bir tartışma yaşanmış. Yardımcı müdür, işçiye ‘Beyaz baret takmayacaksın’ demiş. İşçi inadına takmış ve akabinde ‘karşı atağa’ maruz kalmış... Neticede gönderildiği iş esnasında, dikkatsizlik ya da beceriksizlikten olsa gerek, ayağı kırılmış.

Sendika ne diyor mu? Sendika bu gün(!) itibarıyla duydu. İcraatı mı? Büyük ihtimalle ‘Sağıra ‘ yatacaktır.


POLİTİKACILARA DUYURULUR

Türkiye Taşkömürleri Kurumu ve Sendikacıların en büyük dertlerinden biridir, yeraltındaki işçilerin, torpil bulup yer üstüne kaçması…

İşi girmek için ‘Elli dereden su götüren’ madenci adayları, ‘Yeterlilik belgelerini aldıktan sonra yaptıkları iş, ‘Torpil’ uydurup, ‘kazmacı- domuzdamcı’ gibi ağır yeraltı işlerinden kurtulup, yan servislere kapağı atmak olur.

Bir ‘hemşeri sendikacı’ veya ‘Hemşeri politikacı’ bulup, yeraltından kurtulmayı denerler.

Kuruma bağlı ‘Müesseselerin bazıları’, işe yeni girenlerin ‘Usta çırak’ ilişkilerini güçlendirmek, yeraltında kalifiye eleman yetiştirilmesini sağlamak maksadıyla, ‘Hemşeri’ veya ‘yandaş politikacıtorpil veya kollamalarına karşı durmayı başarıyor.

Ancak, iktidar yanlısı kurum yetkilileri ve sendikacılarla bazı bölgelerde ‘Adam kayırma’ devam ediyor.

Bu günlük bir sorun değil elbette. Ancak, bu günlerde de ‘Aktüel’ sorunlardan biri.

Kim mi bu vekiller?

Bundan sonra yapılacak ‘İşten adam kaçırma’ olayında isim vereceğiz.



 

GIT GIDAK SEKTÖRÜNDE SIKINTI MI VAR?

Tavukçuluk sektörü, Zonguldak’ın gerçekten ‘Lokomotif’ sektörlerinden biridir.

Zonguldak İli Kanatlı Hayvan Üreticileri Birliği, ülke genelinde sesini duyuran örgütlerden biri... Osman Bayraklı’nın bu konuda hakkını yememek lazım. Kendisi örgütün başına gitti. Yerine yine genç dinamik, Almanyalı bir dostunu bıraktı.

Cengiz Seracık, Hakan Güner’e karşı, Şafak Köse, Sabahattin Yılmaz, Muharrem Elikalfa, Ekrem Biçici ekibiyle birlikte seçim kazandı. Ancak, Zonguldak’tan büro Gökçebey’e gitti. Gitmenin ardından, genel kurul yapılmadığından ceza yedi haberleri geldi.

Zonguldak’ın Tavuk sektöründen beklentisi çoktu. Tavuk Kebabı Festivali, Tenekede tavuk, tavuk gübresinden gaz, yılda 42 bin tavuk üretimi, 5 bin kişiye tavuktan ekmek ve Zonguldak’a 42 milyonluk atık tesisi gibi sloganlar beklentiyi artırdı.

Seracık şu an için piyasada yok. Elbette gözler Osman Bayraklı’yı arıyor.

Aloooo….








 

 

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: BU, ŞEHİR, SAHİPSİZ!..,
Yorumlar
Haber Yazılımı