ÇATES’İN TARİHİ GÖREVİ
Haber
11 Haziran 2020 - Perşembe 16:46 Bu haber 4381 kez okundu
 
ÇATES’İN TARİHİ GÖREVİ
GÜNDEM Haberi
ÇATES’İN TARİHİ GÖREVİ

ÇATES’İN TARİHİ GÖREVİ

Kirlilik Zonguldak’ın kaderi değil elbette. Geçmişe göre olumlu mesafelerde alındı. Zonguldak’ın göbeğinde katırlar, araçlar, demiryollarında vagonlar ve insanlar sırtlarında küfelerle kömür taşırdı.

Bu gün itibarıyla sadece kaçak ocak üretimi torbalanmış tüvenan/yıkanmamış kömür satılıyor ara sokaklarda.

Kirlilik ise mesire alanları, dere ve deniz kenarları ile karayolu boyunca rastlanan rezaletler arasında. Hafriyat döküm alanı gösterilemediğinden insanlar çer-çöp-katı atıklarını gizlice yol boylarına boca ediyorlar.

Elbette, kirliliğin en büyük boyutunda, santrallerin çevre ve hava kirliliği var.

Bilindiği gibi Bölgemizde 1.5 Km2 alan içinde sıkışık 7 adet termik santral icraat yapıyor. Bunlardan Çatalağzı Elektrik Santralı(ÇATES), bölgenin(1948) ilk kömürle çalışan santrallerinden. Bacaları dolayısıyla çevreyi kirlettiği gerekçesiyle 2020 yılbaşı itibarıyla üretimi durdurulmuştu. Elektro filtrelerini onarıp, kükürt tutucularını yenilediği söylenilen santral, üretim için müracaat etiğinde, derin deşarj sisteminin yapılması istendi. Yüksek maliyet ve uzun süre isteyen bu gelişme karşısında santral, taahhüt de bulunarak, üretimine müsaade aldı.

Santrallerin bölgede istihdam ve üretim açısından ekonomiye katkıları yadsınamaz. Ancak, son COVİO pandemisi yüzünden gördük ki, kirlilik insan sağlığı açısından tam bir rezalet. Sağlık, görüntü ve ekonomi için rezalet.

Önceki gün bir dostum termik santrallerin arızalı oldukları dönemlerde bile853 milyon lira aldıklarına dair bir yazı gönderdi bana.

Greenpeace Akdeniz’in hesaplamalarına göre; çevre yatırımlarını gerçekleştirdikleri gerekçesiyle yeniden faaliyete geçmesine izin verilen 11 termik santrale 2018’de arızalanıp çalışmadıkları dönemde 334 milyon 959 bin lira, 2019’da arızalanıp çalışmadıkları dönemde518 milyodn386 bin 758 lira teşvik verilmiş. 2 Yıl içinde arızalı oldukları dönemde bile toplam853 milyonluk teşvik ödenmiş.

2018-2019 döneminde arızalı olan günler, dakika olarak belirlenen santraller arasında ÇATES’te var.

Şimdi… Derdim, miadı dolmuş santrallerin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkımızı elimizden alması yanında ekonomiye yük olması dolayısıyla kapatılması değil. Verimsizliklerinin değerlendirilmesi, ülkenin elektrik arzı açısından hükümetle ilgili bir olay. Ancak, çevre kirliliği açısından bacalarından pis dumanların yayılması yanında, denizin kirletilmesi açısından önlemlerin alınmayışı direkt bizi ilgilendiriyor.

Elbette, yöreden 400 insanın çalışması TTK’nın satılabilir üretiminin çoğunu ve özel sektör üretiminin bir kısmını alan ÇATES,yaşaması lazım. Ancak, insan veya fabrika; yaşama ihtiyacınızı deruhte ederken, çevrenizdekilerin yaşam haklarını hiçe saymanız duygusallığın ötesine geçer.Hele, bölge ve ülke ekonomisinin can damarlarından bir tarihi misyonun, bölge halkının kaliteli yaşamını arttırmak için gayret sarf etmesi tarihi görevlerinden biri olmalıdır.

Sadece ÇATES’i n değil: Eren Enerji’nin Erdemir, Kardemir, Filyos Ateş Tuğla’nın, TTK ve Özel sektör Lavuarları başta olmak üzere tüm sanayi ve Endüstri kuruluşlarının…

 

SAHTEKAR ‘ABİ’ ARIYOR…

‘Vadi’ kapsama alanlı bir müteahhit’in siyasetçi kardeşinin vasıtasıyla oturduğu ‘Maroken’ koltuğun hakkını verdi(!) vesselam.

Bir koltukta birkaç özellik taşıması yanında her türlü sahtekarlığı ile üç yıllık süreçte, şehrin görünmeyen zenginleri arasına girmeyi becerdi.

Sahtekarlıkları yetkililerce her göze çarpmasında, ‘Seçilmiş akçe dostu’, ‘Hızır’ gibi yetişti.

Bay sahtekar, ‘Siyaset’ destekli ‘Akçe dostlu müteahhit’ garantisiyle ‘Aleni’ giriştiği sahtekarlıkta yine yakayı ele verdi.

Birkaç gündür, telefon, telgraf, duman işareti dahil…

Tüm ‘İletişim araçları’ yanında, ‘Fiziki temas’ yoluyla iletişim kurup, kendisini yakalayanlara baskı için ‘Alçak’ sürünme yapıyor.

Hedef, yukarıdan baskı için ‘Ankara’da ‘Abi’ ye ulaşmak.

Abi/ler; bakalım bu sahtekarlığa ‘Ortak’ olacaklar mı?

ASANSÖR REZALETİ

Covid-19 süreci bazı ilgili ve yetkililer nezdinde bahane/fırsat oldu. Sorunlar fiziki temas veya hijyen bahanesiyle ertelendi.

Ertelenen konular/sorunlar arasında asansör meselesi var.

Asansör güvenliği konusunda denetimler 2011’de çıkan ‘Bakım ve işletme yönetmeliği’ne göre A tipi kuruluşlar (Makine Mühendisleri Odası vs)tarafından yapılır.

Denetlenen asansörlere yeşil(Risk yok), sarı(sorun yok), Mavi(Hafif Kusur)ve kırmızı(Kusurlu) etiketi yapıştırılır.

Zonguldak’ta bin civarında asansör var ve birçoğu ‘Allaha emanet’ usulü çalışıyor.

 Bahçelievler Mahallesi’nden bir komşum, ‘Asansörü yapan firma, arızalı olan asansörü yaptırmıyor. Can güvenliğimiz yok’ dedi.

Yiğitlerin değil, sorunların harman olduğu il Zonguldak’ta asansör gibi ortak kullanım alanına giren bir aygıt konusunda sorun olmaması şaşırtırdı beni.

İlgili bir arkadaşı aradım. Belediye ve Vilayette bilim Sanayi Kurulu’nun konu ile ilgili yetkili olduğunu belirtti. ‘Şikâyet giderse gelirler’ dedi.’

Anlamadığım iş. Bir işin yetkisi sende ise denetlemek için neden ‘İspiyon’ beklenir ki. Vatandaşı ispiyoncu yapmanın manası var mı?

Kaçak ocaklar gibi. ‘Falanca-filanca bölgelerde redevanslı/kiralık sahalarda kaçak ocak var’ diye yazıyoruz. İllaki, kaçak ocak sahibinden ispiyon bekleniyor. Yahu, adamın sahasına çökmüşler. Nasıl şikâyet edecek değil mi? Kaçak ocakta ölümlü kaza olunca  “Aaaa burada kaçak ocak varmış ya?” diye ‘timsah gözyaşı’ tiyatrosu başlıyor.

Bu Asansör meselesi COVİD mevzuunda tamamen boşlandı.

Önümüzdeki günlerde, konuya detay katacağız.

OKUL YIK OTOPARK YAP

Zonguldak’ta hastane yapılacak arazi bulunamadığı için, yeni hastane binası, araç ve insan yoğunluğu yüksek Atatürk Devlet Hastanesi yanındaki lojmanların yanına iliştirildi.

İnşaatı bitmek üzere. Ancak, projenin uygulanma safhasında, hastane otoparkının yetersiz olduğu görüldü(!)

‘Yuh’ dedirtecek bir hayret iması sonrası, çevrede otopark arayışı başladı ve en yakın yerdeki ‘Sağlık Meslek Lisesi’ yıkılması gündeme sokuldu.

Elbette, tarihi dokusu ve mevcut intiyaca cevap vermesi itibarıyla, Kız Meslek Lisesi yıkımı halk üzerinde bomba tesiri yaptı. Şehir, yerel ve genel iktidarın bu düşünce ve girişimine karşı sessizliğini bozdu. Ancak, son günlerde, siyasi etkinliklerin devreye sokulup, Kız Meslek Lisesi yıkılacağı yine gündeme oturdu.

Şimdi… Belediyeler, insanların toplu yaşama adım attıkları yerler olarak bilinirler. Belediyeleri yönetenlerin seçimle gelmesinin nedeni de budur. Şehrin ortak aklının kullanılması…

Geçtiğimiz günlerde Üzülmez Bölgesinde BAKKA’nın desteklediği turizm amaçlı ‘Kültün Vadisi Projesi’ bitişiğinde başlatılmak istenen MAKZON(Zonguldak Maden Makineleri Kümelenmesi) projesi dolayısıyla tartışma çıktı. Kümelenmeden kasıt, aynı iş kolundaki işletmelerin bir plan ve strateji dahilinde belli bir yörede yoğunlaşıp, ortak sorunlara çözüm üretmek. Yani hem ar eleman hem de büyük kurumların ihtiyacı olan ithal malzemelerin üretimi..

MAKZON’nun yapmak istedikleri bölge için ‘Elzem’ ancak, tartışılan yerin doğruluğu. Genel ve yerel iktidar cenahı, ‘Ben ne dersem o’ kafasıyla hareket ediyor. Parti Sultalarının, vekil adaylarını, parti tabanlarına sormadan belirleyip halka oylatmaları gibi…

Bence de ‘keşke’ yer tespiti konusunda ‘Ortak akıl’ kullanılabilseydi.

Netice: Şehri ilgilendiren konularda halkın ilgisi ve bilgisi değerlendirilmelidir. Emrivaki yolunun sonu yok.

KARAYOLUNDA ÖNLEM VE ÖLÜMLÜ KAZA

Aslında kanunlar, ihtiyaca cevap veriyor. Uygulamada sıkıntı var. Siyaset, anlaşılan odur ki, uygulamanın önüne geçiyor.

Kaçak ocak meselesinde olduğu gibi. Kaçak ocakta ölümlü kaza sonrası ‘Vay be, burada kaçak ocak varmış’ tiyatrosu gibi.

Karayollarındaki heyeti tehlikelerle ilgili yayınlarımız çok olur. Ancak, dikkate alan pek olmaz.

Zonguldak-Ankara Karayolu 8. Kilometresinde meydana gelen kazada 10 yaşında bir çocuk geçtiğimiz günlerde hayatını kaybetti.

Neticede gündeme yine kaza olan yoldaki güvenlik tedbirlerinin yetersizliği geldi.

Olayı biz yazdık, CHP Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz 2018’de dilekçe ile Karayolları Genel Müdürlüğü’ne taşıdı.

Hatırlıyor musunuz, iktidar tarafı vekillerden biri CHP’li vekilin sorunları yerinde inceleyen tutumunu ‘Ergen davranışı’ olarak nitelemişti.

Neticede üst düzey bir yazışma olması neticesi olay Zonguldak valiliğine kadar gelmiştir.

Velhasıl-ı konu ile ilgili önlemler alınmış olsaydı, bu ölümlü kaza, ‘Belki de’ olmazdı.

Kanun koymak kolay. Ancak, uygulamak neden zor?

Yeni Cami ve Belediye Merkez Çarşısı önüne araç çekmeyi yasaklıyorsun, siyasilere bedava otopark yapmanın önüne geçemiyorsun.

Ne biçim lastik bu?

Kaynak: Editör:
Etiketler: ÇATES’İN, TARİHİ, GÖREVİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı