DEPREM-CORONA-SİYASET-ZONGULDAK google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Haber
03 Kasım 2020 - Salı 17:38 Bu haber 1175 kez okundu
 
DEPREM-CORONA-SİYASET-ZONGULDAK
GÜNDEM Haberi
DEPREM-CORONA-SİYASET-ZONGULDAK

 

‘Sorunların harman olduğu bir il/ülkeyiz’ ya?

 

Biri bitmeden öbürü geliyor. Hayat pahalılığı, enflasyon, işsizlik, sınır boylarındaki savaşlar, pandemi yetmiyormuş gibi; bir de deprem çıktı geldi.

 

‘Maske-mesafe-hijyen’ konulu uyarılara direnmek neticesinde, pandemi’nin ‘Pik’ yapması kaçınılmazdı ve öyle oldu. Pozitif vaka ve ölüm oranları artıyor.

 

Aslında ortada bir ‘Yaman çelişki’ var. Çelişkinin ana kaynağı ise yine insan.

 

Hayat pahalılığının etkili olduğu yaşam alanlarında yine ucuz olan insan hayatı. Hayatı ucuzlatan yine insan.

 

Doğal Afet kapsamındaki depremin maddi-manevi zararlarının yükselmesinin nedeni ise yerleşim alanlarında ‘İmara aykırı yapılaşma’. Yani, sağlıksız yapılaşma.

 

Dolayısıyla, sorumlu olan, siyasi örgütlenme modeli kapsamındaki yetkili belediyelerin; oy kaygısı veya yandaş kollama hesabı çökebilecek binalara yol vermesi, her an çökmesi kuvvetle muhtemel binaları yıkmayışı.

 

Ortada koskoca bir pandemi tehlikesi var. Ancak, iktidarın Zonguldak ayağı, teşkilat mensuplarıyla ‘Dayanışma’ adı altında, yasak olmasına rağmen ‘Dip dibe’ yemek düzenliyor.

 

Hem de Cumhuriyet Bayramı münasebetiyle; çelenk koyma törenleri dışında tüm etkinliklerin yasaklandığı bir dönem de…

 

Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yönetimlerine CHP’li il genel meclis üyelerinin sokulmayışı ile Üzülmez Kültür Vadisi toplantısına muhalif parti temsilcilerini çağırmamak gibi ‘Ben ne dersem o’ keyfiyetinin bir başka versiyonu bu ‘Pandemi kurallarını hiçe saymak’.

 

‘Hiçe saymak’ siyasi boyutuyla birlik ve beraberliğe vurulan darbe olarak kendini gösterdiği kadar, ‘Maddi’ zorluk ve zararlara sebep oluyor.

 

Bunu ‘İmara aykırı yapılaşma’ çalışmalarında görüyoruz. Daha ziyade belediyelerin yandaşlarına akçe kazandırmak için dümen tutmasıyla görülen bu ‘Haksız/hukuksuz/mesnetsiz’ uygulamalar, deprem veya ‘Sair’ zamanlarda huzur bozuyor.

 

Bölgelerdeki ‘Deprem’ gibi ‘Tabii afet’ kapsamında, öncelikle bu ‘Torpilli/yandaş/ imara aykırı binalar zarar görüyor, devletçe - milletçe moral bozukluğu yaşamamıza SEBEP oluyor.

 

Yandaşa dümen tutma gibi ‘Haksız’ uygulamalar yanında, çökmesi her an olabilecek binaları görmezden gelmek te ‘Haksızlık’ tavırları arasında.

 

Örnek. Zonguldak Merkez Madenci Anıtı yanındaki Belediye Merkez Çarşısı. ‘Her an çökebilir’ raporlarına rağmen, seçilmiş ve atanmışlar, bu konuya ‘şaşı’ bakıyorlar. Mesai saatlerinde yıkılması en az-300-500 insanın ölmesi demek olan böyle bir olayı görmezden gelmek, yapılan uyarılara kulak tıkamak, Zonguldak’a has bir ‘Seçilmiş-atanmış tavrı’ olsa gerek.

 

Diğer taraftan ‘Kentsel Dönüşüm’ çerçevesinde Zonguldak’ta yapılan müracaatlar ile uygulama safhasındaki yapılaşma nedir, bilinmiyor. Zonguldak’taki ‘Riskli yapılar’ konusunda yıkım sayıları nedir, güçlendirilecek yapılar hangileridir?

 

Aslında Zonguldak’ta bir ‘Alan’a yönelik değil, ‘Riskli Yapı’ya karşı yapılan uygulamalar var. Uzmanları böyle diyor.

 

Sonuç:

 

Türkiye de 685 bin bağımsız birimin ‘Riskli yapı’ olduğu tespiti bulunuyor. İlgili bakanlık Türkiye de kentsel dönüşümün bir stratejiye bağlı yapılması için, 25 şehirde daha kentsel dönüşüm strateji belgesi hazırlayacak. Daha önce 20 şehir için strateji tamamlanmıştı. Bunlar arsında Zonguldak yoktu. Yeni 25 şehir arasında Zonguldak var mı?

 

Konuyu teknik olarak sürdüreceğiz.  

Haber:  Adnan KÜÇÜKVAR

Kaynak: Editör:
Etiketler: DEPREM-CORONA-SİYASET-ZONGULDAK,
Yorumlar
Haber Yazılımı