ENGELLİ / ERDEMİR/İŞKUR/SENDİKA google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Haber
16 Kasım 2020 - Pazartesi 17:39 Bu haber 1758 kez okundu
 
ENGELLİ / ERDEMİR/İŞKUR/SENDİKA
GÜNDEM Haberi
ENGELLİ / ERDEMİR/İŞKUR/SENDİKA

ENGELLİ / ERDEMİR/

İŞKUR/SENDİKA

Toplumumuzun kanayan yaralarından biridir ‘Engelli’ vatandaşlarımızın durumları.

Fiziksel veya zihinsel bir sorunu nedeniyle hareketleri, fonksiyonları, duyuları kısıtlanan yada işlevlerini hiç yerine getiremeyen bireylerdir. Dolayısıyla toplumsal yaşama uyum sağlamada ve günlük gereksinimleri karşılamada güçlükleri olan bireylerdir.

Geçmiş yıllara oranla toplumsal yaşam

içinde sayıları artmış, devlet desteği oranları yükselmiştir.

Ancak, yine de yaşam kalitelerinin eksikliği ve toplumsal yaşamdaki varlıkları itibarıyla bazı yasal istifadelerden uzak tutulmaları gündemdedir.

Türkiye deki resmi sayıları1milyon 599 bin 222 görülmesine rağmen resmi olmayan sayının 9 milyon civarında olduğu söylenmektedir. Zonguldak’ta ise 70 bin engelli vatandaş var. Merkez ilçedeki resmi sayı12 bin.

Elbette yasalar engellilere, toplumsal yaşama tam ve eşit katılmaları için ‘Önce insan’ açısından bakıyor. Bu sosyal adalet ve fırsat eşitliğinin kağıt üzerinde sağlanmasıdır.

Peki, yozlaşmanın doruk noktalara tırmandığı ülkede, bırakın engelliyi sağlam insanlar için sosyal adalet ve fırsat eşitliği ilkeleri tam uygulanabiliyor mu? Bunu ülkemize şamil bir durum olarak kabullenmekte yanlıştır. Dünyada ‘Engellilerin durumu’, üç aşağı beş yukarı aynıdır.

Olay geniş. Olaya evrensel ve anayasal hak olan ‘çalışma hakkı’ açısından bakacağız. Bireylerin en temel insan haklarında bile tartışmaların olduğu ortamda, engelli vatandaşlar biraz daha sıkıntılı.

Ancak, 20 yıla yakın süredir, engelliler konusunda çıkartılan koruyucu yasa ile hem iş bulmaları hem de yaşam alanlarında ferahlık sağlandığı gerçektir.

Aslında benim yaptığım, ‘Kamuda engelli istihdamının analizi’ raporunun alelacele gündeme düşen karakalem çalışmasıdır. Olaya Zonguldak ve havalisi açısından bakacağız.

Zonguldak’taki engellilerin kamudaki iş alanlarında çalışma şartlarından ziyade, kontenjanların doluluklarına ve neden boş olduklarına bakacağız.

Engelli kadroları açısından bakıldığında TTK: 119 kadrosu var ve kadrolar dolu. ÇATES: 11 engelli kadrosu var, dolu. Eren Enerji:35 kadrosu var, dolu. Erdemir: 160 kadrosu var, 68 dolu, 92 kadrosu boş. Şehirdeki bazı kamu kurumlarında da boş kadrolar mevcut.

Yasa bu konuda samimi. ‘Aradığın nitelikte engelli yoksa, engelliye göre iş yaratacak ve kontenjanının dolduracaksın’ diyor.

Olayın takipçileri resmiyette İŞKUR. İŞKUR’un görevi ‘İstihdam’ yaratmak. Engelli açısından ‘İstihdam noksanı’ olan özel yada tüzel kurum/kuruluşları tesbit edip uyarıyor olmazsa ceza kesiyor.

Bu ‘Ceza’ konusu da tartışmalı. Engelli çalıştırmamanın cezası kişi başına 3 bin 980 lira. Erdemir, 3.980x92=366 bin 160 lira aylık, 4 milyon 393 bin lira yıllık ceza ödüyor Erdemir’e tahminen. Erdemir, açık olan 92 kişiyi çalıştırsa 3 milyon 312 bin lira ödeyecek.

Erdemir’in kazancı asgari ücret üzerinden ödediği ceza. Engellide olsa, işe başladı mı ‘Sendikalı’ oluyor ve aylığı artıyor. Bunun tazminatı iş kazası ve sağlık giderleri var…

Yani, kamu kurumlarının engelli çalıştırmadan ceza ödemeleri işlerine geliyor.

Peki, Erdemir’in ‘Tehlikeli iş koluyuz, yerimiz yok’ bahanesi arkasında engelli çalıştırmamakta direnmesinin diğer neden/leri nedir?

İŞKUR’un baskıdan korkması, Erdemir’deki yetkili sendikanın susması ve Engelli derneklerinin sağıra yatması…

İŞKUR’un baskı kurmamasının nedeni, ‘Kesilen ceza ile İŞKUR çalışanlarının maaşı karşılanıyor’ şeklinde bir ‘Şeytanın avukatlığı’ tezi olabilir mi? Yetkililerle görüştüm. Kesilen cezalar, maaş ödemesine değil; ‘Engelli destek fonları’ kanalıyla engellilere harcanıyormuş.

Konu ile ilgili Zonguldak’tan birkaç istatistik daha vereyim. Yasalara göre Özel sektör çalıştırdığı sayının yüzde 3’ünü, Kamu ise yüzde 4’ünü engelli yapmak zorunda. Zonguldak’ta engelli yerleştirme oranı yüksek. Ancak, Zonguldak’ta iş bekleyen resmi engelli sayısı ise 3 bin civarında.

‘Zonguldak’ta engelli istihdamının analizi’ konulu basit bir kulis yaptım. Elbette, ‘Başvuru notu’ olarak önümüzde duracak ve bu konuda daha detaylı çalışmalarda bize yardımcı olacak. Devam edeceğiz.

 

ÜMİT ÖZDAĞ VE

TÜRKBİRLİKÇİLER

İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu hakkındaki FETÖ’cü iddiaları ardından, disiplin kuruluna sevk edilen İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ, partisinden oy birliği ile ihraç edildi.

Olay dün Türk Siyasi hayatının içine bomba gibi düştü.

Ümit Özdağ, çevresinde bulunan arkadaşlarına ‘İsteyen istifa edebilir’ dedi ancak; hiç biri ‘Özdağ’a hukuki zeminde destek olmak’ manasında istifa etmedi.

Özdağ, İYİ Partiyi kuran iki kişiden biri. Dünkü açıklamasında da ‘Türkbirlikçilerle mücadeleme devam edeceğim’ dedi.

Önemli bir görüntü ise teşkilat başkanı Koray Aydın’ın renk vermemesi… Parti içindeki kurmaylar ise ‘Sıra Koray Aydın’da” yorumu yapıyor.

Peki, İYİ Parti içindeki ülkücülere karşı başlatılan operasyon neticesinde, yeni bir Ülkücü parti kurulabilir mi? MHP’den istifa eden Cemal Enginyurt’un, istifa sonrası yaptığı yorumda ‘20 kişi olursak bizden korkun’ demesi kafaları karıştırdı.

Gözlemciler, mecliste bulunan partilerdeki ülkücüler yanında, yeni kurulan ve kurulacak olan partiler çerçevesinde ülkücülerin sayısının artış göstereceğini iddia ediyor.

Hedef, mecliste, diğer siyasi partilerden gelecek ülkücülerin çoğunluğu ile iktidar olmak. Elbette gelişmelerden en çok ‘Muzdarip’ olan partilerinden biride MHP.

MHP, Ülkücülerin diğer partilerde ‘Aktif’ olması sonrasında, ülkücülüğü ‘MHP tekelinde’ gösterme gayretlerini sürdürüyor. Ancak buna rağmen, ülkücüler MHP’de olduğu gibi diğer partilerde de sayı ve etkinliklerini hızla yükseltiyor.

Olaya, İYİ Parti’nin yükselen ivmesinin düşürülmesine yönelik bir operasyon olduğunu iddia edenlerde yok değil.

‘Ülkücü camia’ ve ‘Siyasi partiler’ arasındaki ‘Ülkücü’ tandanslı gelişmeler devam edeceğe benziyor.

Bekleyelim görelim.

 

TÜNELLER AÇILACAK-

MERKEZ

ÇARŞISI YIKILACAK/MIŞ!..

Geçenlerde, Zonguldak-Filyos arasındaki karayolu bağlantısı üzerindeki tünel-viyadük-kavşak çalışmalarını aktarmıştım. Önemli olan başlanmışlar değil, başlanmamış tünel ve karayollarının yapılması demiştim. Başlanmamışlardan kasıt, Kilimli-Filyos arasındaki hiç başlanmamış, başlanması düşünülen alan.

Türkiye’nin üçüncü sondaj gemisi Kanuni’nin Filyos Limanı’na demirlemesiyle yine gündeme girdi, Filyos’a ulaşım.

Derdim, Filyos’a diğer illerden önce varıp, istihdam ve üretimden pay kapabilmek. Bu kafayla gidilirse, 2023 Filyos’a ulaşmamız için hayal olur deyişim bundan.

Tenkit ederken teklif de götürdüm. Kilimli-Filyos arasındaki ulaşım bandının üçe bölünüp, erken bitirilmesini aktardım.

Ancak, bizim vekiller Zonguldak’ın bu ‘Mühim’ konusunu ‘Pas’ geçip, rakip politikacıya laf yetiştirip, TTK’ya işçi alınmasını tekrarlayıp, ‘Palyatif’ ve ‘Popülist’  gösterimlerini sürdürdüler.

Lafa bak ‘2021’de tüneller açılacak’ diyor vekil. Belediye başkanının ‘Her an yıkılabilir raporu olyan merkez Çarşısı için ‘Yıkılacak’ açıklaması yapması gibi.

‘Merkez çarşısı içinde insanlar varken, ‘Sallantı sonucu’ mu yıkılacak, yoksa boşaltılıp, bina yıkımına mı gidilecek?’ Kilimli  - Filyos arası tüneller ne zaman nasıl ihale edilecek, açılacak?

Zonguldak, maalesef  ‘629 Adımlık Şehir’ statüsünde devam ediyor. Zonguldak Milletvekilleri, Zonguldak’ın geçen yıl ödediği vergi ile aldığı yatırım miktarını bir türlü açıklamıyor.

Yapılan tünellerin nedeni, şehir içi trafiğini rahatlatmak mı, bölge ekonomisinin ‘Amiral gemisi’ olacak sanayi merkezi haline gelen Filyos’a ‘İş-oluş-hareket’ taşımak mı?

Ortada bir keyfilik var. Kurnazlığın daniskası olan keyfilik. Herkes kendi çapında ‘Kurnazlık’ ihraç ediyor. Kimi ikamet veya iştigal ettiği ticaret  bazında; i kimi de ‘Siyasi ketenpere’ denen politik arenada… Kimi ‘Şikayet’ varyasyonu ile kendine yol açıyor. Kimi ‘Abidik/kubidik açıklamalar ile kendisini gizliyor. Kimi goygoyculuk yapıyor. Kimi kendine göre yörecilik…

629 Adımlık Şehir Zonguldak…

 

COVİD’E

YAKALANIRSANIZ…

Konu dönüp dolaşıp,pandemi çerçevesinde gelişmelere geliyor.

Hastanelerdeki doluluk oranları artıyor. Pozitif vaka ve ölüm oranları artıyor.

Çayocaklarının kapanması bile insanlar üzerinde olumlu tesir yaptı. Çayocaklarında dip dibe oturanlar, pandemi önlem kurallarına sıkı bağlı vatandaşları tedirgin edip kızdıryordu.

Efendim, COVİD’e yakalanıp hastanede yatanlara günde (Sabah akşam) toplam 16 ilaç veriliyormuş.

Düşünün hele…Günde 16 ilacın, insan vücudundaki hasarını. Düşünün hele bu hastaların iki sene sonraki hallerini.

Zaten 60 yaş üstü yaşlılarımızın çoğu kronik hastalıkları nedeniyle günde 10-15 ilaç içiyorlar.

Diyeceğim şudur. COVİD’in ilacı ameliyatı yok. Yakalananlarında günde 16 ilaç içtiğini düşünerek, iki sene sonra bu ilaçların yan tesirleriyle akli dengelerindeki zaafları düşünün.

İlgili ve yetkililerin ‘Lütfen’ manasındaki ‘Maske-mesafe-hijyen’ açıklamaların duymayın da…

Bu ‘Nalet’ mikroba bulaştığınızda, başınıza gelecekleri birde böyle düşünün.

COVİD’in vücudunuzda yapacağı tesirle, iki sene sonra evinizin yolunu bulayamayacağınızı düşünün.

Yani… Ne yaparsanız yapın, COVİD’e yakalanmayın.

Yakalanırsanız…

 

KOZLU’YA 510 BİN LİRA

Siyaset, sahada varlık göstermeye başlayan ve her gün sayıları artan siyasi partiler ile daha da sertleşmeye başladı.

Artık, iktidar elindeki devlet güçlerine rağmen seçmen üzerinde etkili olamıyor. Pandemi, pahalılık ve işsizliğin artması, iktidar dışındaki partileri öne çıkartmaya başladı.

Buna rağmen, iktidar partisi elindeki fırsatları kaza etmiyor.

İktidar Partili üyelerin çoğunluk olduğu Zonguldak il genel meclisi, Zonguldak İl Özel İdaresi 2021 yılı bütçesini 138 milyon lira olarak onayladı.

Aslan payını personel giderleri aldı.  Kozlu’ya 510 bin lira, Alaplı’ya 480 bin lira, Çaycuma’ya 650 bin lira, Devrek’e 673 bin lira, Ereğli’ye 715 bin lira, Gökçebey’e 335 bin lira, Kilimli’ye 600 bin lira pay ayrıldı.

Elbette hedef, hizmet çıtasını yükseltip, seçimlere ‘Reklamı bol’ girmek.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: ENGELLİ, /, ERDEMİR/İŞKUR/SENDİKA,
Yorumlar
Haber Yazılımı