FENER/SİT ALANI/SİYASET
Haber
28 Ocak 2021 - Perşembe 16:46 Bu haber 16009 kez okundu
 
FENER/SİT ALANI/SİYASET
GÜNDEM Haberi
FENER/SİT ALANI/SİYASET

 

FENER/SİT ALANI/SİYASET

Önceki gece yarısı başladı, sosyal medya da ‘Paldır/küldür’ ‘Fenere ihanet’, ‘Fener elden gitti’ şeklinde, eleştiri bombardımanları. Bir bardak su da kıyamet kopartmanın, fenomen kafasında uygulamadan başka bir şey değildi.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çerçevesinde, kültür ve doğal varlıklar organize edilir. Buna göre; 1996 da Fener 3. Derecede SİT alanı yapılmış. Buna göre, yıkılan evler, gabarilerine göre işleme tabi tutulacak. Sökülür takılır olabilecekler vs.

Konunun uzmanları, bu gün yapılan değişiklik gibi 1999-2017-2019 ve bu gün itibarıyla 2021’de ilgili kanunda değişiklikler yapıldığını belirttiler.

Şimdi, kamuoyunda, iki türlü tartışma var.1) Fener de değişen bir şey yok.2) Siyasi iktidar yeni değişikliklerle istediği yeri istediğine satacak.

Peki, ‘Değişen bir şey olmayacaksa…’ neden yasada uyarlama yapıldı?

Zonguldak’ta bu konunun uzmanlarıyla dün lafladım. “Bu kanun, Zonguldak’a münhasır bir operasyon değil, ülke genelinde çıkartıldı. Avrupa Birliği (AB) kriterlerine uyum için gerekli bir yasa” deniyor.

Fener tartışmasının öne çıkma nedenlerinden biri de, Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı’nın(TÜRGEV) geçen yılbaşında bu mıntıkada birkaç tane TTK lojmanını aldığı yolundaki haberler.

TÜRGEV Fenerden ev aldı mı? Yeni düzenleme Fenerde satışa çıkacak TTK lojmanları öncesi bir operasyon mu? Konuşuklar, bunların üzerinde yükseliyor..

Bu konuda, şu anda piyasadaki ‘Konuşuklar’, dışardan gazel okumak gibi bir şey.

Peki, yapılan düzenlemeye itiraz edilemez mi? Aslında, ‘Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ içindeki bir çalışmanın ürünü olduğu söyleniyor. Ülke genelini kapsadığı için, Zonguldak’ta ‘İtiraz edilecek’ muhatap bulunur mu, araştırılıyor. Zonguldak’taki bazı STK’ların genel merkezine, konu ile ilgili materyaller gönderilecek ve itirazları beklenecek.

Elbette, konu Samimiyet… 629 Adımlık bir şehir de, pandemi, işsizlik, hayat pahalılığı, kötü hava şartları konuşmaktan bıkmış ‘Birilerine’ yeni konu çıktı.

Siyasi erk, isterse 3. Derecenin karşılığında Fener’i Turizm Alanı’na çevirebilir mi? Çevirir. Mevcut görüntüyü bozmayacak şekilde yapılaşma getirebilir mi? Getirir.

Ancak, ‘İnce detaylar’ ortaya çıkmadan, yetkili STK’ların çalışmaları bitmeden ‘Niyet okuma’ manasında değerlendirme yapmak yanlış.

Bekleyelim, görelim.

 

CHP’Lİ AKDEMİR/ AK PARTİLİ ALAN

Devlet destekli yatırımlar dışında, halkın beklentilerine cevap veremeyen iktidar partisi Zonguldak ilgili/yetkili/sözcüleri,  “CHP Zonguldak’ı köy yaptı” diyorlar ya?

Son kar yağışla birlikte, köyün tarif ve tanımları değişmedi ancak, söylemlerin hedefleri değişti. İnsanlar, tuvaletlerine dökecek su, telefonlarını şarj edecek elektrik bulamayınca, kar yığınlarından sokağa çıkamayınca, ‘Bundan iyi köy mü olur’ demeye başladı.

Pandemi, hayat pahalılığı ve işsizlik sacayağında debelenen vatandaşın, üzerine çöken kötü hava şartları sonrası nevri döndü.

Bakmayın siz, ‘Zevahir’i kurtarmaya çalışan iktidarın büyük ortağına mensup iki başkanın ‘İşinize gelirse’ babında, ‘4 vekil çıkartırız’ ve ‘3-4 dönem daha seçilirim’ diyerek, seçmen aklını ‘Tİ’ye almasına.

Aslında, politika, ‘Tavlamasını bildiğin gibi, harcamasını bilme sanatıdır’.50 santim karda evinde hapis kalan vatandaş, ‘Ben eziyetten hoşlanırım’ diyecekse, yapılacak bir şey yok. Bunlar, Demokratik devletin alt yapısını oluşturan ‘Özgür Birey’in, ‘Anlayışı kıt’ vatandaş türünün son örneği sayılabilir. Özgür bireyden örgütlü topluma geçilmeyişin net örneği…

Konu şu. Zonguldak Belediyesi eski başkanlarından CHP’li Muharrem Akdemir, ‘Her gün binlerce kişi, aday olmamı istiyor’ açıklaması yapmış. Devlet desteği ile yapılmış ‘Liman içi düzenleme, asfalt dökümü, dere ıslahı’, gibi işleri bir kenara koyun, ‘Alan-Akdemir’ karşılaştırması ‘fifti /fifti/berabere’ biter.

Şimdi siz, ‘Ben istediğim zaman Reisle görüşüyorum’ havası verip, ‘Reis’ ile çekilmiş resimleri yayınlarsanız; beklentileri arttırırsınız. Durduk yerde ‘Reisle çekilmiş resim’ yayınlamak, ‘İstediğim hizmeti alırım’ demenin yanında; seçilmiş ve atanmışlara da ‘Dediğimi yapın ha… Yoksa şikâyet ederim’ manasında ‘Gözdağı’ formasyonu taşır.

Neyse, Sayın Akdemir’in seçmen bazında ilgi görmesi iyi…

Bir başka seferde, Sayın Akdemir’in, Sayın Selim Alan’ın seçilmesindeki pozitif payını tartışırız.

 

YARIN SEÇİM OLSA…

Elbette, birileri yada bazı partiler için ‘Yandı gözüm keten helva’ türü yakıştırmalar yapmak mümkün.

Aslında, yayınlanan anketler ile kamuoyuna dümen/düzen verilmek istendiği belli. Ancak, resmi araştırmalar yanında, her bireyin gördüğü gerçekler var. Ülke gerçekleriyle hemhal olan herkes, bu gün/yarın tartısında, birbirinden farklı bir şey söylemez.

İktidar Partisi yada Cumhur İttifakı’nın, ana muhalefet partisi’ne çok sert eleştiriler yapmasının nedeni, tabanda oy kaybının dönüştüğü endişeden başka bir şey değil. İttifak Ortağı, MHP’de toplum katmanlarından en çok eleştiri alan partilerden biri. Bu arada, Terör örgütü ile iltisaklığı açısından HDP’de eriyen partiler arasında.

Görünen köy kılavuz ister mi? İktidar Partisi AK Parti yine yüksek oy oranı sıralamasında birinci. CHP, İYİ Parti baraj üstü görülmüyor. Aslında, Zonguldak’ta da göstergeler bu yönlü değil mi? HDP ve MHP yine sıkıntılı sıralarda. Gelecek Partisi, Deva Partisi, Saadet partisi aşağılarda.

‘Seçim’ deyince, ‘Kararsızlar’ bu kez çoğunlukta. Anketçiler de kararsızların yüksekliğini konuşuyor. Kararsızları yüzde 10 olarak gösteriyorlar. Kararsızların yukardan aşağı 3-2-1 şeklinde dağıtımı yapıldığında da sıralama değişmiyor.

Velhasıl-ı, erken seçim olsa da olmasa da; hayatından memnun olmayanlar çoğunlukta.

 

KOZTAŞ BATIRILIYOR MU?

22 Aralık’ta ‘Koztaş fesih yolunda mı?’ diye kulis yazmıştım.

‘Kozlu-Zonguldak arasında ve Kozlu mahallelerinde yolcu taşımacılığı yapan Kozlu Belediyesi Halk Otobüsleri firması(KOZTAŞ) yetkilileri, ‘Pandemi döneminde 1 milyon 500 bin lira zarar ettiklerini’ belirtip, zarar hanesinin katlanmaması için işi bırakma kararı almaya hazırlanıyor.’ Demiştim

KOZTAŞ, Kozlu Belediyesi’ne yüksek kira(220 bin+KDV) ödüyor. Dolayısıyla Belediye’ye ‘Batmamak/iflas etmemek için’ teklifler verdi. Belediye bunu Ankara’ya iletti. Ancak, Ankara’dan ‘Olumlu’ cevap gelmedi ki, suratlar asık.

Olayın birkaç boyutu var. KOZTAŞ’ın içeride 318 bin lira teminatı var. ‘Bırakıyorum’ dersen, zarara 318 bin lira daha eklenecek.

Şirket, ‘Mücbir’ sebeplerden yararlanmak, kiranın yarıya(110 bin lira +KDV) inmesini istiyor. Pandemi dolayısıyla yolcu taşıma azaldı. Geçen yıl 368 bin yolcu çekilen aynı ayda bu yıl 114 bin yolcu çekilmiş. Siyaset ise işe ‘Şaşı’ bakıyor. ‘Sorunu çözeceğiz’ lafları havada ‘uçurtma kuyruğu’ gibi dolaşıyor.

55 hisseli KOZTAŞ, her gün batıyor. KOZTAŞ kurulurken 80’er bin lira verip ortak olanlar, 55 hisseder ‘Bu güne kadar elimize geçen para 6 bin lira’ diyorlar. KOZTAŞ ortakları, tüm iyi niyetlerine rağmen, maliyetler ve yolcu sayısı ortada iken, bize görülen davranış iyi değil’ diyor.

Araç sahipleri, araçlarına kooperatif üzerinden değil, şahsi hesaplarından borçlanıp mazot aldıklarını ileri sürüyorlar.

Olay bu safhada gelişince, KOZTAŞ’ın batışı ‘Göz göre göre’ olunca, işin içinde ‘Bit yeniği’ adanıyor.

Gözlemciler, siyasetin tavrını, olumsuz değerlendirirken, ‘KOZTAŞ BATIRILIYOR MU?’ diye soruyor.

Konu mustaribi KOZTAŞ hissedarları yanında, gelişmelerden olumsuz etkilenenler, dün geç saatlere kadar beklemelerine rağmen, siyasi seçilmişlerden bilgi alamadı.

 HAYRETTİN GEZER ve BİZİM POLİSLERİMİZ

Zonguldak Polis Emeklileri Dernek Başkanı Hayrettin Gezer, Türkiye genelinde yayımlanan Emniyet Haber Gazetesi’nde çıkan ‘Bizim Polislerimiz’ başlıklı yazısında, meslektaşlarının kanayan yaralarını irdeledi.

“Hırsızı, mafyası, katili, sapığı, tüm hayırsızı ile polis ilgilensin; derdi olan polise koşsun. Polis olmanın karşılığında canlarını versinler. Ancak, doğru bir özlük hakları da olmasın. Asılsız ve isnatsız yalancı bir ihbarcının iki kelimesi ile yargının karşısındadır bizim polislerimiz.” Diyen Gezer, “polisimiz, bütün sorunlarını özveriyle aşacak ve hak ettiği çalışma şartlarına, özlük haklarına kavuşacak” dedi.

Gezer, polisin, görevi ifa durumunda başına gelenleri ise şöyle tarif etti.

“Görevini yapan, ceza yazar İNSAFSIZ olur. Hadi affettim’ der KIYAKÇI olur. Şiddete maruz kalır, kendini savunur ‘GADDAR’ olur. İki dakika dinlenir ‘KAYTARIKÇI’ olur.

Lütfen unutmayalım, polisimiz vatanına, milletine, bayrağına tarif edilmez bir aşkla bağlıdır. Bizim rahatımız, huzurumuz için bu devletin bekası için çekinmeden şehit olan kahramanların adıdır polis”

Ağzına, kalemine, yüreğine sağlık dostum Hayrettin Gezer..

Kaynak: Editör:
Etiketler: FENER/SİT, ALANI/SİYASET,
Yorumlar
Haber Yazılımı