HALKA /YANDAŞA HİZMET ve BELEDİYELER google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Haber
17 Kasım 2020 - Salı 17:58 Bu haber 2725 kez okundu
 
HALKA /YANDAŞA HİZMET ve BELEDİYELER
GÜNDEM Haberi
HALKA /YANDAŞA HİZMET ve BELEDİYELER

HALKA /YANDAŞA HİZMET ve

BELEDİYELER

İnsanların toplu yaşama ‘Merhaba’ dedikleri yerlerdir belediyeler.

Belediyeler, insanların yaşam kalitelerine pozitif etki yapacak hizmetleri yapmakla mükelleftirler.

‘Hizmet’ dediğimiz ‘Halkın ihtiyaçları’ konusundaki ‘Yetkili ve yönlendirici’ ise sandık yoluyla öne çıkan ‘Seçilmiş’ dediğimiz politiplerdir.

Dolayısıyla yozlaşmanın pandemi kadar yıpratıcı olduğu bir dönemde; vatandaş riyaset ile seçilmiş arasına sıkışıp kalmıştır.

Siyaset/ci seçim döneminde harcadığı efor, zaman ve parayı kazanmak için ‘hızlı temin’ yolunu seçtiğinden, sürekli eleştiri odağı olur.

Asıl olan ‘Yaşam kalitesine dokunuş’ olmakla birlikte, geçmiş dönemlerde ‘Partizan’ bakış ile gelmeyen, getirilmeyen hizmetler; toplum katmanları arasında haklı olarak tepkilere neden olur. Zira, yapılan partizanlık ile ihtiyaç duyulan hizmetlerin getirilmeyişi yanında; kaybolan zamanda değere binmiştir.

İşte bu partizanlığı ortadan kaldırmak için, yukarıda ‘Kurumsal mutabakat’ temini yoluna gidilip, partiler arası diyaloğu resmileştiren ‘İttifak Sistemi’ icat edildi. Hedef, yukarıdaki birlikteliği aşağıya yani toplum katmanları arasına yayıp ‘Dayanışmayı’ arttırmak…

Velhasıl-ı, ‘Yozlaşmanın azı dişleri’, kâğıt üzerindeki ‘İttifak’ terennümünü anında öğüttü, yok etti.

Geçtiğimiz haftalarda Zonguldak’ta gözler önüne serilen ‘İl genel meclisi’ uygulamasındaki ‘Organize Sanayi Bölgesi’ yönetimleri için ‘Seçilmiş’ muhalif partililer diskalifiye edildi. Hadi, diyelim ki ‘OSB’ yönetimlerinde ‘Oturum parası hırsı’ aklın önüne geçti. Üzülmez’de ki bir projenin tanıtım toplantısına da çağrılmadı ‘Ana Muhalefet’ temsilcileri.

Şimdi… Önemli olan, halkın yaşam kalitesine etki eden kanal-tünel-köprü-viyadük-Liman düzenlemesi ile dere ıslahı gibi ‘Devlet eliyle’ yapılan hizmetler mi, maddi değeri  “Deve’de kulak” olan küçük işler mi?

Olaya ‘İyi niyet’ açısından bakıldığında; birlik-beraberliğin ‘Suistimal’ yapıldığı ‘Küçük işler’ daha ‘Çaplı’ ve sıkıntılı olarak ortaya çıkıyor.

Bu arada, ‘Küçük işler’ in boyutunu ‘Olumsuzluk’ olarak yansıtan başka gelişmelerde var. Seçilmişlerin, merkezi atamanın temsilcilerini ‘Siyasi rakip/rekabet’ şartlarına sokup, ‘Karalama’ ve ‘Ötekileştirme’ gayretleriyle ‘Üstlerine’ şikâyetleri; gambazlamadan çok ‘Abesle iştigal’ olarak yorumlanıyor.

Hal bu ki seçilmişin, başkasının(Bürokrat veya seçmen) hakkına tevessül etmek gibi bir görevi, yetkisi yok. ‘Liyakat ve ehliyet’ açısından, yetkilendirmelerde bile yandaşı koruma gibi bir ‘Hak gaspına’ yetkisi yok. Hatta, paranın icraata sokulmasında, teknik şartların, ‘Yandaşı korumak’ maksatlı ‘Doğrudan ayar’ şeklinde dağıtımı bile abesle iştigal.

Bırakın onu, bunu… Bazı işler var ki, halka değil, ‘Müteahhite hizmet’ olarak ‘Görüntü’ verirken, izleyenlerin sesleri ‘İtfaiye aracı sireni’ gibi ortalığı çınlatıyor.

Kanalizasyon borusu geçirilirken asfalt kesiliyor. Tamir yapılıyor, kanal TTK’nın maliyetli atıkları dolduruluyor. Kanal kapatılıyor ve asfaltlanıyor. Üzerinden ağır vasıta geçti mi, asfalt çöküyor. Sonra yine yandaş müteahhite ‘Yeniden’ iş çıkıyor.

Örnek:2) Kaldırım düzenlemesi için parke döşeniyor. Ancak, iş bitimi parke üzerine ağır vasıta sürülüp kaldırım eğri-büğrü hale getiriliyor. Kaldırım bozuluyor ve ‘Yandaşa iş’ çıkıyor.

Hizmetin, partizanlık çerçevesinde yandaşı koruma manasında ‘Doğrudan temini’ yanında, kendinden olmayanı bırakın paradan; reklam yüzü olmaktan alıkoymak bile ‘Hak gaspıdır’.

Belediyeler, insanların toplu yaşama adım attıkları yerlerdir. Riyaset ve siyaset; belediyelerde ‘Adalet dağıtımı’ gibi ulviyeti ve kutsiyeti yüksek mevzuda ‘Eğri-büğrülük’ yaparlarsa; cezasının öteki taraftan önce bu tarafta halkın sevgi saygısını kaybetmek yanında, sandıktan ‘Yenik ayrılarak’ verirler. Bu dün böyle olmuştur, yarında böyle olur.

‘Tüyü bitmedik yetim hakkı’ diye bir şey olduğu unutulmamalı.

 

KOZLU LİMANI’NA IŞIKLI

ŞAMANDIRA

80 Km sahil alanı bulunan Zonguldak’tan liman ve balıkçı barınakları kanalıyla 6-10 bin su ürünü  çıkartılıyor ve ülke genelinde tüketicilere ulaştırılıyor.

Zonguldak ve havalisi beş bin civarında balıkçı kayık ve amatör balıkçı bulunuyor. Ancak, balıkçı barınakları açısından kullanışlı olduğu söylenemez. Ereğli dışındaki balıkçı barınakları sıkıntılı.

En sıkıntılı barınaklardan biri Kozlu Balıkçı Barınağı... Üç yıl önce büyük fırtınada yıkılan koruyucu mendireği yıkıldı. Mendirek kayaları liman ağzında tehlike yaratıyor. Bu güne kadar koruyucu mendirek yapılmadı.

Palamut dönemi kazasız atlatıldı. Şimdi Hamsi zamanı. Karadeniz’de ki büyük balıkçı tekneleri hamsi peşinde önümüzdeki günlerde Zonguldak sahillerinde olacak. Kozlu Liman ağzındaki kayalar duruyor. Geçen yıl birçok kayık bu kayalar çarpıp hasar görmüştü.

Mendireğin yapılması bir tarafa, liman ağzındaki tehlike için Liman yetkili ile Tarım müdürlüğü arasında tartışma sürüyor. Liman ağındaki kayaları gösterir şekilde bir şamandıra şart. Edindiğim bilgilere göre büyük ir şamandıra temini yapıldı. Şamandıraya gün ışığı üreteci takılıp liman ağzına sabitlenmesi yapılacak.

‘İnşallah’ koruyucu mendirek gibi iş ‘İnşallah’a kalmaz.

 

TEMASLI-KOVİDLİ

ARASINDAKİ FARK

Son günlerde artan pozitif vakalar sonrası(Pandemi hastanelerinde yer yok. Sert yaptırımlar uygulamaya girecek.)

Bu arada pandemi çerçevesinde ‘Teknik terimler’ yeniden tartışmaya başladı. Aslında, terimler ve deyimleri ezberledik de, aralarındaki farkları öğrenemedik gitti.

En çok tartışılan karıştırılan kelimeler Pandemi, Filyasyon, Temaslı hasta.

Pandemi (Salgın) sürecinde, pozitif vakalı(Covid tespitli) hasta kontrole alındıktan sonra; filyasyon/tarama(araştırma) ekibince bulunan insanlara temaslı deniyor. Yani, COVİD olduğu tespitli hasta ile yakın teması olan ve hastalık olması kuvvetle muhtemel kişiler.

Aslında tartışma kelimelerin tanımı açısından çok, uygulanan karantina süreçleri üzerinden yapılıyor.

Pozitif vakalı hasta 10-12 gün karantina süreci yaşıyor. Ancak, ‘Temaslı’ vatandaş, hastalığı ne zaman kaptığı tespit edilemediği için iki gün daha fazla tutuluyor karantinada.

Peki toplu taşıma ile çay ocakları arsındaki uygulama farkı neden?

Toplu taşımada maske takıldığı dikkate alındığından ‘sosyal Mesafe’ kuralı pek dikkate alınmıyor.

Dipdibe oturmanın yanında; sigara ve çay içme pozisyonlarında ‘maske’ kuralı kaybolduğu için çay ocaklarına kapatma getirildi.

Gelelim, olayın ‘tartışma konusu’ yapılmasına.

İl Pandemi Kurulları, yasakların getirilmesi sürecinde; yapılması gerekenlerin açıklanması yanında, yapılmaması gerekenleri de ikna edici olarak yapmadılar.

 

 

KOZLU KÖPRÜLÜ

KAVŞAK KİLİMLİ-FİLYOS

YOLU…

Birkaç gündür, Zonguldak-Filyos arasındaki mesafenin kapanması için yapılan ve yapılması gereken işlerden bahis ediyoruz. Zonguldak merkez ile Kilimli arasındaki karayolu ve tünel –viyadük çalışmaları hızla sürüyor. Derdimiz, Kilimli-Filyos arasındaki 20 Km mesafe içindeki 8 Km yol ve 9 sıralı tünel(18 tüp) inşaatının bir an önce bitmesi.

Geçen hafta(10 Kasım), ‘Bu gidişle 2023 yılında bile bitmez bu yol’ diye yazdım. Teklifim, Kilimli-Filyos arasın güzergâhta yapılacak tünellerin değişik müteahhitlere verilip, anında bitirilmesi.

Bekliyoruz.

Bu arada, sevindirici haber Kozlu’dan geldi. 2020 yılı ilk aylarında başlayan Kozlu girişindeki ‘Köprülü kavşak’ inşaatında köprü kirişleri döşeme işi bitti. 85 m uzunluğunda 2 m yükseklikteki köprü bittiğinde konforlu bir geçiş sağlanacak. İki aylık bir pandemi arasına rağmen, iyi takip/denitim ile alınan sonuç bu.

İnşallah,  Kilimli-Filyos güzergâhında aynı ‘Çalışma’ izlenir.

 

BAŞKAN ALAN’DAN YARDIM

BEKLENİYOR

Asma Mahallesindeki bu konut, el atılmazsa yağan kuvvetli bir yağmur neticesi kayma tehlikesiyle karşı karşıya gelebilir.

Bu konu ile ilgili iki yıl önce durumun vahametini gösteren yazılar yazmıştık. Ancak, söz vermelere rağmen, postacı Hasan Basri Erdoğan’a ait bu eve destek yapılmadı.

Önemli bir konuda evde dört engelli insanın bulunması.

Yerel seçim zamanı, AK Parti adayı mevcut başkan Ömer Selim Alan’da bu mıntıkadaki gezisinde, ‘İnşallah bu evi tehlikeden kurtarmak bana nasip olur’ duasında bulunmuştu. Sayın Selim Alan Başkan seçildi ancak, kayma tehlikesi olan ev ile ilgili bir müdahale yapmadı.

Bina altındaki toprağın kayma nedenleri arasında çevredeki maden ocağında patlatılan dinamitler olduğu söyleniyor.

Kayma tehlikesi olan evin sahibi evin kurtarılması için arayışlarını sürdürüyor.

Gözlemciler ise, evin altına dökülecek büyük büyük kayalarla kontrolün sağlanabileceğini belirtiyor.

Başkan Alan’dan bu konuda yardım bekleniyor.

 

HAMSİ PALAMUTU YEDİ

Mevsim itibarıyla palamut’un tüketilme zamanları. Ancak, Karadeniz’e geçen palamut geri dönmedi. Deniz suyunun sıcak olması dolayısıyla kanallara mı girdi, yoksa elektronik avlanmadan kökü kazınacak şekilde yakalanıp depolandı mı?

Balık katliamının hunharca yapıldığı ülkemizde her türlü yoruma açık bir mevzu…

Mevsim normali balıkların başında hamsi geliyor. Kasası 100-120 liradan alıcı buluyor. Kilosu 15TL: Palamut’un tanesi 30-35 lira. İstavrit’in kasası 300 TL, kilosu 30TL.Mezgit’in kilosu 30 TL, Çinekop’un kasası 700-800 TL. Kilosu 60-70 TL. Sargan’ın kilosu ise 30-40 TL.

Kaynak: Editör:
Etiketler: HALKA, /YANDAŞA, HİZMET, ve, BELEDİYELER,
Yorumlar
Haber Yazılımı