Haber Detayı
17 Mayıs 2018 - Perşembe 17:06 Bu haber 1897 kez okundu
 
‘Hedef sıfır hata’
‘Hedef sıfır hata’
- Haberi
‘Hedef sıfır hata’

İş Güvenliği Uzmanı ve Emekli Maden Mühendisi Şükran Kırömeroğlu, İş Güvenliğinin önemi ve yeterli önlemlerin alınmadığı takdirde insanları getirdiği noktaları Öznur Güneş’e anlattı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 4-10 Mayıs İş Güvenliği Haftası kapsamında düzenlediği; Haliç Kongre Merkezi’ndeki kongreden izlenimlerini de anlatan Kırömeroğlu “Hedef sıfır hata” dedi.

Kırömeroğlu, bugünkü ISG’ de dünyada benimsenen ve kabul gören önleyici, toplu koruma yöntemlerinin 51 yıl önce Zonguldak’ta ‘EKİ İnsan Gücü Eğitim Radyosu’ ile tüm şehir insanı üzerinde uygulayan ilk şehir olduğunu ifade etti.

Ülkemizde 2017 yılında istatistiklere göre iş kazalarında 2006 kişinin hayatını kaybettiğini belirten Kırömeroğlu “İş kazası ya da meslek hastalığı yaşanmaması için önleyici yaklaşımlar için harcanan bedellerin 6 kat fazlası olay yaşandıktan sonra ödenmektedir” dedi.

Öznur GÜNEŞ: ÇSGB tarafından  6-9 mayıs tarihlerinde İstanbul Haliç kongre merkezinde düzenlenen ‘9.Uluslararası İş sağlığı ve Güvenliği Kongresi’ne katıldınız, içeriği hakkında bilgi verir misiniz?

Şükran KIRÖMEROĞLU: “İş kazaları ve meslek hastalıkları ülkemizde her yıl binlerce çalışanı hayatına mal olmakta, sağlıklarını ve hayat standartlarını olumsuz yönde etkilemektedir,  bu nedenle yitirilen hayatlar hiç bir maddi değerle ölçülmesi mümkün değildir. Çalışma hayatında  sıfır iş kazası ve  meslek hastalığı  hedefi ile yapılan bilimsel, sistemli çalışmaların yer aldığı,4 gün süren boyunca süren  kongrede uluslararası iş sağlığı ve güvenliği organizasyonlarında iş birliği konulu tematik toplantılar, sempozyumlar, iş sağlığı ve güvenliği fuarı, teknik eğitimler, isg alanında iyi uygulamaların  olduğu iş yerlerine teknik ziyaretler gibi aktiviteler gerçekleştirildi.”

“SEKTÖRDE YAŞANAN SORUNLARI, TEKNOLOJİK VE MERKEZİNDE İNSANIN OLDUĞU ÇÖZÜM ÖNERİLERİ PAYLAŞILDI”

GÜNEŞ: ISG Kongresi kimlere hitap etmektedir?

KIRÖMEROĞLU: “Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı organizasyonu ve tüm paydaşlarının katılımı  ile düzenlenen kongrede ulusal ve uluslararası iş sağlığı profesyonelleri, akademisyenler, işverenler, hukukçular, sivil toplum kuruluşları ,meslek kuruluşları, sendikalar, bir araya gelerek  sektörde yaşanan sorunları, geleceğe dair planlanan yol haritalarını teknolojik ve merkezinde insanın olduğu çözüm önerilerini paylaşılmış, ülkemizin dört bir yanından gelen iş güvenliği uzmanları ,işyeri hekimleri birbirleriyle tanışma fırsatı bularak ,çalışma hayatları içerisinde koordinasyon ve işbirliği fırsatı yakalamışlardır.”

GÜNEŞ: İş sağlığı ve güvenliği kavramı genel olarak neleri ifade etmektedir?

KIRÖMEROĞLU: “Genel anlamda iş sağlığı ve güvenliği çalışanların, işletmenin ve üretimin her türlü zarar verici etkenlerden korunmasını içerir .İnsan hayatı öncelikli olduğu için işletme ve üretimin ikinci planda olduğu, çalışanın güvenliğinin sağlandığı sistemli ,bilimsel çalışmalardır ..ILO ve WHO ya göre de tüm mesleklerde çalışanların bedensel ,ruhsal,  sosyal yönden iyilik hallerinin sağlanması, ve sürdürülebilir olması şekliyle ifade edilmektedir.”

“ZONGULDAK İSG’NİN 51 YIL ÖNCE EKİ İNSAN GÜCÜ EĞİTİM RADYOSU İLE TÜM ŞEHİR İNSANI ÜZERİNDE UYGULAYAN ŞEHİR”

GÜNEŞ: İş sağlığı güvenliğinde Zonguldak sizin için ne ifade ediyor?

KIRÖMEROĞLU: “Bir Zonguldaklı olarak her zaman onur duyduğum, ülkesinin sanayileşmesi ve kalkınmasında maden ocaklarında beş binden fazla insanını iş kazalarından, yüz binden  fazla insanın meslek hastalıklarından kaybetmiş, hüzünlü bir şehir…ISG’ nin Türkiye’de tarihsel gelişimine baktığımızda, Ereğli Kömürleri İşletmesi Havzası ile ilk iş sağlığı güvenliği kanunlarının yazıldığı ve uygulandığı şehir. Bugün ki ISG de dünyada benimsenen ve kabul gören önleyici, toplu koruma yöntemlerinin  51 yıl önce EKİ İnsan Gücü Eğitim radyosu ile tüm şehir insanı üzerinde uygulayan şehir. Dünyanın en ağır ve  tehlikeli işini bedenen kazma, kürek, balta, sırtında küfe, katırla yapan maden işçisinde iş sağlığı güvenliği  bilincini oluşturmak için kurulmuş olan radyo ile müzik yayınları arasında yapılan anonslar ile bütün bir kent te madencinin, kadınının ,çocuğunun, komşusunun duyularından kalbine girdiği şehir,,, Bakınız benim henüz on yaşında iken hatırladığım anonslar,

-bir an dikkatsizlik, ömür boyu pişmanlık getirir.

-kazaları ihmaller,  ihmalleri de uzak sanılan ihtimaller doğurur.

-güvenliği deneme yoluyla öğrenemezsiniz, belki de ders almaya vakit bulamazsınız

Bugün Türkiye’nin her yerinde Zonguldak’ta yaşamış, yetişmiş olan teknik kadroların etkin oluşu tesadüf değildir.”

“ÇOCUK ÖLÜMLERİNDE İLK 5 SIRAYI EV KAZALARI ALIYOR VE HER YIL BİNLERCE ÇOCUĞUMUZU KAYBEDİYORUZ”

GÜNEŞ: 51 yıl önceki duysal iletişimin etkisinden söz ettiniz, bugün ki yazılı ve görsel basının güvenlik algısı üzerindeki etkisine bakış açınızı öğrenebilir miyim ?

KIRÖEMEROĞLU: “Kongrede ‘İş sağlığı ve güvenliği kültüründe medyanın gündem belirleme rolü ‘üzerine Prof. Dr. Nezih Orhon tarafından yapılan toplumdaki sağlık ve güvenlik kültürünü gelişmesinde yazılı ve görsel basının ne derece önemli etken olduğunun  anlatıldığı sunum çok etkileyiciydi. Sağlık Güvenlik algısının ön plana çıkarıldığı haberler zaman zaman şehrimiz yerel basınında  da ele alınmakta ve gündem belirlemektedir. Gündem yaratan haberlerin ardından uzman görüşlerine yer verilmesi, güvenlik kültürü oluşmasında büyük önem arz ettiğini düşünüyorum. Bakınız Sağlık Bakanlığı verilerine göre çocuk ölümlerinde ilk 5 sırayı ev kazaları alıyor ve her yıl binlerce çocuğumuzu kaybediyoruz.”

 

“GÜVENLİK ALGISI DOĞUMDAN İTİBAREN AİLEDEN, DAHA BEBEĞİN YAŞAM ALANINI HAZIRLARKEN BAŞLAR”

GÜNEŞ: Çocuklar sizce neden kazalanıyor?

KIRÖMEROĞLU: “Çocuklar en çok çevrelerindeki nesnelere ilgi gösterdikleri ve merak ettikleri için kazalarla karşılaşıyorlar. Çocukların dünyayı tadarak tanımaya çalışması, tehlikeyi değerlendirmesi, anlama kabiliyetlerinin henüz çok gelişmiş olmaması, zehirlenmelerine, dar alanlara sıkışmalarına, korkuluk arası boşluklardan, balkonlardan düşmelerine, sıcak yüzeylerden yanmalara, prizlerden elektrik çarpmalarına,  temizlik kovalarında, küvetlerde boğulmalarıyla ölümlerine sebep olmaktadır. Oysa bizler çok basit önlemlerle bu ev kazalarının önüne geçebilir çocuklarımız için güvenli yaşam alanları oluşturabiliriz. Güvenlik algısı doğumdan itibaren aileden, daha bebeğin yaşam alanını hazırlarken başlar.  Yaşamın her noktasında güvenlik kültürünün oluşması için sadece devletin yasalar, yönetmelikler çıkarması, uygulaması, denetlemesi, ISG profesyonelleri taraf olmasıyla değil tüm bireylerin inanç ve sorumluluk bilinci ile mücadele etmesi ile elde edileceğine inanıyorum.”

“ÜLKEMİZDE 2017 YILINDA 2006 KİŞİ NE YAZIK Kİ HAYATINI KAYBETTİ”

GÜNEŞ: Çalışma hayatında en çok kimler kazalanıyor?

KIRÖMEROĞLU: “Ülkemizde 2017 yılında istatistiklere göre iş kazalarında 116 kadın,60 çocuk işçi, 88 göçmen işçi olmak üzere toplam 2006 kişi ne yazık ki hayatını kaybetti. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatının gelişmiş ülkeler seviyesine uyumlaştırma çalışmaları ÇASGEM tarafından yürütülmektedir.  Toplumdaki sağlık ve güvenlik kültürünün geliştirmesi yönündeki çalışmalar ise işverenler, İSG profesyonelleri, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, sendikalar, üniversiteler olmak üzere koordinasyon ve iş birliği ile sağlanabileceğine inanıyorum. Tüm çalışanlar önce kendilerinin çok değerli olduğuna çalışma hayatındaki önleyici yaptırımların kendi hayatı ve sağlığı için önemli olduğuna inanarak çalışacak farkındalık oluşacak. İşte biz o zaman iş kazalarının yaşanmasının meslek hastalıklarının oluşmasının önüne geçeceğimize, hedef sıfır kaza vizyonunu gerçekleştirebileceğimize inanıyorum.” 

 

“ÖNLEYİCİ YAKLAŞIMLAR İÇİN HARCANAN BEDELLERİN 6 KAT FAZLASI, OLAY YAŞANDIKTAN SONRA ÖDENİYOR”

GÜNEŞ: İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri işverenler için yüksek maliyetler getiriyor mu?

KIRÖMEROĞLU: “İSG alanında yapılan çalışmalar öncelikle maliyet olarak yaklaşmak yanlış olduğunu düşünüyorum, iş kazası ya da meslek hastalığı yaşanmaması için önleyici yaklaşımlar için harcanan bedellerin 6 kat fazlası olay yaşandıktan sonra ödenmektedir. Tabi’ ki bu arada kaybedilen canların manevi kayıpların ölçüsü yoktur. Ancak  mevzuata uygun güvenli ve sağlıklı iş ortamlarının oluşturulabilmesi için ya da mevcut çalışma alanlarının iyileştirmeler yapılarak mevzuata uygun hale getirilmesinde ,çalışanların kişisel koruyucu malzemelerinin standartlara uygun temin edilmesinde ,meslek eğitimlerinde bir bütçe ayırmak gereklidir. Bakınız koruma düzeyi yüksek iş ayakkabısı giyen bir çalışanın ayağına çok ağır bir malzeme düşüyor, ayakkabı kırılıyor, ancak ayakta sadece basit deformasyon var. Burada ayakkabı koruyuculuğu ile görevini yerine getiriyor. Eğer ayakları kırılsa en az 6 ay iş görmezlik otaya çıkar ve ardından iş gücü kaybı nedeniyle yerine yeni çalışacak kişi ve fazla mesailer gündeme gelir.”

“Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı çalışan sayısı 10 ve altında olan tehlikeli ve çok tehlikeli işletmelere destek sağlıyor, ayrıca ISG kongresinde Sayın bakan Jülide SARIEROĞLU  3 yıl boyunca ölümlü veya sürekli iş görmezlikle sonuçlanan iş kazası ve meslek hastalığı yaşamayan iş yerlerinde çalışanların işsizlik sigortası işveren payını, bir sonraki takvim yılından geçerli olmak üzere 3 yıl boyunca yüzde bir oranında düşürdüklerini açıkladı. Tabi ki bu uygulamalar iş güvenliğinin içselleştirilmesi yolunda güzel adımlar olduğunu düşünüyorum.”

 

“KADIN MESLEKTAŞLARIMIN FİZİKİ KOŞULLARIN UYGUNSUZLUĞUNDAN BÜYÜK SIKINTILAR YAŞIYORLAR”

GÜNEŞ: Sahada kadın iş sağlığı güvenliği uzmanı olmanın zorlukları nelerdir?

KIRÖMEROĞLU: “Kendi adıma söylemek gerekirse ben maden mühendisi olarak aktif olarak sahalarda çalıştığım için sahalar bana yabancı değil, çalışma arkadaşlarımla uyum içerisinde çalışıyorum, kurumsal ve köklü bir firmada çalışıyor olmam büyük avantaj. Ancak şantiyelerde çalışan pek çok kadın meslektaşlarımın fiziki koşulların uygunsuzluğundan dolayı büyük sıkıntılar yaşadıklarını biliyorum.”

GÜNEŞ: İş sağlığı ve güvenliği çok geniş ve derin bir alan, son olarak ne söylemek istersiniz?

KIRÖMEROĞLU: “Öncelikle size çok teşekkür ediyorum. İş güvenliğini sağlamak insani bir yükümlülük aynı zamanda yasal bir zorunluluktur. İş güvenliğini sağlayarak  kazalarını önlemek  oluşan kayıpları ödemekten daha kolay ve daha  insancıl bir yaklaşımdır .iş kazalarının meydana getirdiği maddi ve manevi kayıpların azaltılabilmesi; iş güvenliğine yönelik çalışmalara verilen önem ile başlar. iş güvenliğine bilimsel araştırmaya dayalı planlı çalışmalar sonucunda geliştirilen güvenlik önlemleriyle ulaşılabileceği bilinmelidir. Bu konuda yapılan her türlü harcama, işveren tarafından sürekli yarar sağlayan yatırım olarak görülmesi  temennisi ile ülkemde çalışma hayatında  iş kazalarının, meslek hastalıklarının  yaşanmadığı günlere en kısa sürede ulaşılmasını  diliyorum.”

Kaynak: Editör:
Etiketler: ‘Hedef, sıfır, hata’,
Yorumlar
Haber Yazılımı