0
Haber Detayı
22 Nisan 2019 - Pazartesi 17:41 Bu haber 1565 kez okundu
 
“KILIÇDAROĞLU’NA SALDIRI”YI ÇOCUKLARA ANLATIN HELE…
GÜNDEM Haberi
“KILIÇDAROĞLU’NA SALDIRI”YI  ÇOCUKLARA ANLATIN HELE…

“KILIÇDAROĞLU’NA SALDIRI”YI

ÇOCUKLARA ANLATIN HELE…

Kılıçdaroğlu’na yapılan ‘Derin’ saldırı mıdır, ‘Serin’ saldırı mıdır bilmem. Ancak, düpedüz saldırıdır ve bir ‘Provakosyon’ girişimidir.

Yerel Yönetim Seçimleri sürecindeki, seçim ortamının gerektirdiği dışında çok yoğunca ve sertçe yapılan siyasi polemikler neticesi olacağı buydu.

Bu sert ‘Polemikler’ neticesinde, yukarda; siyasi partiler arasındaki ‘Kurumsal mutabakat’ bozuldu.

Kurumsal mutabakatı bozup, tabanını tutmak isteyen liderler, maalesef ‘Toplumsal Mutabakat’ üzerinde etkili oldu ve tolum katmanlarını oluşturanlar arsında, ‘Derin’ çizgiler oluşmaya başladı.

Nihayetinde, toplum katmanları arasında ‘Ayrışma’ kaçınılmaz oldu.

Elbette, uzun yıllar nemalandıkları kurumların elden çıkması yani büyükşehir belediyelerini karşı partilerin adaylarının kazanması üzerine, ‘Şuuraltı’ biriktirdikleri ‘Kışkırtma’ unsuru sözler, yörüngelere oturmaya ve hedefe kilitlenmeye başladı.

Ankara/Çubuk’ta yapılan saldırının arkasındaki ‘Derin/Serin’ uygulama isteği bana göre bundan başka bir şey değildir.

Allah’tan, bu ‘Provakosyon’ girişimi, hedefine ulaşmadı.

Ankara’da ‘Şehit cenazesi’ esnasında, İstanbul da Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mitingi vardı. Ankara olayı, İstanbul’a ‘Tahrik bombası’ olarak düşmüş olsaydı, çıkacak ‘Arbede’ ülkenin huzur ve güvenini daha fena bozardı. Hani, bahis ediliyor ya? Son ayların ‘Aktüel’ kelimesi ‘Beka’ ile başlayan konu var ya! Türkiye’nin ‘Beka’ konusu, “İstanbul ve Ankara’nın muhalefet partilerine geçmesi” değil; ‘Polemik’ adı altında yapılan ‘Kışkırtıcı’ kelimeler ile insanların kafa olarak ‘Teyakkuz’a geçip, ‘Şiddet’ için kendilerini hazırlamalarıdır.

Toplum elbette bir şeyleri protesto etmek hakkına sahiptir. Ancak bu bir takım ‘Kışkırtmalar’ yoluyla yapılmamalıdır.

Ne oldu şimdi? İyi mi oldu, Ana Muhalefet liderine yapılan saldırı!

Bunu, uluslar arası camiada ‘Türkiye aleyhinde’ konuşmak/yazmak için bekleyenlere nasıl anlatacağız?

Bırakın ‘Parlamenter Sistem’in sürekli şikayet etiğimiz bu tür olaylarını bir kenara…‘Başkanlık Sistemi’ne neden geçtik? Parlamenter Sistem’in bu çarpık olaylarından kurtulmak için değil mi? Hadi, anlatın bakalım…

Bırakın onu da bir kenara…

Bu gün 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı

Hadi bakalım, “Kılıçdaroğlu’na saldırı”yı çocuklara anlatın bakalım…Anlatın da görelim hele…


TÜM BEL SEN’E OPERASYON TAMAM

Zonguldak Belediyesi’nin ikinci işi, ‘Tüm Bel Sen’ isimli  ‘SOL’ sendika bünyesinde bulunan 182 personelini, ‘KESK’ isimli konfederasyondan kurtarmak olacak her hal de...

Bilindiği gibi, AK Parti’li Başkan Selim Alan, ilk iş olarak, işe yeni girmiş olan 12 çalışanı işten çıkartmıştı.

Tüm Bel Sen’in başkanlığını, CHP’lilerin “AK Parti’ye çalışıyor” diye eleştirdiği Kenan Şeref yapıyordu. Seçim öncesi yapılan baskı ile Kenan Şeref sendika başkanlığından istifa ettirildi. Yerine İsmail Sefertaş getirildi.

Ancak, seçim sonrası AKP Adayı kazanınca, ‘Operasyon’ hemen devreye sokuldu. Memur Sendikalarında, alışıldık ‘Grevli-toplu sözleşmeli’ çalışma yok. Daha ziyade ‘Belediye Başkanı ile uyumlu çalışma’ söz konusu.

Sendika üyeleri, isteklerini başkana bildiriyor. Mesela, ‘Bayram harçlıkları’ konusu… Üyeler, ‘Kurban bayramında hiç olmazsa bir kurban parası harçlık olsun’ derler… Belediye Başkanı da ‘Sosyal denge tazminatı’ adı altında, sözleşme yapar ve ödeme yapar.

Yani, Belediye başkanı takdirinde değişir ödenecek para. İster tavandan öder, ister tabandan…

Netice de, AK Parti iktidar da ve paralelindeki Sendika ‘Memur Sen’. Memur Sen’in uzantısı durumundaki sendika ‘Ben Bir Sen’ sözleşmeleri imzalatmayı bitirdi bile…

Adı geçen sendikanın ‘Zonguldak’ta resmi işlemleri’ tamamlanınca, ‘İş’ hallolmuş olacak…


‘ŞİDDETİ TELİN’ TOPLANTISINA BAK!..

Dün Madenci Anıtı’nda ‘Kılıçdaroğlu’na saldırıyı telin toplantısı’ yapıldı.

Gördüğüm şu…

Seçim sonrası CHP Zonguldak’ta ‘Toz pişmaniye’ gibi dağılmış…

Madenci Anıtı’nda, Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıyı kınamak için 100 kişi toplanamamış…

CHP’nin il /ilçe /kadın /gençlik kolları üyeleri gelse yüz kişiyi geçerdi…

CHP, mikrofon sesi ‘Gür’ çıksın diye ‘Parti amblemli’ seçim aracı getirmiş, anıta yanaştırmış ancak, toplum katmanları içindeki yandaşlarını, şuanda Türkiye’nin en önemli konusu etrafında toplamayı başaramamış.

Efendim, bu duyarlıkla ilgili’ bir konu’ denmemeli. Konu ‘Şiddet’ olsa bile, bu gösteri için ‘Kollar’ sıvanmalı ve toplantı ‘Gövde gösterisi’ne döndürülmeliydi.

Zonguldak’ta seçim böyle gitti işte… Sen, Site’de kapı kapı dolaşıp seçmene dokunmaz; Mehmetçik Caddesinde çarşıdan getirdiğin 20 kişi ile yürüyüş yaparsan, sandık başında da ‘Nal Toplarsın’ işte…

Sen üzerine düşeni yapmaz, bir bine ‘.OK’ atma yarışı yaparsan, Selim Alan’a el sallar; yanındakilere de yapıştırmak için ‘HainYaftası’ tükürüklersin azizim…

Sen, Madenci Anıtı’na gitmezsen, ‘Demokrasi havarileri’ neden gitsin? El elin eşeğini, türkü çağırarak ararmış


TÜM EMEK DER’DEN GMİS’E ZİYARET

Tüm Emekliler Dul ve Yetimler Derneği (TÜM EMEK DER) Zonguldak Şube Yöneticileri dün Genel Maden İşçileri Sendikası yönetimini ziyaret ederek, başarı dileklerini iletti.

Mustafa Sarıoğlu, İbrahim Yavuzaslan Hüseyin Demiray ve bendenizden oluşan yönetim kurulu, Genel Maden İşçileri Sendikası(GMİS) Genel Başkanı Hakan Yeşil’i ziyaret eti.

Başkan Sarıoğlu, Emekli’nin maaş, sağlık ve konut sorunlarını anlattı. Madencinin sürekli yanında olduklarını belirtti.

GMİS Gene Başkanı Başkan Yeşil, nihayetinde emeklilik ile tanışacağını, emeklilerin her zaman yanında olacaklarını belirtti.

Taraflar, 1 Mayıs’ta Madenci Anıtı’nda yapılacak olan mitingde buluşma sözü verdi.


KAÇAK OCAKLAR VE EĞİTİM ZAYİATI

Olay Zonguldak’ı bir şekilde ilgilendirince, hemen ‘İskele alabanda’ yapıyoruz vesselam.

Elbette bu konuya muttali olma titizliğinden sonra, konu muhataplarından ‘bodoslama daldın yine’ gibi sesler çıktığı çoğunlukla vaki oluyor.

Konumuz yine ‘kaçak ocaklar’. Elbette bu kaçak ocaklar, gayr-i insani şartlar altında üretim yaptıklarından ve ‘İş sağlığı- iş güvenliği’ konularında titizlik göstermediklerinden hedefimiz oluyor.

Bu ‘Gayr-i insani’ çalışma şartları diğer bir tanımla ‘Köstebek usulü’ kömür çıkartmak olduğu için eleştirilerimize sebep oluyor.

Elbette, denetim mekanizmaları, bu konu üzerinde yüzde elli ‘Titizlik’ gösteriyorlar. Yüzde ellide ‘İdare-i maslahat’ uygulaması yapıyorlar. Yani, yazdıklarımızı görmeyip-duymayıp ‘Sağıra yatmak’ gibi bir ‘Lüks’ uygulamayı sağlıyorlar.

Yapılacak olan, elbette bu ‘kaçak ocak’ çalışanlarının ‘Ölüp gitmelerine’ göz yummak değil.  Yetkililerde Zonguldak’ta en az bin 500 kaçak ocak çalışanı ile 5 bin civarında ailesinin geçimini düşünüyordur.

Yapılacak olan, kaçak ocak çalışanlarının ‘Özel işletmeler’ veya Türkiye Taşkömürleri Kurumu işçi alımlarında eritilmesi ve kaçak ocakların açılmamak üzere kapatılmasıdır.

Geçen hafta sonu Merkez mahallelerin ‘Kırsal’ kenarlarında bir tur attım. ‘Kaçak’ işi aynen devam…İlkel usullerle kömür çıkartılırken, her an bir göçük ile ‘Birkaç can birden gitmeye hazır’ bir manzara …

Anladığım kadarıyla, yetkililer; kaçak ocaklardaki üretimi de ‘Tamamen Yerli- tamamen milli’ üretime sokmuşlar.

Göçük neticesi can kaybı yaşanırsa, ‘Eğitim zayiatı’ sayacaklar her hal de!...

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: “KILIÇDAROĞLU’NA, SALDIRI”YI, , ÇOCUKLARA, ANLATIN, HELE…,
Yorumlar
Haber Yazılımı