KAR-SİYASET-SU-REZALET
Haber
24 Ocak 2021 - Pazar 15:10 Bu haber 1842 kez okundu
 
KAR-SİYASET-SU-REZALET
GÜNDEM Haberi
KAR-SİYASET-SU-REZALET

KAR-SİYASET-SU-REZALET

‘Rezil/rezalet’ düzleminde yarışma olsa, ‘Adı lazım değil’ bizim seçilmiş ve atanmışlardan bazıları ‘Yaldızlı 100’ alır birinciliği paylaşırlar.

‘Rezil-Rezalet’ isimli üniversite açılsa, bizimkiler ‘Torpilsiz profesör’ olurlar.

Manzaraya bakar mısınız lütfen!

Dünya; virüsün dünyasını, kimyasını, ağırlığını, anasını, avradını keşfetmeye çalışıyor; biz işsizliğin, pahalılığın, enflasyonun, yolsuzluğun anatomisini…

Dünya, icat ettiği aşıları pazarlayıp, Pazar ekonomisinde etkinlik peşinde; biz ‘Halkın yerine, yasaya ve sıraya(!) rağmen ‘Torpilli aşı olma’ derdine düşmüşüz.

Dünya; toz, duman, bakteri, virüs ve genler üzerinde mühendislik yapıyor; biz ‘ötekileştirme/ayrıştırma’ tezini geçmiş, hayatın yapıtaşlarını, logaritmasını bozup, ‘Siyaset mühendisliği’ adı altında, ‘Kaldırım Mühendisliği’ üzerinden ‘Racon’ kesiyoruz.

Demokratik devlet’in alt yapısı olan özgür birey, örgütlü topluma saygı ile değil; ‘İttifak Sistemi’ ile oynayıp, ‘Allem/küllem’ ile iktidar olmayı hedefliyoruz.

Vaziyet-i ahvale bakın; dünya Covid’le ilgili aşı da, toplumsal hizmet için yapay zekâ da yarışıyor; biz yasaklar, yolsuzluk, yoksulluğu önleme üzerinde stajımızı 20 yıldır tamamlayamadık.

Bırakın ustalığı, kalfalığı; çıraklık mertebesini geçemedik.

Fizik-kimya-biyoloji kağıt üzerinde kalmış.

Uzunkum- Kilimli arasında sahilde yol vuruluyor. Kabaracak deniz dalgalarının yolu bozacağı hesap edilmiyor. Son dalgalarla yol bozuluyor. Harcanan zaman ve emeğe, ‘Tüyü bitmedik yetim hakkı’ açısından bakar mısınız?

Zonguldak-Devrek karayolunda, ‘Çalışma’ yapılıyor. Uyuyan dağ uyandırılıyor, sonrada milyonlarca liralık ‘fora kazık’ ile ‘dağ kayması’ durdurulmaya çalışılıyor. ‘Yol/cu’ mühendislerimiz(!), ne hikmetse; kaymayı engellemek için, yarı maliyetle, ‘Mesafeyi tünelle geçmeyi’ düşünmüyorlar(!)

Kozlu da, ‘Bürokrat manzarasını bozar’ diye ulaşımı rahatlatacak ‘Kavşaklı köprü’ terk ediliyor. Köprü, maksadına inat, trafiği aksatıyor. Bürokrat ve mühendise ‘Ne biçim iş, oluş, hareket bu!’ eleştirisi ‘Az’ değil mi?

İcraata bak… Yeni Hastane’nin projesinde ‘Yeterli otopark’ çizilmiyor(!). Yakındaki ‘Tarihi Kız Meslek Lisesi’ yıkılıp(!) otopark yapılması için ‘Güvercin taklaları’ atılıyor. ‘İşgüzarlığın daniskası’ bir hikâye?

Vilayet binasına bir km mesafede, ‘Tarihi kok bacası’ yanında, ‘Birilerine hangar kazandırmak’ için ‘Proje’ üretilmeye çalışılıyor. ‘Olsa da olur, olmasa da’ edebiyatı,‘Zemin’ için ‘Tuzak’ bakış değil mi?

‘Araç, bina, konut yoğunluğu’ ile oluşacak ‘Çarpık yapılaşma/sıkışma’ kimin umurunda!..

Çarpık yapılaşmaya sebep, siyasi rant. Rantın hedefi yandaşı kollamak; Rant bahane, yöre sevgisine darbe şahane(!) Bu nasıl yöneticilik?

Sınırları, sadece ‘Siyaset, makam ve para’ ile çevrilmiş, ‘Dar alanda çelik/çomak oyunu’ değil ki yöneticilik(!) Yöneticilikte asıl olan değil mi şahsiyetçilik.

Şahsiyetçilik, kişiye has, rasyonel bir davranış olarak tarif edilebilir mi? Edilirse ‘Arızalı’ olmaz mı, kişi de tarif de!..

Maroken koltuk veya ahşap sandalye… Makamdaki ‘Yetkili/tip/birey’in halet-i ruhiyesi; kapitalizm veya bilmem ne ‘İzm’in temsilcisi durumundaki politip’in beden ve ruhunun tatmini hiç olamaz…

Ortada ‘Milletin gerçekleri’, ‘Toplumun beklentileri’ vardır ve bunlar, renk ve şekillenmede ‘Özellikle’ olmalıdır.

Zaten, politikacı ‘Siyaset yoluyla insana hizmet etmeyi seçmiş tip’ değil mi?

Hırsa dönmüş ego, hizmeti budayan şahsiyet, siyaseti kuşatan keyfi uygulama, ‘Ben ne dersem o’ kafası elbette ‘Yiğitlik’ değil, ‘Sorunlar harmanı’ huzursuzluğun parçası olacaktır elbette.

‘Öğrenmek/eğlenmek/dinlenmek’ için beklediğimiz kar yağışının sorun/rezalet/hezimete dönmesinin nedeni bu işte…

Kaynakların yetersizliğini anlarım. Ancak, eldeki mevcut imkanların değerlendirilmeyişine ne demeli?

İşine/mevkiine/halkına saygı duymamak… Depolarındaki tuz, mahiyetindeki yüzlerce işçi ve kurum garajlarındaki araçlar ile kent insanının varlığını kullanamamak.

19 Mahalleyi kar altında tutup, elektrik kesintisi, kar yoğunluğu ve eleştirileri bahane etmek.

Eldeki mevcut imkânları kullanmadan, halkın zarar göreceği ortam yaratıp, özür yerine bir çuval ‘Hikaye/ bahane’ üretmek; özürden ziyade pişkinliktir. Hem de, ‘Ucuz pişkinlik’.

Ki; bu pişkinlik; tecrübeyle sabit ‘Ham iken pişmek’ değil; egonun, takmazlığın, sevmezliğin, aymazlığın sembolü pişerken yanmak, ‘Küllüm’ olmaktır.

Bu kafayla ister Gaca’ya çık, ister bacaya… İstersen Karadeniz de kürekle kayık sefası yap, yine sosyal medya da fenomen ol…

Velhasıl-ı Kelam;

Yönetici/seçilmiş/atanmışın görevi; üstte ‘Kurumsal mutabakat’ sağlayıp, aşağıda ‘Toplumsal mutabakatı’ temin etmektir. Birlik /beraberliği sağlayıp, maddi yatırımlarla destekleyip, insanların yaşam kalitesini yükseltmek...

Yoksa, sizin anladığınız siyasette ‘Amaç/erek/hedef’ bu değil mi?

Devlet; liman içi düzenleme yapmış, dereyi ıslah etmiş, mahallelere asfalt dökmüş…

Siz; 50 santim kar’a bizi mahkum edip, tuvalete dökecek su, telefonu şarj edecek elektrik gönderemiyor, asfaltlanmış yolu açamıyorsanız…

SONUÇ: Dünya da siyaset bilim olmuş; virüsün ruhunu, aşı’nın kemiyetini, toz/dumanın keyfiyetini, genlerin halet-i ruhiyesini inceliyor, ay’a çıkıyor.

Biz de bilim siyasetle yozlaşmış; Ulutan barajında toplanan suyu şehirdeki vatandaşına ulaştıramıyor.

Hayret ki, hayret…

 

MERKEZ ÇARŞISI’NDA DOLDUR/BOŞALT

En son 12 Şubat 2020’de ‘Belediye Merkez Çarşısı yıkılırsa, altında kim kalır?’ diye yazmışım.

Zonguldak’ta1956 yılında tek kat olarak yapılmış(Mithatpaşa Mahallesi, Alemdar Sokak) daha sonra yığma olarak iki kat daha eklenmiş.

İçinde 130 civarında ticarethane var. Önemlisi, bu bina ile ilgili ‘Her an yıkılabilir’ raporları var.

Üzerine konan çelik konstrüksiyon çatı ile yükü artan ve yağan kar ile tehlike yaratan merkez Çarşısı konusunda, belediye boşaltma kararı aldı ve içindekilere tebellüğ ettirdi.

Ancak, içindekiler ‘Çökme riski dolayısıyla’ AFAD+Belediye işbirliği alınan ve ‘kar yağışı durana kadar’ kararını dinlemediler.

Belediye Merkez Çarşısı vızır-vızır çalıştı.

‘Tebliğ-tebellüğ’ evrakı sonunda, ‘Yukarıdaki belirtilen tarihler arasında dükkanları boşaltmazsanız, oluşacak can-mal kaybı olaylarından tarafınız sorumlu tutulacaktır’ deniyor.

Rivayet o ki, belediye, Haziran ayında merkez Çarşısı’nı yıkacak.

‘Rivayet’ deyişimin nedeni, kar yağarken boşaltamayan belediyenin, yaz ortasında nasıl boşaltacağına olan şüphem üzerinedir.

Peki, Çarşamba günü kar yağacak, yine ‘Doldur/boşalt’ mı yapılacak?

Bir de not. Belirtilen tarihlerde boşaltıldığında oluşacak zarar ziyan belediyenin. Peki, kar yağış sonrası, yıkılacak tarihe kadar (Allah göstermesin) Olacak yıkım olayında sorumlu kim olacak?

Bence, olay mahalline gelip, ‘Timsah gözyaşı’ dökecek seçilmiş ve atanmışlar.

 

EKMEK KARNEYE BAĞLANMALI MI?

Türkiye’nin un konusunda bağımlı olduğu en büyük ithal pazarı Rusya’nın, buğdaya yüksek vergi koyması üzerine Mart ayı itibarıyla yüzde 10 zamlı un ithali yapılacağı piyasalara bomba gibi düştü.

Diğer taraftan salgın, kötü hava şartları ve doğalgaz, elektrik, asgari ücret, deterjan, maske, ambalaj gibi zamlı girdilerle maliyetlerin artması sonrası, fırın işverenleri seslerini yükseltmeye başladı.

Son zamlardan sonra 1 lira 45 kuruşa mal ettikleri 200 gram ekmekte zarar ettiklerini ileri sürdüler.

Zonguldak’ta 200 gram ekmek 1.5 liradan satılıyor. Ekmeğin kilosu 7 lira 50 kuruşa geliyor.

Fırın işletmecilerinin hedefi, ekmeği 2 lira 75 kuruşa satmak.

Yüksek fiyat isteği üzerine tartışma başladı.

Ekmeğin devlet tarafından üretilmesiyle, israfın ortadan kalkacağını iddia edende var, ekmeğin karneye bağlanmasını isteyende.

Sektörde yapılan istatistik ve açıklamalara göre, Türkiye de günde 120 milyon adet ekmek üretiliyor. Bunun yüzde 10’u yani 12 milyonu israf ediliyor. Bu israf nedeniyle yılda 1.5 milyon dolar çöpe gidiyor. Ekmek israfını anlatan kısa reklam filmleri ve sloganlı anlatımlar bu güne kadar fayda sağlamadı.

Sizce ekmek israfını önlemek için neler yapılmalı?

 

ÜÇ MUHTAR VE BELEDİYE

Seçilmiş ve atanmışlarla birlikte özlemle beklediğimiz kar yağışı, alınmayan önlemler nedeniyle kimyamızı, dünyamızı, şekil-şemalimizi bozdu.

İnsanların birlikte yaşama adım attıkları yer olan belediyeler, sorunların paylaştığı oranda birey/seçmen/vatandaştan olumlu tepki alırlar.

Devlet eliyle yapılacak işler vardır, birey destekli işler vardır.

Kar geçen hafta dağlara, denizlere yağmadı. Şehirlere yağdı, vatandaşlara yağdı. Yetkisiz seçilmişlerden muhtarlar, en çok eza çekenlerdi.

Bir mahallede muhtar, hayırseverleri yönlendiriyor, fakir/fukara kapısına ekmek bırakıyor. Bir mahalle muhtarı, su ve elektrik kesintileri sonrası ‘Bu şehirde yaşamaktan utanıyorum’ diye açıklama yapıyor.

Bir muhtar ise, mahallesindeki üç ağır hastanın yolunun açılmasını istediği başkandan aldığı ters cevap sonrası hırsından ağlıyor.‘Köye kurban olayım’ diyor.

Anlaşılan o ki, belediyeler muhtarları ‘Partili’ ve ‘Karşı partili’ şeklinde ayırıp, devre dışı bırakmış.

İl Genel Meclisi’nde CHP’li üyelerin OSB yönetimlerine sokulmadığı, Üzülmez de proje tanıtım toplantısına Ana muhalefet Partisi temsilcisinin çağrılmadığı bir yerde, ‘Çok normal’ değil mi?

 

REZALET… HIZ KESİCİLERİ PARÇALADILAR

AK Partili Zonguldak Belediyesi’nin halka hizmet manasında yaptığı en iyi hizmetlerden biri karayolu güzergahlarına, can ve mal güvenliğini sağlamak, düzenli ve güvenli trafik akışını temin etmek amaçlarına yönelik hız kesiciler koymak olmuştu.

Standartlara uygun  kauçuk hazneli hız kesiciler, kalabalık mahalle ve semtlerde, cadde ve sokaklarda can güvenliğinin sağlanması saçısından insanlara moral vermişti.

Yaşlı genç, hız kesiciler için belediyeye teşekkür etti.

Ancak, yoğun kar yağışı sonrası cadde ve sokaklara çıkan vatandaşlar, hız kesicilerin parçalandığını gördü. Kar küremek için yollara giren kepçe ve grayderler, hız kesicileri parçaladılar.

Neye yanarsın şimdi? Anarşist ruhlu sürücülerin yeniden tehlike yaratmaya başlayacak olmasına mı; milyonlarca liralık hız kesicilerin parçalanıp, tüyü bitmedik yetim hakkının heder olmasına mı?

Zonguldak Belediyesi’nin, önümüzdeki hafta beklenen kar yağışı sonrası, karayolu güzergâhlarında ki parçalanan hız kesicileri tamamlaması bekleniyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: KAR-SİYASET-SU-REZALET,
Yorumlar
Haber Yazılımı