KİRLİLİK ve ‘GENE ZONGULDAK’ NEDEN YOK? google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Haber
27 Eylül 2020 - Pazar 15:59 Bu haber 2013 kez okundu
 
KİRLİLİK ve ‘GENE ZONGULDAK’ NEDEN YOK?
GÜNDEM Haberi
KİRLİLİK ve ‘GENE ZONGULDAK’ NEDEN YOK?

KİRLİLİK ve ‘GENE ZONGULDAK’ NEDEN YOK?

Zonguldak ekonomisini kömüre bağımlı olmaktan kurtarmak için başlatılan çok sektörlü arayış devam ediyor. Gerçekten de Üniversite’nin ’Bacasız Sanayi’ olarak kalkınma hamlesi ardından Tarım-Orman-Hayvancılık gibi alanlarda gözle görülür bir gelişme var. Tarım ve Orman arazilerindeki üretim-istihdamın artması ile sağlanan katma değer, ‘Tersine göç’ başlamasına sebep olduğu gibi, kırsal kesimde yaşam kalitesinin artmasına neden oldu.

Görevimiz ilgili çalışma ve gelişmeleri aktarıp, ‘Üretim ve istihdam’ konusunda insanların bilinçlendirilmesine katkı vermeyi sürdürmek.

Bu arada, takipçilerimizde olumlu /olumsuz eleştiriler gönderiyorlar.

Gecen hafta, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı; topraksız ve yetersiz toprağı olmayıp, ekip biçmek isteyen çiftçilere yönelik 60 dönüme kadar hazine arazisini 10 yıl süreyle kiralama projesini, ilk etapta 6 pilot ilde uygulayacağını açıkladı(6 ilde toplam 41.5 milyon m2 yüzölçümlü tarım arazisi) altı il arasında Zonguldak yok.

Bir dostum, haberin başlığını bana gönderip, “Gene Zonguldak yok, gene Zonguldak yok. ‘Tarım’ diyenler neredesiniz?” diye intizar etmiş.

Tarım ve Orman başta olmak üzere, gelişmelere hep ‘Teknik ve istatistik’ açıdan bakış nedenimiz de bu zaten.

İlimizdeki toplam tarım alanı 93.029 Hektar(Ha). Zonguldak’ta kişi başına düşen alan ise 3 dönüm. Dolayısıyla Zonguldak’ta kullanılacak alan/arazi yok denecek kadar az. Kullanılmayan tarım arazileri olarak görülen 35.716 hektar alan ise daha ziyade ‘Eğimli’ araziler.

Olaya ilçe bazında baktığımızda Bu alanlarda daha ziyade fındıkçılık teşvik ediliyor. Ereğli ve Alaplı taraflarında olduğu gibi…

Çaycuma Filyos’ta düz arazi var ancak, ‘Filyos Projesi’ kapsamına sokulmuş durumda. Çaycuma Perşembe de olan düz arazide sanayiye ayrıldı. Çaycuma Nebioğlu’nda gözüken arazi ise bilindiği gibi ‘Alternatif havaalanı’ çerçevesinde ‘Dokunulmaz’ durumda.

Dolayısıyla, teşvik edilen yada açıklanan 6 il, elinde boş, kullanılmaya elverişli araziler olan iller. Yani ‘Zonguldak niye yok’un cevabı bu.

Zonguldak’ın işte böyle, ‘Tuhaf’ bir vaziyeti var. Uydudan baktığında her taraf arazi... Ancak, yere indiğin vakit, ne ‘Kenevir ekecek yer’ var ne ‘Organize sanayi bölgesi yapacak’ nede ‘Hafriyat alanı’ için dağ başı?

Elbette bu görüntü, seçilmiş ve atanmışlarında işine geliyor. ‘Yok kardeşim’ diyorlar bir solukta. ‘Arazi vardı da biz mi yok ettik?’ diye ekliyorlar. Sorunlardan uçurtma kuyruğu yapıp salıyorlar havaya…

“Ereğli -Zonguldak arasındaki Terzi Köy’de yer var” diyoruz. Ereğli Sınırında, “Ereğli’de Organize sanayi bölgesi var” diyorlar. ‘Terzi köyü Zonguldak sınırına çekin’ diyoruz. ‘Kim uğraşacak’ diyorlar.

“Elvanpazarcık’ta 174 dönüm arazi var” diyoruz. ‘Orman vasfını kaybetmiş arazi statüsüne geçmesi gerekir’ diyorlar. ‘Geçirin’ diyoruz, ‘Kim uğraşacak’ diyorlar.

Geçenlerde, ‘3. Bölge teşviklerinden yararlanan Zonguldak’ın  “Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkındaki Karar’da yapılan değişiklik(21 Ağustos 2020 Resmi Gazete) ile İlçe bazlı (Kilimli - Gökçebey) teşvik kapsamında avantajlı duruma geçti. Kilimli-Gökçebey 01.01.2021 itibarıyla 4. Bölgede yer alacak. Önemi şu. Kilimli ve Gökçebey’de kurulacak Organize Sanayi Bölgeleri(OSB) 5. Bölge desteklerinden faydalanacak.

İlginçliği şu. Gökçebey OSB için yer buldu. Ancak, Kilimli’de OSB için yer bulunması mümkün değil. 50-60 sanayi parselinin yer alacağı, 2-3 bin istihdam yapılacak, 100-150 hektar boş alan bulmak mümkün mü? Mümkün de; kafa yormak, ter dökmek gerek…

Muslu-Çatalağzı-Kilimli her geçen gün, ‘Kirlilik daniskası’ gelişmelerle insanları canından bezdiriyor. ‘Rezalet Dizboyu’ edebiyatlarına rağmen, çevre-hava-deniz kirliliği doğayı ve canlıları öldürüyor.

Seçilmiş ve atanmışlar, maalesef bu gelişmeleri ‘Dört Maymun’ anlatımıyla karikatürize edip sallıyorlar.

Şimdi… OSB yeri bulmadan Kilimli’yi 4-5. Teşvik kapsamına aldırmak neyin nesi?

Neyin nesi biliyor musunuz? Çevre -hava – deniz kirliliğinde kişi ve kuruluşlara yol vermekten başka bir şey değil.

BORULAR/PARALAR DÖŞENİYOR(!)

Atıksu ve kanalizasyon borularının değiştirilmesi, mazgalların onarılması  elbette güzel bir olay.

Mevsim normali yağışlar başladığında trafik açısından olumlu seyir için şart.

Ancak, yapılan işlerin daha ziyade ‘Desinler’ türü yapıldığı da gerçek.

Sahilde Milli Egemenlik Caddesi kenarında kaldırım parke döşendi, malzemeyi almaya gelen Belediye Kamyonu kaldırıma çıktı. Dolgusu nizami yapılmayan parkeler çöktü, rezil bir görüntü yarattı. Para Müteahhitte gitti, kaldırımın rezaleti Egemenlik Caddesi kenarında duruyor.

1.5 yıl önce haberi ‘Halka değil, müteahhite hizmet’ diye yayınlamıştık.

Şimdi… Stadyum girişinde bir haftadır süren bir kanal düzenleme çalışması var. İhtiyaçtır, yapılmalı elbet. Ancak, yola dolgu için yığılan malzeme, Zonguldak’ta birçok yapılan yolun bozulduğu için sökülüp milyonlarca lire harcayıp yapılmasına sebep olan ‘Sabıkalı’ bir dolgu malzemesi.

Daha ziyade Lavuar atığı diye bilinen kirli/organik malzeme. TTK’cıların ‘Maliyetli atık’ diye bildikleri malzeme.

Daha önce bu malzemenin kullanıldığı yerlerde bozulmalar oldu ve sökülüp yeniden yapıldı. Kozlu Günbatımı önü bir örnek.

‘Zonguldak Belediyesi yapıyor veya yaptırıyor’ fark etmez. Gözlemciler ve uzmanlar ‘Eğimli yolda yapılan bu çalışma, asfalt dökümü ile birlikte kayacak ve yol bozulacak. Mali kayıp olacak.

Bu Kulis haberi yapıyor ve arşive kaldırıyoruz. Muhataplarının bilgisine…

 

AHLAK-SİYASET-BASIN

 

‘Ahlak’ bozulmaya görsün…

“Ahlakın bozulması, ‘Dibur’un bozulmasından daha fena” diyor uzmanları…

Geçen hafta basın içindeki ‘Beslemeler/tosuncuklar’ üzerinde durmuştum.

Aslında, ‘Bozulma/YOZLAŞMA’ konusunda ‘Siyasetçilerle beslemeler’ yarışıyorlar. Birkaç örnekle vaziyeti ‘Hemhal’ edelim size.

Geçen hafta, bir politip’in gece yarısı, üyesi bayanları görüntülü aramasından bahis etmiştim. ‘Teknolojinin zaman kaybına müdahalesi’ şeklinde yorumlanabilir. Ancak, ‘Siyasetin teknolojiden çok seksoloji çağrıştırması’ olayı var bu durumda. Rivayet meçhul, vaziyet berbat.

Basında…  ‘Avanta’ ve ‘Şantaj’ konulu olayların çoğalması meslek içinde de aleyhte tezahüratı arttırdı.

Meslekte yetkili bir dostum diyor ki, “Yanına sütyensiz bir kadın alan İnternet sitesi sahibi, ‘Gazeteci’ diye çıkıyor piyasaya para topluyor…”

Peki, bu ‘Fan-fin-fon’ tipler, protokol toplantı ve gösterilerinde arzu endam ederken görüntü bozmuyor mu?

‘Harçlıkçı- avantacı-Şantajcı’ tipler ile üçüncü işi ‘Basın’ olan ‘Sütyenli-sütyensiz’ tiplerin artma nedeni nedir acaba?

Bu ‘Harçlıkçı’ tipler ‘Face’ de paylaştıkları fotoğrafı paraya çevirip, hazırladıkları ‘Haber’i gazetelere servis edip, ‘Ajans’ rollerinde akçelendiriyorlar.

Bazıları yerel kanallardaki programlardan sonra, bazı siyasileri arayıp, ‘Abi senin adını 3-5 kere anons ettim, haberin olsun’ diyorlar.

Geçen hafta yine bir  ‘Siyasi magazin’ düştü piyasaya. Bir politip, kalıbına uygun yöneticisi karşısında ‘Serbest stil’ girişi ‘Peşrev’ yapıp, ‘Var mısın bir Grekoromene’ demiş.(Grekoromen: Belden yukarı hareketlerle yapılan güreş).

‘Yakıştırma’, ‘Yapıştırma’ veya ‘Gırgır’ bir operasyondur, ancak, siyasete böyle bir ‘Çirkinliğin’ sokulması, yayılması dejenerasyondan başka bir şey değildir.

Yine geçen hafta, bir ‘Politip’in yanına ‘İş bulmak’ maksadıyla giden bir kadının başından geçenler aktarıldı İnanış’ta.

‘Ankara’da otel de benimle kalmana ailen bir şey der mi? sorusuyla dünyası şaşmış ‘İş’ arayan kadının.

Partici, iş insanı(!) karşısında ‘İş arayan kadın’ ne diyeceğini şaşırmışken, devam ediyor muhafazakar, meşhur politip ‘Ailenin düşünce yapısına uymak zorunda değilsin! Geri kafalı olma’ diyor.

Bizim Fadi, olayı köşesine taşıdı ve ‘İşin ilginç tarafı ise, güçlü ve etkili bir parti içerisinde kendine yer bulmuş olması’ diye politip ve siyasetini eleştirdi.

Yine geçen hafta dostum ‘Gazeteci’ ile sohbet ettim. Birkaç çeşit iş(!) yapan meslek içindeki ‘Şantajcı-besleme’ tiplerden ikisinin mahkeme sayıları ve sebeplerini gösteren çetele gösterdi bana.

Hayret-i mucibemi gark eyledi…

Velhasıl-ı kelam… ‘Köpek besleyen, kuduz aşısı olmak zorunda’ değil mi?

Siyaset ve gazetecilikte görülen bu yozlaşma, ‘Adı lazım değil’ birilerinin kısa sürede işine gelebilir. Ancak, bu zaaf, her şartta göz yumanların aleyhinde olacaktır.

MİTHATPAŞA TÜNEL GÜZERGÂHINDA YOĞUN ÇALIŞMA

Mithatpaşa Tüneli güzergâhında çalışmalar devam ediyor.

Güzergahın Uzunkum ayağında seri olarak çalışan yüklenici firma ekipleri adeta zamanla yarışıyor.

Yıkılan Hasan Ali Yücel Okulu önünde çalışmaları tamamlayan ekip, demiryolu altından geçecek T0 tüneli iki tüpü için yoğun gayret sarf ediyor.

Diğer taraftan, TO tünel kazıları yanında, demiryolu çevresi de yapılan çalışmalar ile sağlama alınıyor. Demiryolu çevresinde yapılan sondaj ve delme çalışmalarıyla fora kazık uygulamasıyla yolun sağlamlaştırılacağı öğrenildi.

Mithatpaşa Tüneli güzergahının Filyos’a ulaşma çalışmalarının hızlanması, Zonguldaklılar arsında sevinçle karşılanıyor.

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: KİRLİLİK, ve, ‘GENE, ZONGULDAK’, NEDEN, YOK?,
Yorumlar
Haber Yazılımı