Haber Detayı
14 Ocak 2020 - Salı 18:27 Bu haber 2097 kez okundu
 
KULİS ADNAN KÜÇÜKVAR
GÜNDEM Haberi
KULİS ADNAN KÜÇÜKVAR

SAYIN VALİ VE VEBAL

Zonguldak’ın önemli sorunlarından biri…

Sorunlarından biri’ denince aklıma, ‘Zonguldak yiğitlerin değil, sorunların harman olduğu yer’ tekerlemesi geliyor. Gözünü yum, kangren olmuş sorunları yan yana koy; Zonguldak’tan Kıbrıs’a köprü olur.

Merkezi idarenin temsilcisinin, ‘Kaçak’ ocaklarla ilgili açıklamasına bakın, anlayın. Onca yasal uygulama bitmiş(!), ‘Kaçak ocak meselesini yumuşatan vebal altındadır’ diyor. “İşsiz kaçak ocakta çalışıyor diyen,  ölümü yumuşatan, ölümlerde payı var”, ‘Vebali var’ diyor.

Vebal…‘İnsanı ahiret azabına sürükleyecek ağır sorumluluk

Bakın ‘İhale’ kime kaldı?”

Kaçak ocağa elektrik çeken, redevanslı sahada köstebek kuyusu açtıranlar, redevanslı sahalardaki ‘Kaçak ocakları’ akçeli görenler, kaçakçıdan ucuz kömür alıp, redevans karşılığını ödeyenler, çarşı-pazarda çuvallanmış tüvenan/yıkanmamış/kaçak kömür sattıranlar” bir celsede ‘Derkenar’ edildi.

Sayın Vali’nin ‘Kaçak ocakların arkasında daha başka şeyler var’ açıklaması çok önemli.

Kaçak ocakların arkasındaki ‘Daha başka şeyler’ nedir?

 ‘Siyasiler’ mi var? Suriye’de ki ABD, Libya’daki Rusya mı var?

Demek ki, bu konunun çözümlenmeyişi ardında, ‘Böyyük’ mesele var. Bu konu, TC Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan’a iletilmelidir.

Bir şehrin valisi, bir taraftan ‘Ölümleri ucuzlatmayın’ diyecek, ‘Vebal’ sorumluluğu altına sokacak, ardından da ‘Bu işin arkasında işler var’ diyecek… Bu ‘Gizem’, kaçak ocaklardaki ölümlere dokunulmazlığı ‘İma’ edip, topu taç’a atmaktan başka bir şey değil.

Bu ‘Kaçak ocak/ölüm’ konusu, başında, yurt içi ve yurt dışı yüzlerce sorun olmasına rağmen, REİS’e mutlaka duyurulmalıdır.

Arkasında’ bakalım, sorunun çözülmemesini engelleyecek ‘Hangi güç’ var/mış?

Bu vesile ile ‘Kaçak ocakların arkasında bulunanlar’ ortaya çıkartılıp, sorun çözülürse, Sayın Vali Erdoğan Bektaş, hem üzerine düşen ‘vebal’den kurtulacak; hem de Zonguldak’a yapabileceği en büyük hizmeti yapmış olacak.

EREN ENERJİ, ‘HİZMET’ İÇİN ÖRNEK OLMALI

Çevreyi kirleten santrallerin, filtrelerini düzeltmemeleri sonrası gelen yaptırım, ülkede olumlu bulundu. Zonguldak’ta da ÇATES, çevreyi kirletenler ve önlem almayanlar listesine girdiği için bacası mühürlenmişti. Santralin mühürlenmesi, çevre kirliliği açısından olumlu ancak, santralde çalışanların geleceği ve santrale kömür veren kurum(TTK) açısından sıkıntı yarattı.

Diğer taraftan, bazı sendikacılar hemen, ‘Çevre’ kirliliğini unutup, ‘Çalışan işçiler çıkartılacak’ diye feveran etmeye başladılar.

Sendikacının derdi, üye işçiler dolayısıyla kasasına girecek para elbette. Çevre kirliliği ile insanlara verilecek zarar mı önemli, sendika kasası mı?

Olayı başka açıdan değerlendirmek isterim.

Üretiminin yüzde 50’sini santral kömürü(Filtrasyon/3.500-4.000cal) ile yapan Türkiye Taşkömürleri Kurumu, ÇATES’in üretime ara vermesiyle sıkıntıya düştü. Bir yandan filitrasyon üretiyor, depolaması sorun. Bir yandan para geliri düştü.

EREN Enerji burada gerçekten iyi bir komşuluk ve dert ortaklığı örneği verdi. Kazanlarında 5.500-6.000 cal. Yakan EREN, ÇATES üretime geçene kadar TTK’dan kömür alacak. İthal kömür ile paçal yapıp işine yarayacak kalori değerini tutturacak. Elbette, EREN’in işine gelen özelliklerde(Kül, kükürt ve nem) kömür alacak. TTK’da kendi üretim bölgelerinden, EREN’e uygun özelliklerde kömür üretecek.

EREN, TTK’nın yüzde 50’sini oluşturan santral kömürünü almakla, hem komşusu ÇATES’e hem de TTK’ya yardımcı oldu. ÇATES, sözleşmesi gereği TTK’dan alacağı kömürü stoklamak derdinden kurtuldu. TTK, işçisine para ödemek için satmak zorunda kaldığı kömürüne ‘Nakliye’ derdi olmadan kömür satmış oldu.

SONUÇ: herkes iyi niyetli ve üzerine düşeni yaparsa, “Zonguldak; sorunların değil, yiğitlerin harman olduğu il” olur.

Harman olan sorunlardan ‘Havaalanı, kaçak ocaklar, trafik, organize sanayi bölgesi yapımı, Hafriyat Alanı’ bulmak gibi konular daha erken ‘Hizmet’ çerçevesinde devreye sokulabilir.

SİTE’DEKİ OKULLAR VE ÖĞRENCİ YEMEĞİ

Dün ilginç bir konu ile karşılaştım.

Site’de (Bahçelievler Mahallesi)bulunan okulların(Fen Lisesi, Atatürk Anadolu Lisesi, Fikri Anıl Orta Okulu, Başöğretmen Atatürk Lisesi) öğrencileri, Fen Lisesi yurdunda çıkartılan yemekten, 6 lira karşılığı faydalanıyormuş.

Ancak, gelen müfettişler, Fen Lisesi dışındaki okulların öğrencilerinin, 6 lira değil, 12 liradan faydalanabileceklerini belirtmişler. Dolayısıyla, 6 liradan yemek yiyen öğrencilerin paraları kadar ‘Zimmet’ çıkmaması için, okul yetkilileri farkı ödeyip, soruşturmayı engellemişler.

Olay; veliler ve okulların idarecilerinin moralini bozmuş. Taşımalı ile gelip, fakir durumdaki öğrencilerinde ‘destekle’ yemek yedikleri bu durum ortadan kalkmış.

Aslında önemli bir durum daha var ortada. Bu uygulama, okullarda ‘Eğitim-öğretim kalitesi’ açısından da olumsuz bir gelişme olmayacak mı?

Elbette, ‘Yasa-yönetmelik’ açısından, müfettişin yapacağı bir şey yok. Kim bilir, yasayı uygulamasa, kendisine ‘Zimmet’ çıkartılır.

Okul idarecileri ve ‘Öğrenci aile dernekleri’ bu konu hakkında fikir geliştirmeli. Altı liralık farkı kapatıp, öğrencilerin ‘Dengeli/sağlıklı beslenmeleri için gayret sarfetmeliler.

OKYANUS BAR SD MOOR OLDU

Zonguldak merkezinde doğa-deniz manzaralı işletmelerin sayısı her geçen gün artıyor.

Öğrenci sayısının artması yanında, nezih ortam arayanların sayısındaki artış, gıda ve eğlence sektöründeki arayışları hızlandırdı.

Zonguldak’ın denize sıfır mekanlarından biri olan Okyanus Bar, uzun yıllar hizmet ettiği eğlence merkezi statüsünden, SD MOON CAFE adı ile kahvaltı usulü hizmet eden kafeye döndü. İşletmeciliğini Sevilay Demirci’nin yaptığı SD MOON CAFE, Zonguldaklılardan geniş ilgi görüyor.

Kardeşim Oğuz Demirci dün bilgilendirdi beni. Sevindim. En kısa zamanda, yerinde göreceğim.

Hayırlı-uğurlu olsun.

BU NE BİÇİM TOPLANMA ALANI

 AFAD, toplanma alanını,  “Afet ve acil durumlar sonrasında geçici barınma merkezleri hazır olana kadar geçecek süre içerisinde paniği önlemek ve sağlıklı bilgi alışverişini sağlamak amacıyla halkın tehlikeli bölgeden uzaklaşarak toplanabileceği güvenli alanlar" olarak tanımlıyor.

Aslında, bu binaların güvenliği ile ilgili sorunlar konusunda Zonguldak ‘Başkent’ niteliği taşıyor.

Zonguldak’taki işyerlerinin çoğunluğunun ruhsatı yok.

Ortada bir ‘Rezalet’ var. ‘Zonguldak yiğitlerin değil, sorunların harman olduğu yer’ diyorum ya!

Bakın şimdi manzaraya? Zonguldak  ‘Acılık’ mıntıkası. Belediye Binasının yanında hemen…

Birkaç tane bina ‘Öğrenci Yurdu’ olarak ticarete sokulmuş. Dolayısıyla öğrenci yurtlarının işletme izni alınması için, acil durumlarda(Yangın, su basması) öğrencilerin çıkıp güvenli bir şekilde toplanacakları yer olması gerekiyor.

Fevkani Köprüsü Acılık ayağı ile binalar arsındaki iki metrelik aralık, ‘Acil toplanma Alanı’ ilan edilmiş.

Düşünün şimdi. Bu öğrenci yurtlarından birinde yangın çıktı. Öğrenciler ‘Acil toplanma alanı’ olarak belirlenen bu aralığa sığar mı? Varsayalım ki, 200 öğrenciyi sığdırdınız bu köprü-yurt arası aralığa! İtfaiye geldi, yangını söndürecek! Nasıl söndürecek? Bu alanda üç beş tane yurt ve dershane var. Toplamda 1100-1.500 öğrenciye tekamül eder.

SONUÇ: Bu öğrenci yurtlarına, ‘Acil toplanma alanı’ müsaadesi nasıl verilmiş? Kim vermiş?

Sayın Vali Erdoğan Bektaş’tan rica ediyorum. Bu müsaadelerin altında hangi kurumların, kimin imzası var? Şehir bu şekilde ‘Bomba’ binalar ile dolu.

Acılıkta meydana gelen son büyük yangın, anlaşılan odur ki, ‘Ders’ olmamış.

Kaynak: Editör:
Etiketler: KULİS, ADNAN, KÜÇÜKVAR,
Yorumlar
Haber Yazılımı