google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Haber Detayı
05 Temmuz 2020 - Pazar 16:56 Bu haber 2497 kez okundu
 
MESLEK LİSESİ-MAKZON- DEVLET RİCALİ
GÜNDEM Haberi
MESLEK LİSESİ-MAKZON- DEVLET RİCALİ

MESLEK LİSESİ-MAKZON- DEVLET RİCALİ

Zonguldak merkezinde siyaset güdümlü ‘Ben ne dersem o’ mantığıyla yürürlüğe sokulmak istenen iki icraat var. Biri Yeni Hastane’nin yetersiz otoparkı yüzünden yıkılmak istenen Kız Meslek Lisesi binası, diğeri Üzülmez Küçük Sanayi Sitesi yanında yapılacak(!) 1000m2 hangarların Maden Makinaları adı altında paylaşımı.

İkisi de ‘Kamu vicdanı’ açısından ‘Olur’ alamıyor. ‘Siyasetin keskin bıçağı’ buralarda bileylenip ‘Yandaş karşıtlarına’ gözdağı verilmek isteniyor. Daha açık yorumla, iktidar yanlıları siyaset selinden kütük kapma peşinde koşuyorlar.

Kız Meslek Lisesi…Bu ‘Yıkıcılar’, patinaj yapıp, ‘Otopark değil, okul yerine kavşak yapacağız’ deseler de, fark etmez. Otopark için okul yıkıp otopark yapmak düşünüldüğü için kafadan eksi yazıldı. Okulu yıkıp, yerine camide yapsan bu millet notu eksi olur değişmez.

Bu saatten sonra, deprem riski yüzde 40 olan İl Kültür Turizm Müdürlüğünü, iki tane ‘her an yıkılabilir’ raporu olan Belediye Merkez Çarşısı’nı yıkmadan, Kız Meslek Lisesi’ni yıkmak ‘Maça’ ister. Bu saatten sonra yapılacak olan Kız Meslek Lisesi’ni güçlendirmek olur.

Anlayana sivrisinek saz; anlamayana davul-zurna az.

Gelelim MAKZON’a… Zonguldak Maden Makinaları kümesi. Merkez Atölyelerinin görevini icra edeceklermiş. Ara elaman yetiştirme işinden vazgeçilmiş herhalde!.. Vilayet binasına 1 Km mesafede pahalı arazi temini yapıldıktan sonra…

Anlamadığım iş… Bu MAKZON işine dümen tutan devlet ricali, neden Bakacakkadı’ya doğal getirmiyor? Bakacakkadı’da üretim yapıp yurt dışına ihraç eden firmalar, doğalgaz olmadığı için fabrikalarını şehir dışına taşımaya çalışıyor.

Sonra, ‘Yatırım’ dediğin illaki vilayet binasına 1 Km mesafede olması mı gerekiyor? Vilayet konağına 5 dakika mesafedeki Elvanpazarcık beldesinde olursa kıyamet mi kopar? Sanayi kuruluşlarına tekniker-teknisyen yetiştiren Kilimli Meslek Yüksek Okulu çevresinde yapılsa bu hangarlar ayıp mı olur? İlla, vilayete 1 Km mesafede pahalı arızi üzerinde olacak…

Fener-İncivez gibi insan-araç-bina yoğunluğu yüksek; yaşam kalitesinin ‘Dip’ edildiği ’Rezalet semtleri’ yaratma gayretlerini hiç anlamıyorum.

Birileri ‘Selden kütük kapmak’ işini, iktidar tayfası olarak ‘Hak’ görebilir. Ancak, devlet ricalinin bu ‘Hak’ olayını ‘Tarif ve tatbik’ olarak ruhlarına yedirmeleri gerekir.

KOZLU DA ‘SİNKAFLI’ İHALE KAPIŞMASI

Kozlu… Siyasetin deniz dalgalarında değil; yüksek binalar arasında boğulan insanların sörf yaptığı; yasaların uygulamada akrobasi ile şekil aldığı bir ilçe.

Kulis yoğun bir yer. Adım başı dünyanın masaya yatırıldığı, İstanbul Sözleşmesi, Ayasofya’nın ele alınıp, Kozlu sahilinin karış-kulaç hesabı paylaşıldığı bir kömür diyarı.

Geçtiğimiz hafta sonu, gece yarısı sanal alemde Kozlu bombası patladı. Sinyal ‘Kırmızı’. İşaret ‘Manşetlik’. Detay ‘Sinkaflı kelimeler’. Not: ‘Manşetlik’.

Anında ‘Alarm’ verdik ve ‘Sinkaflı’ saldırıların kapsama alanına girdik.

Kozlu sahilinde  2 bin metrekarelik bir alan ihaleye çıkartılıyor. Alanı elinden alınan/kaçıran tip ile alana sahip olmak isteyen yeni tipler, resmi müracaatlarını yapıyorlar.

Olay masa başında/ihale şartlarında atılacak mektuplarla son bulacak.

Ancak, ihalenin gidişatına yönelik sonuç; ‘İstiare’ ile tespit edilip, ‘İptal’ kararı açıklanmasıyla başka boyut kazanıp, ‘İtiraz’ şekilleniyor. Şekillenme sanal alemde ‘Seçilmişin seçilmişe’, ‘Yardımcının Başkana’, ‘Sinkaflı’ serzenişleriyle hayat buluyor.

Aman Allahım, sanal sahada başlayan ‘İptal edilen ihale maçı’ sonrası ne ‘Sinkaflı’ şutlar böyle… Santradan, frikikten, kornerden tam doksana ‘Sinkaflı’, ‘Sinkaflı’ gidiyor goller!..

Tam da ‘Sosyal medya’ da “Hakarete, kayıt dışılığa son vermek üzere yasal çeki-düzen’ çalışmalarının tartışıldığı ortamın göbeğinde…

Ne ‘Dam’ bırakılıyor ne ‘Direk’

Sonra taraflar ‘Yorulmuş’ olsa gerek. Sanal alem de ‘Sinkaflı’ kelimeleri kesiyorlar. Sonra başlanıyor, ‘Tükürdüğünü yalama’ operasyonu. ‘Yalap-şalap’ temizleniyor Sosyal alemin monitörü. Ancak, atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmiş bile…

İşin içinde ‘Siyasi yandaşlık’, ticarette ‘Akçeli bağnazlık’, sosyalite de ‘Seçmen/sandık’ ilişkisi var.

Nihayetinde, sahil de ‘2 bin m2’ alan için değer mi ‘Damlara(!)direk dikmek?..’

Siyasi yandaşların damlarına direk dikenler, yarın bakalım hangi direk altında siyasi paslaşmaya çanak tutacaklar?

Bekleyelim, görelim.

BARO-İSTANBUL SÖZLEŞMESİ- AYASOFYA

Yiğitlerin değil sorunların harman olduğu Zonguldak’ta; selden kütük kapma operasyonu çerçevesinde yeni sorunlar MAKZON yapımı ve Kız Meslek Lisesi yıkımı tartışması var.

Demek ki neymiş, mesele ‘Çıkar’ olunca ‘Yapım’ ya da ‘Yıkım’ fark etmiyor.

Türkiye de ise ‘Aktüel sorun’ sayısı muhtelif ancak, ‘Öncelikli’ olanların başında ‘BARO düzenlemesi, Ayasofya’nın ibadete açılması ve ‘İstanbul Sözleşmesi feshi’ var.

Emekliye verilen yüzde 5. 75 zammın rezaleti, açlık sınır altında yaşayanların sıkıntısı, işsizlerin acınacak hali ‘Kangren’ olmuş sorunlardan olduğu için dokunmuyoruz.

BARO için hukuki yeni düzenleme iç sorun. Ancak, Ayasofya ve İstanbul Sözleşmesi uluslararası bir durum…

İmzaladığımız İstanbul Sözleşmesi ile Lezbiyen-Gey-Biseksüel-Trans(LGBT) gibi her türlü cinsel kimlik ve yönelimleri güvence altına alacağımızı taahhüt ettik. Türk Aile Sistemi’ne büyük darbe vuran bu imza bizde ve Müslüman ülkelerde feveran yarattı.

İmzalayan mevcut hükümet olduğu için, İstanbul Sözleşmesi siyaset önünde engel. Eşcinselleri koruyan bu imza en kısa zamanda imzalandığı gibi geri çekilecek. İktidarın önemli ağzı Numan Kurtulmuş geçen hafta açıkladı bunu.

Anladığım kadarıyla, ‘İstanbul Sözleşmesi’nden geri adım ile Ayasofya’ meselesinde nefes alınacak. Ayasofya’nın ibadete açılmasını bu hükümet bu dönemde de ‘Yapamaz’ gibi geliyor bana. Her halükarda, “Ayasofya’nın ibadete açılmayışı” hem iktidar cenahında hem de seçmen bazında ‘BEKA’  tarif ve tatbiki konusunda tartışmaları arttıracaktır.

‘Eninde sonunda’ Ayasofya ibadete açılacak. Ancak, hangi siyasi iktidara ve lidere nasip olacak?

ÜNİVERSİTE-TARIM-ORMAN ve ZONGULDAK

Zonguldak ekonomisini kömüre bağımlı olmaktan kurtarmak için kararını vereli çok oldu. İlk etapta Üniversite ‘Bacasız sanayi’ çerçevesinde nüfusunu 40 bin üzerine çıkarttı. Akabinde, çok sektörlü arayış çerçevesinde devreye turizm ve tarım sokuldu.

Turizm konusunda vilayet konağı duvarına ‘Gençliğe Hitabe’ yerine takılan ‘Porsuk ağacı’ ile ‘Gümeli Yaylası’ hedeflense de  işe yaramadı. Hatta, Bolu/Yedigöller mıntıkasından turistleri yönlendirmek için ‘Porsuk’ a yol vurulması da işe yaramadı. Çünkü, Gümeli’de barınma-beslenme konusunda mesafe alınmadı.

Endüstriyel Miras’ın korunması üzerine nutuklar atılsa da, icraat hep yıkım üzerine oldu. Fevkani Köprüsü yıkımı, Kız Meslek Lisesi yıkımı vs… Daha önce de Tarihi Vilayet Konağı ile TTK İşçi Müdürlüğü yıkılıp tarihi miras talan edilmişti.

Velhasıl-ı Zonguldak’ta Üniversite dışında yerel ve ülke ekonomisine katkı açısından etkili olan sektör tarım-hayvancılık ve orman mihvali üzerinde gelişiyor. Daha ziyade 235 bin civarında köy nüfusu üzerinde etkili olan tarım işçiliğinden, bitkisel ve hayvansal üretimlerden, 1 milyar civarında bir civarında katma değer sağlanmış.

Tarım-hayvancılık alanındaki gelişme kırsal kesimin kendine yetmesi dışında şehri beslemesi ve dışarıya göçün engellenmesi açısından önemli.

Sadece Üniversite-Tarım-Hayvancılık ve Sanayi açısından bakmamalıyız olaya. Çok sektörlü arayış çerçevesinde, diğer sektörlerin yerel ve ülke bazında etkilerini kamuyla paylaşmamız gerekli.

Kovid’li bu bunaltan sıcak ortamda, yörenin güzellikleri yanında değerleri, insanlara ‘Bir ılık nefes ve sıhhat gibi’ etkili olacaktır.

Seçilmiş ve atanmış, bu konudaki gelişmeleri sürekli bilgi ve tartışmaya açıp, insanların moralini düzeltmelidir.

Mesela bu günden itibaren Orman Bölge Müdürlüğü sahasındaki gelişmeleri ‘Teknik-istatistik-mali açıdan yorumlayıp aktarmaya çalışacağım.

En azından, ‘Makzon Makzon kaç eder?’ soru/tartışmasına cevap aramaktan iyidir.

ÜÇ YIL DA ÜÇ VALİ

Üç yılda üç vali değiştiren bir il durumundayız.

‘Zonguldak için İyi mi kötümü?’ tartışın durun bakalım.

Tartışırken, benim ikide bir yazdığım ‘629 Adımlık Şehir’, ‘Ödediği vergi kadar yatırım alamayan il’ ve ‘ Yiğitlerin değil, sorunların harman olduğu il’ spotlarını unutmayın.

Adettendir, her yeni vali ataması yapıldığında, geldiği ilden tanıdıklar aranır ve ‘İcraatı’ sorgulanır. Genelde alınan cevap ‘Davul zurna ile yolcu ettik’ şeklinde olur.

Hadi bakalım, ‘Davul-zurna ile yolculama’ işini ‘Nükteli siyasi çember’ içinde bir yere oturt…

‘Davul- zurna ile yolculama’  sevgi gösterisinin emaresi mi; kurtulmanın gösteriye yansıması mı? Yeni Vali Sayın Mustafa Yorulmaz’ın durumunu yorumlamak için erken. Ettiği lafların icraata yansıması üç ay içinde olur.

Kurum-kuruluşları tanıma siyasetine, siyasetçi, iş insanı ve gazetecilerle yaptığı birebir görüşmelerde eklendi. Görüşen fikrini-zikrini- hedefini-düşmanını bir şekilde ‘Deklare’ ediyor.

Ben de Sayın Vali Tutulmaz ile görüşmelerimi günlük ‘Kulis’ çalışmalarım ile yaptığıma inanıyorum. Gerisi laf-ı güzaf.

Sayın Vali’nin ilk ‘Sevgi Dili’ ve ‘Hukuk’a bağlılık’ açıklamaları biraz askıda kalmıştı. İçi dolduruldukça, ‘Anla(ma)mak’  durumundakiler biraz daha uyumlu olacaktır.

‘Müjde’ başlıklı bir açıklama yaptı’ Vergisini ödeyen basın kurumlarıyla bir arada olacağım’ dedi. Kutsal olan vergilendirilmiş kazancın önemini belirtmiş. Kayıt dışı akçeleri işaret etmiş. Ve ardından “Afyon da TSO ‘maliyeye kaydı olmayan, SGK ödemelerini yapmayan hiçbir kurumu dikkate almayız’ dedi. Bizimde ölçütümüz budur” dedi.

Zonguldak TSO böyle bir açıklama yapabilir mi bilmem. Ancak, Sayın Vali’nin ‘’Yol haritası’ olarak açıkladığı ‘Olmazsa olmaz’ sembol laflar önemli. Hele de ‘Yerel’ ve ‘Sosyal medya’da ahlaksızlık ve kayıt dışılık çerçevesinde kazanılan ‘Akçeli’ paylaşımların arttığı bir ortamda, bu lafları ‘Laf olsun’ diye dememiştir her hal…

İşte bütün mesele burada. 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: MESLEK, LİSESİ-MAKZON-, DEVLET, RİCALİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı