‘PARA’YI PAYLAŞMAZSAN ‘BİRLİK’ OLMAZ google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Haber
22 Ekim 2020 - Perşembe 17:33 Bu haber 2468 kez okundu
 
‘PARA’YI PAYLAŞMAZSAN ‘BİRLİK’ OLMAZ
GÜNDEM Haberi
‘PARA’YI PAYLAŞMAZSAN ‘BİRLİK’ OLMAZ

‘PARA’YI PAYLAŞMAZSAN ‘BİRLİK’ OLMAZ

Hayatın Kovid’siz döneminde de ‘As koz’ para idi, pandemi sürecinde de. ‘Varlığı bir dert, yokluğu yara’ dediğimiz para… Siyasetin yozlaşmasıyla birlikte cebimizden çok ‘Ruhumuza’ girdi. ‘Hep bana rab bana’ diyen siyasetçilerin tavırlarıyla, toplum katmanları arasında siyasetçinin ‘Birlik’ edebiyatları küme düşerken, ‘Para’ yine ağırlığını korudu.

Euro’ya, enflasyona karşı değer kaybeden ‘Para’, fakir fukaranın çene ve cebinde yine yüksek değerden işlem gördü. Hele, işsiz gözünde tapılacak bir meta olup çıktı.

Zenginin ‘Cebini’ fakirin ‘Çenesini’ aşındırdı. Siyasi ‘Erk’in tercih ve tehdit aracı olarak kullanması ise toplum katmanları arasında uçurum yarattı.

YOKSULLUK-YOLSUZLUK-YASAKLAR

Hangi yasayı çıkartırsanız çıkartın, hangi ideolojik yapılaşmayı getirirseniz getirin; parayı ‘Eşit’ ve ‘Samimi’ dağıtmazsanız, hem ‘Dua’ alamasınız hem ‘Rahat’ edemezsiniz.

Yeni hükümetin en büyük iddialarından biri ‘Yolsuzluk-yoksulluk ve Yasaklar’ üzerinde verdiği sözlerdi. Ancak, ‘Yoksulluk’ üzerindeki etkinliği bir türlü kuramadı. Ortada bir emekli, işsiz, dar gelirli sorunu var.

En büyük şikayet; sosyal adalet ve fırsat eşitliği çerçevesinde yanlış uygulamalar. Yukarıda tesis edilmesi beklenen ‘Kurumsal mutabakat’, ‘İttifak’ sistemine rağmen kurulamadı. Dolayısıyla aşağıda ‘Toplumsal mutabakat’ sağlanamadı.

Ne hikmetse, eldeki imkânlar; edebiyatlara rağmen ‘Hak-hukuk-adalet’ ölçülerine göre kullanılmadı. Daha ziyade ‘İktidar nimetleri’ yandaşlar arasında ‘Özgürce’ ve ‘Ötekileri’ rahatsız edici bir şekilde dağıtıldı.

Ne var yani, bir işe adam alınırken, ‘Kura’ usulü alınsa yada siyasi partilerin aldıkları ‘Oy oranına’ göre dağıtım yapılsa! Efendim, geçmiş dönemde “CHP, Metropoliten Belediyeler Birliği’ne üye alırken, işçi alırken bizden almadı” savunması yanlış. Lafa geldi mi ‘Bizim fıtratımızda ayrımcılık yok’ diyorsan, dağıtımında ‘Hakça’ olması lazım.

OSB YÖNETİMLERİNDE CHP’Lİ YOK

Zonguldak İl Özel İdaresi, Zonguldak’ın en büyük bütçesine(145 milyon TL) sahip bir organizasyon. Üç yasal organı var. İl Genel Meclisi(Karar Organı), il encümeni(Karar ve danışma organı) ve Vali.

Zonguldak İl Genel Meclisi geçenlerde Organize Sanayi Bölgeleri’nin(Alaplı-Ereğli ve 2 Çaycuma) yönetimlerini belirledi.

Alaplı’nın 12 kişilik yönetimi belirlendi. Vali +Kaymakam ile Ak Partili Alaplılı üyeler ve yakın isimlerden oluşturuldu. CHP’nin Alaplı’dan bir meclis üyesine yer verilmedi.

Ereğli Organize Sanayi Bölgesi: Vali ve Kaymakam + Özel İdareden Rıfkı Gültekin+ Rıza Cici. Ereğli’de üç tane CHP meclis üyesi var, üçü de asil ve yedeklerde yok.

Çaycuma Organize Sanayi Bölgesi: Vali+ Kaymakam ve iki Ak Partili üyelerle dolduruldu. CHP’nin Çaycuma da iki meclis üyesi var, ikisi de yok.

Çaycuma Tarım Organize Sanayi Bölgesi: 10 kişilik mütevelli heyeti var. Vali+ Vali Yardımcısı+ AK Parti’den Adnan Tıska, Merkez’den Filiz Ünal Sarsık, Devrek’ten Serpil Özben, Devrek’ten İsa Bükrü, Yüksel Turpçu, İsmet Bostancı, Gökçebey’den Vedat Tuzcuoğlu, Kilimli’den Necati Akyol yönetimlere girdiler.

İKTİDAR NİMETLERİ AKP’LİLERE

Olayı eleştiri nedenim, İl Genel Meclis Üyeleri, Zonguldak’ta yatırımları birlikte düşünüp organize ediyorlarsa, Özel İdare bütçesinin sağladığı imkanlardan da ‘Eşit’ faydalanmaları gerekir. CHP’li üyeleri ‘Oturumlarda’ dinleyip faydalananlar, para dağıtımında dışlamaları nasıl tarif edilir?

Bilindiği gibi İl Genel Meclis Üyeleri, oturum başı para alırlar. İl genel Meclis üyeleri OSB yönetimlerinde veya KÖYDES Birliklerinde olduklarında da oturum başı para alırlar.

Aynı durum ‘Belediyelerin’ meclislerinde ‘Komisyon’ belirlemelerde de geçerli. Komisyonlara, muhalefet olan partilerin meclisteki isimleri sokulmuyor. Hani belediyeler halkın birlikte yaşama adım attığı yerlerdi? Halkın seçtikleri neden komisyonlarda yok?

SONUÇ:

Lafa geldi mi ‘Sosyal adalet-Fırsat eşitliği-Hak-Hukuk-Adalet’ icraata geldi mi, ‘Haydi yallah’ ve ‘Tıs’.

Hani nerde kaldı ‘İttifak’ edebiyatı içinde yukarda ‘Kurumsal Mutabakat’?  Bu kafayla nasıl sağlanacak, ‘Toplumsal mutabakat?’

Elbette ‘İşi kitabına uydurmak’ diye bir deyim geçerli. Hele mecliste ‘Parmak çokluğu’ varsa, ‘Yasal prosedür’ tamamlanmış oluyor.

 Ancak, olaya bir de ‘On Temmuz Tepesinden’ bakalım.

Her yasal olan sevap mı?

 

HANGİ GAZETECİLER GÜNÜ!..

Önceki gün bir dostum aradı ‘Senede kaç defa gazeteciler günü var?’ diye sordu.

‘Al san bir kaya, nereye dayarsan daya’ diye amiyane b ir tabir var ya?

‘Gazeteleri Bakkallar Odası’ üyesi yaparsan, hem gazeteci ‘Tip ve tanımları’ artar hem de ‘Gazeteciler Günü’ diye günler artar.

Yozlaşmadan en çok nasibini alan mesleklerin başında, Bakkallar Odası üyesi olan Gazeteciler geliyor.

Aslında, birçok meslek kuruluşu, vali-belediye başkanı-emniyet müdürü ve genel müdür karşısına ‘Anlı-şanlı’ çıkarken, birbirlerini cırmalayanları, şantajla para alan mensuplarını, mesleğe başlayıp altı ay sonra eşini beğenmeyenleri, siyasilerin beslemesi durumuna gelenleri ‘Yok’ sayıp, ‘Tafra’ atarlar.

Vilayet kapısındaki törenlerde, bu tipleri ‘Matah’ bir şeymiş gibi, ‘çelenk’ koydurup ‘Piyasa’ yapması için ter dökerler.

Ak Parti’nin bu ‘Pespayelik’ çerçevesinde yaptığı toplantıya ‘İsim bazında’ gazeteci çağırması güzel bir gelişme. Sayın Vali başta olmak üzere; tüm kurum ve kuruluşlar, bu pespayeliğin önüne geçilmesi için, ‘Santajcı’, ‘Besleme’ ve ‘’Korsan’ tipleri toplantılardan men etmeliler.

Anlamadığım ‘Meslek Kuruluşları’ neden bu gelişmeler karşısında ‘Bürokrat hastalığı’ olan ‘Sağıra yatma’ numarası yapıyor. Hoşunuza mı gidiyor, mesleğin her geçen gün müptezelleşmesi?

Hayırdır, bu tiplerin bir baskısı mı var? Yoksa?

‘Yoksa’ ile ilgili sorular bu gün için belki yazılmıyor ancak; piyasaya bir kulak verin bakalım…

‘Yıl da kaç tane gazeteciler günü var?’ diyenlerin maksadı, ‘Gün’ sayısı değil. Piyasadaki sayıların sorgulanması.

Neyse…

 

 

SAADET PARTİSİ YÖNETİCİLERİ ‘REST’İ GÖRDÜ

İdeoloji Partileri içinde, sandalye sayısı itibarıyla mecliste vekil gücü olmamasına rağmen; ürettiği politikalar ile iktidara yön veren partilerden biri Saadet Partisi.

Ancak, son günlerde bir ‘Karışıklık’ yaşanıyor Saadet Partisi civarında. Parti dışı güçlerin etkisiyle mi oluyor, yoksa ‘Menzil’ itibarıyla yeni ‘Vizyon’ oluşturması mı belli değil.

Geçtiğimiz haftalarda, genel merkezin aldığı ‘Atama il başkanı Burak Erol Başkanlığında liste ile kongreye gidilecek’ mesajı, Zonguldak’ı gerdi. Zonguldak il yönetimi ve beş ilçe yöneticileri aldıkları karla Mehmet Yaman’ı, Pazar günü yapılacak olan il kongresinde aday olarak açıkladılar. Genel merkezin Zonguldak’a gönderdiği ‘Abiler’ işi kotaramadı. ‘Birlik’ sağlanamadı. Önceki gün akşam, il ve merkez ilçe yöneticileri topluca görevlerinden istifa ettiklerini açıkladılar.

Türkiye genelinde operasyon yapılan 15 il var. 30 il içinde genel merkez inceleme yapıyor. Anlaşılan o ki, genel merkez de bir durum var.

Pazar günü yapılacak olan kongrede Genel Merkez Adayı Burak Erol 55 oy alırsa il başkanı seçilecek.

İstifacılar, büyük ihtimalle kongreye katılmayacaklar. Genel Merkez yara sarmazsa, İstifalar büyük ihtimalle ‘Kağıt üzerinde’ kalmayacak. Teşkilatlarda ‘Tabela’ protestoları da olması kuvvetle muhtemel.

Burak Erol, koltuğa oturur oturmaz beş tane ilçe de atamlar yapacak, yönetimler oluşturacak. Tabanla diyaloglar kuracak, yönetimlerden ayrılanları utandırdığı gibi genel merkezin kendine gösterdiği ilgiye layık olduğunu ispatlayacak.

Saadet Partisi, kökleri ve Merhum Erbakan’ın hatıralarıyla elbette ayakta kalmayı başarır. Ancak, bu çalkantı neticesinde maddi-manevi kayıpları kazançlarından fazla olur.

 

OTOBÜS İHALESİ YAPILDI, ANCAK…

 

Zonguldak’ın uzun yıllardır sorunlarından birine dün ‘Neşter’ vuruldu ancak, operasyonun ‘başarı’ oranı şimdilik belli değil.

Zonguldak Belediyesi Halk Otobüsü ihalesinden bahis ediyorum.

İki firma katıldı ihaleye ve 400 bin lira teklif veren firma karşısında SED Otomotiv sahibi Mustafa Velioğlu ihaleyi kazandı.

Rekabet şartları oluştu mu, ihale süreci normal işledi mi ‘Karar’  ihale komisyonunca belirlenecek.

Önceki firma 24 bin lira kira ödüyordu. Şimdiki firma, fiyata bakılırsa ayda 11 bin lira ödeyecek. İşi bırakan firma, aylık giderini 500 bin lira olarak açıklamıştı. Devletin yaptığı yardımında otobüs başı 800 lira olduğu biliniyor.

Elbette ‘Laf olsun’ diye girilmez ihalelere. Evvelki ihale ile şimdiki ihale rakamları arasındaki fark, yasal eleştiri konusu olur mu?

Yüklenici firma bu fiyatla para kazanır mı? Yeni firma sübvanse edilmezse altı ay sonra yeniden sıkıntılar baş gösterir mi?

Bize düşen elbette ‘Hayırlı olsun, Allah utandırmasın’ demek olacaktır.

En azından şehrin bir sorununu ortadan kaldırmak için, birileri elini taşın altına koymuştur. Olayın teknik-taktik ve kazanç taraflarını komisyonun ‘Okey’ demesi sonrasına bırakalım.

 

 

ASKIDA EKMEK VE ASKIDA VATANDAŞ

160 bin emekli ve 50 bin kayıtlı işsizin bulunduğu Zonguldak’ta, bütün yük elbette 200 bin çalışanın omuzlarına biniyor.

Kalkınmak için çok sektörlü arayış içine giren Zonguldak, umutlarını ‘Flu’ yarınlara bırakırken, siyasi gelişmeler ise moralleri karartıyor.

‘İnsansız hava araçlarının başarısı, ‘Mavi Vatan’da doğalgaz icatları, karayolları ağının genişlemesi elbette güzel gelişmeler. Ancak, iktidar ve ortaklarının desteklediği ‘Askıda ekmek’ kampanyaları; insanlarımızın yaşam kalitelerinin aşağıya gittiğinin emaresi…

Bu gün itibarıyla biliyoruz ki, tüm şehirlerimizde kurulan aşevleriyle, özelde binlerce genelde milyonlarca vatandaşımıza ‘Aş’ dağıtılıyor. Tüm bunlara rağmen, ‘Askıda ekmek’ açlık sınırı altında insanların giderek arttığını, ‘yoksulluk sınırı’ çemberinin genişlediğini gösteriyor.

Vatandaş artık iktidar partilerini değil, siyaseti eleştiriyor. Siyasetin içine düştüğü durumu konuşuyor. Dün hazineden siyasi partilere dağıtılan servet yayınlandı medya da ve insanların moralleri dip yaptı.

Siyasi partilere bu yıl 419 milyon lira ödenmişti. Gelecek yıl ödenecek para ise 481 milyon lira olacağı belirlendi.

Açlık sınırı altında maş alan emeklilerin, hayattan emekli olmamak için, aile geçimlerini sağlamak için ikinci bir iş arayışına girdiği ortamda; hayat şartları gerçekten giderek bozuluyor.

Vatandaşa Askıda ekmek, siyasete servet…

 

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: ‘PARA’YI, PAYLAŞMAZSAN, ‘BİRLİK’, OLMAZ,
Yorumlar
Haber Yazılımı