google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Haber Detayı
04 Haziran 2020 - Perşembe 16:00 Bu haber 2313 kez okundu
 
RESİM ÇEKTİRMEYLE TÜNEL BİTMİYOR
GÜNDEM Haberi
RESİM ÇEKTİRMEYLE TÜNEL BİTMİYOR

RESİM ÇEKTİRMEYLE TÜNEL BİTMİYOR

 

Siyaset yapmanın nedeni, iktidar olmak suretiyle ülke ve insanına hizmet etmektir.

Hizmet, insanların yaşam kalitelerinin arttırılması üzerine planlanır, şekillenir.

‘Yozlaşma’ nedeniyle, siyasetçiler ile projelendirilen hizmetler tartışma konusu edilip, törpülendiği gerçek.

Yozlaşma nedeniyle, beklenen, siyasetçinin yapması gereken işler; zaman zaman yöre - ülke insanının/seçmenin başına kakılır.

Mesela, yerel yönetimlerin ‘Dağıtıyorum’ diye ‘Reklam’ konusu yaptığı ve covid’den korunmak için ‘olmazsa olmaz’ maskelerin, telsiz dağıtılması gibi.

Vatandaş maskeyi burnu üzerinde tutmak için ‘Milli mücadele’ verirken, elini suratına dolaştırıyor. İşte, maskenin ‘Zarara’ dönüştüğü an.

Hizmetin eziyete döndüğü an.

Bir başka konu.

Geçen hafta, ‘Mithatpaşa Tünellerinde çalışma durmadı’ diye bir kulis yazdım.

Ardından, Ak Parti İl Başkanı Zeki Tosun ile Başkan Yardımcısı Muammer Avcı sosyal medya üzerinden ‘Cumhurbaşkanı’ temalı ‘Tünel inşaatının devam ettiğine dair’ bir haber yaptırdılar.

Unutulmuş bir ‘Reklam pastası’ birden ‘Pik’ yaptı.

Perşembe günü, Zonguldak milletvekili Polat Türkmen, ‘Hizmet kervanı fotoğrafı’na, bir başka açıdan girmiş. Tünel ağzında resim çektirip, medya da yer almış.

Malum Mithatpaşa tüneli 1975’te gündeme girip, 2003’te ihalesi yapılmış.2020’deyiz devam ediyor.

Dünyanın en büyük tünellerinden Rize-Erzurum arasındaki OVİD Dağı tüneli 14.5 Km uzunluğunda, 2.600 rakımda ve 3.5 yılda bitirildi.

Politikacı, yaptığından çok yapamadıklarını ‘Algı’ ile çarpıtıp, reklam yapma başarısı gösteren tiplerdir.

Hadi bakalım, tünel reklamlarında oynayanlar, göreyim sizi…

TTK, kurumda üretim ve istihdamı arttırmak için, 4 vardiya sistemine geçmeyi planladı ancak, engellendi.Basında çarşaf çarşaf yer aldı. Konu ile ilgili düşüncelerinizden mahrum kaldık efendim. Lütfeder misiniz?

İstanbul sözleşmesi ile ilgili tartışmalar sürüyor. Samimi düşüncelerinizden, Zonguldaklılar neden  faydalanamıyor?

Sağlık Bakanı’nın yasaklamasına rağmen, Kozlu’da yapılan ‘Gizli iftar’ konusunu sormuyorum. Ancak, ‘Tünel’ konusunda gösterdiğiniz ‘Reklam’ özverisine(!), yukarıdaki ‘iki soru’ ile ‘İnsanların bilgilendirilmesine katkı verebilirsiniz’ diye düşünüyorum.

Bekleyelim, görelim.

 

 

ÇATES-COVİD-KİRLİLİK-İNSAN

 

 

Bölgede 1.5 Km2 alan içinde sıkışmış 7 termik santralden biri Çatalağzı Termik Santrali(ÇATES)

Cumhuriyet döneminin endüstri alanı olarak ilan ettiği Zonguldak’ın ilk kömür santrali(1948).

Ağırlıklı olarak Türkiye Taşkömürleri Kurumu’nun(TTK) ürettiği 3.500-4.000cal. miks ve şlam(toz kömür) yani filitrasyon dediğimiz santral kömürü tüketiyor. Son zamanlarda özel sektör işletmelerinin(TTK kiracıları) tüvenan/yıkanmamış kömür dediğimiz kömürde almaya başladı.

400 civarında personeli olan ÇATES çevreyi kirletme nedeniyle 2020 yılbaşında üretimi durdurulmuştu.

Santral, mevcut elektro filtrelerini onarıp, kükürt tutucularını yenileyip Enerji Bakanlığı’na ‘geçici belge’ almak için müracaat etti. Ancak, bakanlık derin deşarj sistemi kurması için izni vermemişti.

Çates yetkilileri, derin deşarj sistemi kurmayı (1.5 yıl içinde)taahhüt edip yeniden başvurdu ve bakanlık çalışma izni verdi. ÇATES önümüzdeki hafta itibarıyla üretime geçmeye hazırlanıyor.

Çates, ara verdiği dönem içinde de sözleşme gereği TTK’dan stoklamak suretiyle kömür alımını sürdürmüştü.

Son altı ayın özeti bu.

ÇATES’in üretime geçmesi 400 çalışanın ekmek yemesi, TTK’nın çarkının dönmesi(Günlük 5.000ton) özel sektörün yaşaması yanında ülke ekonomisine katkı açısından önemli.

Ancak, unutulmamalı ki, Zonguldak’ın bu gün dahi 14 Büyükşehir ile birlikte koruma altında olmasının nedenlerinden biri; bölgenin ‘Ağır sanayi bölgesi’ olması yani, bölge insanının kömür tozu ve kömüre dayalı hava kirliliği nedeniyle akciğer rahatsızlıklarına yakalanmasıdır.

Üretimi durdurulan ÇATES büyük bir varta atlatmıştır. Zonguldak ise COVİD-19 ile girdiği mücadele de vartayı henüz atlatamamıştır.

Bölgenin ve insanının korunup kollanması sadece devletin değil kişi ve kurum bazında herkesindir. Birey olarak üzerine düşen maske takmak ise takılacak, ÇATES olarak hava , deniz ve çevre temiz tutulacaksa, kirletilmeyecek.

Bu sadece ÇATES’e şamil bir iş-oluş- hareket biçimi değil. İnsan-ı kamil’in bulunduğu her yer için geçerlidir.

Bölge için istihdam, ülke için üretime ihtiyaç olan bir dönemde, ÇATES’in çalışmaya başlaması güzel. En güzeli insanın dikkate alınarak çalışılması.

İnşallah hayırlı olur.

 

 

CORONA SİYASİ-TİCARİ META MI?

 

 

COVİD-19 nedeniyle Can/sağlık ile Cüzdan/ekonomi arasında sıkışmış insanlığın Türkiye ayağında ilginç gelişmeler oluyor.

Devlet, olaya bir bütün olarak baktı. ‘Sadece insan’ ve ‘Sadece ekonomik önlem’ ağırlıklı çalışmadı. ‘Tahteravalli’ tekniği ile ikisini birden ele alıp, sorunları beş aylık bir sürece yayıp, bu günkü ortama getirdi. Dünyadaki ‘Sağlık sistemi ve ekonomisi tepe taklak olmuş ülkeler’ açısından bakarsak, çok şükür iyiyiz, iyi.

Ancak, ortada bir ‘COVİD karmaşası’ var.

Artık, Bilim Kurulu Başkanı olan Sağlık Bakanı’nın konuşmaları ilgi çekmiyor.

Çünkü, hem Bakan hem de sağlık ulemalarının tespit ve tavsiyeleri ile ‘Yeni normalleşme’ süreci kapsamında gevşetilen önlemlerin sokağa yansıması arasında ‘Korkunç’ farklar var.

Ne hikmetse, ‘Corona kontrol altına alındı, vaka ve ölüm sayıları azaldı’ ancak, Bakan Koca’nın konuşmaları her gün ‘Süre’ olarak uzuyor.

Ortada bir ‘İlginçlik’ yok mu?

Kovid’in piyasaya sürdüğü ‘Stratejik ürün’ maske ile ilgili ortak nokta henüz yok.

1TL+ KDV ile ‘Durumdan vazife çıkartılıp’ ekonomiye katkısı sağlandı vesselam.

Ancak, sağlık için ‘olmazsa olmaz’ olan maskenin ‘dandik’ versiyonlarına karşı önlem alınamadı.

Yerel yönetimler tarafından dağıtılan, burun kısımları telsiz maskelere bakın hele…

Sokaktaki maskesi çenesinde dolaşan insanların çoğunun suçu yok bence. Burun kısmı telsiz maskeler, iki laf edince, çene oynaması dolayısıyla düşüyor. Ellerinle birkaç kez düzeltince sıkılıyorsun.

Bir taraftan ‘Elinle maskeye dokunmayacaksın’ diyorlar, bir taraftan ‘Telsiz maske’ dağıtıp, insanları ‘Sağlıksız maske’ kullanımına mecbur bırakıyorlar.

Nerede kaldı, canlı konferans sistemi konuşmasında Sayın Cumhurbaşkanı’na ‘Zonguldak’ta maske sorunu yok. Dünyanın en kaliteli maske üreticisi firmanın sahibi benim meclis üyem’ böbürlenmesinin icraatı?

Dolayısıyla ‘Maske tak-fiziksel mesafeye uy, gerisine karışma’ tavsiye ve dayatmaları askıda kaldı.

Anlaşılan Covid’in ‘Sağlık tarafı’ şimdilik kaydıyla gevşetilip, ‘Coğrafyanın ekonomisi’ açısına geçildi.

Ortadaki ‘karmaşa’ insanların kafasını karıştırıyor. ‘Can/cüzdan’ ikilemine ‘Siyaset’ karışınca, ‘Denklem’ problem çözmeye değil, sorun yaratmaya başladı anlaşılan!

Medyadaki ulema bolluğu nedeniyle olsa gerek, propagandanın en önemli unsuru ‘İddia ve tekrar’ ile yapılan ‘Beyin yıkamalar’ sonucu, ‘Korona’nın bitmesi için aşının bulunması, covid-19’un mutasyon/değişim göstermesi şart. Aşı ve mutasyon olmadığına göre evvelemirde herkes yatarken olmasa da sokakta mutlaka maske takacak, fiziki mesafeye uyacak.

Peki, bu durumda Sağlık Bakanı’nın söylediği “Büyüklerimizin ve gençlerimizin fedakarlığına son vermek, 53 milyon kişinin tedbirlere uymasıyla doğru orantılıdır’ ne demek?

Yani sokaktaki 53 milyonun ‘Sürü bağışıklığı’ çerçevesinde mikropla tanışması mı isteniyor?

İstanbul örneği, bu açıdan bakılırsa, beklentinin yanlış olduğunu gösterir.

16 milyon nüfuslu, Km2’ye 2841 kişinin düştüğü İstanbul da, salgının ortadan kalkması için yüzde 67’nin ‘Bağışıklık’ kazanması lazım.

Şu ana kadar İstanbul’da bağışıklık kazanma oranının yüzde 15 olduğu açıklandı.

Yani ‘Toplumsal bağışıklık’ düşük. Yani, önlemler daha titiz uygulanmalı.

Sorular sağanak gibi.

Elbette hem ‘Kendi sağlığımız’ hem de ‘Devlet ricali’nin tesviyesi gereği önlemle için ‘Boynumuz kıldan ince’. Zaten, ‘Önlemler’ konusunda en titiz birim, ‘65 yaş üstü’ diye tanımlanan ‘Yaşlı’insanlar.

Peki, Covid’in ‘İnsan sağlığı’ dışında darbe vurduğu ‘Ekonomi’ için sokağa salınan 53 milyon insan ‘Tedbirlere uymazsa’, 30 milyon 65 yaş üstü insanımızın fedakarlığı ‘Hangi doğru orantı’ ile anlatılacak?

Aslında, sözle icraatın; sesle görüntünün çakışması/örtüşmesi şart.

İkna etmenin yolu çok konuşmak değil, örneklerle anlatmaktır. Başarının en büyük faktörü, icraat sahibinin güvenilir olmasından geçer.

Aslında çok iş yapılıyor. Ancak, basit iş ve görüntüler şüphe doğuruyor. Şüphe’nin pas gibi yayıldığı, şüphenin abdesti bozduğu unutulmamalı.

 

 

STAD ve CUMA EDASI

 

 

Bu gün Cuma.

Yine belirlenen camilerde ‘Fiziksel mesafe’ çerçevesinde namaz eda edilecek.

Namaz, şekilli ve dualı yaradana saygı duymanın ifadesidir.

65 yaş üstü insanlar yine ‘Uzaklardan dertleşenler, selam sizlere’ dizeleri eşliğinde evlerinde  ‘Dua’ edecek, yaradana sığınacaklar.

Büyük bir grup bu gün stadyuma gidip, protokol civarında konuşlanıp, büyük resme girmeye çalışacak. Geçenlerde açık havada yağan yağmur altında kılınan cuma bayağı ilgi görmüştü.

Fotoğraflar, seçilmiş-atanmışlar tarafından internet üzeri yukarılara ışınlandı.

Bu gün de renkli sahneler oluşacağına inanıyorum.

Hele ‘Dronla çekim’ yapılırsa(!) ülke genelinde yayım daha çok olur.

629 Adımlık Şehir Zonguldak manzaralarını seyredelim bakalım.

 

İlginç…

 

DEVA VE VALİ AHMET ÇINAR

 

 

Zonguldak dün yeni partilerden DEVA’nın koordinatörü İdris Şahin’i misafir etti.

Konuşmayı seven, bıktırıcı derecede uzatan bir politip.

‘Sağ elle sol kulağı göstermek’ keyfi yaşayanları oldum olası sevmem.

Zonguldak’taki yetkililerini önümüzdeki hafta belirleyeceklermiş.

Giysi pazarında bile ‘Her malın bir alıcısı’ olduğu ortamda, politikada bunu daha ‘Detaylı’ görmek mümkün.

Allah sağlık versin ‘Anam’, ‘Herkesin bir derdi var. Değirmenin de su derdi’ derdi. Siyaset uzun vadeli bir iş. Hele boylarını, kilolarını bir görelim. Arkalarında kim var, önlerinde kim var?

Zonguldak’a gelirken hazırlık yapmamış.  ‘Zonguldak’ın zenginliklerine zenginlik katacağız’ diyerek yuvarladı gitti.

Edindiğim bilgilere göre, DEVA  resmi müracaatı kabul edilmiş Türkiye’nin 98. partisi konumunda.

Sayın Şahin Genel Başkanları Ali Babacan’ın 63 yaşında ‘Başarılı’ dahi olsa politikayı bırakacağını söyledi. Mesele,politika da ölçüleri belli olan  ‘Başarısızlık’ durumunda politikayı bırakıp bırakmayacağı.

Bir de, Zonguldak eski valilerinden Sayın Ahmet Çınar’ın kendilerini ‘Uzaktan’ desteklediğini belirtmiş. Ben iki ay önce, Sayın Çınar’ın Zonguldak’tan vekil olabileceğini yazmıştım. Kendisine sorulmuş, ‘Şimdilik öyle düşüncem yok’ demiş.

Darbumeseldir.

Dansöz ıslık, sanatçı alkış, politikacı davet bekler. Hele DEVA siyasete atılmanın ötesinde seçimlere girme yetkisini bir alsın, ‘Aday’ belirmelere geçsin bakalım…

Kaynak: Editör:
Etiketler: RESİM, ÇEKTİRMEYLE, TÜNEL, BİTMİYOR,
Yorumlar
Haber Yazılımı