google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Haber Detayı
24 Mart 2020 - Salı 18:05 Bu haber 1810 kez okundu
 
RİCA ZAMANI GEÇTİ ARTIK!..
GÜNDEM Haberi
RİCA ZAMANI GEÇTİ ARTIK!..

RİCA ZAMANI GEÇTİ ARTIK!..

‘Paranoyak’ olmaya gerek yok ama; sokaklardaki kalabalık insan görüntülerine bakınca,

‘Travmatik’ yorum yapmadan edemiyor insan...

Olayın ‘Vahametini’ görmeyen insanlar(!) dün yine bir ‘Bahane’ ile sokaklara attı kendini.

Ülkemizdeki ‘Vaka’ ve ‘Ölüm’ sayılarının azlığına bakıp, ‘Salgın yok’ salaklığı ile sokaklara düşenler, bilsinlerki ‘Hekim’ eline düştüklerinde, belkide yapacak /yapılacak ‘Fazla bir şey’ kalmayacak.

Yetkililerin ‘Sosyal İzalasyon’ yani ‘Ev de kalma’ dayatması, sokakta alınacak ‘Sosyal temas’ (1.5 m) tedbirinden daha önemli ve kolaydır.

Daha ziyade yaşlıların sokağa çıkma ‘İstek ve gayretleri’, bir şekilde ortadan kaldrılmalıdır. Yaşlıların sokağa çıkma istekleri, yaşama direnmekten kaynaklansa da; sokağa çıkmak, ‘Hayata direnmek, hayata omuz vermek, mücadeleye vücudunu koymak’ olmadığı bir şekilde anlatılmalıdır. ‘Bir şekilde’den kasıt, ‘Rica, ikaz ve zor’ şeklinde uygulanmalıdır.

Çünki, mücadeleye sadece vücudunu koymak, mücadele için yeterli olmamaktadır. Mücadelenin ‘Asıl’ ve ‘Yekün’ kısmı, ‘Akıl’ kullanmaktan geçtiği herkese ‘Münasip’ bir dille anlatılmalıdır.

Yani mücadelenin birinci şartı ‘Kendini koruyamayanlara müdahale etmek’ olmalıdır.

Zira olaya ‘ferdi bir bakış’ çözüm getirmiyor.

‘Her koyun kendi bacağından asılır’ sözü, bu konuda geçerli değil.

COVİD 19, sadece kendini control edemeyenlere bulaşma mutluluğu yaşasa eyvallah… Kendini kontrol edemeyip, sokaklarda ‘Virüs’ gibi dolaşanlar, insanların dostu olmanın ötesine geçmeyi başarmış tiplerdir ki; Korona tehlikesinden arınma, bu tiplerin inisiyatifine bırakılmamalıdır…

Bu vesile yöeticilerin yaptığı ikazlar önemlidir.

‘Sokağa çıkma, evde kal’ ve ‘Hayat eve sığar’ teşvik sloganının ‘İstanbul Türkçesi’ ile tercümesi ‘Sadece kendin için değil, sevdiklerin için evde kal’; argo ile anlatımı ise ‘Sokağa çıkarsan hayatın kayar’ demektir.

Gelelim, evde kalmış okur-yazar tayfasına…

Aslında bu ‘Mecburiyet’ yeni dünya düzenine ayak uydurmak için bir ‘Staj’ dönemi.

‘Fiziken evde beyin olarak her yerde’ bakışının, uygulamaya geçirme safhası bu.

Bu gün itibarıyla, ‘Mecburi istikamet’ için 15-20 gün gibi bir ‘Zaman dilimi’ konuşuluyor olabilir. Allah göstermesin, ‘Mecburi istikamet’ uzayabilir. Bunun için, evde kalmayı bir ‘Mahpusluk’ olarak değil; bir ‘Sahipsizlik’ bir ‘Nakitsizlik’ olarak değil; yaşam sahnesi, felsefesi olarak değerlendirilmelidir.

Olaya, virüsün tehdit olmaktan çıkıp, ölüm olarak piyasada kol gezdiğini ve kendisini gezdirecek birilerini aradığını varsayma açısından bakmalıyız.

‘Sahipsizliği’, elimizdeki mevcut şartları sahiplenerek; Nakitsizliği’ elimizdekilerle idare ederek, ‘Mahpusluğu’ ise ‘Hayatın devam etmesi’ manasında manevi destek birlikleri kullanarak geçirmeliyiz.

Olağanüstü halin ‘Ticaret’ safhasında olanlar kısmı var. Unutulmamalıdır ki, ‘Ölüm’ kod adlı bu COVİD 19, saldığı korku ile ticareti de etkileyip, engellemiştir.

Yapılacak olan, ‘Korku, şaibe ve fitne’ yollu serzenişlerle halk arasında ‘korku/panik’ yaratmak olmalalıdır.

Ticarette iflas ile sağlık sisteminin iflası arasında büyük fark vardır. Ticarette iflas neticesinde insane yaşamı var; sağlık sisteminde iflasta ise insan yaşamı tehlikede.

Devlet, elinden gelen tüm imkanları sağlıkta önlemler ile ticaret hayatındaki destekler ile yapmaya gayret ediyor.

Yapılacak olan, bu ‘Hayat memat’ meselesi olan günlerde ‘Fırsatı ganimet’ bilmemektir.

Önemli bir konu da, ilk iki hafta gibi fazmla olmasa bile, ‘Teklif-tenkit-hiyanet’ maksatlı eksik/aksak yönler dolayısıyla ; sokak ve sanal alemde ‘Tezvirat’ yapanlar mevcut.

Efendim, belki de gördükleri ve duyduklarından etkilenip, ‘Önlem’ maksatlı konuşuyorlardır. Mesela, bir kaç gündür karşılaştığımız bir eleştiri var. Hastanelere ‘Yüksek ateş’ dolayısıyla başvuranların, ‘Tükürük kiti’ yerine ‘Kan’ tesbiti sonrası ‘Neden tükürük kiti yok’ serzenişlerini duyuyoruz.

Bu gün Zonguldak’ta ‘Salgın’ yoktur. ‘Vaka’ itibarıyla ‘Acil durum’ göstergeli bir gelişme olmadığı için ‘Kan tespiti ile çözüm bulunuyor.

Ancak, insanlar; bir noktadan ‘Doğru’ bilgilendirilirse, yaşam şartlarını istenilen istikamette yönlendirme ve moral motivasyonlarını yüksek tutma başarısını gösterecektir.

Sağlık Bakanı’nın ‘Herkes kendi olağanüstü halini(OHAL) ilan etsin’ sözleri, durumun vahametini ortaya koyuyor.

‘SOKAĞA ÇIKMA EVDE KAL’ EYVALLAH…

Dün yine cadde ve sokaklar, kendine göre ‘Bir takım bahaneler’ üreten vatandaşlarla doluydu.

Kimi karısına ilaç, kimi kendine yiyecek kimide ‘Virüse göğüs germek’ için yapılan, önlem rica ve ikazlarını takmayıp arzu endam ettiler.

Önceki güne gore, ikazlara aldırmayanların sayısında düşme var. Ancak, istenilen görüntüler değil bunlar.

Banka ve PTT önlerindeki müşteri kuyrukları ‘Corona tehditi’ gibi görülüyor.

Anlaşılan odur ki, vatandaş kadar kurumlar da ‘Önlem’ konusunda ‘Eliselek’ davranıyorlar.

Her gece ‘sağlk Bakanı’ konuşması bekleniyor.

Aslında merak edilen, Sağlık Bakanı ağzından, vaka ve ölüm sayısını öğrenmek.

Bence, Zonguldak Valisi Sayın Erdoğan Bektaş, yapılan günlük icraatlar neticesi, eksikleri ‘Sohbet’ havasında değil, kısa açıklamalar şeklinde kamuoyuna açıklamalı.

Mesela, kart değil cüzdan ile maaş emekli, evinden çıkmadan maaşını nasıl alacak?

Ön ödemeli su saati kullananlar, belediye kapısına gitmeden su ihtiyacını nasıl karşılayacak?

GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİ VE SU PARASI

Dün yine Zonguldak Belediyesi ‘Su parası ödeme servisi’ önünde kuyruklar vardı.

Demek ki, bu konu bir türlü ‘İstenilen’ seviyede önlenememiş.

Belediyenin elbette paraya ihtiyacı var. Elbette aybaşı çalışanlara maaş ödenecek.

Ancak, korona virus için yapılan ‘Önlem’ ononsları ne olacak?

Parasını ödemediği suyun kesileceği korkusu var vatandaşta.

Ön ödemeli saat kullananlar, ‘Yarın sokağa hiç çıkartılmazsa’ endişesi taşıyanlar var.

En azından, ‘Koyun can derdinde, kasap mal derdinde’ havasından çıkmalı bu iş.

Belediye, merkezi anons ve seyyar anonslarla bu konuda vatandaşları bilgilendirmeli ve ‘Önlem’ ikazlarına rağmen, oluşturulan ‘Görüntü kirliliği’ ortadan kaldırılmalıdır.

ÇATES STOKLARI ARTIYOR

Dün itibarıyla ÇATES konusunda, ‘Üretim başlayacak’ şeklinde bir duyum almadık. Bilindiği gibi Türkiye’nin ilk taşkömür ile elektrik üreten santrali olan ÇATES, çevreyi kirlettiği gerekçesiyle üretimi durdurulmuştu.

Bacalarındaki kükürt tutucu sistemindeki yenileştirme ile bakanlığa başvurmuş, geçici çalışma belgesi istemişti.

Ancak, ortaya çıkan COVİD 19 davası ile Enerji Bakanı ve yardımcısıyla yapılan görüşmeler bir sonuca bağlanamadı. Bakanın direktifi bekleniyor.

Bu arada, hem Türkiye Taşkömürleri kurumu hem de ÇATES sahaları anlaşma nedeniyle verilen kömür (3.500 cal/filitrasyon)stoklarıyla dolmaya başladı.

ÇATES anlaşması nedeniyle günlük 5 bin ton kömür alacak. Stoklar, bu gidişle yetmeyecek.

COVİD 19 nedeniyle alınan önlemler çerçevesinde biraz rahatlama olsada, bu konu, bir an once halledilmelidir. Anlaşılan odur ki, COVİD 19 meselesi devam edecektir.

TTK’DA ÜRETİM YÜZDE 50 DÜŞECEK

İş başa düştü’ artık.

Devletin aldığı önlemler genel mana da önemli elbette.

Kurum ve kuruluşlar da, ‘bireyler’ gibi kendi çaplarında önlem almak zorunda.

Hele çok işçi çalıştıran kurum ve kuruluşlar önlemlerini daha ciddi almak zorunda.

Alınan önlemler, programlanmış ihtiyaca yetmese bile, olağanüstü hal dolayısıyla yapılacak olan budur.

Zonguldak ekonomisinin yükünü çeken Taşkömürleri Kurumu’da(TTK) bunlardan biridir.

Bölgenin en çok işçi çalıştıran kuruluşlarından biri olan TTK, COVİD 19 virüsü konusunda tedbirler aldı.

TTK Genel Müdürü Kazım Eroğlu ve GMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil, resmi gazette yayımlanan ‘Kamu Çalışanlarına yönelik ilave tedbirler’ kapsamında bir araya geldiler.

Cumhurbaşkanlığı ve Enerji Bakanlığı genelgeleri paralelinde, “Alınan tedbirler ile COVİD 19’la yapılacak mücadele zafiyete uğratılmayacak’ dendi.

Buna gore daha once idari izinli sayılanlar, izinlerine devam edecekler.Tüm bürolarasgari seviyede personelle çalışacak.Maden Makinaları Fabrikaİşlitme Müdürlüğü cumartesi nöbetçi bulunduracak şekilde çalıştırılacak. Yeraltı işyerlerindetoplu temas alanında teması en aza indirgemek amacıyla, mevcut personelin yüzde 50’si 15 gün çalıştırılacak.Güvenlik hizmetlerinde, görevin aksamamasına dikkat edilecek.

Evet… ‘Stratejik’ olsa bile ‘kömür üretimi’ konusundaki önlemler, COVİD 19’un yayılmasından daha önemli.

TTK’da madencinin ‘Önlem’ gereği yüzde 50’sinin dönüşümlü olarak çalıştırılması ne demek?  Günlük çıkartılan tüvenan/yıkanmamış kömürün (6 bin ton civarında) yarı yarıya düşmesi demek. Bu ne demek, Satılabilir kömürün 3 bin-3.500 tona düşmesi demek.

Hiç kimsenin riske sokulmadan yapılması gereken buysa yapılacak demektir.

TTK ve GMİS’in aldığı ortak kararlar, önlem için önemli.

Önlamler, ÇATES’in üretime kapalı olması dolayısıyla, TTK’nında işine gelir. Üretimi düşüreceği için, stok sahalarında yığılmada azalır.

Kaynak: Editör:
Etiketler: RİCA, ZAMANI, GEÇTİ, ARTIK!..,
Yorumlar
Haber Yazılımı