SEVGİ DİLİ- SİYASİ RANT- 2021
Haber
03 Ocak 2021 - Pazar 14:29 Bu haber 1971 kez okundu
 
SEVGİ DİLİ- SİYASİ RANT- 2021
GÜNDEM Haberi
SEVGİ DİLİ- SİYASİ RANT- 2021

SEVGİ DİLİ- SİYASİ RANT- 2021

Covid denen şekli ve ağırlığı belli, sahibi-cinsiyeti meçhul, kıymet-i harbiyesi kendinden menkul mendeburu bir kenara koyalım.

Dünyayı canlı ve taşınmazlarıyla birlikte can ile cüzdan arasına sıkıştırdığı muhakkak. Dolayısıyla maddi/manevi gelişmelerin tamamına ‘yüzde 50 Covid tenzilatı’ açısından bakıp değerlendireceğiz.

‘Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ edebiyatı yanında; yinede ‘Normal yaşam’ umutlarıyla bakmamız gerek hizmete, eziyete, şekil ve şemale…

Dünya ve ahreti bir kenara bırakmadan, yaşam alanımız Zonguldak’ı planlayalım.

Unutmayalım, hayata ‘Çene suyu çorba’ statüsünde devam edersek, Covid belasından kurtulsak da, ‘Ödediği vergi kadar yatırım alamayan il’ olma durumumuz devam edecek. Göstermelik hizmetler yanında ‘Yiğitlerin değil sorunların harman olduğu Zonguldak’ tarif ve tatbiki devam edecek.

Velhasıl-ı, yaşam kalitesi yine eksilerde sürünecek.

Yapılacak olan gayet basit.

Gelişmeler karşısında ‘Mal’ gibi durmak değil, yapılan hizmetleri alkışlayıp, yapılmayanları yüksek sesle protesto etmek...

Yani şehrin sakini değil, sahibi olmak için ortaya çıkmak; tartışmaya katılıp, şehirden yana, gelecek nesillerden yana ‘Taraf’ olmak...

En büyük engel, yozlaşan siyaset ile siyasetin törpülediği/rendelediği, insanlığın tarif ve tatbik olarak, giderek değer kaybetmesi. İnsan, yöre ve ülkenin ortak paydalarındaki değerlere sahip çıktıkça, yaşam kalitesi ve birlik/dirlik çıtası da yükselecek.

Unutulmasın ki, ‘Rezili olmayan rezaletler’ arttıkça, kalitesizlik, terbiyesizlik ve ahlaksızlık; bu gün itibarıyla bizi evlerimize tıkayan Covid belasından daha sert bir şekilde üzerimize çökecek.

Çocuğuna, torununa ‘Haram/zıkkım’ bir dünya bıraksan ne olacak yani?’

Düşünsene Zonguldak’ın göbeğinde ‘Her an yıkılabilir’ raporları olan Belediye Merkez Çarşısı’nın mesai saatleri içinde yıkılmasını… Yüzlerce insanın hayatını kaybettiğini… Düşünsenize, yıkıntının başında ‘Seçilmiş ve atanmışlar’ timsah gözyaşı döküyor. Manzara rezalet değil mi?

Tıpkı, çoğu Türkiye Taşkömürleri Kurumu’nun(TTK) redevans/kira usulü işletmeye verdiği sahalarda, ‘Köstebek usulü’ kömür çıkartan kaçak ocaklardaki göçükler sonrası ‘Vah vah’ yapan seçilmiş ve atanmışlar gibi…

Ölenler kim? İnsan, bizim insanımız! Rezalete bak!..

İncivez Mahallesi’nde birçok apartmanın bodrum katları yer altı sularıyla dolu. Otomatik su pompaları sürekli boşaltıyor. Apartmanlarda binlerce insan ‘İkamet’ ediyor. İskân/oturma izni var mı bunların? Varsa, kim vermiş? Rezalete bak!..

Yeni hastane’nin yeterli otoparkı olmadığı için, tarihi Kız Meslek Lisesi yıkılması için ‘Siyasi rantiyeciler’ kolkola girmiş. Yahu, 450 yataklı hastanenin projesinde ‘Yeterli otopark’ nasıl çizilmez? Siyaset, ‘Rezili/rezaleti’ arayacağına, ‘Okul yıkalım’ diyor.

Üzülmez de tarihi baca ve envanteri civarında, pahalı arsa üzerinde ‘Üretim ve ara eleman yetiştirmek’ bahanesiyle yandaşlara hangar temin işi…

Merkez Atölyeleri, Endüstri meslek lisesi ve Kilimli Meslek Yüksek Okulu ne iş yapar Allah aşkına!.. Şehrin göbeğinde araç-insan ve bina yoğunluğu yaratma,Yeni  Hastane civarı ve incivez gibi plansız yerleşimler yaratmanın manası ne?

Kimin eseri bunlar? Çene suyu çorba tipi politikacıların ve bunlara göz yuman atanmışların…

Koskoca şehir, neden bunca maroken koltuk sahibine rağmen, ‘Kaçak yapılaşma’ konusunda bir toplantı dahi yapamaz?

Şehrin siluetini değiştiren cami’ye, dere ıslahına, liman içi düzenlemesini alkışlayacak; lavuar alanı, millet bahçesi projelerine destek olacak, yaşam kalitesini arttıracak istekleri elbette sıralayacağız. İnsanlara hizmet için siyaset yolunu tutanlara verdikleri sözleri hatırlatacağız. Sözlerini yerine getirmezlerse, seçimlerde hesap soracağız. Bunlar bizim hem tabii hem de yasal haklarımızdan.Unutmayacağız.

Evet… 2020, eğrisi-doğrusu ile geride kalmıştır.

‘Tecrübe hayatta yenen kazıkların bileşkesidir’ sözü çerçevesinde bakacağız, yapılan ve yapılmayan, yapılamayanlara.

50 bin işsiz, 165 bin emekli ile açlık sınırı (3 bin 100TL)altında maaş alanların yaşam kalitesini düşünerek planlayacağız kendimizi ve kentimizi…

‘Lafla peynir gemisi yürümez’ darbı meseli çerçevesinde bakacağız insanların yaşam kalitelerine.

Sevgi dili ile rantiyeci kafasının farkını sokacağız icraata. Hak ile batılın, güzel ile çirkinin farkını…

SORUNDAN KAÇMAK ÇÖZÜM MÜ?

Kuvvetli bir yağışta, alttaki toprakla birlikte kayıp gidecek gibi duran bu bina Asma Mahallesi Fabrika Sokakta. Postacı Hasan Basri Erdoğan’ın evi. Mahallede aynı durumda olan evler var ve evlerde 5-6 tane engelli insan var.

Yerel seçim öncesi iktidar partisi adayı Selim Alan bu bölgede seçmen ziyaretinde, hane sahiplerine ‘İnşallah bu evi tehlikeden kurtarmak bana nasip olur’ duasında bulunmuştu. Sayın Selim Alan Başkan seçildi ancak, kayma tehlikesi olan ev ile ilgili bir müdahale yapmadı.

Gözlemeciler ve ev sahipleri, bölgede bulunan bir maden ocağındaki patlatmalar nedeniyle evlerinin yollarının bozulduğunu toprağın kaydığını ileri sürüyorlar.

Geçtiğimiz aylarda Zonguldak Belediyesi bu alana ‘SİT Alanıdır’ tabelası dikip, evlerin kaymasını engelleyecek oluşumların önünü kesti.

Yılbaşı öncesi bölge de Maden Müzesi açılışında konu Vali Mustafa Tutulmaz’a anlatıldı. Tartışma konusu Türkiye Taşkömürleri Kurumu Genel Müdürü Sayın Kazım Eroğlu’na kaldı. Eroğlu, ‘İnceleme yapacağım’ dedi.

Yapılacak olan sit alanına toprak/moloz dökmek değil. Tescilli Kok Fabrikası Bacası yanında torpilli maden ocağı faaliyeti durdurulamayacağına göre; yapılacak olan iki kamyon büyük kaya ile bu evin kayması engellenir.

‘Her an çökebilir’ raporları olan Belediye Merkez Çarşısı ile her an kayabilecek bu binayı görmezden gelmek aynı şey. İnşallah her ikisinin de başına ‘Vahim’ bir olay gelmez.

SİYASETTE SEVİYE BU İŞTE…

Sürekli söz ettiğimiz siyasi yozlaşmadan kasıt bu işte.

Siyasi parti liderlerinin birbirlerine hakaret yağdırdığı ortamda, yereldeki temsilcileri ne yapacaktı yani?

Yukarıda ‘kurumsal mutabakat çerçevesi’ sağlıklı ve saygı çerçevesinde çizilmezse, aşağıda ‘Toplumsal mutabakat kurulması’ sağlanabilir mi?

Kendi içlerinde üye, delege ve yöneticilerini ‘Rakip eksiltmek’ adı altında eleyip kongre kazananlar, rakip parti ve yöneticilerini de toplum ahlakını rencide edecek şekilde suçlamaktan geri durmuyorlar.

Zonguldak’ta MHP ve İYİ Parti buna en iyi örnek.

İktidarı‘Askıda ekmek’ eleştirisi ile sıkıştıran MHP, Kadın Kolları Koordinatörlüne yaptığı operasyon sonrası İYİ Parti’ye eleştirileri ile gündemi değiştirmeye çalıştı.

İYİ Parti yöneticileri de parti içindeki kargaşayı MHP’ye yaptığı saldırılarla kapatmayı denedi.

Ancak, parti yöneticileri ‘Hain’ ve ‘Dönek’ gibi birbirlerini rencide edici sözler ile şahıslar bazında kendilerini de karaladıklarının farkına varmadılar.

İlginç olan ‘Milliyetçi-Muhafazakâr’ diye bilinen iki parti yöneticilerinin, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan bir zamanda, tabanlarına kötü örnek olmaları.

Her iki partinin tabanlarını oluşturanlar ise yöneticilerin birbirlerine karşı yaptığı çirkin saldırıların yanlış olduğunu belirterek, ‘Sarf edenlerin kendilerine yakıştırdığı bu sözler, maalesef tabanlarını oluşturan insanlara yakışmıyor’ diyor.

SENDİKACI HÜSEYİN KOLÇAK

Dünya görüşlerimiz farklı.

Sendikacı Hüseyin Kolçak devrimci/sosyalist, ben ülkücü. Partilerimiz içimizde.

Kozlu da sendikal seçimler dolayısıyla sürekli karşılaştık. Söz ve icraatları nedeniyle  eleştirilerimize hedef oldu. Ancak, hiçbir zaman tartışmalarımız ‘Keyifli çay sohbetlerimizi’ engellemedi.

Savunduğu ideolojisini samimi ve keyifli olarak yansıttı topluma, üyeleri ve arkadaşlarına. Dolayısıyla çevresinden hep ciddi destek aldı.

Melun hastalığa takıldığında da ciddi/dürüst ve vakur tavrını bozmadı.

Bir kaç kez telefonla selamlaştık, Sevgili eşi Yasemin Kardeşimden de bilgi /selam aldım.

Ancak, Yasemin kardeşin ‘O gitti. Beni, ailesini, madencilerini bırakıp gitti’ paylaşımını okuyunca ‘şok’ oldum.

Hepimizi bekleyen ‘Hazin’ son için yapılacak bir şey yok. Allah, taksiratını affetsin. Sevgili eşi, yakınları ve madencilerin başı sağ olsun.

Türk sendikacılığı ve maden işçileri için, büyük kayıp.

Büyük kayıp.

İYİ PARTİ'DE OPERASYON SÜRÜYOR

Kongre sürecinde, muhalifler, tabiri caizse ‘Tereyağından kıl çeker gibi’ devre dışı bırakıldılar.

Şeytanın aklına gelmeyen taktikler uygulandı. Politikacı, tavlamasını bildiği gibi harcamasını bilen tiptir’ tarifi Tatbik edildi.  Ve eski vali ‘alâyı valâ’ ile il başkanlığı koltuğuna oturtuldu.

Bir takım payelerle kağıt üzerinde katılım ve genişleme sağlanırken, parti içindeki restleşmelerde sürdü.

‘Bir şekilde’ devre dışı bırakılanlar, örgütlenmelerini ve birbirlerine tutunmalarını devam ettirdiler.Genel merkezdeki çekişmenin başka boyutu il düzeyinde sürdü.

İlçe bazında çekişmenin boyutları istifalarla liste boşaltma ve seçmen kaybı şeklinde genişledi.

Bu ilçelerden biri Devrek. Asil yönetimden 21 kişi istifa etti. Listede 4-5 kişi kaldı. Yönetim yedeklerle ayakta duruyor. Disiplin kurulu üyesi operasyon yapıyor.

İl kongresini kazanma taktiklerinden biri, üye sayısını 600 altında tutup, delege seçimi yapmamaktı. Kongrelerde mevcut üyeler delege gibi oy kullanıp, belirlenen listeyi seçtiler. Merkez ilçe dışındaki ilçelerde bu taktikle dere geçildi, ‘E Vali’, alay-ı valâ ile il başkanı yapıldı.

Pandemi sürecinde, diğer partilere karşı yapılan kışkırtıcı üsluplu açıklamalar ile iç çekişme örtülmeye çalışıldı. Ancak, hem yönetim hem de seçmen bazında sıkıntılar sürüyor.

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: SEVGİ, DİLİ-, SİYASİ, RANT-, 2021,
Yorumlar
Haber Yazılımı