google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Haber Detayı
29 Mart 2020 - Pazar 14:39 Bu haber 4867 kez okundu
 
ŞEYTAN-KOVİD 19 - DUA
GÜNDEM Haberi
ŞEYTAN-KOVİD 19 - DUA

ŞEYTAN-KOVİD 19 - DUA


COVİD 19 hayatımıza ‘Cuk’ diye oturdu. Sokaklarda ‘Başıboş’ dolaşanların yaydığı ‘Travmatik’ görüntüler moral bozsa da, ‘Mutsuz çoğunluk’ kendisini evinde ‘İzole’ etmiş durumda.

‘Mutlu azınlık(!) ise sokaklarda ‘Kıç’ atıyor vesselam.

İnsanların, kapısında bekçisiz, bahçesinde gardiyansız kendini ‘Mahpus’ ettiği evlerdeki durumu anlatmak mümkün değil.

TV’ler artık ‘Eğlendirme aygıtı’ olmaktan çıkıp, ‘Korona’ konusunda, ‘Beyanat enflasyonu’ yayan sesli/görüntülü/ gürültülü camekanlar haline geldi.

‘Pozitif hasta sayısı’ ve ‘Ölüm sayısı’ yanında ‘Bonus’ niteliğinde verilen ‘Hastalıktan kurtulanların sayısı’ bile moral bozuyor.

Çocuklar… Lise ve üniversiteliler neyse… Laf anlıyorlar. Ancak, küçükler alışmışlıklarının ötesinde, kendilerini öteye beriye atıyor, ebeveynlerine çile çektiriyorlar…

Aslında, “Bilgi’nin kıymetini” bile bilmemişiz.

‘Özümseyerek’ değil, ‘Ezberleyerek’ öğrendiğimiz için, okuduklarımızın farkına varmamışız.

İlkokul sıralarından itibaren virüsün kıralı ‘Veba’dan başlayıp, Kırım Kongo’yu, Sars, Mers, Kuş gribi, Ayı gribini ya okumuş ya yaşamışız değil mi?

Hadi ilacını, aşısını bulamamışız… Yoğun bakım yatağı, doktor, hastabakıcı, hemşire bir kenara; koruyucu ekipman (Maske, gömlek, eldiven, tulum) teknik sistem konusunda niye ‘Gereği’ yapılmadı?

Beyaz camlarda koruyucu ekipman ve 1 testin maliyeti tartışılıyor. ‘Abesle iştigal’ değil mi?

Bir “Koronavirüs’ün maliyeti” yapılacak zaman mı yani!..

Bu tartışmaların odağında, gel de dört duvar arasında, ‘Fiziken evde, beyin olarak her yerde’ taktik ve tekniğini uygula bakalım.

‘Beyanat enflasyonu’ çerçevesinde, ‘Market’ 100 m. ötede, ‘İnternet’ elinin altında, ‘Vefa grubu’ kapıda olsa ne yazar?

Bir de virüs fırsatçıları çıkmış piyasaya!..

Antiseptik malzemelerden gıda ürünlerine kadar, fiyatları ‘Güvercin taklası’ attıranlar yok mu!..

Bence, “Herkes kendi OHAL’ini ilan etsin” açıklamasıyla geçiştirilemeyecek bir durum bu.

‘Akl-ı selim’ olmayanların sokaklara atlayıp yaydığı ‘Travmatik görüntüler’, fırsatçılarca önlemlere yapılan ‘Fauller’, düzeni yoruyor, bozuyor.

Dolayısıyla önlemler konusunda ‘Alınan mesafe’ tatmin edici görülmüyor.

‘Sıkıyönetim’ gibi hem demokrasi hem iç siyasete ‘Darbe’ vuracak bir uygulama değil, ‘Olağanüstü hal’ gibi ‘Yatay’ bir uygulama ile ‘Virüs’ün olumsuz etkilerinin daha çabuk kontrole alınacağı gibi bir görüntü var ortada.

Hükümetin ‘Önlemler’ konusunda yetkilendirdiği ‘Valiler’ bu konunun üstesinden ne kadar gelecek göreceğiz.

Ancak, görünen o ki, dünyayı tesiri altına alan ve etrafımızda korku çemberi saran ‘COVİD 19’a karşı ‘Alınan önlemler’, bu günkülerle sınırlı kalmayacak.

Bu gün 65 yaş üstü insanların korunması için çıkartılan  ‘Sosyal izalasyon (Evde kal) rica ve ikazlarının boyutları; yapılacak ‘Sesli’ ve ‘Fiziki’ müdahaleler ile sayısını artıracaktır.

Gelişmeleri her açıdan izleyeceğiz elbette. İzlemenin ötesinde, COVİD 19 ile yüzleşeceğiz.

Bu yüzleşme ‘ciddi’ olmalı. Durumun vahameti paniğe döndürülmeden…

Pandemin’in(Salgın) ‘Vaka’ pozisyonunda kalması,için ‘ciddi/sert’ tedbirler alınmalı.

Her gün hasta ve ölüm sayısı artıyor.

Ortada; sıradan, askeri araçlarla değil, tıbbi malzemelerle müdahale edilen bir ‘Savaş’ durumu var.

263 madencimizin öldüğü Kozlu Grizu faciasından kötü bir durum.

33 askerimizin şehit edildiği ‘İdlib’ saldırısından kötü bir vaziyet bu.

Düşman, ‘İsim’ olarak mevcut ancak ‘Görüntü’  ve ‘Cisim’ olarak yok ortada…

Dünyanın ‘Emperyal güçleri’ bile ‘Pılı pırtı’ toplayıp kaçmış meydandan.

Mücadele ilgili yapılan bütçeler, salgın için müdahale süresi, virüsün elden geçireceği hasta sayısı ve güzel günler…

Hepsi tahmini.

İki ay öncesi için söylediğimiz ‘Ne güzel günlerdi o günler’ sözlerini ‘Sarf’ ediyoruz şimdilerde…

İki ay öncenin  enflasyon, İdlib - Libya savaşları, sel - deprem felaketleri ve kaçak ocak ölümlerinin olduğu günleri düşünün. O günlerde, bizi karamsarlığa iten olayların olduğu günleri…

Bu gün, iki ay önceki o günler için, ‘Ne güzel günlerdi o günler’ diyoruz…

İşte, içinde olduğumuz durumun vahametini, en iyi gösteren, tercüme eden sözler bunlar.

Unutmayalım; hayat, cesaret, akıl ve tekniği birlikte kullananlara ‘Torpil’ geçer.

Tedbir, tedbir, tedbir…

TTK GÜVENLİK VE GENELGE

 

Geçen hafta Türkiye Taşkömürleri Kurumu’nda(TTK) alınan CORONA 19 önlemleri çerçevesinde; ‘İstihdam’ ve ‘Üretimde’ azalmadan bahsetmiştik.

‘İşçi sağlığı’ çerçevesinde önlemler ile kurumun ürettiği ‘Tüvenan/yıkanmamış kömür’ miktarının yarı yarıya düşeceğini belirtmiştik.

‘İşçi sağlığı - iş güvenliği’; hedefini ‘Varolmak’ üzerine kuran kurumun, ‘Olmazsa olmazlarından’ olması sevindirici bir icraat.

Ancak, alınan önlemlerin, “Kurum çalışanlarının tamamına ‘Şamil’ olmayışı” şeklinde şikayetler artarak çoğalıyor. Geçen hafta sonu, TTK Güvenlik Teşkilatına mensup görevlilerin, idari izinliler (Şeker, tansiyon, kalp hastası ve 60 yaş üzeri)dolayısıyla, nöbet yerlerinde eksik sayı ile görevlendirildiği ileri sürülmüştü.

Kulis’e yorumla katılan gözlemciler, “Geçmişteki olağanüstü hallerde(1991 Madenci grev/yürüyüşü ve 1992 Kozlu’da 263 madencinin şehit olduğu Grizu faciası) çalışma saatleri 8 saatten 12 saate çıkartılıp, eksikler  bölgelerden takviyelerle kapatıldı” diyor.

Gözlemciler, “Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’ gereği idari izinliler dolayısıyla eksilen nöbetçilere takviye olarak, ‘Özel güvenlikten görevli alınabilir” diyor.

Bir başka gözlemci, “Şehirdeki özel güvenlik şirketlerinden, ‘Kurumun Rezerve’ hakkı kullanılabilir” diyor. (NOT: 657 dışında teknik ve istatistik bir konu. Kurum yetkilileri bilgi verebilir.)

Gelelim, olayın gelişmesine.

Nöbet yerlerinde sıkıntı olunca, Üzülmez de güvenlik amiri dostum, 60 yaş üstü ve idari izinli güvenlik elemanlarını (20 kişi civarında)çağırdı. Müessese Müdürlük  makamı yanında meydanda kendilerine, ‘Corona bittiğinde size izin yaptıracağız’ diyerek, işbaşı yapmalarını istedi.

Bazıları ‘CİMER’e bildireceğiz deyip ayrıldı. Birkaç kişi kabul etti.

Kurum doktoru Metin Çelikiz rivayet o ki devreye girmedi.

CORONA 19 vesilesiyle, ocakta üretimin düşmesini göze alıp, ‘Sağlık’ önlemlerini arttıran kurumun(TTK), güvenlikle ilgili önlem almaması mümkün mü? Kurumun, nöbetteki görevlilerine dağıtacak antiseptik, maske ve eldiveni olmadığına inanmam. ‘Verilmeli mi verilmemeli mi?’ Dr. Çelikiz’e sormalı... Ancak, görevlendirilen elemanların bilgilendirilmesi gerekir her hal de!

‘Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’ gereği ‘İdari izinli’ olacak güvenlik personelinin ‘Nöbet yerine marş’ komutu bu gün(Pazartesi) netlik kazanacak.

Bekleyelim, görelim.

TERİM ve DEYİMLER DE DEĞİŞTİ


COVİD 19’un hayatımıza girmesiyle birlikte ‘Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak’ sloganı çerçevesinde, kelimeler ve deyimlerde değişmeye başladı.

Ekonomik ve siyasi söylemlerin üzerinde kurulduğu “Paragöz, yandaş müteahhit tayfası, akçeli işler, küçük olsun benim olsun, iç hesaplaşma” gibi kelimeler tarihe karışmadı ancak, ‘Süreklilik’ özelliklerini yitirdiler.

‘Katil Corona’ belasıyla birlikte, sosyal izalasyon( evde kalma), Semtron (Belirti), travmatik görüntü(Başıboş dolaşma)Enfekte etmek(Bulaştırmak) Sosyal temas(1.5 m mesafe), mental retarde(Zeka geriliği), hijyen(Temizlik) gibi kelimeler öne çıktı ve ‘Konuşma dilimiz’ içinde yer aldı.

Bu arada; millet olarak ‘3 bin yıllık bir geçmişe’ sahip olmakla övünürken, hijyen/temizlik açısından  ‘Ellerimizi yıkamayı’ bile yeni öğrendiğimizin farkına vardık.

Katil mikrop sayesinde, toplum olarak eksik yönlerimiz tamamlanıyor. Ne demişler, ‘Bir musibet, bin nasihatten iyidir’

SAFLARI SIKLAŞTIRIN ŞEYTAN GİRMESİN!..


Katil COVİD 19’un her şeyden önce bize kabul ettirdiği bir slogan var.‘Dünyada, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’

Kendilerini ‘Dünyanın virüsü’ ilan eden emperyal güçler bile ‘CORONA19’ karşısında ‘Sinek ikili’ oldular, ‘Kaçacak yer’ arıyorlar.

Bakar mısınız, İslam da ‘Şekilli Dua’ olan ‘Allaha yakarma’ yada ‘Namaz’ın şekli bile kaşla göz arasında değiştirildi.Cemaatle kılınan namazlarda (Vakit, Cuma, cenaze, bayram) imam ikaz ederdi “Safları sıklaştıralım. Şeytan araya girmesin” derdi.

Geçtiğimiz hafta, Diyanet’in COVİD 19 gerekçesiyle yasakladığı Cuma namazı, hem de Diyanet eliyle delindi. ‘Millete yasak’ olan Cuma namazı ‘Diyanete serbest’ olarak, diyanet seçkinlerince, ‘Özel Cuma’, ‘VİP Cuma’ adı altında ‘TV’den naklen’ verilerek kılındı.

Görüntü ilginç. Saflar arasında mesafe bırakılmış. Anlaşılan o ki, ‘İmam’ namaza başlarken, ‘Safları sıklaştırın, şeytan girmesin’ ikazı yapmamış.

“COVİD 19’un kol gezdiği dünyada şeytan olur mu olmaz mı?” bilmem.

Bu konuda, ‘Sayın Diyanet İşleri Başkanının bir fetva vermesi’ gerekir her hal de!

ARABIN YALELLİMİ, LAZIN RIVRIVI

Şimdi bunlar, ‘Bol nişadırlı kalay’ı hak etmiyor mu ?

‘Bam telinden’, uzun hava türü, ‘Arabın Yalellimi’, ‘Laz’ın Rıvrıvı’ gibi bitmek tükenmek bilmeyen…

‘Şerefi noksan’ diyeceğim bu tiplere de.. ‘Yetmez’.

‘Şerefsiz’ bunlar. Hem de ‘Şerefsizin önde gideni’

Sosyal izalasyon(Evde kal) çağrısına uymayan, travmatik görüntü  yayan, toplum içinde COVİD 19 ile yarışan tipler bunlar…

Belediyenin Gazipaşa Caddesi üzerinde ‘Reklam’ antiseptiğini(El temizlik sıvısı) çalmış/lar!

Kurnazlık/çakallık ruhuna işlemiş bunların…

‘Yozlaşma’ siyasetten ticarete, spordan sosyal hayata her tarafa hakım..

3 PAKET MAMA ve ‘CANDOSTLAR’

CORONA’nın hakimiyetine direndiğimiz şu günlerde, ‘Şoke’ olan canlılar arasında bulunan ‘Sokak hayvanları’ da ‘Örtülü reklam kampanyaları’ arasında yer alıyor.

Siyasetçiler ise yine ‘Fırsatı ganimet’ bilip, “Corona’yı horon’a çevirmeyi” beceriyorlar.

Gecen hafta sonu Zonguldak Belediyesi “Coronavirüs tedbirleri kapsamında, beslenme imkanları azalan sevimli dostlarımızın her zaman yanındayız. Siz evde kalın. Can dostlarımız bizlere emanet” alt yazısı ile basına resimler servis etti.

Rivayet o ki, bir ‘Gönüllü hayvan severe’ danışılmış. Gönüllü kadın, “80 paket kedi, 80 paket köpek maması alın 15-20 gün yeter” demiş.

Hayvansever gönüllü hanım ile Hayvan barınağı yanından şehre doğru dağıtım yapılmaya başlanmış. Sokak hayvanlarının yoğun olduğu yerler biliniyor. Ancak, Belediyenin 1 paket kedi, 2 paket köpek maması aldığı ortaya çıkınca, münakaşa başlamış.

Bir günlük resimleme çalışması yapıldıktan sonra, dağıtım durmuş. ‘Can dostlarımız bizlere emanet’ yazı ve servis edilen resimler, ‘İcraat’ kataloğuna girmek üzere arşive konmuş.

‘Can dostlara destek’ inşallah devam eder.

Kaynak: Editör:
Etiketler: ŞEYTAN-KOVİD, 19, -, DUA,
Yorumlar
Haber Yazılımı