Yazı Detayı
15 Aralık 2017 - Cuma 16:40 Bu yazı 639 kez okundu
 
Tülin ALTINAYAR Reiki Usui Master
 
 

Merhaba Dostlar,
   Sizinle yazılarda buluşmaya, özel nedenlerimden dolayı bir süre ara vermiştim. Fakat her şeyde bir hayr olduğu gibi, bu işte de kendi içinde saklı bir hayr vardı. Son yazımda “niyet” konusunu işlemiş ve olumlamalar paylaşmıştım. Bu çok çok önemli bir konuydu ve daha fazla okunabilmesi için, böyle uzun bir süre kalmış oldu.
    Evet, aslında hayat, olayların içindeki bu gizli sebep-sonuç ilişkisini görebilmektir. Ben buna, hayatın şifreleri diyorum.
Bugün sizlere hayatın bir başka şifresi olan “kul hakkı” ndan bahsetmek istiyorum. Aslında bildiğimiz üzere, kul hakkı çok çok önemli bir kavram, bir davranış şeklidir. Allah c.c. Kur’an da bahsetmiştir, “benim karşıma günahlarınızla gelin, tövbe edin, ben bağışlayabilirim ama bir tek kul hakkıyla gelmeyin” diye buyurmuştur. Allah o kadar adildir ki, iki kulunun arasındaki meseleyi, onlara bırakmıştır. Kul hakkı aldığımız kimseden özür dileyip gönlünü almadıkça ve o kişi sizi affetmedikçe, Allah sizi affetmez. Şimdi çoğumuz kul hakkını, büyük olaylar ile örtüştürmektedir. Halbuki; günlük hayatımızda bilerek bilmeyerek yaptığımız o kadar çok davranış kul hakkı oluşturur ki…
   Örneğin; bir sıra var, bir yere giriş, bir mal alış, bir fatura yatırma vs sırası olabilir. Bu sırada önündekini yok sayarak veya yanından kaynak yaparak, önüne geçmek bir kul hakkıdır. 
   Bir kişinin olmadığı bir ortamda, onu diğer kişilere kötüleyip, olumsuz algı yaratmak, o kişinin sosyal prestijini sarsarak kendine prim sağlamaya çalışmak bir kul hakkıdır.
   Bir kadına & erkeğe boş yere, tutamayacağını veya tutmayacağını bile bile umut vermek, duyguları ile oynamak bir kul hakkıdır.
   Benzer şekilde iş hayatında yanında çalıştırdığı kişi veya kişilere tutamayacağı veya tutmayacağını bile bile vaadlerde bulunmak, onları hayal kırıklığına uğratmak ve hatta maddi manevi zor durumda bırakmak bir kul hakkıdır.
   Bir kişiyi anlayıp dinlemeden azarlamak, kalbini kırmak, haksız olduğunu öğrendiği zaman önemsemeden devam etmek veya bunu bilerek, ezmek için yapmak bir kul hakkıdır.
   Bu örnekleri veya durumları çoğaltmak mümkündür.
   Kısacası, kul hakkı sadece maddi ve çok büyük kayıplara bağlı değildir. Ben kendimi bildim bileli kul hakkına çok dikkat etmeye çalışmışımdır. Bu davranış şeklimi çocuklarıma da aktarmaya çalıştım. Bununla ilgili hem gülümseten hem duygulandıran hem de düşündüren bir hatıramı aktarmak isterim.
   Küçük oğlum 8 yaşında ilkokul 2. sınıfa giderken gözlüğü kırıldı. Tabii hemen ertesi sabah yeni gözlük alamadığımdan, okula gözlüksüz gitti. Ben öğretmenini arayıp durumla ilgili bilgilendirdim çünkü gözlüksüz tahtayı göremeyecekti. Öğretmeni de gözlükleri yapılıncaya kadar zorlanmaması için, küçük oğlumu alıp ilk sıraya oturtmuş. Bu pozitif bir ayrımcılık, hepimiz için olabilir. Küçük oğlum istemeye istemeye ön sıraya oturmuş. 2. ders arkaya, kendi sırasına gitmiş. Öğretmeni almış tekrar ilk sıraya oturtmuş. 3. ders yine arkaya kendi sırasına gitmiş. Öğretmeni tekrar ilk sıraya oturtmuş. 4. ders yine arkaya kendi sırasına geçince, öğretmeni oğlumu dışarı çağırmış ve neden devamlı arka sıraya geçtiğini sormuş. Küçük oğlumun cevabı şu olmuş ; “ ben ön sıraya geçerek, o sırada oturan arkadaşımın hakkını yiyorum. Benim gözlüğümün kırılmasında onun bir suçu yokken, neden onun hakkı yensin ki, bu çok günah” demiş. Öğretmeni şaşırarak, duygulanarak, grur duyarak onu kucaklamış. Akşam beni aradı ve direkt bana “sen nasıl bir çocuk yetiştirdin böyle, bu kadar duyarlı, duygulu ve adil” dedi.
   Evet Dostlar, hepimiz bu kadar duyarlı, adil ve özenli davranarak kul hakkını önemsemeliyiz. Yani, insan olmanın belki de ilk gereğini yerine getirmeliyiz. 
   Düşünsenize; herkesin bu şekilde biri birine davrandığı bir dünya oluşturabilsek kavga etmemiz için sebep kalır mı? Hatta şu an yaşadığımız pek çok olumsuzluk kendiliğinden ortadan kalkar.
   Unutmayalım Dostlar; “vicdan, insanın içindeki Allah’tır”. Vicdanı olan hiç kimse, bir diğer kula ve hatta varlığa zarar veremez. 
   Bir sonraki yazımda buluşuncaya dek Allah’a emanet olun. 
   Reiki’nin ışığı üzerinize aksın.
   Sevgi ve saygılarımla,

 
Etiketler: ,
Yorumlar
Haber Yazılımı