Neslihan YÜKSEL “ALTIN ÇAĞIN ÇOCUKLARI!”
Yazı Detayı
14 Kasım 2018 - Çarşamba 18:47 Bu yazı 2151 kez okundu
 
“ALTIN ÇAĞIN ÇOCUKLARI!”
Neslihan YÜKSEL
 
 

Hiç unutmam. Bir yere misafirliğe giderken hep “Sadece bir bardak çay içeceksin, ısrar ederlerse bir bardak daha” der ve evde sıkı sıkı doyurur “sofraya buyur ederseler oturursun.” derdi annem. Çocukluk işte; gideceğimiz yerdeki yiyeceklerin hayalinden, daha yolda acıkırdı karnımız. “Gel otur çocuğum.” denildiğinde bile annemize kayardı mahçup gözlerimiz. “Yok teyze, tokuz.” derdik. Annem gururlu bir komutan edasında, gözlerini yere diker, sonra mesut bir gülümseme yayılırdı dudaklarına. Kim bilir, içinden neler geçerdi? Hele bir de teyzeler “Ne güzel çocuklar yetiştirmişsin!” derse sanki sevinçten havalara uçacakmış da, edebi onu tutarmış gibi, bir muzip sevinçle parlardı gözleri...Ayak altı olmayan bir yere biraz ondan, biraz bundan alelacele serpiştirilmiş sofralara oturtulurdu çocuklar. Hep büyüklerin masasını süzerdi içimizi çekerek gözlerimiz. Hele birde aramızda göz açık obur çocuklar varsa, doğru düzgün birşey yiyemeden kalkardı, midelerimiz. Muhabbetten vakit bulursa, şanslıysak “Bir çay daha vereyim mi? diye kapıdan başını uzatırdı ev sahibi teyzeler. Dünyalar bizim olur, sessizce başımızı sallardık.  Sarımsı bir su gibi, soğuk. Soğukluktan şekeri erimeyen. Ama; hala tadı damağımda, sulandırılmış o canım çaylar. O yüzdendir çaya sevdamız... Adam yerine konmaktı derdimiz. Soğuk da olsa, açık da büyükler gibi çay içebilmek ne güzel şeydi. Hiç olmadı ki büyüklerle aynı masaya oturmak gibi bir düşüncemiz...

Hele önümüzdeki sene de giyer diye büyük alınan, üstümüze bir kaç beden büyük elbiselerimiz. Bir de büyükten küçüğe, miras gibi kalan giysilerimiz. Şimdi düşünüyorum da, o yüzden mi hiç çocuk olmadık? Olamadık? Ta o zamanlarda büyümemiz için acele etmemiz gerektiğinin farkına vardık. Zaten, biz hep o “altın çağ”ın çocuklarıydık. Annesinin, babasının, kardeşlerinin gözünü gözleyen. Bırak onları üzmeyi, ne yapsam da katkım olsa diye düşünen...Çoğumuzun ardından bir suç işlediğimizde, o meşhur terliklerin ikili, üçlü falsolar yapıp her defasında tam isabet etmesine akıl erdiremeyen... Her şeyi olmayıp da, her şeye sahip hisseden. Kimsenin bir şeyinde gözü olmayıp elindekilerle yetinen. Hayal kurmayı, umut etmeyi bilen. “O oyuncağı istiyorum!” diye, avaz avaz bağırmaması gerektiğini hisseden. Ve zaten böyle bir şeye hiç teşebbüs etmeyen. Gerektiğinde tek tekerlekten veya delikli herhangi bir şeyden araba yapabilen. Yapamasa da onu araba gibi düşleyen. Basit tek tip bebekleri veya elde dikilmiş bez bebekleri olan...

 

Hatırlıyorum. Ne güzeldi bayramlar!Bayramları dört gözle beklerdik. Bayramlıklarımızın hayaliyle sabah ederdik. Hatta; sanki gelip birisi alacakmış gibi, yastığımızın altına koyardık. Yarı uyur, yarı uyanık sabahlardık. Sabahın köründe başlardı tatlı telaş. Ailece kahvaltımızı yapar, bayramlaşır, soluğu arkadaşlarla toplanıp şeker toplamada alırdık. Hiç tanımadığımız kapıları korkmadan çalar, şeker toplardık. Elimizde çantalar, poşetler bir sürü şekerimiz olurdu. Şeker gibi bayramlarda biz, “şeker gibi çocuklardık.” Öyle saftık ki; en üzgün anımızda bile bir şekere kanar, ağlamazdık...

Her dediğimiz olmazdı. Her şeyin bir sırası vardı. Anne, babamıza sezdirmezdik bir şey istediğimizde. Alamadığı için mahçup hsin istemezdik. Çoğu şeyi elde edemesek de, içten içe düşlerdik, isterdik, beklerdik. Öfke nöbetlerine girmezdik. O yüzden değerliydi her öğe. Emeksiz yemek olmazdı, bilirdik. O yüzden aç da olsak, yemeğin pişmesini, sofranın kurulmasını, büyüklerin oturmasını beklerdik. Sonra nimetin şükründe, minnetle yemeğimizi yerdik...

İşte; biz böyle, masal gibi bir nesildik. Sonra, sanırım bir gün kendimize haksızlık ettiğimizi farkettik. Şimdilerde; her şey dört dörtlük hayatlarda ve sofralarda yine bir şeyler eksik. Sanırım biz o günleri özledik. Galiba biz o eski günleri çoooook özledik!!

Sevgi ve saygılarımla,

Instagram/tcneslihanyuksel

Facebook/İçsel Algılar

Blog/icselalgilar.blogspot.com

 
Etiketler: “ALTIN, ÇAĞIN, ÇOCUKLARI!”,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Mayıs 2020
DÜNYADAN GEÇEN TÜM MELEKLERE…
3388 Okunma.
13 Şubat 2020
ZOR GÜNLER...
2103 Okunma.
20 Ocak 2020
ÇEVREMİZDEKİLER NE DER?...
1683 Okunma.
25 Aralık 2019
AYAĞIMIZA DİKEN BATMADAN…
2272 Okunma.
18 Aralık 2019
AH, ÇOCUK OLSAM!..
2037 Okunma.
11 Aralık 2019
BOL MAKARNALI YILLAR...
2182 Okunma.
04 Aralık 2019
GEL VATANDAŞ!
2161 Okunma.
27 Kasım 2019
İYİ MİSİN?....
3448 Okunma.
20 Kasım 2019
ÖĞRETMENİM CANIM BENİM!...
2131 Okunma.
13 Kasım 2019
YÜZLEŞ!...
2142 Okunma.
06 Kasım 2019
“TEMİZLİK” SENİN İÇİN Mİ, İŞİN Mİ?
2737 Okunma.
30 Ekim 2019
“Kuşak Çatışması” da ne?
2813 Okunma.
23 Ekim 2019
EVLİ, MUTLU, ÇOCUKLU...?
2290 Okunma.
16 Ekim 2019
KANATSIZ MELEKLER
2120 Okunma.
09 Ekim 2019
“Sirke mi, limon mu?”
2321 Okunma.
02 Ekim 2019
BENDEN SÖYLEMESİ;..
2453 Okunma.
25 Eylül 2019
SARI BİR EYLÜL SARDI BİZİ!...
2320 Okunma.
18 Eylül 2019
MUCİZE;...
2605 Okunma.
11 Eylül 2019
YEŞİL KÜSMÜŞ, MAVİ DERTLİ!...
2407 Okunma.
04 Eylül 2019
KEYFİMİN KAHYASINA;...
2578 Okunma.
29 Ağustos 2019
Hayat, bayram olsun!
3029 Okunma.
21 Ağustos 2019
Ne varsa, şarkılarda var!...
2570 Okunma.
14 Ağustos 2019
ORDA BİR KÖY VAR; Uzakta;...
2277 Okunma.
08 Ağustos 2019
Var mısın?...
2367 Okunma.
31 Temmuz 2019
SÖNDÜRÜN!...
2530 Okunma.
25 Temmuz 2019
Selam olsun aynalara;...
2297 Okunma.
17 Temmuz 2019
Sağlık, en değerli sermayedir!...
2366 Okunma.
10 Temmuz 2019
ALIŞALIM ARTIK!..
2287 Okunma.
03 Temmuz 2019
Gelecek de, gelecek!...
2340 Okunma.
24 Haziran 2019
Umudum, umutta!..
2312 Okunma.
19 Haziran 2019
“DİNLE;...”
3108 Okunma.
12 Haziran 2019
Ağız tadıyla;...
1456 Okunma.
06 Haziran 2019
Şeker Gibi Bir Bayram Olsun!
1477 Okunma.
29 Mayıs 2019
HOŞ BİR SADA BIRAKSAK;...
1639 Okunma.
22 Mayıs 2019
Topal Sehpa
1535 Okunma.
20 Mayıs 2019
Ömrüme İthafen;...
1310 Okunma.
15 Mayıs 2019
Ey, Türk gençliği!
1434 Okunma.
08 Mayıs 2019
Belki de; anneni özledin?...
1587 Okunma.
01 Mayıs 2019
Fotoğraflar, anılar, falan-filan...
954 Okunma.
29 Nisan 2019
Hiçliğimden, Benliğime
1380 Okunma.
24 Nisan 2019
Şen olun; bayram olsun çocuklar!
1550 Okunma.
22 Nisan 2019
İPİNİ KOPARTAN UÇURTMALAR
1416 Okunma.
17 Nisan 2019
Herkesin işine yaradığın kadar iyisin!
2623 Okunma.
10 Nisan 2019
YELKENLER FORA!...
1673 Okunma.
08 Nisan 2019
Anadolu'dan...
1474 Okunma.
03 Nisan 2019
HAYDİ, ŞİMDİ; “HAYATA TUTUN!”...
1612 Okunma.
27 Mart 2019
YURDUM İNSANI, “Haydi Seçime!”...
1910 Okunma.
20 Mart 2019
NE GÜZEL ŞEYSİN; BAHAR!...
1917 Okunma.
13 Mart 2019
HOŞÇAKAL ÇOCUKLUĞUM!...
1957 Okunma.
06 Mart 2019
“Ben KADINIM! Ben CAN’IM!...”
1563 Okunma.
27 Şubat 2019
Söz’de SEVDİK!...
1664 Okunma.
20 Şubat 2019
CANIM TÜRKİYE’m!...
1923 Okunma.
13 Şubat 2019
14 ŞUBAT’a GİRERKEN;...
1868 Okunma.
06 Şubat 2019
AZRAİL HEP HABERSİZ GELİR!..
1953 Okunma.
30 Ocak 2019
AŞK’a DAİR;...
1775 Okunma.
23 Ocak 2019
HELAL ve SICAK EKMEK
2008 Okunma.
16 Ocak 2019
YOL, YOLCU ve YOLDAŞ
1903 Okunma.
09 Ocak 2019
İYİLER HEP KAZANIR!
2073 Okunma.
02 Ocak 2019
HOŞGELMİŞ 2019!
1924 Okunma.
26 Aralık 2018
BAK POSTACI GELİYOR!...
1969 Okunma.
19 Aralık 2018
...BİR ÇİFT LAFIM VAR, KIŞ’A...
1802 Okunma.
17 Aralık 2018
İnsan Doğmak ve İnsan Kalmak
1591 Okunma.
12 Aralık 2018
HUUUUU KOMŞU!...
1835 Okunma.
05 Aralık 2018
ENGELSİZ, GÜZEL GÜNLERE...
1896 Okunma.
28 Kasım 2018
“ELVEDA!” DEMEDEN ÖNCE
1926 Okunma.
21 Kasım 2018
HEYT BE YAŞAMAK!
2221 Okunma.
02 Kasım 2018
Karanlığa Işık Ol
2697 Okunma.
31 Ekim 2018
EZAN, BAYRAK, VATAN...
2145 Okunma.
24 Ekim 2018
İYİ, KÖTÜ...
2174 Okunma.
17 Ekim 2018
BIRAKIN HAYAL KURSUN ÇOCUKLARIMIZ!
2453 Okunma.
10 Ekim 2018
DEPRESİF RUHLAR
2146 Okunma.
03 Ekim 2018
ZAMAN ÇOK YAMAN!
2613 Okunma.
30 Kasım -0001
“İÇİNDEKİ SEN”E BİR ŞANS VER!
1753 Okunma.
Haber Yazılımı