Yazı Detayı
23 Ağustos 2017 - Çarşamba 08:13 Bu yazı 2617 kez okundu
 
Amatör ruh ve profesyonellik
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

İnsanlar doğup büyüdükleri yere çok farklı bakar, çok farklı değerlendirirler. Dünyada eşine ender rastlanan güzellikteki tek yer, kendi topraklarıdır, havasını soluduğu, suyunu içtiği, her köşesinde anılarını sakladığı yerdir. Bu nedenle insanlar, doğduğu yerleri övmek için akla hayale gelmedik cümle kurarlar. Yaşadıkları sıkıntıları, çektikleri çileleri, boğuştukları sorunları.. ve daha birçok şeyi memleketlerini anlatırken unuturlar.
Aslında memleketleri eşsiz güzelliktedir ama sahibi yoktur. Bir gün o beyaz atlı prens gelecek ve memleketleri de kendileri de sahipsiz kalmayacak...
Küçük ve gelişmemiş kentlerde hep bu tür yakınma ve hep bu tür övgüleri görmeye alıştık. Şimdi hangi kenti söylesem, bir türkü tutturup, eşsiz güzelliklerini dökersiniz
. Oysa aynı insanlara bir dokunsan bin ah işiteceğin liste oldukça kabarık olur. Buna orada yaşayanlar, siyasetçiler, yöneticiler ve STK’lar dâhildir.
Ama iş memlekete geldiğinde “Malatya.. Malatya.. bulunmaz eşin” olur her kentte...
İstanbul’a yerleşene kadar bunun sebebini tam çözmüş değildim, şimdi anlıyorum.
***
Gençliğimizde amatör ruhla yaptığımız çok güzel işler vardı. Amacı aynı olan dostlarımızla hiçbir beklenti altına girmeden güzel işler yapardık, bu satırları okuyanlar da muhtemelen yapmıştır.
Bu bazen yardımlaşma olur, bazen küçük şeylerle yüreklere dokunulur, bazen gazete, bazen dergi çıkarma şeklinde olur. Ya da belki bir dernek, vakıf veya başka bir çatı altında kente ve insana dair güzel şeylerdir.
Hepsinin ortak özelliği maddi bir beklenti olmamasıdır. Herkes yaptığı işi amatörce yapıyor, bir birine öğretme şeklinde eğitim alınıyordu. Amatörlük, o alanda uzmanlaşmadığını ama elinden gelenin en iyisini yaptığını gösteriyordu. Ruh ise o işe anlam ve destek katıyordu. İtici bir güç gibiydi o ruh...
İstanbul’dan küçük ve gelişmemiş kentlere baktığımda fark ettiğim de bu oldu...
O ruh ölmüş...
Amatörlük ise yaşam biçimi haline dönüşmüş.
Hayatın her alanında amatörce bir çalışma var. İşadamları bakkal dükkânı gibi şirket yönetiyor. Kurumlar dünyadaki gelişmeden hiç nasiplenmiyor, babadan kalma alışkanlık sürüp gidiyor. Siyaset, kasaba politikacılarının demirbaşı haline dönüşmüş. Sivil toplum kuruluşları, birilerinin “unvan”, “makam” ve “toplumda saygınlık görme” merakına kurban edilmiş.
Sorunlarla boğuşan kentlerde, kurum yöneticilerinin amatörlüğü “bizden olsun” anlayışıyla heder edilmiş. (Mutlaka istisna var ama bu sayı çok az.)
İdealist olan veya yanlışı görüp dillendirenler de hiç sevilmemiş.
O kentte yaşayan istisnasız herkes, ruhu öldürülmüş amatörce yönetimle gelişeceği, kalkınacağı, kabuğunu kıracağı günü bekleyip durmuş.
O gün bir türlü gelmeyince de “sahipsizlik” bahanesi hazırda tutulmuş.
Oysa bütün sorun, bir türlü profesyonelleşememekteydi.
Amatörlük güzeldi, ruhu da olsaydı.
Amatör ruh, maddi olarak kazandırmaz ama profesyonellik kazandırır.
Amatör ruh, insanı insan yapar, profesyonelliğin yüzü sert, tavrı acımasız ama sonuca dönük olur.
***
İlk itirafı ben yapayım ki alınan olmasın.
16 yaşından beri personelciyim. Şimdi İnsan Kaynakları denen alanda en iyilerinden birisi olduğumu söylerlerdi. (Tevvazuyu bırakayım) öyleyim de.
İstanbul’a geldikten sonra aslında hiçbir şey bilmediğimi anladım.
40 yıla yakın bir gazetecilik, 17 yıla yakın yazarlığım var. Bu alanda da iyi olduğumu söylerlerdi, İstanbul’da aslında hiçbir şey bilmediğimi anladım.
Kendimle ilgili tek sevindiğim, ruhu öldürülmemiş bir amatörlüğümün olması ve hiç bitmeyen çalışma arzumdur.
Burada gördüğüm bütün alan profesyonellik üzerine kurulu. Ahbap çavuş ilişkisiyle bir kentin, bir kurumun veya bir yapının kaderiyle oynamıyor. (Bazı kurumların hantallığı burada da var)
Elbette çıkar ilişkisi burada da var ama bu, yapıyı bozmadan yapılıyor.
Özellikle -küçük büyük fark etmeden- şirketler -acımasız da olsa- çok profesyonel yönetiliyor.
Belki burada amatör ruhun o güzelliği ve çıkarsızlığı yok ama ruhu öldürülmüş amatörlükte de derin bir mana aranmıyor.
Buralarda amatör ruh, sadece sosyal aktivitelerde var. İnsanlar güzel şeyler için bir araya geliyor, güzel şeyler için çabalıyor ve bütün bunları da kendi işlerinden arta kalan zamanlarda yapıyor. Amatör ruhla yaptıklarıyla, profesyonel olarak yaptıkları arasında dağlar kadar fark olsa da, her ikisini de belli bir dengede tutmayı becerebiliyorlar.
Oysa küçük yerlerde amatör ruhla yapılması gereken birçok iş, birilerinin “profesyonel” ve “kadrolu işi” olmuş. Profesyonel olarak yapılması gereken “yönetim” işleri ise amatörlerin elinde heder olup gidiyor…

 
Etiketler: Amatör, ruh, ve, profesyonellik,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
1985 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
499 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
677 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
463 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
338 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
419 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
235 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
280 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
179 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
591 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1029 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
654 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
4528 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
1766 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
642 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
452 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
1659 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
597 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
1496 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1223 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
1648 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
771 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
731 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
871 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
810 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1532 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
622 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
878 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
648 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1048 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
696 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
653 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
662 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
793 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
640 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
796 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
650 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
573 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
780 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
786 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
634 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
652 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
734 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4344 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
958 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
940 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1208 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
896 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
900 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1050 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
1009 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
873 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
807 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1149 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
852 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
974 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1085 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1062 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
1469 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
943 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
963 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
988 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
786 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
917 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
892 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
1225 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
879 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1007 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
890 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
900 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
962 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
947 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
993 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1035 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
994 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
872 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
921 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1149 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
867 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
926 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1079 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
989 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
896 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
760 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
940 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1080 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
982 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
936 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
940 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1215 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
885 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1047 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1276 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1190 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
933 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1105 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
1002 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
976 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1079 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1027 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
871 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
960 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1073 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
883 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
734 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1010 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
929 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
925 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
856 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
874 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
986 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
936 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
844 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
904 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
845 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1031 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1063 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
982 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1089 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1022 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1169 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
977 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
954 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1071 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1054 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
1233 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
975 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
825 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
976 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1079 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
967 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1031 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1151 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1019 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1162 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1065 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
913 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
975 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
967 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
975 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1138 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1062 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1022 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1155 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1034 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1112 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1268 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
1000 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1078 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1044 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1264 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1160 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1042 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1164 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1028 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1156 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1230 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1077 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1216 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1114 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1112 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1089 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1078 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1103 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1037 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1168 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1176 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1293 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1049 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1210 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1178 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1226 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
961 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1016 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1253 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1111 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1128 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1215 Okunma.
Haber Yazılımı