Yazı Detayı
23 Ağustos 2017 - Çarşamba 08:13 Bu yazı 2149 kez okundu
 
Amatör ruh ve profesyonellik
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

İnsanlar doğup büyüdükleri yere çok farklı bakar, çok farklı değerlendirirler. Dünyada eşine ender rastlanan güzellikteki tek yer, kendi topraklarıdır, havasını soluduğu, suyunu içtiği, her köşesinde anılarını sakladığı yerdir. Bu nedenle insanlar, doğduğu yerleri övmek için akla hayale gelmedik cümle kurarlar. Yaşadıkları sıkıntıları, çektikleri çileleri, boğuştukları sorunları.. ve daha birçok şeyi memleketlerini anlatırken unuturlar.
Aslında memleketleri eşsiz güzelliktedir ama sahibi yoktur. Bir gün o beyaz atlı prens gelecek ve memleketleri de kendileri de sahipsiz kalmayacak...
Küçük ve gelişmemiş kentlerde hep bu tür yakınma ve hep bu tür övgüleri görmeye alıştık. Şimdi hangi kenti söylesem, bir türkü tutturup, eşsiz güzelliklerini dökersiniz
. Oysa aynı insanlara bir dokunsan bin ah işiteceğin liste oldukça kabarık olur. Buna orada yaşayanlar, siyasetçiler, yöneticiler ve STK’lar dâhildir.
Ama iş memlekete geldiğinde “Malatya.. Malatya.. bulunmaz eşin” olur her kentte...
İstanbul’a yerleşene kadar bunun sebebini tam çözmüş değildim, şimdi anlıyorum.
***
Gençliğimizde amatör ruhla yaptığımız çok güzel işler vardı. Amacı aynı olan dostlarımızla hiçbir beklenti altına girmeden güzel işler yapardık, bu satırları okuyanlar da muhtemelen yapmıştır.
Bu bazen yardımlaşma olur, bazen küçük şeylerle yüreklere dokunulur, bazen gazete, bazen dergi çıkarma şeklinde olur. Ya da belki bir dernek, vakıf veya başka bir çatı altında kente ve insana dair güzel şeylerdir.
Hepsinin ortak özelliği maddi bir beklenti olmamasıdır. Herkes yaptığı işi amatörce yapıyor, bir birine öğretme şeklinde eğitim alınıyordu. Amatörlük, o alanda uzmanlaşmadığını ama elinden gelenin en iyisini yaptığını gösteriyordu. Ruh ise o işe anlam ve destek katıyordu. İtici bir güç gibiydi o ruh...
İstanbul’dan küçük ve gelişmemiş kentlere baktığımda fark ettiğim de bu oldu...
O ruh ölmüş...
Amatörlük ise yaşam biçimi haline dönüşmüş.
Hayatın her alanında amatörce bir çalışma var. İşadamları bakkal dükkânı gibi şirket yönetiyor. Kurumlar dünyadaki gelişmeden hiç nasiplenmiyor, babadan kalma alışkanlık sürüp gidiyor. Siyaset, kasaba politikacılarının demirbaşı haline dönüşmüş. Sivil toplum kuruluşları, birilerinin “unvan”, “makam” ve “toplumda saygınlık görme” merakına kurban edilmiş.
Sorunlarla boğuşan kentlerde, kurum yöneticilerinin amatörlüğü “bizden olsun” anlayışıyla heder edilmiş. (Mutlaka istisna var ama bu sayı çok az.)
İdealist olan veya yanlışı görüp dillendirenler de hiç sevilmemiş.
O kentte yaşayan istisnasız herkes, ruhu öldürülmüş amatörce yönetimle gelişeceği, kalkınacağı, kabuğunu kıracağı günü bekleyip durmuş.
O gün bir türlü gelmeyince de “sahipsizlik” bahanesi hazırda tutulmuş.
Oysa bütün sorun, bir türlü profesyonelleşememekteydi.
Amatörlük güzeldi, ruhu da olsaydı.
Amatör ruh, maddi olarak kazandırmaz ama profesyonellik kazandırır.
Amatör ruh, insanı insan yapar, profesyonelliğin yüzü sert, tavrı acımasız ama sonuca dönük olur.
***
İlk itirafı ben yapayım ki alınan olmasın.
16 yaşından beri personelciyim. Şimdi İnsan Kaynakları denen alanda en iyilerinden birisi olduğumu söylerlerdi. (Tevvazuyu bırakayım) öyleyim de.
İstanbul’a geldikten sonra aslında hiçbir şey bilmediğimi anladım.
40 yıla yakın bir gazetecilik, 17 yıla yakın yazarlığım var. Bu alanda da iyi olduğumu söylerlerdi, İstanbul’da aslında hiçbir şey bilmediğimi anladım.
Kendimle ilgili tek sevindiğim, ruhu öldürülmemiş bir amatörlüğümün olması ve hiç bitmeyen çalışma arzumdur.
Burada gördüğüm bütün alan profesyonellik üzerine kurulu. Ahbap çavuş ilişkisiyle bir kentin, bir kurumun veya bir yapının kaderiyle oynamıyor. (Bazı kurumların hantallığı burada da var)
Elbette çıkar ilişkisi burada da var ama bu, yapıyı bozmadan yapılıyor.
Özellikle -küçük büyük fark etmeden- şirketler -acımasız da olsa- çok profesyonel yönetiliyor.
Belki burada amatör ruhun o güzelliği ve çıkarsızlığı yok ama ruhu öldürülmüş amatörlükte de derin bir mana aranmıyor.
Buralarda amatör ruh, sadece sosyal aktivitelerde var. İnsanlar güzel şeyler için bir araya geliyor, güzel şeyler için çabalıyor ve bütün bunları da kendi işlerinden arta kalan zamanlarda yapıyor. Amatör ruhla yaptıklarıyla, profesyonel olarak yaptıkları arasında dağlar kadar fark olsa da, her ikisini de belli bir dengede tutmayı becerebiliyorlar.
Oysa küçük yerlerde amatör ruhla yapılması gereken birçok iş, birilerinin “profesyonel” ve “kadrolu işi” olmuş. Profesyonel olarak yapılması gereken “yönetim” işleri ise amatörlerin elinde heder olup gidiyor…

 
Etiketler: Amatör, ruh, ve, profesyonellik,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
511 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
439 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1245 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
291 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
445 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
258 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
643 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
282 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
322 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
321 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
412 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
264 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
428 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
294 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
206 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
371 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
440 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
295 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
303 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
377 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
3920 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
574 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
504 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
614 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
488 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
518 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
583 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
601 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
504 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
444 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
650 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
497 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
575 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
494 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
567 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
899 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
541 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
533 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
478 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
503 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
540 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
509 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
757 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
498 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
557 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
482 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
515 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
585 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
530 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
550 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
618 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
615 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
534 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
575 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
686 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
482 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
554 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
634 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
654 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
496 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
433 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
557 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
631 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
535 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
562 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
611 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
781 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
553 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
641 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
702 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
711 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
511 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
663 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
574 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
571 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
728 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
604 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
558 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
595 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
680 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
495 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
452 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
615 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
535 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
518 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
476 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
457 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
564 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
570 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
504 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
553 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
535 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
638 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
670 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
538 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
710 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
610 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
748 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
604 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
629 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
624 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
707 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
683 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
668 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
492 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
566 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
705 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
601 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
666 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
664 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
614 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
715 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
652 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
555 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
624 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
601 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
636 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
788 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
669 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
653 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
747 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
647 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
712 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
726 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
661 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
716 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
670 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
757 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
723 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
674 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
727 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
696 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
659 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
755 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
655 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
820 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
765 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
743 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
695 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
699 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
707 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
712 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
753 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
773 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
892 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
664 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
844 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
735 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
800 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
639 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
663 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
818 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
721 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
764 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
866 Okunma.
Haber Yazılımı