Yazı Detayı
23 Ağustos 2017 - Çarşamba 08:13 Bu yazı 1675 kez okundu
 
Amatör ruh ve profesyonellik
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

İnsanlar doğup büyüdükleri yere çok farklı bakar, çok farklı değerlendirirler. Dünyada eşine ender rastlanan güzellikteki tek yer, kendi topraklarıdır, havasını soluduğu, suyunu içtiği, her köşesinde anılarını sakladığı yerdir. Bu nedenle insanlar, doğduğu yerleri övmek için akla hayale gelmedik cümle kurarlar. Yaşadıkları sıkıntıları, çektikleri çileleri, boğuştukları sorunları.. ve daha birçok şeyi memleketlerini anlatırken unuturlar.
Aslında memleketleri eşsiz güzelliktedir ama sahibi yoktur. Bir gün o beyaz atlı prens gelecek ve memleketleri de kendileri de sahipsiz kalmayacak...
Küçük ve gelişmemiş kentlerde hep bu tür yakınma ve hep bu tür övgüleri görmeye alıştık. Şimdi hangi kenti söylesem, bir türkü tutturup, eşsiz güzelliklerini dökersiniz
. Oysa aynı insanlara bir dokunsan bin ah işiteceğin liste oldukça kabarık olur. Buna orada yaşayanlar, siyasetçiler, yöneticiler ve STK’lar dâhildir.
Ama iş memlekete geldiğinde “Malatya.. Malatya.. bulunmaz eşin” olur her kentte...
İstanbul’a yerleşene kadar bunun sebebini tam çözmüş değildim, şimdi anlıyorum.
***
Gençliğimizde amatör ruhla yaptığımız çok güzel işler vardı. Amacı aynı olan dostlarımızla hiçbir beklenti altına girmeden güzel işler yapardık, bu satırları okuyanlar da muhtemelen yapmıştır.
Bu bazen yardımlaşma olur, bazen küçük şeylerle yüreklere dokunulur, bazen gazete, bazen dergi çıkarma şeklinde olur. Ya da belki bir dernek, vakıf veya başka bir çatı altında kente ve insana dair güzel şeylerdir.
Hepsinin ortak özelliği maddi bir beklenti olmamasıdır. Herkes yaptığı işi amatörce yapıyor, bir birine öğretme şeklinde eğitim alınıyordu. Amatörlük, o alanda uzmanlaşmadığını ama elinden gelenin en iyisini yaptığını gösteriyordu. Ruh ise o işe anlam ve destek katıyordu. İtici bir güç gibiydi o ruh...
İstanbul’dan küçük ve gelişmemiş kentlere baktığımda fark ettiğim de bu oldu...
O ruh ölmüş...
Amatörlük ise yaşam biçimi haline dönüşmüş.
Hayatın her alanında amatörce bir çalışma var. İşadamları bakkal dükkânı gibi şirket yönetiyor. Kurumlar dünyadaki gelişmeden hiç nasiplenmiyor, babadan kalma alışkanlık sürüp gidiyor. Siyaset, kasaba politikacılarının demirbaşı haline dönüşmüş. Sivil toplum kuruluşları, birilerinin “unvan”, “makam” ve “toplumda saygınlık görme” merakına kurban edilmiş.
Sorunlarla boğuşan kentlerde, kurum yöneticilerinin amatörlüğü “bizden olsun” anlayışıyla heder edilmiş. (Mutlaka istisna var ama bu sayı çok az.)
İdealist olan veya yanlışı görüp dillendirenler de hiç sevilmemiş.
O kentte yaşayan istisnasız herkes, ruhu öldürülmüş amatörce yönetimle gelişeceği, kalkınacağı, kabuğunu kıracağı günü bekleyip durmuş.
O gün bir türlü gelmeyince de “sahipsizlik” bahanesi hazırda tutulmuş.
Oysa bütün sorun, bir türlü profesyonelleşememekteydi.
Amatörlük güzeldi, ruhu da olsaydı.
Amatör ruh, maddi olarak kazandırmaz ama profesyonellik kazandırır.
Amatör ruh, insanı insan yapar, profesyonelliğin yüzü sert, tavrı acımasız ama sonuca dönük olur.
***
İlk itirafı ben yapayım ki alınan olmasın.
16 yaşından beri personelciyim. Şimdi İnsan Kaynakları denen alanda en iyilerinden birisi olduğumu söylerlerdi. (Tevvazuyu bırakayım) öyleyim de.
İstanbul’a geldikten sonra aslında hiçbir şey bilmediğimi anladım.
40 yıla yakın bir gazetecilik, 17 yıla yakın yazarlığım var. Bu alanda da iyi olduğumu söylerlerdi, İstanbul’da aslında hiçbir şey bilmediğimi anladım.
Kendimle ilgili tek sevindiğim, ruhu öldürülmemiş bir amatörlüğümün olması ve hiç bitmeyen çalışma arzumdur.
Burada gördüğüm bütün alan profesyonellik üzerine kurulu. Ahbap çavuş ilişkisiyle bir kentin, bir kurumun veya bir yapının kaderiyle oynamıyor. (Bazı kurumların hantallığı burada da var)
Elbette çıkar ilişkisi burada da var ama bu, yapıyı bozmadan yapılıyor.
Özellikle -küçük büyük fark etmeden- şirketler -acımasız da olsa- çok profesyonel yönetiliyor.
Belki burada amatör ruhun o güzelliği ve çıkarsızlığı yok ama ruhu öldürülmüş amatörlükte de derin bir mana aranmıyor.
Buralarda amatör ruh, sadece sosyal aktivitelerde var. İnsanlar güzel şeyler için bir araya geliyor, güzel şeyler için çabalıyor ve bütün bunları da kendi işlerinden arta kalan zamanlarda yapıyor. Amatör ruhla yaptıklarıyla, profesyonel olarak yaptıkları arasında dağlar kadar fark olsa da, her ikisini de belli bir dengede tutmayı becerebiliyorlar.
Oysa küçük yerlerde amatör ruhla yapılması gereken birçok iş, birilerinin “profesyonel” ve “kadrolu işi” olmuş. Profesyonel olarak yapılması gereken “yönetim” işleri ise amatörlerin elinde heder olup gidiyor…

 
Etiketler: Amatör, ruh, ve, profesyonellik,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
423 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
385 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1169 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
245 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
372 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
212 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
531 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
223 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
276 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
249 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
317 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
216 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
366 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
242 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
155 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
317 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
385 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
234 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
234 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
313 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
3849 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
497 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
440 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
530 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
406 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
439 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
501 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
526 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
433 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
380 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
579 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
443 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
494 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
401 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
497 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
809 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
482 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
459 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
408 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
458 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
455 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
421 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
685 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
440 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
472 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
425 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
442 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
519 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
458 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
486 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
528 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
548 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
476 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
493 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
603 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
414 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
491 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
556 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
595 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
441 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
388 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
475 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
569 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
475 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
483 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
498 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
698 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
504 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
570 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
588 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
645 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
442 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
589 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
507 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
509 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
663 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
522 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
505 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
533 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
598 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
429 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
404 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
547 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
463 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
445 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
414 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
401 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
512 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
490 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
425 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
497 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
478 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
570 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
603 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
477 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
647 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
543 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
674 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
540 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
552 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
555 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
645 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
579 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
585 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
440 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
501 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
633 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
531 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
608 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
578 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
544 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
646 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
568 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
489 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
546 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
539 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
570 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
716 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
600 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
585 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
670 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
571 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
641 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
653 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
592 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
635 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
599 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
658 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
662 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
614 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
662 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
604 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
585 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
684 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
591 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
755 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
712 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
687 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
625 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
638 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
654 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
647 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
667 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
685 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
820 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
605 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
759 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
664 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
718 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
570 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
606 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
750 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
645 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
695 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
814 Okunma.
Haber Yazılımı