Yazı Detayı
08 Ağustos 2018 - Çarşamba 17:25 Bu yazı 636 kez okundu
 
AMERİKA BİRLEŞİK ŞİRKETLER DEVLETİ
Recep ALKAN
 
 

          ABD diye bir devlet yoktu. 250 yıllık bir geçmişi var. 
NASIL VE KİMLER KURDU
          İspanya, Portekiz, Hollanda, Fransa, İtalya, İngiltere’nin sömürgeleri olan kolonilerde aslında aynı ülkelerden Amerika’ya yerleşen milletlerdi. İspanya, Portekiz, Hollanda, Fransa, İtalya, İngiltere’nin Amerika kıtasının asıl sahiplerini (yaklaşık 270 milyon) katledip yok ettikten sonra kendi kolonilerini kurdular. Ama bu böyle devam edemedi. İngiltere; İspanya, Portekiz, Fransa, Hollanda ve İtalya donanmalarını yenerek, bütün Amerika kolonilerini kendi sömürgesi yaptı. 
          1776 Amerika bağımsızlık savaşları sonunda sömürgelikten kurtuldu. Yani Amerika;          İspanya, Portekiz, Hollanda, Fransa, İtalya ve İngiltere’nin, Amerika kıtasına yerleştirdiği kendi insanlarından oluşmaktadır.
          Lafı bağlayacağım nokta; İspanya, Portekiz, Hollanda, Fransa, İtalya, İngiltere milletlerinin kurduğu ABD, Amerika Birleşik Şirketler Devleti, aslında bu günkü, İngiltere, Fransa, Hollanda, İspanya, Portekiz, Almanya, İtalya kız kardeşlerin ablasıdır.
          ABD; Dünyaya öyle bir yayıldı ki içerde olağan üstü büyüyen aile şirketlerinin; uluslararası hüviyet kazanması ve olağanüstü parasal büyüklüğe ulaşmasıyla, ABD devlet otoritesini takmaz, hatta hükmeder olmuşlar. 
          ABD’nin Devlet çıkarları ve kaygıları yerine; bahse konu birkaç ailenin çıkarları ve kaygıları geçmiş durumda. Dolayısı ile ABD’ye; Amerika Birleşik Şirketler Devleti demek yanlış olmaz.
          KAFASI KARIŞAN ABD
Bir tarafta Dünya gerçekleri ve hakikat var. Diğer tafta; bir ticari şirket mesuliyetinden başka sorumluluğu olmayan, ama en az ABD kadar maddi güce sahip aile şirketleri var.
         Dünya gerçekleri ve hakikat şu ki; “Dünya beşten büyüktür” diyen Türkiye Cumhuriyetinin, Rusya, ABD, Çin; Japonya, İspanya, Portekiz, Hollanda, Fransa, İtalya, İngiltere’nin kucağına bıraktığı fitili ateşlenmiş bomba var. 
          Ya; Birleşmiş Milletlere üye Ülkelerin egemenlik hakkına saygılı olup, Dünya hukuku karşısında eşit şartlarda olmaya razı olacaklar.
         Yani Birleşmiş Milletler sözleşmesinde yazıldığı gibi; maddi güce göre değil, uluslar arası hukuka göre söz hakkına rıza gösterecekler. 
          Artık ABD; Dünyanın jandarmalığını yapıyorum düşüncesiyle her durumdan vazife çıkaramayacak. 
         Rusya, ABD, Çin; Japonya, İspanya, Portekiz, Hollanda, Fransa, İtalya, İngiltere’nin Birleşmiş Milletleri; sadece kendilerine yontarsa adil ve fonksiyoneldir! 
         Her ne kadar Dünya’da barışı sağlamak, adaleti huzuru sağlamak, devredilemez kişi hak ve hürriyetlerini korumak ve demokrasiyi genele yaymak için kurulmuşsa da, sadece veto hakkı olan beş devletlere hizmet ediyor. 
          Vaktiyle; Amerikanın desteğiyle saltanat süren İran Şahı’nı, Humeyni İran Komünist Partisinin (tudeh) desteği ile devirmişti. 
Humeyni ile hareket eden Tudeh’i Dünya Komünistleri çok eleştirmişler, hatta dışlamışlardı.      
          Ancak Tudeh’in önderi bu eleştirilere şöyle cevap vermişti, ‘İran halkı, Şah’ı tahttan indirip yerine başka birini getirebileceğini öğrenmesi bile başlı başına bir devrimdir. Ve bu durmayacak sürecek, ta Kuzey Afrika’ya uzanacak’ demişti. 
           İran halkı; Şah iktidarken edindiği sivil itaatsizlik medeni cesaretini daha sonra geliştirerek sürdürmüş, Şah’tan sonra gelen iktidarları bile zaman zaman sallamıştır. 
Tudeh’in bu açıklamasını ciddiye alan Amerika ve çevredeki müttefikleri; derhal önlem aldılar Irak’ı İran’ın üstüne saldılar. Böylece İran ile Irak uzun yıllar ne için olduğunu hiç anlayamadıkları savaşa girdiler. 
          Maksat; İran’da başlayıp Kuzey Afrika’ya uzanan şeritte bulunan İslam Ülkelerinin başında bulunan Şahların yönettiği Halkların İran halkının bu deneyiminden etkilenmelerini önlemekti. Ne İran nede Irak bu oyunun farkında olamadılar. Başta Suudi Arabistan olmak üzere Mısır, Kuveyt ve diğer Amerikan destekli Şahlar Irak’ı İran’a karşı desteklediler. 
İran Irak savaşı süresince bu ülkeler Irak’a borç para verdiler silah alıverdiler. Yıllar sonra savaş süresi içinde çöken Irak ekonomisi ve içine düştüğü borç batağının farkına varınca Irak, dönüp kendisini destekleyen ülkelerden yardım istediğinde havasını alınca jeton düşmüştü ama artık çok geçti. 
         Irak; içine düştüğü hatayı anladığında Amerika ve müttefiklerine kafa tuttu. Kendi amacı yerine Amerika ve müttefiklerinin amacına hizmet ettiğini, esas amacın İran halkının Şahı devirmesinden Amerikan Müttefik Ülke Halklarının etkilenmesini önlemek olduğunu çok pahalıya öğrendi. Öğrendi öğrenmesine bu defa, Amerika ve Müttefiklerinin düşmanı ve hedefi oldu. 
         Ve 1990-1991 birinci Körfez savaşı ile karşı karşıya kaldı. Ama bir şekilde Amerika’nın bölgedeki müttefik Ülke halklarının, İran halkının Şah iktidarını devirmesini örnek alıp kendi Ülkelerinde daha fazla hukuk, demokrasi ve özgürlük istemelerini önlemiş oldu. Daha önemlisi, halkların kendi iktidarlarını kendi iradeleriyle belirlemeleri hakkını öğrenmeleri önlenmişti. 
Önledi mi? Yoksa erteledi mi?
Fransa’nın toplum bilimin kurucusu olarak tanıdığı, ancak Ülkemizde eserleri yasak olan, ayrıca en önemli kitabı Mukaddime’yi Türkçeye çevirdi diye öldürülen Turan Dursun’un, İbni Haldun’un atölyesi dediği Kuzey Afrika’da bir şeyler oluyor. Domino etkisi gibi birinden başlayıp diğerinde devam eden sivil itaatsizlikler, emperyalist destekli şahları birer birer ülkelerden kovmaya başladı. 
         
           İbni Haldun, Arap Yarımadasından başlayıp Kuzey Afrika’nın en batısına kadar tabiri caizse nakış işler gibi işleyerek, kendi döneminin sosyolojik dokusunu incelemiştir. Bu incelemeyi kaleme aldığında ilk Toplumbilimi terminolojisinin adımı olmuştu. Batılı bazı Ülkeler İbni Haldun’u bu nedenle Toplumbilimin babası olarak tanımlıyorlar. 
Bazı Demokratik Laik Sosyal bir Hukuk! Devletleri neden Kuzey Afrika halklarının kendi iktidarlarını kendilerinin belirlemesinden rahatsız oluyorlar? Veya kendi iktidarlarından daha fazla demokrasi ve daha fazla özgürlük, daha fazla hukuk istemeleri başta Amerika ve yandaşlarını endişelendiriyor? 
            Bu soruların cevapları birinci ve ikinci körfez savaşlarının iyi çözümlenmesinde yatıyor. İbni Haldun’un atölyesinde geç kalmış olan halk hareketleri ve tabandan yükselerek gelişen demokrasi talepleri, batının yandaş şah’larını korkutuyor. Dolayısı ile bölgede derin hesapları olan Amerika’nın kendi eliyle iktidara taşıdığı Şahların ve Kralların dönemi kapanıyor kaygısı kabusa dönüşüyor. 
Türkiye’nin kendi bölgesinde başlattığı sıfır sorun politikası ve vizelerin birer birer kaldırılması, İran Halkının Şahı devirmesinin domino etkisiyle birleşmesinden doğan bir sürece mi giriliyor? 
Amerikanın soğuk savaş dönemi yeşil kuşağı, Usame Bin Ladin’in El Kaidesi, kırk yıllık projesi FETÖ/PDY ve Taliban gibi ters mi? tepiyor. 
Sultan Galiyev’in; ‘Müslüman işçi sınıfı ve halkları antiemperyalist yaşam kültürüyle hayatı öğrenirler’ öngörüsü toplumsal reflekse mi dönüşüyor? Çünkü; Sultan Galiyev, Lenin’e, “Emperyalistler Dini öne sürülerek Müslümanları Rus Devrimine karşı kışkırtırlar” demişti. Yeşil kuşakla bu öngörüsü gerçek oldu. Rus milliyetçiliği yerine “Dünya İşçi sınıfı bakışıyla, Rus işçi sınıfıyla, Müslüman Kafkas işçi sınıfı eşit tutulmalı” önerisi Stalin tarafından benimsenmemişti. Bu noktadan başlayıp gelişen Sultan Galiyev Stalin görüş ayrılığı Sultan Galiyev’in boğazlanmasına kadar gitmişti. 
İleri teknoloji ve aşırı zenginlik içinde kokuşan ve çürüyen Avrupa-Amerika Birleşik Şirketler Devleti, iletişim teknolojileri ve eğitimin yükselmesiyle mazlum ülke halkları tarafından kuşatılıyor mu? 
          Dünya kamuoyu artık daha çabuk ve etkin reaksiyon vererek ABD’ye ve diğerlerine, “Dünya Beşten Büyüktür” diyebilmiştir. 
          Türkiye Cumhuriyeti adına Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan; dış politika stratejilerini, adaletten yana ve mazlumdan yana geliştirmesi, belki, Rusya, ABD, Çin; Japonya, İspanya, Portekiz, Hollanda, Fransa, İtalya, İngiltere’nin hedefi olmuştur. Ve Türkiye Cumhuriyeti ekonomik olarak ablukaya alınmış olabilir, bedeli de ağır olabilir. 
         Ama; ABD, Almanya, İspanya, Portekiz, Hollanda, Fransa, İtalya, İngiltere’nin, iki yüz yıldır dünyada yaptığı, yağma, talan, katliam ve zulme dur demek onurlu Türk Milletine Osmanlı Devletinden mirastır. Osmanlı bakiyesi milletler bu duruşun arkasındadır ve bu bir başkaldırıdır. 

 

 
Etiketler: AMERİKA, BİRLEŞİK, ŞİRKETLER, DEVLETİ, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Ekim 2018
TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR
99 Okunma.
14 Ekim 2018
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İDDİASI
236 Okunma.
11 Ekim 2018
GEÇMİŞ GERİDE DERS ÖNÜMÜZDE
254 Okunma.
04 Ekim 2018
ŞERAFETTİN NAS’IN BİTMEYEN MÜCADELESİ
269 Okunma.
01 Ekim 2018
FİNANSMAN MALİYETİ VE FİYAT ARTIŞI, İÇ PİYASALAR;
312 Okunma.
27 Eylül 2018
BM’NİN 73.GENEL KURULU VE ABD’NİN ÇÖKÜŞÜ
244 Okunma.
20 Eylül 2018
DEMİRPARK AVM (67BURDA) VE 3. HAVA ALANI
237 Okunma.
13 Eylül 2018
İNSAN OLMA SANATI VE DEVLET İŞLERİ
167 Okunma.
06 Eylül 2018
Modern yaşamın sebep sonuç çıkmazı
210 Okunma.
03 Eylül 2018
DARBELER VE EKONOMİK KRİZLER
138 Okunma.
30 Ağustos 2018
TRUMAN DOKTİRİNİ, MARŞHALL YARDIMI VE BAĞIMSIZLIK
200 Okunma.
16 Ağustos 2018
14 AĞUSTOS 2018 AK PARTİ’NİN 17. YAŞ GÜNÜ
456 Okunma.
03 Ağustos 2018
BARDAĞI TAŞIRAN BRICS ZİRVESİ
294 Okunma.
26 Temmuz 2018
ENDİŞELENİN STRATEJİK ORTAKLAR
311 Okunma.
19 Temmuz 2018
SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ
316 Okunma.
12 Temmuz 2018
TÜRK SOLU SORUNSALI
450 Okunma.
05 Temmuz 2018
DÜNYANIN SON 200 YILI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
652 Okunma.
28 Haziran 2018
SEÇİM ATMOSFERİ
712 Okunma.
21 Haziran 2018
DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR
549 Okunma.
07 Haziran 2018
PARAN KADAR KONUŞ
554 Okunma.
31 Mayıs 2018
Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı
478 Okunma.
25 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
357 Okunma.
24 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
242 Okunma.
10 Mayıs 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNDEN SONRA
1004 Okunma.
03 Mayıs 2018
Dünya sahnesinde Türkiye
435 Okunma.
26 Nisan 2018
Bağımsız ve Milli Egemenliğine sahip olmak üzerine
681 Okunma.
19 Nisan 2018
Gündem seçim
1666 Okunma.
12 Nisan 2018
Beslenme ve Alışkanlıkları;
1980 Okunma.
05 Nisan 2018
Bir Ülke tasavvur ediniz ki;
1555 Okunma.
29 Mart 2018
Üçüncü Yol-üçüncü göz
1129 Okunma.
22 Mart 2018
Georges Politzer’den Sonra;
1170 Okunma.
15 Mart 2018
MESELE PETROL ENERJİ KORİDORU DEĞİL
784 Okunma.
08 Mart 2018
GELENEKSEL DÜĞÜNLER VE EKMEĞİN TADI
625 Okunma.
01 Mart 2018
İSTİLA – KATLİAM – YAĞMA GÖRÜN
1345 Okunma.
22 Şubat 2018
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE TERÖR
1119 Okunma.
15 Şubat 2018
Bütün Yollar Ortadoğu’ya çıkıyor
1521 Okunma.
08 Şubat 2018
Köprü meselesi ve kozlu kavşağı
1079 Okunma.
01 Şubat 2018
Birleşmiş Milletler ve Zonguldak
774 Okunma.
25 Ocak 2018
Başarılı olmak yerine, başarılıyı dibe çekmek
801 Okunma.
18 Ocak 2018
Yağmalanmış Ülkeler
1396 Okunma.
11 Ocak 2018
Hasta Partiler, Hastalıklı Partililer
651 Okunma.
05 Ocak 2018
Hafıza Kaybı
854 Okunma.
28 Aralık 2017
Üçüncü Dünya Halkları
770 Okunma.
24 Aralık 2017
İnsan Ne Kurttur, Nede Kuzu
578 Okunma.
14 Aralık 2017
İNSAN İÇİN DEVLET
819 Okunma.
07 Aralık 2017
DEVLET VE İNSAN
623 Okunma.
30 Kasım 2017
İŞLETME VE MALİYET
752 Okunma.
23 Kasım 2017
İŞ KUR, KOSGEB, BAKKA
842 Okunma.
16 Kasım 2017
AMERİKAN RÜYASININ KABUSLARI
826 Okunma.
09 Kasım 2017
NE OLACAK BU TTK
811 Okunma.
02 Kasım 2017
GÜNÜN KONUSU TTK
948 Okunma.
26 Ekim 2017
TTK’YI KURTARMA PLANI
1167 Okunma.
19 Ekim 2017
DEVLET VE DEMOKRASİ
924 Okunma.
12 Ekim 2017
DALDAN DALA
1113 Okunma.
06 Ekim 2017
KIŞLIKLAR HAZIRLAYIN
808 Okunma.
28 Eylül 2017
ELEŞTİRİLMEK
945 Okunma.
22 Eylül 2017
PARTİLER VE TEŞKİLATLARI
1166 Okunma.
15 Eylül 2017
SİYASETİN FİNANSMANI
1248 Okunma.
08 Eylül 2017
Bu yazıyı 2013 Mayıs’ta yazmıştım!..
806 Okunma.
25 Ağustos 2017
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÇÜRÜME
1070 Okunma.
18 Ağustos 2017
HİZMETKAR VE MİLLİ (YERLİ) OLMAK
838 Okunma.
10 Ağustos 2017
Benim seçilmediğim yer batsın!
1248 Okunma.
02 Ağustos 2017
SOSYAL MEDYANIN YAN ETKİLERİ
894 Okunma.
25 Temmuz 2017
GENEL KURUL GELENEĞİ
1012 Okunma.
18 Temmuz 2017
DEMOKRASİNİN FİDANLIĞI DERNEKLER
1024 Okunma.
10 Temmuz 2017
EMEKLİ MAAŞLARI
1277 Okunma.
Haber Yazılımı