Yazı Detayı
10 Ağustos 2017 - Perşembe 08:21 Bu yazı 1134 kez okundu
 
Benim seçilmediğim yer batsın!
Recep ALKAN
 
 

‘Gerek siyasi partilerde, gerekse sendika ve derneklerde ben merkezli, çalıp çırpma, yiyip yutma ve köşe dönme zihniyetiyle canhıraş koşuşturan, bireyci, asla toplumsal ortak ideali olmayan, anti sosyal ilke ve kanun kural tanımayan kronik STK ruhunu çürütme virüsleri, asla liyakat sahibi ve kendinden daha yeteneklileri ortalıkta görmek istemezler’
 Bu uzun cümleden sonra esas konuya geleyim. 04.11.20104 tarihinde resmi gazetede yayınlanan 5253 sayılı Dernekler kanunu memurlara dernek kurma veya üye olma hakkı vermişti.
 Oysa Memurlar 1990 yılından bu yana anayasada ve kanunlarda yeri olmadığı halde, dernek kurmuş ve ülke çapında örgütlenmişlerdi.  Memurların STK niteliğindeki sivil inisiyatiflere girebilmeleri kaliteyi ve etkinliği geliştirecek, toplumsan katılım sorunu çözülecekti. Ama olmadı.
Kim ne derse desin STK’larda eğitim düzeyi yüksek kesim olan memurların aktif olarak yer almaları kaliteyi yükselteceği umudum hep olacak. 
 Konuyu Siyasi partilere, Sendikalara, Meslek odalarına, Derneklere ve diğer STK’lara getireceğim. 
Kendi üyelerinden korkup, kendi üyelerinden tüzüğünü bile saklayan siyasi parti, sendika, meslek odası ve derneklerin olduğu bir Ülke burası. Yapılan Genel Kurullar hiçbir zaman mevzuata uygun ve şeffaf yapılmaz. (Bu konuyu aşağıdaki link’teki yazımda işlemiştim) http://www.inanisgazetesi.com/yazar-genel-kurul-gelenegi-1697.html 
 Herkes CHP’nin Genel Kurullarındaki kavgaları bahane eder tek aday aldatmacasını öne sürer. Oysa tek aday aldatmacası, tabanın eğilimlerinin ve liyakatli ve yetenekli insanların önünü kesme hareketi olarak anti demokratik uygulamadır. Hoş CHP’de de liyakat ve yetenekli siyasetçilerin önü hep kapalıdır. Bir türlü bilimsel olarak tanımlayamadıkları ideolojilerine münhasır iç işleyişleri var. Konuyu buraya getirmişken, aslında Ülkemizde bilimsel sosyalizmi içselleştirmiş, gerçekten emekten yana demokratik, ve oldukça halkı tanıyıp anlayan bir CHP olsa Demokratik Kitle örgütleri böyle kendi üyelerinden kaçmazlardı. 
Maalesef bizim CHP’miz 1789 Fransız ihtilalinden sonra Avrupa da üretilen, ancak bunu üreten Avrupa’nın 1850’li yıllarda terk ettiği pozitivist anlayışta takılı kalmasaydı, ya sosyalist yada sosyal demokrat olarak siyasal yaşamda daha tutarlı yer tutabilirdi. 
Şu andaki fiili durum şudur ki, tüm demokratik kitle örgütleri; Yöneticileri üyeden kopuk, halkı küçümseyen, tek gayeleri kendi ikballerini önceleyen, toplumsal ideali olamayan, bütün enerjisini sadece sandalyesini korumaya harcayan insanların işgali altındadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın uyarısı tamda buna işaret etmektedir. 
Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan uyardı;
"Teşkilatlar, belediyeler eğer bizim dava idraki ile hareket etmiyorsa bize zarar veriyorlar ve zarar veren kardeşlerimizi de uyarıyorum kusura bakmasınlar, biz uyarmadan kendileri bu uyarıyı yapsınlar ve adımı atsınlar" 
“AK Parti olarak bizim kendimizi yenilememiz gerekiyor. Önce şu hareketin, kendi içinde birbirini sevmesi gerekir. Bize ne oluyor ki kendi içimizde birbirimize karşı çalım atıyoruz”
"Cihat elinde silahla dolaşmak değildir. Cihat nefisle mücadeledir. Nefisle mücadele edebiliyorsak, işte cihat odur” Bu daha nasıl anlatılabilir ki. 
 Demokratik Kitle örgütlerinin tüzüklerinde yazılı olan amaç ve gayeleri ile ilgileri olmadığı gibi, üyelerini temsil ve onların haklarını koruyup geliştirmek gibi bir dertleri yok. Hani sosyalistler “hak verilmez alınır” derler ya, şöyle 10 yıl geriye doğru baktığımızda hak almaktan geçtim Hükümetin verdiği haklardan haberleri yok. 
Sırf hükümeti eleştireceğim onu köşeye sıkıştıracağım derken Devleti bile batırmaya yeltenen siyasi partilerin yerine siyaset yapıyorlar. Bu devlet, bu millet, bu vatan, bu Bayrak hiçbir iktidarın şahsına ait değildir. O nedenledir ki, iktidarı zorlayayım derken Devleti zarara uğratmak, Devleti, uluslararası alanda zora sokmaya kimsenin hakkı olamaz. 
  2010 yılında yapılan anayasa değişikliğinin getirdiği özgürlükler sayesinde bu kadar rahat konuşabiliyoruz, adliyenin ön kapısından girenin bir daha bulunamadığı dönemler bitti. İnsanlar sırf konuştu diye faili meçhul bir cinayete kurban gitmiyor.  Ve 1990 da kurulmaya başlayan memur dernekleri 2010 referandumu ile toplusözleşme hakkı olan sendika kimliğine kavuşmuş olup, memurlar dernek kurup yöneticisi olma hakkına kavuşmuştur. 
Bunu CHP’den beklerdik. (Yaklaşık 2,5 milyon memur ile 1,8 milyon memur emeklisinin aylardır beklediği ‘Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu,’ Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi.
Üç gün süren görüşmelerden sonra kabul edilen yasa ile memur ve memur emeklileri ilk kez toplu sözleşme hakkı kazandı. Buna göre memurların zam miktarının belirlemede Bakanlar      
 Kurulu’nun yetkisine son verildi. Toplu sözleşmede uzlaşma sağlanamaması durumu son sözü ‘Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’ söyleyecek. Artık hükümet toplu sözleşme masasında alınan kararları uygulamak zorunda kalacak. Yasanın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından imzalanarak Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından toplu sözleşme süreci başlayacak. Toplu sözleşme yasasının ayrıntıları ise şöyle:
2009 yılı toplu görüşmeleri sonunda imzalan mutabakat metninde yer verilen hükme bağlı olarak 2010 yılı Şubat ayında Abant’ta gerçekleştirilen çalıştayla başlattığımız kamu görevlilerinin toplu sözleşme hakkı süreci “Toplu sözleşmeye de toplumsal sözleşmeye de evet” sloganıyla destek verdiğimiz 12 Eylül 2010 referandumuyla anayasal hakka dönüştü.   
Anayasa değişikliği çerçevesinde dört çalıştay ve bilimsel toplantılar sonucunda kanun teklifi taslağı hazırlayarak sürece katkı sağlamaya devam ettik. 12 Haziran 2011 seçimleri ve 61. Hükümetin oluşması sonrasında gerçekleştirilen üçlü danışma kurulu toplantılarında görüş, öneri ve taleplerimizi dile getirdik. Bu toplantılar sonucunda hazırlanan kanun tasarısının meclise sevki sonrasında da ilgili meclis komisyonları çalışmalarına katıldık ve başta hizmet kolu toplu sözleşmesi olmak üzere birçok hususun tasarıya eklenmesini sağladık. Emniyet ve silahlı kuvvetler bünyesinde çalışan kamu görevlileri ile Cumhurbaşkanlığı, Meclis ve MGK’da görev yapan kamu görevlilerinin sendika üyesi olma yasağını son vermemesi, toplu sözleşme kapsamını sınırlayabilecek hükümler içermesi gibi eksik yönleri bulunan kanun değişikliği aşağıdaki hususları içermektedir.)
Kaynak: ttp://www.birlikhabersen.org.tr/yasa-cikti-toplu-sozlesme-sureci-basliyor/2125

 
Etiketler: Benim, seçilmediğim, yer, batsın!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Temmuz 2018
SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ
128 Okunma.
12 Temmuz 2018
TÜRK SOLU SORUNSALI
312 Okunma.
05 Temmuz 2018
DÜNYANIN SON 200 YILI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
429 Okunma.
28 Haziran 2018
SEÇİM ATMOSFERİ
564 Okunma.
21 Haziran 2018
DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR
379 Okunma.
07 Haziran 2018
PARAN KADAR KONUŞ
426 Okunma.
31 Mayıs 2018
Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı
355 Okunma.
25 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
259 Okunma.
24 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
144 Okunma.
10 Mayıs 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNDEN SONRA
851 Okunma.
03 Mayıs 2018
Dünya sahnesinde Türkiye
346 Okunma.
26 Nisan 2018
Bağımsız ve Milli Egemenliğine sahip olmak üzerine
565 Okunma.
19 Nisan 2018
Gündem seçim
1562 Okunma.
12 Nisan 2018
Beslenme ve Alışkanlıkları;
1882 Okunma.
05 Nisan 2018
Bir Ülke tasavvur ediniz ki;
1435 Okunma.
29 Mart 2018
Üçüncü Yol-üçüncü göz
1011 Okunma.
22 Mart 2018
Georges Politzer’den Sonra;
1067 Okunma.
15 Mart 2018
MESELE PETROL ENERJİ KORİDORU DEĞİL
654 Okunma.
08 Mart 2018
GELENEKSEL DÜĞÜNLER VE EKMEĞİN TADI
527 Okunma.
01 Mart 2018
İSTİLA – KATLİAM – YAĞMA GÖRÜN
1244 Okunma.
22 Şubat 2018
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE TERÖR
1006 Okunma.
15 Şubat 2018
Bütün Yollar Ortadoğu’ya çıkıyor
1422 Okunma.
08 Şubat 2018
Köprü meselesi ve kozlu kavşağı
935 Okunma.
01 Şubat 2018
Birleşmiş Milletler ve Zonguldak
667 Okunma.
25 Ocak 2018
Başarılı olmak yerine, başarılıyı dibe çekmek
702 Okunma.
18 Ocak 2018
Yağmalanmış Ülkeler
1273 Okunma.
11 Ocak 2018
Hasta Partiler, Hastalıklı Partililer
544 Okunma.
05 Ocak 2018
Hafıza Kaybı
725 Okunma.
28 Aralık 2017
Üçüncü Dünya Halkları
670 Okunma.
24 Aralık 2017
İnsan Ne Kurttur, Nede Kuzu
483 Okunma.
14 Aralık 2017
İNSAN İÇİN DEVLET
689 Okunma.
07 Aralık 2017
DEVLET VE İNSAN
512 Okunma.
30 Kasım 2017
İŞLETME VE MALİYET
629 Okunma.
23 Kasım 2017
İŞ KUR, KOSGEB, BAKKA
726 Okunma.
16 Kasım 2017
AMERİKAN RÜYASININ KABUSLARI
710 Okunma.
09 Kasım 2017
NE OLACAK BU TTK
688 Okunma.
02 Kasım 2017
GÜNÜN KONUSU TTK
808 Okunma.
26 Ekim 2017
TTK’YI KURTARMA PLANI
1041 Okunma.
19 Ekim 2017
DEVLET VE DEMOKRASİ
796 Okunma.
12 Ekim 2017
DALDAN DALA
979 Okunma.
06 Ekim 2017
KIŞLIKLAR HAZIRLAYIN
695 Okunma.
28 Eylül 2017
ELEŞTİRİLMEK
835 Okunma.
22 Eylül 2017
PARTİLER VE TEŞKİLATLARI
1024 Okunma.
15 Eylül 2017
SİYASETİN FİNANSMANI
1073 Okunma.
08 Eylül 2017
Bu yazıyı 2013 Mayıs’ta yazmıştım!..
710 Okunma.
25 Ağustos 2017
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÇÜRÜME
959 Okunma.
18 Ağustos 2017
HİZMETKAR VE MİLLİ (YERLİ) OLMAK
724 Okunma.
02 Ağustos 2017
SOSYAL MEDYANIN YAN ETKİLERİ
794 Okunma.
25 Temmuz 2017
GENEL KURUL GELENEĞİ
896 Okunma.
18 Temmuz 2017
DEMOKRASİNİN FİDANLIĞI DERNEKLER
905 Okunma.
10 Temmuz 2017
EMEKLİ MAAŞLARI
1156 Okunma.
Haber Yazılımı