google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Yazı Detayı
12 Nisan 2018 - Perşembe 18:19 Bu yazı 2735 kez okundu
 
Beslenme ve Alışkanlıkları;
Recep ALKAN
 
 

 

          Tarımda endüstrileşme, bu kadar insanı doyurma kaygısından mı? Yoksa insanların beslenme ihtiyaçlarını paraya tahvil etme projesi mi? 

          Sağlıklı beslenme. Düzenli beslenme. Dengeli beslenme. Beslenme. Beslenme. Alın size subliminal mesaj. Hangi iletişim kanalına yönelseniz, beslenme, besleneme ille de beslenme.

           Beslenme kelimesi; ses veya çağrışım mesajı bakımından insan algısına etkisi, “ye” telkinidir. ‘Sağlıklı, dengeli, düzenli beslen’ tavsiyesi; yazılı ve görsel basında sürekli, şu gıda kanseri önlüyor, bu sebze bağışıklığı güçlendiriyor, şu sebze karaciğere iyi geliyor, bu tahıl ömrü uzatıyor bombardımanının etkisi altına sokuyor insanları.

           Söyleyenin söyleyiş amacı ile söylenenin algı aktivitesine taşıdığı anlam farklı olabiliyor. Buradaki sebep sonuç ilişkisi üzerinde duran yok.

           Tiryakilik yan etkisi olan endüstriyel gıdalar elde bir dersek, yapay açlık duygusu tetikleyen işlenmiş pastörize paketlenmiş besinlerin içindeki kimyasalların etkilerinden kimse emin değil. Birde bu ve benzer işlenmiş pastörize besinlerin raf ömrünü uzatmak veya lezzet vermek için ilave kimyasallar cabası.

            Geçelim karşısına insanların diyelim ki; sağlıklı, dengeli ve düzenli beslen. İnsanların gelir düzeyi yükseldikçe; canlarının kıymeti artıyor ve beslenme tarzları değiştiği gibi, “can boğazdan gelir” diyerek yükleniyorlar koca kaşığa.

Alışkanlıklar

            1993 yılında 20 bin madenci resen emekli edilince Zonguldak nüfusu düşüşe geçti. Hala göç veriyor. 1990’lı yıllarda Zonguldak’ta üç tane temel gıda maddesi satan dükkan vardı. Ve bunlar her kesin bildiği meşhur isimler. Şimdi; nüfus aynı olmakla beraber adım başı market var ve marketlerde özellikle akşamüzeri kasa önlerinde kuyruk var.

             Üç temel gıda maddesi satandan adım başı süper markete geldik, üstelik her mahallede her marka marketin şubesi var hepsinde akşamüzeri kasada kuyruk var.

            Yani; nüfus aynı, ve fakat daha çok tüketiyoruz. Ye babam ye. Eskiden üç temel gıda maddesi satan dükkanlarda; beyaz peynir vardı kendi damak tadımıza göre bir lezzeti vardı. Birde eski kaşar vardı, genelde Kars kaşarı adıyla satılırdı. Şimdi süt ürünlerinde özellikle peynir ve yoğurtta modernleştik, saymakla bitmeyen süslü ambalaj içinde çeşit çeşit peynirler. Marketlerde peynir reyonu soğutucusunun boyu on metre envai çeşit peynir.

Maya meselesi

             Bundan 35-40 sene önce doğal usullerle, (mayalama) üretilen yörelere göre farklı peynir çeşitleri vardı. Toroslar’da yerleşik Yörüklerin; baharda, sabah namazından sonra ekinlerin yapraklarına tutunan çiğ damlacıkların toplayıp, yoğurt ve hamur mayaladıkları söylenir.

             New york’a yıllar önce Türkiye’den göç etmiş bir Türk ailenin 200 yıllık hamur mayasını hala kullanarak ABD’liler ekmek yaptığını gazetelerde okumuştum. Mayalama kültürü bir Türk geleneği ve buluşudur. Türk tarihi kadar eski. Yoğurt bu bakımdan Türk milletinin insanlığa armağanıdır.

            Mayalama yöntemiyle elde edilmiş besinlerin doğal yöntemlerle mayalanmış olması, bilim çevreleri tarafından ısrarla önerilmektedir.

            Mayalanmış, ama kesinlikle doğal yollarla mayalanmış hamurdan üretilmiş ekmeğin barsak florasını koruyup geliştirdiği biliniyor.

            Piyasada satılan kimyasal mayalar aslında gerçek anlamda mayalanmayı gerçekleştirmiyor. Aslında hamur mayasını oluşturmak üç hafta gibi bir zaman alsa da mümkün. İnternette araştırıldığında hamur mayasının doğal yollardan nasıl üretileceği bilgisine ulaşmak mümkün.

            Maya işi tamam da peki mayalayacağımız hamuru hangi undan elde edeceğiz.

 

Buğday ununun hazin hikâyesi

             Hz. Muhammet SAV. “Buğday neslin güvencesidir” diyerek hangi acı gerçeğin altını çiziyordu.

            Toprağın ve tohum kültürünün acıklı halini yukarıda dilimin döndüğü kadarıyla anlatmıştım. Toprak; zirai mücadele veya toprağı beslemek adına yapılan kimyasal gübreleme insanlığın geleceğini usulca karartıyor. Toprak zehirlendi kimyası bozuldu. Tohumlar; GDO teknolojisi ile genleri değiştirilerek sözde verimliliği artırarak muhtemel açlığa çare bulunulacaktı. Bir milyar insan açlıkla boğuşuyor.

             Çünkü GDO’lu buğday; insan organizmasıyla uyumlu değil. İnsan vücudu buğday ununu tanımadığı için farklı şekilde değerlendiriyor. GDO tehlikesini geçip, buğdayın un haline gelip fırınlara ekmeklik un olarak satılan unun nasıl bir şey olduğunu hatırlayalım. Un fabrikalarında buğdayın; önce özü (Rüşeymi)ve kepeği ayrılıyor. Rüşeymi buğdayın toprakta biten kıhsımıdır. Ve insan bedenin ihtiyacı olan çok özel vitaminleri barındıran kısımdır. Buğday esas yararlı unsurlarından ayrılarak bir sürü kimyasal katkı ilave edilip insana tamamen zararlı hale getirilip fırınlara veriliyor. Bunlar işin uzmanları yazıp çiziyor ve TV’de konuşuyor ben söylemiyorum.

             Peynir üretimi endüstriyel metotlarla yapılıyor süslenip güzel bir reklamla ‘ne özelliği varsa’ tüketiciye sunuluyor. Üstelik raf ömrünü uzatmak bozulmayı önlemek için bir sürü kimyasal katkı maddesiyle üretildiğini bile bile peynir ekmek gibi satılıyorlar.

             Bitkisel gıdalarda; verimi artırmak, birim alandan daha fazla ürün kaldırmak amacıyla genetiği değiştirilmiş (GDO’lu) ürünler bollaştı maşallah. Birde dalga geçer gibi, organik üretim diye alternatif bir model geliştirdiler. Sonuçta hepsi endüstriyel ve doğal olarak yetiştirilmiyor.

              İnsanlar bu ürünlere öyle bir alıştı ki; sigara tiryakisi gibi o ürünleri yemezse huzursuz oluyor. Artık alenen konuşulan enteresan bir mevzu var. Endüstriyel ürünlere; alışkanlık yapan, hatta yapay açlık hissi uyandıran kimyasallar katıldığı gizlenmiyor artık.

             İnsan bedeni dışsal uyaranlara karşı oldukça savunmasızdır. Görsel veya yazılı basınla insanlar yağmur gibi dışsal uyaranlara maruz kalarak gereksiz veya ihtiyaç dışı tüketim tiryakisi yapılıyor. İnsan bedeni içsel uyaran mekanizmasının ihtiyaç duymadığı, tükettiği ürünlere ilave edilen kimyasallar vasıtasıyla yapay uyaran ajanlar nedeniyle organizmanın ihtiyaç duymadığı gıdalara yapay açlık yaşıyor. Bence son yirmi yılda obezitenin temel nedeni budur.

             İnsan bedeni ihtiyacı olan maddeyi diğer bir anlamıyla eksikliği görülen bir maddeye açlık hissiyle, kişinin bilincini uyarır ve o kişinin, maddeyi içinde barındıran besini yiyesi gelir, ona acıktırır. Endüstriyel gıdaların içine katılan bazı kimyasalların, hem ihtiyaç dışı açlık hissi, hem de bedenin alışkanlık zaafını tetikleyip tiryakilik geliştirdiği inkar edilemiyor.

             Kapitalist sitemin insanları tüketim kölesi yaptığını biliyoruz ama bu kadarına pes artık. Tarımda endüstrileşme, bu kadar insanı doyurma kaygısından mı? Yoksa insanların beslenme ihtiyaçlarını paraya tahvil etme projesi mi?  Bu sorunun cevabı verilmedi henüz.

             Tarımda muhtelif kimyasalların kullanılması, hem ürün yelpazesini, hem de ürün rekoltesin artırmış olsa bile, toprağı ve insanı sonuçlarından emin olunamayan kimyasallara maruz bırakmaya değer miydi? Bilmiyoruz. Yeryüzünde, bitkilerin yetişmesine elverişli toprak katmanının oluşması beş yüz sene sürüyor. Bu katmanın bileşenleri yer yer değişim gösterse de, henüz tam olarak kimyası analiz edilip listelenemedi.

              Bitkilerin topraktan çıkıp büyüyüp gelişip olgunlaşması sürecinde her ihtiyaç duyduğu her organizma veya mineralin, zamanlamasından alın da dozajına kadar bir ince ayar ve düzen vardır. Her hangi birinin eksikliği veya fazlalığı o bitkinin yaşamasına, olgunlaşmasına, veya meyvesinin kimyasının değişmesine neden olabilir. Bu sebeplerden ötürüdür ki; her toprak parçasının florası veya endemik bitki karakteristiği değişiktir.

              Toprağın ilave kimyasallarla (kimyasal gübre, tarımsal ilaçlar) verimliliğini artırma gayreti sadece ticari bir nedensellikle açıklanabilir. Bu bakımdan sebep-sonuç bağlamında sebebin sonucu karşılama aksiyonu bilimsel olmaktan ziyade, ticari sonucu öne almaktadır.

             Beslenme alışkanlıkları ve tükettiği gıda yelpazesi bakımından; ırklar veya ülkeler karakteristik olarak sınıflandırılabiliyor. En çarpıcı örnek olarak Türk Milleti başka hiçbir millete benzemeyen beslenme kültürüne sahip olarak kişilik yapısı mizaç olarak farklıdır.

             Buradan yola çıkarak tüketilen besinlerin muhtevası veya yetiştirilme şartları bakımından doğallıktan uzaklaştıkça insan organizması ve insanın mizacı değişimlere uğrayabiliyor.

             İnsan bedeninin kimyası, öyle mükemmel mekanizmalara sahiptir ki; insan bedeninin ortalama yüzde 67,5’u su olmasına rağmen, biyolojik olarak, mükemmel bir denge ve koordinasyona sahiptir. Her ne kadar hücrenin içini inceleyebiliyorsak ta, değişik isimlerle anılan hücreler arasındaki koordinasyonu ve iş bölümünün otomatik olarak yönetilişini anlayabilmiş değiliz. Bu nedenledir ki insan bedenin beslenme yoluyla maruz kaldığı yüklemelerden ve hangisinden ne şekilde etkilendiğinden emin değiliz.

             Ancak şurası bir gerçek ki; insan bedenindeki biyolojik saatin ritmi doğanın periyotları ile eşgüdümlü olarak işlemektedir. Bilimsel araştırmalarla elde edilen sonuçlara göre; doğada mevsimleri izleyen tarımsal ürünlerin yetiştiği mevsimde tüketilmesi, mevsimsel periyoda bedenin senkronize olmasını sağlamaktadır.   

             

              

 

 
Etiketler: Beslenme, ve, Alışkanlıkları;,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Temmuz 2019
1969 Okunma.
04 Temmuz 2019
SOSYAL MEDYA VE EDEP
2084 Okunma.
01 Temmuz 2019
CHP’NİN PRANGASI VE İSTANBUL SINAVI
1603 Okunma.
27 Haziran 2019
HANGİ AK PARTİ
1182 Okunma.
24 Haziran 2019
VE İSTANBUL SEÇİMİNİ YAPTI
1986 Okunma.
20 Haziran 2019
AKDENİZ’İ KIRMIZIYA BOYAYACAKLAR
1989 Okunma.
17 Haziran 2019
SOSYAL SORUMLULUK
3586 Okunma.
13 Haziran 2019
PARALEL PARTİ YAPILANMASI
1365 Okunma.
10 Haziran 2019
SİYASİ PARTİLER ENDİŞE VERİCİ
1319 Okunma.
07 Haziran 2019
AK PARTİ GENEL MERKEZİNE
1609 Okunma.
02 Haziran 2019
GALASARAY UEFA ŞAMPİYONASINDA HAKEMLERİDE YENEREK ŞAMPİYON OLDU
724 Okunma.
30 Mayıs 2019
KONUŞUYORMUSUNUZ YOKSA GÜRÜLTÜ MÜ ÇIKARIYORSUNUZ?
1210 Okunma.
27 Mayıs 2019
SAĞDUYUDAN İKTİDARA VE MUHALEFETE UYARI
1146 Okunma.
23 Mayıs 2019
İTİLAF VE İTTİFAK DEVLETLERİ ÇOK PARTİLİ KOALİSYON BEKLİYOR
1123 Okunma.
20 Mayıs 2019
TÜRKİYENİN ÇİVİSİ
1394 Okunma.
16 Mayıs 2019
SORU ŞU
783 Okunma.
13 Mayıs 2019
DÜNYANIN ÇİVİSİ
901 Okunma.
09 Mayıs 2019
ERGUVAN ŞEHRİ İSTANBUL’DA SEÇİM VE ORGANİZE İŞLER
873 Okunma.
06 Mayıs 2019
Venezuela ve Sudan
803 Okunma.
02 Mayıs 2019
BU BİR KOMPLO TEORİSİ DEĞİLDİR!
929 Okunma.
30 Nisan 2019
GLOBAL ANARŞİZM
699 Okunma.
25 Nisan 2019
“El öğüt verir ama ekmek vermez”
1129 Okunma.
23 Nisan 2019
HEDEFTEKİ TÜRKİYE
637 Okunma.
18 Nisan 2019
Sigara İçmek Yada İçmemek
1054 Okunma.
15 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-10
660 Okunma.
11 Nisan 2019
İstanbul’un Gizemli Erguvan Mevsimi
1007 Okunma.
08 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-9
551 Okunma.
04 Nisan 2019
CHP’NİN YİRMİ YILI
670 Okunma.
01 Nisan 2019
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
800 Okunma.
28 Mart 2019
“UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN”
1130 Okunma.
22 Mart 2019
ZONGULDAK’A BİR BABAYİĞİT LAZIM
811 Okunma.
21 Mart 2019
YENİ BİR DÜNYA KURULUR VE TÜRKİYE DE BU DÜNYADA YERİNİ BULUR
696 Okunma.
18 Mart 2019
ZONGULDAK’TA SEÇİM VAR
814 Okunma.
14 Mart 2019
DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKMÜ?
598 Okunma.
11 Mart 2019
SOSYAL DEMOKRATLIĞIN TEORİK TEMELİ
725 Okunma.
07 Mart 2019
MARJİNAL SİYASET
780 Okunma.
04 Mart 2019
MERKEZİYETÇİ HİYARARŞI KOLAYCILIĞI
804 Okunma.
28 Şubat 2019
ABD-AVRUPA ULUSLARARASI ANLAŞMALARI ASKIYA ALDI
600 Okunma.
25 Şubat 2019
YENGEÇ SENDROMU
1320 Okunma.
21 Şubat 2019
EVRENSEL TABİ HUKUK
839 Okunma.
18 Şubat 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-8
601 Okunma.
14 Şubat 2019
BU ÇÖPLÜKTEN GERİ DÖNÜŞEBİLİR ATIK ÇIKMAZ
838 Okunma.
10 Şubat 2019
BELEDİYECİLİĞİN ŞİFRELERİ
878 Okunma.
07 Şubat 2019
SÜRÜ PSİKOLOJİSİ
849 Okunma.
04 Şubat 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-2
864 Okunma.
31 Ocak 2019
METAMORFOZ
935 Okunma.
24 Ocak 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-1
899 Okunma.
21 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-7
725 Okunma.
17 Ocak 2019
MANEVİ DENGESİ BOZUK PARTİLİ PROFİLİ
760 Okunma.
13 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-6 Dr. Hikmet Kıvılcımlı özel
920 Okunma.
10 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm-5
784 Okunma.
07 Ocak 2019
HALK DALKAVUK’LUĞU
929 Okunma.
03 Ocak 2019
AHLAK VE DİN
853 Okunma.
27 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm 4
909 Okunma.
23 Aralık 2018
ABD'nın Kısa Kanlı Soykırım Tarihi...
1104 Okunma.
20 Aralık 2018
DOLAR SİLAHI
724 Okunma.
13 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-3
937 Okunma.
10 Aralık 2018
“YANDAŞ”
864 Okunma.
06 Aralık 2018
AK PARTİ DR. ÖMER SELİM ALAN DEDİ
1156 Okunma.
29 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-2
869 Okunma.
22 Kasım 2018
Zonguldak ve Türkiye Taşkömürü Kurumu
1131 Okunma.
19 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-1
900 Okunma.
15 Kasım 2018
KUVVETLER AYRILIĞI VE ADİL DEVLET
850 Okunma.
08 Kasım 2018
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kırmızıçizgileri
996 Okunma.
05 Kasım 2018
Sultan Galiyev ve Mustafa Suphi neden öldürüldü?
1006 Okunma.
01 Kasım 2018
CUMHURİYET VE MİLLİ KURUMLAR
950 Okunma.
25 Ekim 2018
MİLLİ MEVZULAR VE POLİTİKA
978 Okunma.
18 Ekim 2018
TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR
1197 Okunma.
14 Ekim 2018
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İDDİASI
935 Okunma.
11 Ekim 2018
GEÇMİŞ GERİDE DERS ÖNÜMÜZDE
1175 Okunma.
04 Ekim 2018
ŞERAFETTİN NAS’IN BİTMEYEN MÜCADELESİ
1050 Okunma.
01 Ekim 2018
FİNANSMAN MALİYETİ VE FİYAT ARTIŞI, İÇ PİYASALAR;
1048 Okunma.
27 Eylül 2018
BM’NİN 73.GENEL KURULU VE ABD’NİN ÇÖKÜŞÜ
889 Okunma.
20 Eylül 2018
DEMİRPARK AVM (67BURDA) VE 3. HAVA ALANI
1042 Okunma.
13 Eylül 2018
İNSAN OLMA SANATI VE DEVLET İŞLERİ
864 Okunma.
06 Eylül 2018
Modern yaşamın sebep sonuç çıkmazı
1025 Okunma.
03 Eylül 2018
DARBELER VE EKONOMİK KRİZLER
941 Okunma.
30 Ağustos 2018
TRUMAN DOKTİRİNİ, MARŞHALL YARDIMI VE BAĞIMSIZLIK
1186 Okunma.
16 Ağustos 2018
14 AĞUSTOS 2018 AK PARTİ’NİN 17. YAŞ GÜNÜ
1294 Okunma.
08 Ağustos 2018
AMERİKA BİRLEŞİK ŞİRKETLER DEVLETİ
1567 Okunma.
03 Ağustos 2018
BARDAĞI TAŞIRAN BRICS ZİRVESİ
899 Okunma.
26 Temmuz 2018
ENDİŞELENİN STRATEJİK ORTAKLAR
914 Okunma.
19 Temmuz 2018
SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ
1194 Okunma.
12 Temmuz 2018
TÜRK SOLU SORUNSALI
1228 Okunma.
05 Temmuz 2018
DÜNYANIN SON 200 YILI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
1393 Okunma.
28 Haziran 2018
SEÇİM ATMOSFERİ
1436 Okunma.
21 Haziran 2018
DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR
1548 Okunma.
07 Haziran 2018
PARAN KADAR KONUŞ
1332 Okunma.
31 Mayıs 2018
Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı
1195 Okunma.
25 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
1129 Okunma.
24 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
978 Okunma.
10 Mayıs 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNDEN SONRA
1882 Okunma.
03 Mayıs 2018
Dünya sahnesinde Türkiye
1055 Okunma.
26 Nisan 2018
Bağımsız ve Milli Egemenliğine sahip olmak üzerine
1419 Okunma.
19 Nisan 2018
Gündem seçim
2333 Okunma.
05 Nisan 2018
Bir Ülke tasavvur ediniz ki;
2292 Okunma.
29 Mart 2018
Üçüncü Yol-üçüncü göz
2079 Okunma.
22 Mart 2018
Georges Politzer’den Sonra;
2027 Okunma.
15 Mart 2018
MESELE PETROL ENERJİ KORİDORU DEĞİL
1395 Okunma.
08 Mart 2018
GELENEKSEL DÜĞÜNLER VE EKMEĞİN TADI
1451 Okunma.
01 Mart 2018
İSTİLA – KATLİAM – YAĞMA GÖRÜN
2362 Okunma.
22 Şubat 2018
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE TERÖR
1873 Okunma.
15 Şubat 2018
Bütün Yollar Ortadoğu’ya çıkıyor
2097 Okunma.
08 Şubat 2018
Köprü meselesi ve kozlu kavşağı
2139 Okunma.
01 Şubat 2018
Birleşmiş Milletler ve Zonguldak
1554 Okunma.
25 Ocak 2018
Başarılı olmak yerine, başarılıyı dibe çekmek
1490 Okunma.
18 Ocak 2018
Yağmalanmış Ülkeler
2304 Okunma.
11 Ocak 2018
Hasta Partiler, Hastalıklı Partililer
1255 Okunma.
05 Ocak 2018
Hafıza Kaybı
1693 Okunma.
28 Aralık 2017
Üçüncü Dünya Halkları
1497 Okunma.
24 Aralık 2017
İnsan Ne Kurttur, Nede Kuzu
1249 Okunma.
14 Aralık 2017
İNSAN İÇİN DEVLET
1517 Okunma.
07 Aralık 2017
DEVLET VE İNSAN
1237 Okunma.
30 Kasım 2017
İŞLETME VE MALİYET
1497 Okunma.
23 Kasım 2017
İŞ KUR, KOSGEB, BAKKA
1666 Okunma.
16 Kasım 2017
AMERİKAN RÜYASININ KABUSLARI
1553 Okunma.
09 Kasım 2017
NE OLACAK BU TTK
1487 Okunma.
02 Kasım 2017
GÜNÜN KONUSU TTK
1863 Okunma.
26 Ekim 2017
TTK’YI KURTARMA PLANI
1962 Okunma.
19 Ekim 2017
DEVLET VE DEMOKRASİ
1735 Okunma.
12 Ekim 2017
DALDAN DALA
2012 Okunma.
06 Ekim 2017
KIŞLIKLAR HAZIRLAYIN
1428 Okunma.
28 Eylül 2017
ELEŞTİRİLMEK
1648 Okunma.
22 Eylül 2017
PARTİLER VE TEŞKİLATLARI
2212 Okunma.
15 Eylül 2017
SİYASETİN FİNANSMANI
2187 Okunma.
08 Eylül 2017
Bu yazıyı 2013 Mayıs’ta yazmıştım!..
1418 Okunma.
25 Ağustos 2017
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÇÜRÜME
1778 Okunma.
18 Ağustos 2017
HİZMETKAR VE MİLLİ (YERLİ) OLMAK
1521 Okunma.
10 Ağustos 2017
Benim seçilmediğim yer batsın!
2031 Okunma.
02 Ağustos 2017
SOSYAL MEDYANIN YAN ETKİLERİ
1588 Okunma.
25 Temmuz 2017
GENEL KURUL GELENEĞİ
1681 Okunma.
18 Temmuz 2017
DEMOKRASİNİN FİDANLIĞI DERNEKLER
1550 Okunma.
10 Temmuz 2017
EMEKLİ MAAŞLARI
1894 Okunma.
Haber Yazılımı