Yazı Detayı
12 Nisan 2018 - Perşembe 18:19 Bu yazı 2540 kez okundu
 
Beslenme ve Alışkanlıkları;
Recep ALKAN
 
 

 

          Tarımda endüstrileşme, bu kadar insanı doyurma kaygısından mı? Yoksa insanların beslenme ihtiyaçlarını paraya tahvil etme projesi mi? 

          Sağlıklı beslenme. Düzenli beslenme. Dengeli beslenme. Beslenme. Beslenme. Alın size subliminal mesaj. Hangi iletişim kanalına yönelseniz, beslenme, besleneme ille de beslenme.

           Beslenme kelimesi; ses veya çağrışım mesajı bakımından insan algısına etkisi, “ye” telkinidir. ‘Sağlıklı, dengeli, düzenli beslen’ tavsiyesi; yazılı ve görsel basında sürekli, şu gıda kanseri önlüyor, bu sebze bağışıklığı güçlendiriyor, şu sebze karaciğere iyi geliyor, bu tahıl ömrü uzatıyor bombardımanının etkisi altına sokuyor insanları.

           Söyleyenin söyleyiş amacı ile söylenenin algı aktivitesine taşıdığı anlam farklı olabiliyor. Buradaki sebep sonuç ilişkisi üzerinde duran yok.

           Tiryakilik yan etkisi olan endüstriyel gıdalar elde bir dersek, yapay açlık duygusu tetikleyen işlenmiş pastörize paketlenmiş besinlerin içindeki kimyasalların etkilerinden kimse emin değil. Birde bu ve benzer işlenmiş pastörize besinlerin raf ömrünü uzatmak veya lezzet vermek için ilave kimyasallar cabası.

            Geçelim karşısına insanların diyelim ki; sağlıklı, dengeli ve düzenli beslen. İnsanların gelir düzeyi yükseldikçe; canlarının kıymeti artıyor ve beslenme tarzları değiştiği gibi, “can boğazdan gelir” diyerek yükleniyorlar koca kaşığa.

Alışkanlıklar

            1993 yılında 20 bin madenci resen emekli edilince Zonguldak nüfusu düşüşe geçti. Hala göç veriyor. 1990’lı yıllarda Zonguldak’ta üç tane temel gıda maddesi satan dükkan vardı. Ve bunlar her kesin bildiği meşhur isimler. Şimdi; nüfus aynı olmakla beraber adım başı market var ve marketlerde özellikle akşamüzeri kasa önlerinde kuyruk var.

             Üç temel gıda maddesi satandan adım başı süper markete geldik, üstelik her mahallede her marka marketin şubesi var hepsinde akşamüzeri kasada kuyruk var.

            Yani; nüfus aynı, ve fakat daha çok tüketiyoruz. Ye babam ye. Eskiden üç temel gıda maddesi satan dükkanlarda; beyaz peynir vardı kendi damak tadımıza göre bir lezzeti vardı. Birde eski kaşar vardı, genelde Kars kaşarı adıyla satılırdı. Şimdi süt ürünlerinde özellikle peynir ve yoğurtta modernleştik, saymakla bitmeyen süslü ambalaj içinde çeşit çeşit peynirler. Marketlerde peynir reyonu soğutucusunun boyu on metre envai çeşit peynir.

Maya meselesi

             Bundan 35-40 sene önce doğal usullerle, (mayalama) üretilen yörelere göre farklı peynir çeşitleri vardı. Toroslar’da yerleşik Yörüklerin; baharda, sabah namazından sonra ekinlerin yapraklarına tutunan çiğ damlacıkların toplayıp, yoğurt ve hamur mayaladıkları söylenir.

             New york’a yıllar önce Türkiye’den göç etmiş bir Türk ailenin 200 yıllık hamur mayasını hala kullanarak ABD’liler ekmek yaptığını gazetelerde okumuştum. Mayalama kültürü bir Türk geleneği ve buluşudur. Türk tarihi kadar eski. Yoğurt bu bakımdan Türk milletinin insanlığa armağanıdır.

            Mayalama yöntemiyle elde edilmiş besinlerin doğal yöntemlerle mayalanmış olması, bilim çevreleri tarafından ısrarla önerilmektedir.

            Mayalanmış, ama kesinlikle doğal yollarla mayalanmış hamurdan üretilmiş ekmeğin barsak florasını koruyup geliştirdiği biliniyor.

            Piyasada satılan kimyasal mayalar aslında gerçek anlamda mayalanmayı gerçekleştirmiyor. Aslında hamur mayasını oluşturmak üç hafta gibi bir zaman alsa da mümkün. İnternette araştırıldığında hamur mayasının doğal yollardan nasıl üretileceği bilgisine ulaşmak mümkün.

            Maya işi tamam da peki mayalayacağımız hamuru hangi undan elde edeceğiz.

 

Buğday ununun hazin hikâyesi

             Hz. Muhammet SAV. “Buğday neslin güvencesidir” diyerek hangi acı gerçeğin altını çiziyordu.

            Toprağın ve tohum kültürünün acıklı halini yukarıda dilimin döndüğü kadarıyla anlatmıştım. Toprak; zirai mücadele veya toprağı beslemek adına yapılan kimyasal gübreleme insanlığın geleceğini usulca karartıyor. Toprak zehirlendi kimyası bozuldu. Tohumlar; GDO teknolojisi ile genleri değiştirilerek sözde verimliliği artırarak muhtemel açlığa çare bulunulacaktı. Bir milyar insan açlıkla boğuşuyor.

             Çünkü GDO’lu buğday; insan organizmasıyla uyumlu değil. İnsan vücudu buğday ununu tanımadığı için farklı şekilde değerlendiriyor. GDO tehlikesini geçip, buğdayın un haline gelip fırınlara ekmeklik un olarak satılan unun nasıl bir şey olduğunu hatırlayalım. Un fabrikalarında buğdayın; önce özü (Rüşeymi)ve kepeği ayrılıyor. Rüşeymi buğdayın toprakta biten kıhsımıdır. Ve insan bedenin ihtiyacı olan çok özel vitaminleri barındıran kısımdır. Buğday esas yararlı unsurlarından ayrılarak bir sürü kimyasal katkı ilave edilip insana tamamen zararlı hale getirilip fırınlara veriliyor. Bunlar işin uzmanları yazıp çiziyor ve TV’de konuşuyor ben söylemiyorum.

             Peynir üretimi endüstriyel metotlarla yapılıyor süslenip güzel bir reklamla ‘ne özelliği varsa’ tüketiciye sunuluyor. Üstelik raf ömrünü uzatmak bozulmayı önlemek için bir sürü kimyasal katkı maddesiyle üretildiğini bile bile peynir ekmek gibi satılıyorlar.

             Bitkisel gıdalarda; verimi artırmak, birim alandan daha fazla ürün kaldırmak amacıyla genetiği değiştirilmiş (GDO’lu) ürünler bollaştı maşallah. Birde dalga geçer gibi, organik üretim diye alternatif bir model geliştirdiler. Sonuçta hepsi endüstriyel ve doğal olarak yetiştirilmiyor.

              İnsanlar bu ürünlere öyle bir alıştı ki; sigara tiryakisi gibi o ürünleri yemezse huzursuz oluyor. Artık alenen konuşulan enteresan bir mevzu var. Endüstriyel ürünlere; alışkanlık yapan, hatta yapay açlık hissi uyandıran kimyasallar katıldığı gizlenmiyor artık.

             İnsan bedeni dışsal uyaranlara karşı oldukça savunmasızdır. Görsel veya yazılı basınla insanlar yağmur gibi dışsal uyaranlara maruz kalarak gereksiz veya ihtiyaç dışı tüketim tiryakisi yapılıyor. İnsan bedeni içsel uyaran mekanizmasının ihtiyaç duymadığı, tükettiği ürünlere ilave edilen kimyasallar vasıtasıyla yapay uyaran ajanlar nedeniyle organizmanın ihtiyaç duymadığı gıdalara yapay açlık yaşıyor. Bence son yirmi yılda obezitenin temel nedeni budur.

             İnsan bedeni ihtiyacı olan maddeyi diğer bir anlamıyla eksikliği görülen bir maddeye açlık hissiyle, kişinin bilincini uyarır ve o kişinin, maddeyi içinde barındıran besini yiyesi gelir, ona acıktırır. Endüstriyel gıdaların içine katılan bazı kimyasalların, hem ihtiyaç dışı açlık hissi, hem de bedenin alışkanlık zaafını tetikleyip tiryakilik geliştirdiği inkar edilemiyor.

             Kapitalist sitemin insanları tüketim kölesi yaptığını biliyoruz ama bu kadarına pes artık. Tarımda endüstrileşme, bu kadar insanı doyurma kaygısından mı? Yoksa insanların beslenme ihtiyaçlarını paraya tahvil etme projesi mi?  Bu sorunun cevabı verilmedi henüz.

             Tarımda muhtelif kimyasalların kullanılması, hem ürün yelpazesini, hem de ürün rekoltesin artırmış olsa bile, toprağı ve insanı sonuçlarından emin olunamayan kimyasallara maruz bırakmaya değer miydi? Bilmiyoruz. Yeryüzünde, bitkilerin yetişmesine elverişli toprak katmanının oluşması beş yüz sene sürüyor. Bu katmanın bileşenleri yer yer değişim gösterse de, henüz tam olarak kimyası analiz edilip listelenemedi.

              Bitkilerin topraktan çıkıp büyüyüp gelişip olgunlaşması sürecinde her ihtiyaç duyduğu her organizma veya mineralin, zamanlamasından alın da dozajına kadar bir ince ayar ve düzen vardır. Her hangi birinin eksikliği veya fazlalığı o bitkinin yaşamasına, olgunlaşmasına, veya meyvesinin kimyasının değişmesine neden olabilir. Bu sebeplerden ötürüdür ki; her toprak parçasının florası veya endemik bitki karakteristiği değişiktir.

              Toprağın ilave kimyasallarla (kimyasal gübre, tarımsal ilaçlar) verimliliğini artırma gayreti sadece ticari bir nedensellikle açıklanabilir. Bu bakımdan sebep-sonuç bağlamında sebebin sonucu karşılama aksiyonu bilimsel olmaktan ziyade, ticari sonucu öne almaktadır.

             Beslenme alışkanlıkları ve tükettiği gıda yelpazesi bakımından; ırklar veya ülkeler karakteristik olarak sınıflandırılabiliyor. En çarpıcı örnek olarak Türk Milleti başka hiçbir millete benzemeyen beslenme kültürüne sahip olarak kişilik yapısı mizaç olarak farklıdır.

             Buradan yola çıkarak tüketilen besinlerin muhtevası veya yetiştirilme şartları bakımından doğallıktan uzaklaştıkça insan organizması ve insanın mizacı değişimlere uğrayabiliyor.

             İnsan bedeninin kimyası, öyle mükemmel mekanizmalara sahiptir ki; insan bedeninin ortalama yüzde 67,5’u su olmasına rağmen, biyolojik olarak, mükemmel bir denge ve koordinasyona sahiptir. Her ne kadar hücrenin içini inceleyebiliyorsak ta, değişik isimlerle anılan hücreler arasındaki koordinasyonu ve iş bölümünün otomatik olarak yönetilişini anlayabilmiş değiliz. Bu nedenledir ki insan bedenin beslenme yoluyla maruz kaldığı yüklemelerden ve hangisinden ne şekilde etkilendiğinden emin değiliz.

             Ancak şurası bir gerçek ki; insan bedenindeki biyolojik saatin ritmi doğanın periyotları ile eşgüdümlü olarak işlemektedir. Bilimsel araştırmalarla elde edilen sonuçlara göre; doğada mevsimleri izleyen tarımsal ürünlerin yetiştiği mevsimde tüketilmesi, mevsimsel periyoda bedenin senkronize olmasını sağlamaktadır.   

             

              

 

 
Etiketler: Beslenme, ve, Alışkanlıkları;,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Temmuz 2019
1509 Okunma.
04 Temmuz 2019
SOSYAL MEDYA VE EDEP
1397 Okunma.
01 Temmuz 2019
CHP’NİN PRANGASI VE İSTANBUL SINAVI
1198 Okunma.
27 Haziran 2019
HANGİ AK PARTİ
751 Okunma.
24 Haziran 2019
VE İSTANBUL SEÇİMİNİ YAPTI
1786 Okunma.
20 Haziran 2019
AKDENİZ’İ KIRMIZIYA BOYAYACAKLAR
1712 Okunma.
17 Haziran 2019
SOSYAL SORUMLULUK
3375 Okunma.
13 Haziran 2019
PARALEL PARTİ YAPILANMASI
1096 Okunma.
10 Haziran 2019
SİYASİ PARTİLER ENDİŞE VERİCİ
1080 Okunma.
07 Haziran 2019
AK PARTİ GENEL MERKEZİNE
1286 Okunma.
02 Haziran 2019
GALASARAY UEFA ŞAMPİYONASINDA HAKEMLERİDE YENEREK ŞAMPİYON OLDU
526 Okunma.
30 Mayıs 2019
KONUŞUYORMUSUNUZ YOKSA GÜRÜLTÜ MÜ ÇIKARIYORSUNUZ?
834 Okunma.
27 Mayıs 2019
SAĞDUYUDAN İKTİDARA VE MUHALEFETE UYARI
874 Okunma.
23 Mayıs 2019
İTİLAF VE İTTİFAK DEVLETLERİ ÇOK PARTİLİ KOALİSYON BEKLİYOR
800 Okunma.
20 Mayıs 2019
TÜRKİYENİN ÇİVİSİ
964 Okunma.
16 Mayıs 2019
SORU ŞU
519 Okunma.
13 Mayıs 2019
DÜNYANIN ÇİVİSİ
671 Okunma.
09 Mayıs 2019
ERGUVAN ŞEHRİ İSTANBUL’DA SEÇİM VE ORGANİZE İŞLER
640 Okunma.
06 Mayıs 2019
Venezuela ve Sudan
533 Okunma.
02 Mayıs 2019
BU BİR KOMPLO TEORİSİ DEĞİLDİR!
564 Okunma.
30 Nisan 2019
GLOBAL ANARŞİZM
468 Okunma.
25 Nisan 2019
“El öğüt verir ama ekmek vermez”
720 Okunma.
23 Nisan 2019
HEDEFTEKİ TÜRKİYE
439 Okunma.
18 Nisan 2019
Sigara İçmek Yada İçmemek
662 Okunma.
15 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-10
444 Okunma.
11 Nisan 2019
İstanbul’un Gizemli Erguvan Mevsimi
809 Okunma.
08 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-9
386 Okunma.
04 Nisan 2019
CHP’NİN YİRMİ YILI
477 Okunma.
01 Nisan 2019
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
568 Okunma.
28 Mart 2019
“UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN”
739 Okunma.
22 Mart 2019
ZONGULDAK’A BİR BABAYİĞİT LAZIM
620 Okunma.
21 Mart 2019
YENİ BİR DÜNYA KURULUR VE TÜRKİYE DE BU DÜNYADA YERİNİ BULUR
515 Okunma.
18 Mart 2019
ZONGULDAK’TA SEÇİM VAR
537 Okunma.
14 Mart 2019
DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKMÜ?
382 Okunma.
11 Mart 2019
SOSYAL DEMOKRATLIĞIN TEORİK TEMELİ
518 Okunma.
07 Mart 2019
MARJİNAL SİYASET
492 Okunma.
04 Mart 2019
MERKEZİYETÇİ HİYARARŞI KOLAYCILIĞI
521 Okunma.
28 Şubat 2019
ABD-AVRUPA ULUSLARARASI ANLAŞMALARI ASKIYA ALDI
460 Okunma.
25 Şubat 2019
YENGEÇ SENDROMU
985 Okunma.
21 Şubat 2019
EVRENSEL TABİ HUKUK
628 Okunma.
18 Şubat 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-8
476 Okunma.
14 Şubat 2019
BU ÇÖPLÜKTEN GERİ DÖNÜŞEBİLİR ATIK ÇIKMAZ
642 Okunma.
10 Şubat 2019
BELEDİYECİLİĞİN ŞİFRELERİ
672 Okunma.
07 Şubat 2019
SÜRÜ PSİKOLOJİSİ
637 Okunma.
04 Şubat 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-2
658 Okunma.
31 Ocak 2019
METAMORFOZ
731 Okunma.
24 Ocak 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-1
751 Okunma.
21 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-7
515 Okunma.
17 Ocak 2019
MANEVİ DENGESİ BOZUK PARTİLİ PROFİLİ
645 Okunma.
13 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-6 Dr. Hikmet Kıvılcımlı özel
637 Okunma.
10 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm-5
623 Okunma.
07 Ocak 2019
HALK DALKAVUK’LUĞU
680 Okunma.
03 Ocak 2019
AHLAK VE DİN
645 Okunma.
27 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm 4
718 Okunma.
23 Aralık 2018
ABD'nın Kısa Kanlı Soykırım Tarihi...
763 Okunma.
20 Aralık 2018
DOLAR SİLAHI
538 Okunma.
13 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-3
744 Okunma.
10 Aralık 2018
“YANDAŞ”
668 Okunma.
06 Aralık 2018
AK PARTİ DR. ÖMER SELİM ALAN DEDİ
865 Okunma.
29 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-2
660 Okunma.
22 Kasım 2018
Zonguldak ve Türkiye Taşkömürü Kurumu
960 Okunma.
19 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-1
696 Okunma.
15 Kasım 2018
KUVVETLER AYRILIĞI VE ADİL DEVLET
650 Okunma.
08 Kasım 2018
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kırmızıçizgileri
862 Okunma.
05 Kasım 2018
Sultan Galiyev ve Mustafa Suphi neden öldürüldü?
722 Okunma.
01 Kasım 2018
CUMHURİYET VE MİLLİ KURUMLAR
714 Okunma.
25 Ekim 2018
MİLLİ MEVZULAR VE POLİTİKA
853 Okunma.
18 Ekim 2018
TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR
994 Okunma.
14 Ekim 2018
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İDDİASI
719 Okunma.
11 Ekim 2018
GEÇMİŞ GERİDE DERS ÖNÜMÜZDE
922 Okunma.
04 Ekim 2018
ŞERAFETTİN NAS’IN BİTMEYEN MÜCADELESİ
830 Okunma.
01 Ekim 2018
FİNANSMAN MALİYETİ VE FİYAT ARTIŞI, İÇ PİYASALAR;
862 Okunma.
27 Eylül 2018
BM’NİN 73.GENEL KURULU VE ABD’NİN ÇÖKÜŞÜ
743 Okunma.
20 Eylül 2018
DEMİRPARK AVM (67BURDA) VE 3. HAVA ALANI
847 Okunma.
13 Eylül 2018
İNSAN OLMA SANATI VE DEVLET İŞLERİ
679 Okunma.
06 Eylül 2018
Modern yaşamın sebep sonuç çıkmazı
801 Okunma.
03 Eylül 2018
DARBELER VE EKONOMİK KRİZLER
665 Okunma.
30 Ağustos 2018
TRUMAN DOKTİRİNİ, MARŞHALL YARDIMI VE BAĞIMSIZLIK
805 Okunma.
16 Ağustos 2018
14 AĞUSTOS 2018 AK PARTİ’NİN 17. YAŞ GÜNÜ
1033 Okunma.
08 Ağustos 2018
AMERİKA BİRLEŞİK ŞİRKETLER DEVLETİ
1285 Okunma.
03 Ağustos 2018
BARDAĞI TAŞIRAN BRICS ZİRVESİ
714 Okunma.
26 Temmuz 2018
ENDİŞELENİN STRATEJİK ORTAKLAR
747 Okunma.
19 Temmuz 2018
SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ
922 Okunma.
12 Temmuz 2018
TÜRK SOLU SORUNSALI
991 Okunma.
05 Temmuz 2018
DÜNYANIN SON 200 YILI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
1194 Okunma.
28 Haziran 2018
SEÇİM ATMOSFERİ
1224 Okunma.
21 Haziran 2018
DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR
1245 Okunma.
07 Haziran 2018
PARAN KADAR KONUŞ
1130 Okunma.
31 Mayıs 2018
Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı
1047 Okunma.
25 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
909 Okunma.
24 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
737 Okunma.
10 Mayıs 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNDEN SONRA
1688 Okunma.
03 Mayıs 2018
Dünya sahnesinde Türkiye
882 Okunma.
26 Nisan 2018
Bağımsız ve Milli Egemenliğine sahip olmak üzerine
1249 Okunma.
19 Nisan 2018
Gündem seçim
2160 Okunma.
05 Nisan 2018
Bir Ülke tasavvur ediniz ki;
2102 Okunma.
29 Mart 2018
Üçüncü Yol-üçüncü göz
1769 Okunma.
22 Mart 2018
Georges Politzer’den Sonra;
1776 Okunma.
15 Mart 2018
MESELE PETROL ENERJİ KORİDORU DEĞİL
1258 Okunma.
08 Mart 2018
GELENEKSEL DÜĞÜNLER VE EKMEĞİN TADI
1231 Okunma.
01 Mart 2018
İSTİLA – KATLİAM – YAĞMA GÖRÜN
1995 Okunma.
22 Şubat 2018
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE TERÖR
1684 Okunma.
15 Şubat 2018
Bütün Yollar Ortadoğu’ya çıkıyor
1972 Okunma.
08 Şubat 2018
Köprü meselesi ve kozlu kavşağı
1772 Okunma.
01 Şubat 2018
Birleşmiş Milletler ve Zonguldak
1354 Okunma.
25 Ocak 2018
Başarılı olmak yerine, başarılıyı dibe çekmek
1314 Okunma.
18 Ocak 2018
Yağmalanmış Ülkeler
1988 Okunma.
11 Ocak 2018
Hasta Partiler, Hastalıklı Partililer
1109 Okunma.
05 Ocak 2018
Hafıza Kaybı
1482 Okunma.
28 Aralık 2017
Üçüncü Dünya Halkları
1303 Okunma.
24 Aralık 2017
İnsan Ne Kurttur, Nede Kuzu
1050 Okunma.
14 Aralık 2017
İNSAN İÇİN DEVLET
1309 Okunma.
07 Aralık 2017
DEVLET VE İNSAN
1078 Okunma.
30 Kasım 2017
İŞLETME VE MALİYET
1278 Okunma.
23 Kasım 2017
İŞ KUR, KOSGEB, BAKKA
1376 Okunma.
16 Kasım 2017
AMERİKAN RÜYASININ KABUSLARI
1335 Okunma.
09 Kasım 2017
NE OLACAK BU TTK
1297 Okunma.
02 Kasım 2017
GÜNÜN KONUSU TTK
1579 Okunma.
26 Ekim 2017
TTK’YI KURTARMA PLANI
1691 Okunma.
19 Ekim 2017
DEVLET VE DEMOKRASİ
1527 Okunma.
12 Ekim 2017
DALDAN DALA
1738 Okunma.
06 Ekim 2017
KIŞLIKLAR HAZIRLAYIN
1234 Okunma.
28 Eylül 2017
ELEŞTİRİLMEK
1479 Okunma.
22 Eylül 2017
PARTİLER VE TEŞKİLATLARI
1903 Okunma.
15 Eylül 2017
SİYASETİN FİNANSMANI
1983 Okunma.
08 Eylül 2017
Bu yazıyı 2013 Mayıs’ta yazmıştım!..
1291 Okunma.
25 Ağustos 2017
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÇÜRÜME
1558 Okunma.
18 Ağustos 2017
HİZMETKAR VE MİLLİ (YERLİ) OLMAK
1327 Okunma.
10 Ağustos 2017
Benim seçilmediğim yer batsın!
1778 Okunma.
02 Ağustos 2017
SOSYAL MEDYANIN YAN ETKİLERİ
1391 Okunma.
25 Temmuz 2017
GENEL KURUL GELENEĞİ
1498 Okunma.
18 Temmuz 2017
DEMOKRASİNİN FİDANLIĞI DERNEKLER
1431 Okunma.
10 Temmuz 2017
EMEKLİ MAAŞLARI
1743 Okunma.
Haber Yazılımı