Yazı Detayı
07 Kasım 2019 - Perşembe 17:17 Bu yazı 990 kez okundu
 
Bir çöp konteynerinden yayılan sevgi
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Kadının adama bakarken gözlerindeki ışıltıya hayran olmamak mümkün değildi. Acaba bu gözlerdeki ışıltı tek taraflı mı diye merak ettim, o bir çift ışıldayan gözün tam karşısındaki göze bakınca aynı ışıltıyı, aynı mutluluğu, aynı sevinci gördüm. Beni onlara çeken iki çift gözün sevgiyle bakışması değildi, bir çift minik göz daha vardı. 5-6 yaşlarında bir erkek çocuğu. Bir babasına sevgiyle bakıp şirinlik yapıyor, bir annesine.

Anlatmaya çalıştığım tabloyu okuyanlar, “mutlu bir aile” der geçer ama bu olayın bir çöp konteynerinin tam yanında olduğunu bilselerdi, aynı şekilde geçip gitmezlerdi.

Mutat akşam yürüyüşüm esnasında bir tefevvuk eseri karşılaştım, bu mutlu aileyle. Bahçelievler’den Bakırköy’e doğru yürürken bir çöp konteynerinin tam önünde oturanlar dikkatimi çekti. İlk bakışta pek seçilmiyordu, yönümü değiştirdim. Merak etmiştim, yine çöpten beslenen bir insan görecek, yine içim ezilecek, yine üzülecektim, yine birilerinin hayatını değiştiremediğim için içten içe yanıp duracaktım.

Bu defa sanki öyle olmayacak gibi bir his vardı içimde. İlginç ama o anda, farklı bir tabloyla karşılaşacağıma olan inancım belirdi içimde, yaklaştım…

Çöp konteynerinin hemen önünde bir gazete kâğıdının üstüne sofra açılmıştı. Sofranın üstünde “nereden alındığını” bilemeyeceğim yiyecekler vardı. Gazete kâğıdından ibaret sofranın etrafında ise üç kişi; bir erkek, bir kadın ve bir çocuk.

Geçip gitmeliydim, çöpten beslenen bu insanları rahatsız etmenin veya mahcup duruma düşürmenin âlemi yoktu. Öyle de yapıyordum ki, kadının gözlerindeki ışıltıyı görünce duraksadım, sonra o bir çift parıl parıl parlayan gözün baktığı kişiyi merak ederek adama baktım. Adam da aynı şekilde sevgi dolu gözlerle bakıyor, gözlerinin parıltısı gecenin karanlığında bile seçiliyordu. Bir de gülen yüzüyle bir şeyler anlatıyor, kadın da arada sırada bir şeyler söyleyerek konuşmaya katılıyor, diğer zamanlarda ise bütün vücuduyla anlatılanları dinliyordu. Çocuk ise bir annesine sırnaşıyor, bir babasına…

Tablo çok ilginçti, alışılagelen bir çöpten beslenme hikâyesiyle alakası yoktu. Kendimi belli etmeden izledim. İyi mi yaptım, kötü mü yaptım bilmiyorum ama uzun süre izledim.

Adam 40-45 yaşlarında vardı ama yüzündeki çizgiler daha yaşlı gösteriyordu. Başında bir bere vardı. Bere kapüşon gibiydi ve püskülleri yana sarkıyordu. Üzerinde sarı ve kirli bir pardösü vardı. Hatta sarısı siyaha dönmek üzereydi. Hava soğuk değildi. Belki de adam pardösüyle gecenin ayazından korunmaya çalışmıştı. Yüzü çok esmerdi, hatta oldukça esmerdi diyebilirim. Dişleri gecenin karanlığında tıpkı bir Hollywood filmlerindeki siyahilerin dişleri gibi bembeyaz ve pırıl pırıldı. Uzun boylu, zayıf yapılı birisiydi. Tahminen 70 kilo civarında olmalıydı. Çenesinin ve burnunun uzunluğu dikkatimi çekmişti. Avurtları da çökmüştü. Yere bağdaş kurarak oturmuştu. Altında minder benzeri bir şey var mı göremedim. Belki de parke taşa öylesine oturmuştu.

Kadın 35 yaşlarında vardı. Eşi gibi esmer değildi, daha beyazdı. Başında oyalı bir yazma, üstünde kahverengi bir hırka ve yine kahverengiye çalan bir etek vardı. Zayıftı, 55-60 kilo civarında olmalıydı. O da bağdaş kurup oturmuştu. Çocuk 5-6 yaşlarında çok tatlı bir çocuktu. O kadar sempatikti ki, hayran olmamak mümkün değildi.

Bir çöpün hemen yanında belirmesi mümkün olmayan bir sevginin etrafa yayılması pek alışılagelen bir şey değildi. Onlardan izinsiz onları incelemem belki bir haksızlıktı. Böyle bir hakkım yoktu ama bunun sebebini öğrenmem gerekirdi. Özele inmeden, insanların yarasını fazla deşmeden ama bunu nasıl yapacaktım?

Adam bir yandan yemeğini yerken, bir yandan da konuşmaya devam ediyor, kadın can kulağıyla dinliyor, çocuk da bir ona bir diğerine sırnaşıp duruyordu. Benim bu aileyi incelediğim süre boyunca kadının gözlerindeki sevgi dolu bakış ve gecenin karanlığını yarıp geçen ışıltı hiç eksik olmadı, adamın da…

Yanlarına oturup sohbet etmek istedim, o tablo bozulur diye vazgeçtim. Hayatlarını değiştiremediğim, değiştiremeyeceğim için içim ezildi. Onlar daha iyi şartlarda bir yaşamı hak ediyordu, çoğu insanımız gibi ama şartları değişince sevgileri de değişir mi diye merak ettim.

Yanımda cüzdanım yoktu, cebimde olan parayı onlara vermek istedim, sonra vazgeçtim. Vazgeçmemin esas nedeni yaşadıkları o mutlu anı bozmak istememdendi. Vereceğim para onların hayatını değiştirmeyecekti, cüzdanım yanımda olsa da, onların hayatını değiştirecek bir desteğim söz konusu olmayacaktı. O zaman böyle kalması daha iyiydi.

Kadının bu adamda ne bulduğunu, adamın bu kadında ne bulduğunu merak ederek oradan uzaklaştım. Adam kadına müreffeh bir hayat vermemişti, kadın adama yuva olamamıştı. İkisi de sokaklardaydı, belki başlarını sokacak yıkık dökük bir evleri vardı ama sofraya koyacak bir kap yemekleri bile yoktu. Yoksulluğun dibi buradaydı, en uç nokta, sefaletin bundan daha kötüsü olamazdı. Bir adam, bir kadın ve bir çocuk çöpten besleniyordu. Sırtındaki elbiseler de muhtemelen çöpten alınmaydı, midelerine giren de…

Ama mutluydular, işin bütün gizemi, bütün sırrı, bütün sihri de buradaydı. İkisi de bir birine hayrandı, çocuk da her ikisine. Ne malları vardı, ne mülkleri, ne bankada bol sıfırlı hesapları, ne katları, ne yatları ama mutluydular. Makamları yoktu, kartvizitinde yazan uzun uzun unvanlara sahip değillerdi. Bir birleriyle paylaşacak bir şeyleri de yoktu, sevgilerini paylaşmaktan geri durmuyorlardı, lüks içinde yaşayıp bir birini yiyen çiftlere inat.

Aileler hiç bu kadar parçalanmamış, hiç bu kadar kavga gürültü olmamış, boşanma hiç bu kadar rahat konuşulur olmamıştı. Kadına şiddet vardı, çocuğa şiddet vardı, hatta erkeğe şiddet vardı. Hâsılı fakirde de huzur yoktu, zenginde de, orta hallide de. Hem huzur yoktu hem sevgi yoktu hem saygı kaybolup gitmişti.

Eğer imkânım olsaydı o ailenin hayatına dokunurdum, onların sevgilerini değiştirmeyecek bir dokunuş olmalıydı bu.

Ve yine imkânım olsaydı, bir birini yiyen çiftlere örnek diye çöp konteynırından yayılan bu mis gibi sevgiyi örnek tablo diye duvarlarına asmalarını sağlardım.

Ben gecenin karanlığında mutat yürüyüşüme devam ettim, daha sağlıklı, daha mutlu, daha huzurlu olayım diye. Ben giderken arkamda bir sevgi bıraktım. Çöpten yayılan iğrenç kokuyu bastıran mis gibi sevginin kokusu halen burnumda tütüyor.

 
Etiketler: Bir, çöp, konteynerinden, yayılan, sevgi,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
05 Kasım 2019
Gelelim ıspanağın faydalarına
1054 Okunma.
24 Ekim 2019
Robinson Crusoe olamamak
790 Okunma.
03 Ekim 2019
Onlar hep yanlış yapar, biz doğru
1269 Okunma.
30 Eylül 2019
Dişimdeki sancı, düşümdeki yabancı
1110 Okunma.
23 Eylül 2019
Bir tıklanma uğruna ya Rab…
1319 Okunma.
20 Eylül 2019
Sizin yapmadığınızı onlar yapıyor, kızmayın!
1231 Okunma.
19 Eylül 2019
Bütün Üzüntüm Brad Pitt İçin
1215 Okunma.
17 Eylül 2019
İki kızgın ihtiyar
1655 Okunma.
28 Ağustos 2019
Ahmet Beyin Şaşkın Bakkalı
1632 Okunma.
26 Ağustos 2019
Şiddetli bir toplum
1251 Okunma.
19 Ağustos 2019
Biz kurum olarak kuş pohunu çok önemsiyoruz!
2145 Okunma.
05 Ağustos 2019
Bir gösteriş olarak kurban
1202 Okunma.
31 Temmuz 2019
En iyi sığınmacı, ölü sığınmacıdır!
1984 Okunma.
29 Temmuz 2019
Küllerinden doğan şehir; Gölcük
1832 Okunma.
23 Temmuz 2019
KENDİ ELİMİZLE YEŞERTTİĞİMİZ DİKENLER
1965 Okunma.
18 Temmuz 2019
Bir faceApp olduk
2533 Okunma.
16 Temmuz 2019
Bir hafta sonu kaçamağı; Esenköy
1804 Okunma.
15 Temmuz 2019
Ya olsaydı?
1829 Okunma.
10 Temmuz 2019
Bugün ne giyinsem?
1275 Okunma.
05 Temmuz 2019
Yazmak bir hastalık mı?
1299 Okunma.
03 Temmuz 2019
Gözün aydın abi!
1331 Okunma.
02 Temmuz 2019
Siyasetten çiçek böceğe
1255 Okunma.
01 Temmuz 2019
Kimine at, kimine meydan…
1366 Okunma.
28 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-3 ve son
1325 Okunma.
26 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-2
1281 Okunma.
25 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-1
1335 Okunma.
21 Haziran 2019
Siyaset yapmak, siyaset yaptırmak
1357 Okunma.
19 Haziran 2019
Müşterisine itibar kazandıran mekânlar
1335 Okunma.
18 Haziran 2019
Tartış(ama)ma kültürü
1133 Okunma.
17 Haziran 2019
Dikkat, takip ediliyoruz
1304 Okunma.
14 Haziran 2019
Aradığımız gerçekten de tarafsızlık mı?
301 Okunma.
12 Haziran 2019
Seç(eme)me ve Seçil(eme)me Hakkı
341 Okunma.
11 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -2
331 Okunma.
10 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -1
2194 Okunma.
25 Nisan 2019
Bizimkisi şiddetsiz geçimsizlik
659 Okunma.
02 Nisan 2019
Bana bir şaka yap, ciddi olsun!
687 Okunma.
13 Mart 2019
Kim neyi duymak isterse…
661 Okunma.
15 Şubat 2019
Sevgiliye hediye almanın ince taktiği
1063 Okunma.
29 Ocak 2019
Haydi çocuklar Sokağa!
1255 Okunma.
16 Ocak 2019
Bozacı ve nohutçu
999 Okunma.
08 Ocak 2019
Trene binmek, vapurdan inmek!
865 Okunma.
02 Ocak 2019
Yanımdan geçip giden kimdi?
691 Okunma.
25 Aralık 2018
İstanbul’un camileri ve vaazları
765 Okunma.
04 Aralık 2018
Mutfakta garip şeyler oluyor
1185 Okunma.
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
1337 Okunma.
09 Kasım 2018
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
1063 Okunma.
30 Ekim 2018
Bir deliyle söyleşi
1049 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
733 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
2923 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
1109 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
1286 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
1023 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
829 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
960 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
808 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
925 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
692 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
1203 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1613 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
1266 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
5183 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
2413 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
1205 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
1039 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
2230 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
1121 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
2153 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1764 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
2252 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
1329 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
1279 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
3218 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
1442 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
1336 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
2132 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
1273 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
1385 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
1221 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1541 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
1319 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
1237 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
1236 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
1307 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
1227 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
1339 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
1217 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
1093 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
1379 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
1305 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
1097 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
1205 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
1277 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4764 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
1619 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
1628 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1973 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
1611 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
1617 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1748 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
1878 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
1553 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
1520 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1837 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
1447 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
1637 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1803 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1824 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
2578 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
1645 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
2162 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
1703 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
1429 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
1592 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
1620 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
2702 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
1628 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1774 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
1547 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
1652 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
1608 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
1614 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
1619 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1720 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
1739 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
1533 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
1531 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1900 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
1590 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
1590 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1757 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
1627 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
1556 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
1413 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
1662 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1772 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
1583 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
1726 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
1644 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1891 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
1582 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1724 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
2092 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1783 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
1634 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1759 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
1764 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
1648 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1795 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1694 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
1646 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
1681 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1926 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
1544 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
1296 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1771 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
1557 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
1614 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
1545 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
1627 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
1641 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
1600 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
1538 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
1609 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
1467 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1642 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1748 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
1762 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1735 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1683 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1932 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
1636 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
1632 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1787 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1747 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
2184 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
1644 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
1542 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
1583 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1744 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
1574 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1659 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1904 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1736 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1870 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1759 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
1632 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1613 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1653 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
1530 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1822 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1762 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1690 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1873 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1749 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1756 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
2005 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
1640 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1772 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1663 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1933 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1804 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1734 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1818 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1694 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1800 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1867 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1753 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
2116 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1773 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1774 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1735 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1763 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1771 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1677 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1852 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1774 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
2001 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1676 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1835 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1856 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1962 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
1655 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1662 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1877 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1800 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1840 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1915 Okunma.
Haber Yazılımı