Yazı Detayı
30 Ekim 2018 - Salı 17:36 Bu yazı 905 kez okundu
 
Bir deliyle söyleşi
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Akşamın ışıkları denize vurmaya başlamış, rengarenk ve o doyumsuz yansımaları seyre dalmıştım. Parkta, bir bankta oturup denizi seyretmek vazgeçilmez tutkularımdandır, hele bir de gökyüzünün mavisiyle, denizin mavisinin bir birine nispet yaptığı zamanlarda.. tadından yenmez.

Ama ben ne yapıyorum?

Hiç işim yokmuş gibi, akşamın bir vakti, bir deliyle Bebek’te, bir parkta ve parkın içerisinde bir bankta oturmuş denize bakarak muhabbet ediyorum. Yanlış duymadınız ya da yanlış okumadınız. Bildiğiniz bir deliyle, yani her an sağımızda solumuzda olan, mahallemizde bulunan, çoğunlukla sevimli, akıl fukarası gariban birisiyle muhabbet ediyorum.

Sanat Duvarı’nın sevgili yönetimi “Bu sayı için bir deliyle söyleşi yapar mısın” diye rica etselerdi, “yok canım, siz beni deli mi sandınız. Hiç deliyle söyleşi yapılır mı?” derdim…

Şimdi diyemem, artık bundan böyle diyemem.

Çünkü hemen yanımda bir deli var ve ben bir saattir onunla söyleşi yapıyor, muhabbet ediyor, hayata dair müthiş fikirler ediniyorum. Yani hayata bakışım şu son bir saatte değişti desem bana inanın. Hani çok da inanmayın ama bir şeyler oldu, nasıl olduysa oldu.

Aracımı Bebek’te bulabildiğim bir köşeye park edip, denize doğru yürümeye başlamıştım ki, “Abi!” diye bir ses geldi, ardından da “20 lira versene” diye gözümün önüne bir el uzandı. Elin sahibine bakacaktım, önce o eli gözümün önünden itmek gerekiyordu, nazikçe yaptım bunu. Sesin sahibi bir deliydi. Hani alnında deli yazmıyor, akıl gözükmediği gibi delilik de gözükmüyor ama yine de deliliğin yansımaları insanın üzerinde farklı duruyor. Bazılarına da biçilmiş kaftan gibi cuk oturuyor!

Hani benim bildiğim deliler 50 kuruş ister, bir lira ister ama iki lira istemezdi, 20 lira hiç istemezdi. Demek ki Bebek’in delileri bile zengin! Kim bilir belki de İstanbul’un taşı toprağı altın sözü, burası için söylenmiş bir sözdür. Fırsatın nereden, nasıl geleceği belli mi olur, değil mi ama…

“Tamam.. dedim, sana 20 lira vereceğim, ama benle şurada, bankta bir çay içeceksin, muhabbet edeceğiz” dedim. Deli deli baktı bana, hani aklı olsaydı belki de akıllı akıllı bakacaktı. Ya da ne bileyim “Aaa deli mi ne” der gibi bakmıştır ya da “şu akıllının zoruna bak” demiştir. Neyse de ne, adam teklifimi kabul etti. Bunun için de “Emrin olur abi” dedi. Estağfurullah’ı içimden dedim, muhabbeti hayat felsefesini öğrenmeye saklamalıydım.

Sahile en yakın banka oturduk. Bebek Parkı (Türkan Saylan Parkı) o akşam biraz tenhaydı. Denizi seyrederek bir çay içmek iyi olurdu ama burada çay 6 lira, iki çay eder 12 lira. Birer çay, ikişer çay bizi kesmez, yüz lira gitti. Deliye de 20 lira sözümüz var. Bu söyleşi bana pahalıya patlar. Neyse ki, dergi yönetimi bu fedakarlığımı görüyor, duyuyor, hatta ihtimal dahilindedir ki şu an okuyor ve ona göre muhasebeye bir talimat yolluyor!

Delinin adı Nevzat’mış, çaylar da 6 lira değil, 10 liraymış. Amerika’nın dolar silahıyla başlattığı savaş buradaki çayı da vurmuş. Sitenin desteği aklıma gelince sorgusuz sualsiz iki çay kapıp geldim ama fiyatının 10 lira olduğunu öğrenince içim burkuldu, bir hoş oldum, cebim de aynı oranda bir boş oldu.

Deliyle muhabbeti sürdürdüm. Nereli olduğunu sordum, dünyalıymış. Annesinin babasının adını bilmiyor. Yaşayıp yaşamadıkları konusunda bir fikre de sahip değilmiş. Akıllı olsaymış belki bu sorulara cevap verebilirmiş.

Neden 20 lira istediğini sordum, hani bizim memlekette bir Deli Mehmet vardı, rahmetli oldu. O, 10 kuruş isterdi. “Yahu Mehmet 10 kuruş tedavülden kalktı sana bir lira verelim, beş lira verelim, 10 lira verelim” desek de kabul etmezdi. İlla da on kuruş.

“Hayat pahalı “ dedi Deli Nevzat. “Bebek’te yaşıyoruz, her şey ateş pahası.”

Yok yok asıl mesele o değil gibi geliyor, hele şunun aslını astarını bir söylesen, dedim.

-Abi seni anlamıyorum, hayatın pahalı olduğunu zaten biliyorsun, neden inanmıyorsun?

-Hayatın pahalı olduğunu sadece bilmiyorum Nevzatcığım, iliklerime kadar da yaşıyorum. Ama senin 20 lira istemenin hayat pahalılığıyla alakası yok. Çünkü senin bir şeye para harcadığın yok.

-Hımmm dedi deli deli.

Sonra devam etti, “Sen benden de delisin be, sevdim seni. Abi çaktırma burası Bebek, ben bir lira istesem kimsenin cebinde bir lira bulunmaz, hepsi değilse de büyük çoğunluğu çok zengin. Öyle böyle değil, çok çok zengin. Zenginlerde bir lira ne arasın. Bir lira istesem, cebini yoklayacak, eli boş kalacak, ben de yolsuz kalacağım. 20 lira istiyorum ki, hem farkımız ortaya çıksın hem de istediğim kişinin cebinde o miktar olsun.”

-Nasıl yani senin farkın ne?

-Eee biz Bebek’in delisiyiz, Bağcılar’ın delisi değiliz ki bir lira isteyelim.

-Aradaki fark ne, halen anlayamadım.

-Statü farkı var, burada birinci sınıf deli oluyoruz.

-Yahu biz insanlar arasında statü farkı olmasın istiyoruz, akıllılar anlamıyor, deliler de mi anlamıyor, anlamıyorum. Yahu ben ne diyorum?

-Bizim sınıfa hoş geldin (gülüyor). Ama meseleyi bilmiyorsun, senin dünyadan haberin yok. Hiç Bebek’te yaşayan, bir gecede birkaç asgari ücreti masada bırakıp gidenle Bağcılar’da, ya da ne bileyim Anadolu’nun kuytu bir yerinde geçinmek için canını dişine takan ama asgari ücreti bile kazanamayanlar aynı olur mu, bir mi bütün bu insanlar, eşit mi, değil..

-Bir dakika ya sen bu kadar cümleyi hiç takılmadan nasıl söyledin, eee ama sen delisin?

-Bak abi seni sevdim, senin kanında da sanki bizim kanımız var gibi. Para isteyen deli, deli değildir. Yani bildiğiniz manada deli değildir. Deliliğin yüzlerce çeşidi var. Biliyorsun abi akıl gözükmez ama herkes o görünmez aklıyla övünür ve onun varlığından çok emindir. Hatta herkes kendi aklını dünyadaki bütün akıllardan daha iyi bilir.

-Vayy neler de bilirmiş. Peki sen hangi sınıf delisin, zır deli değilsin, zır zır deli de değilsin, zincirli deli de değilsin..

-Ben kendi halinde bir deliyim. Yolumu böyle buluyorum. Bak abi siz yaşadığınızı sanıyorsunuz, ben yaşıyorum.

-O nasıl oluyor?

-Siz yaşamak için her şeyinizi feda ediyorsunuz. Sabahtan akşama kadar çalışıyorsunuz. Sevdiklerinizi ihmal ediyorsunuz. Hatta sevdiğiniz birçok şeyden vazgeçiyorsunuz. İşe yaramaz ıvır zıvırlar için hayatınız boyunca borç ödüyorsunuz, bazılarınız ölürken bile borçlu gidiyor. Dönüp ardınıza baktığınızda, emeğinizi, zamanınızı ve hayatınızı neler için feda ettiğinizi görüyor ama feryat edecek zamanınız bile kalmıyor ama ben öyle miyim, 20 lira isterim senden, sen vermezsen verecek çok kişi var. Ben bir köşede kıvrılır yatarım, sen illa ev istersin, mobilya istersin, tatil istersin, istersin de istersin. Sen istemezsen eşin ister, o istemezse çocuğun ister. İnsanın isteğinin bir sınırı yok. Hayatımızın sonunda sen eşya için yaşadığını anlarsın, ben ise kendim için yaşadığımı bilir, Azrail’e de güler geçer, giderim.

-Çok doğru laflar ediyorsun, sana deli diyen delidir.

-Abi bak unutma her yerde sadece iki kişi doğruyu söyler. Bunlardan birisi onuncu köye yollanır, diğeri de deli olarak bilinir. Sen hele söyle, sen hangisisin?

Aklımda tarttım mı bilmiyorum, hangi cevabın bana uyacağı konusunda fikir yürüttüm mü onu da bilmiyorum ama dilimden bir şeyler döküldü, belki de sadece mırıldandım;

-Onuncu köye yollanandan!

 
Etiketler: Bir, deliyle, söyleşi,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ağustos 2019
Biz kurum olarak kuş pohunu çok önemsiyoruz!
758 Okunma.
05 Ağustos 2019
Bir gösteriş olarak kurban
1020 Okunma.
31 Temmuz 2019
En iyi sığınmacı, ölü sığınmacıdır!
1832 Okunma.
29 Temmuz 2019
Küllerinden doğan şehir; Gölcük
1670 Okunma.
23 Temmuz 2019
KENDİ ELİMİZLE YEŞERTTİĞİMİZ DİKENLER
1807 Okunma.
18 Temmuz 2019
Bir faceApp olduk
2406 Okunma.
16 Temmuz 2019
Bir hafta sonu kaçamağı; Esenköy
1642 Okunma.
15 Temmuz 2019
Ya olsaydı?
1700 Okunma.
10 Temmuz 2019
Bugün ne giyinsem?
1138 Okunma.
05 Temmuz 2019
Yazmak bir hastalık mı?
1159 Okunma.
03 Temmuz 2019
Gözün aydın abi!
1233 Okunma.
02 Temmuz 2019
Siyasetten çiçek böceğe
1122 Okunma.
01 Temmuz 2019
Kimine at, kimine meydan…
1236 Okunma.
28 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-3 ve son
1183 Okunma.
26 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-2
1163 Okunma.
25 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-1
1237 Okunma.
21 Haziran 2019
Siyaset yapmak, siyaset yaptırmak
1195 Okunma.
19 Haziran 2019
Müşterisine itibar kazandıran mekânlar
1198 Okunma.
18 Haziran 2019
Tartış(ama)ma kültürü
1031 Okunma.
17 Haziran 2019
Dikkat, takip ediliyoruz
1178 Okunma.
14 Haziran 2019
Aradığımız gerçekten de tarafsızlık mı?
167 Okunma.
12 Haziran 2019
Seç(eme)me ve Seçil(eme)me Hakkı
211 Okunma.
11 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -2
200 Okunma.
10 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -1
2059 Okunma.
25 Nisan 2019
Bizimkisi şiddetsiz geçimsizlik
535 Okunma.
02 Nisan 2019
Bana bir şaka yap, ciddi olsun!
529 Okunma.
13 Mart 2019
Kim neyi duymak isterse…
494 Okunma.
15 Şubat 2019
Sevgiliye hediye almanın ince taktiği
917 Okunma.
29 Ocak 2019
Haydi çocuklar Sokağa!
1143 Okunma.
16 Ocak 2019
Bozacı ve nohutçu
883 Okunma.
08 Ocak 2019
Trene binmek, vapurdan inmek!
758 Okunma.
02 Ocak 2019
Yanımdan geçip giden kimdi?
589 Okunma.
25 Aralık 2018
İstanbul’un camileri ve vaazları
678 Okunma.
04 Aralık 2018
Mutfakta garip şeyler oluyor
1077 Okunma.
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
1193 Okunma.
09 Kasım 2018
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
939 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
621 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
2760 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
1000 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
1179 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
890 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
729 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
861 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
701 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
824 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
594 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
1082 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1518 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
1147 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
5052 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
2296 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
1104 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
950 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
2124 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
1021 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
2025 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1669 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
2131 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
1222 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
1187 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
3093 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
1328 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
1241 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
2029 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
1133 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
1277 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
1118 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1448 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
1193 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
1135 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
1126 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
1205 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
1121 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
1250 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
1119 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
999 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
1286 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
1203 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
1011 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
1117 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
1182 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4682 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
1449 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
1448 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1765 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
1440 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
1442 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1580 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
1614 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
1387 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
1340 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1666 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
1281 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
1468 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1634 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1634 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
2287 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
1459 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
1869 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
1535 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
1264 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
1420 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
1431 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
2269 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
1446 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1604 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
1354 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
1484 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
1434 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
1442 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
1452 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1542 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
1560 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
1357 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
1368 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1725 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
1417 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
1422 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1592 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
1459 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
1387 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
1248 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
1482 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1593 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
1453 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
1516 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
1471 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1718 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
1416 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1555 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1855 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1612 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
1461 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1583 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
1581 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
1475 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1622 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1530 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
1459 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
1503 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1682 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
1378 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
1131 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1583 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
1387 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
1434 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
1371 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
1439 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
1470 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
1432 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
1365 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
1420 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
1294 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1470 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1578 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
1585 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1560 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1501 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1746 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
1459 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
1468 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1592 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1572 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
1910 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
1473 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
1361 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
1409 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1565 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
1392 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1490 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1720 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1568 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1686 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1575 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
1440 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1436 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1482 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
1362 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1654 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1583 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1558 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1705 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1575 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1576 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1801 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
1464 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1594 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1482 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1750 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1619 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1561 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1647 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1524 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1626 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1693 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1579 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1878 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1606 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1610 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1557 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1590 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1603 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1504 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1682 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1608 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1822 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1515 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1658 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1683 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1789 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
1473 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1496 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1704 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1622 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1659 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1741 Okunma.
Haber Yazılımı