Yazı Detayı
30 Ekim 2018 - Salı 17:36 Bu yazı 982 kez okundu
 
Bir deliyle söyleşi
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Akşamın ışıkları denize vurmaya başlamış, rengarenk ve o doyumsuz yansımaları seyre dalmıştım. Parkta, bir bankta oturup denizi seyretmek vazgeçilmez tutkularımdandır, hele bir de gökyüzünün mavisiyle, denizin mavisinin bir birine nispet yaptığı zamanlarda.. tadından yenmez.

Ama ben ne yapıyorum?

Hiç işim yokmuş gibi, akşamın bir vakti, bir deliyle Bebek’te, bir parkta ve parkın içerisinde bir bankta oturmuş denize bakarak muhabbet ediyorum. Yanlış duymadınız ya da yanlış okumadınız. Bildiğiniz bir deliyle, yani her an sağımızda solumuzda olan, mahallemizde bulunan, çoğunlukla sevimli, akıl fukarası gariban birisiyle muhabbet ediyorum.

Sanat Duvarı’nın sevgili yönetimi “Bu sayı için bir deliyle söyleşi yapar mısın” diye rica etselerdi, “yok canım, siz beni deli mi sandınız. Hiç deliyle söyleşi yapılır mı?” derdim…

Şimdi diyemem, artık bundan böyle diyemem.

Çünkü hemen yanımda bir deli var ve ben bir saattir onunla söyleşi yapıyor, muhabbet ediyor, hayata dair müthiş fikirler ediniyorum. Yani hayata bakışım şu son bir saatte değişti desem bana inanın. Hani çok da inanmayın ama bir şeyler oldu, nasıl olduysa oldu.

Aracımı Bebek’te bulabildiğim bir köşeye park edip, denize doğru yürümeye başlamıştım ki, “Abi!” diye bir ses geldi, ardından da “20 lira versene” diye gözümün önüne bir el uzandı. Elin sahibine bakacaktım, önce o eli gözümün önünden itmek gerekiyordu, nazikçe yaptım bunu. Sesin sahibi bir deliydi. Hani alnında deli yazmıyor, akıl gözükmediği gibi delilik de gözükmüyor ama yine de deliliğin yansımaları insanın üzerinde farklı duruyor. Bazılarına da biçilmiş kaftan gibi cuk oturuyor!

Hani benim bildiğim deliler 50 kuruş ister, bir lira ister ama iki lira istemezdi, 20 lira hiç istemezdi. Demek ki Bebek’in delileri bile zengin! Kim bilir belki de İstanbul’un taşı toprağı altın sözü, burası için söylenmiş bir sözdür. Fırsatın nereden, nasıl geleceği belli mi olur, değil mi ama…

“Tamam.. dedim, sana 20 lira vereceğim, ama benle şurada, bankta bir çay içeceksin, muhabbet edeceğiz” dedim. Deli deli baktı bana, hani aklı olsaydı belki de akıllı akıllı bakacaktı. Ya da ne bileyim “Aaa deli mi ne” der gibi bakmıştır ya da “şu akıllının zoruna bak” demiştir. Neyse de ne, adam teklifimi kabul etti. Bunun için de “Emrin olur abi” dedi. Estağfurullah’ı içimden dedim, muhabbeti hayat felsefesini öğrenmeye saklamalıydım.

Sahile en yakın banka oturduk. Bebek Parkı (Türkan Saylan Parkı) o akşam biraz tenhaydı. Denizi seyrederek bir çay içmek iyi olurdu ama burada çay 6 lira, iki çay eder 12 lira. Birer çay, ikişer çay bizi kesmez, yüz lira gitti. Deliye de 20 lira sözümüz var. Bu söyleşi bana pahalıya patlar. Neyse ki, dergi yönetimi bu fedakarlığımı görüyor, duyuyor, hatta ihtimal dahilindedir ki şu an okuyor ve ona göre muhasebeye bir talimat yolluyor!

Delinin adı Nevzat’mış, çaylar da 6 lira değil, 10 liraymış. Amerika’nın dolar silahıyla başlattığı savaş buradaki çayı da vurmuş. Sitenin desteği aklıma gelince sorgusuz sualsiz iki çay kapıp geldim ama fiyatının 10 lira olduğunu öğrenince içim burkuldu, bir hoş oldum, cebim de aynı oranda bir boş oldu.

Deliyle muhabbeti sürdürdüm. Nereli olduğunu sordum, dünyalıymış. Annesinin babasının adını bilmiyor. Yaşayıp yaşamadıkları konusunda bir fikre de sahip değilmiş. Akıllı olsaymış belki bu sorulara cevap verebilirmiş.

Neden 20 lira istediğini sordum, hani bizim memlekette bir Deli Mehmet vardı, rahmetli oldu. O, 10 kuruş isterdi. “Yahu Mehmet 10 kuruş tedavülden kalktı sana bir lira verelim, beş lira verelim, 10 lira verelim” desek de kabul etmezdi. İlla da on kuruş.

“Hayat pahalı “ dedi Deli Nevzat. “Bebek’te yaşıyoruz, her şey ateş pahası.”

Yok yok asıl mesele o değil gibi geliyor, hele şunun aslını astarını bir söylesen, dedim.

-Abi seni anlamıyorum, hayatın pahalı olduğunu zaten biliyorsun, neden inanmıyorsun?

-Hayatın pahalı olduğunu sadece bilmiyorum Nevzatcığım, iliklerime kadar da yaşıyorum. Ama senin 20 lira istemenin hayat pahalılığıyla alakası yok. Çünkü senin bir şeye para harcadığın yok.

-Hımmm dedi deli deli.

Sonra devam etti, “Sen benden de delisin be, sevdim seni. Abi çaktırma burası Bebek, ben bir lira istesem kimsenin cebinde bir lira bulunmaz, hepsi değilse de büyük çoğunluğu çok zengin. Öyle böyle değil, çok çok zengin. Zenginlerde bir lira ne arasın. Bir lira istesem, cebini yoklayacak, eli boş kalacak, ben de yolsuz kalacağım. 20 lira istiyorum ki, hem farkımız ortaya çıksın hem de istediğim kişinin cebinde o miktar olsun.”

-Nasıl yani senin farkın ne?

-Eee biz Bebek’in delisiyiz, Bağcılar’ın delisi değiliz ki bir lira isteyelim.

-Aradaki fark ne, halen anlayamadım.

-Statü farkı var, burada birinci sınıf deli oluyoruz.

-Yahu biz insanlar arasında statü farkı olmasın istiyoruz, akıllılar anlamıyor, deliler de mi anlamıyor, anlamıyorum. Yahu ben ne diyorum?

-Bizim sınıfa hoş geldin (gülüyor). Ama meseleyi bilmiyorsun, senin dünyadan haberin yok. Hiç Bebek’te yaşayan, bir gecede birkaç asgari ücreti masada bırakıp gidenle Bağcılar’da, ya da ne bileyim Anadolu’nun kuytu bir yerinde geçinmek için canını dişine takan ama asgari ücreti bile kazanamayanlar aynı olur mu, bir mi bütün bu insanlar, eşit mi, değil..

-Bir dakika ya sen bu kadar cümleyi hiç takılmadan nasıl söyledin, eee ama sen delisin?

-Bak abi seni sevdim, senin kanında da sanki bizim kanımız var gibi. Para isteyen deli, deli değildir. Yani bildiğiniz manada deli değildir. Deliliğin yüzlerce çeşidi var. Biliyorsun abi akıl gözükmez ama herkes o görünmez aklıyla övünür ve onun varlığından çok emindir. Hatta herkes kendi aklını dünyadaki bütün akıllardan daha iyi bilir.

-Vayy neler de bilirmiş. Peki sen hangi sınıf delisin, zır deli değilsin, zır zır deli de değilsin, zincirli deli de değilsin..

-Ben kendi halinde bir deliyim. Yolumu böyle buluyorum. Bak abi siz yaşadığınızı sanıyorsunuz, ben yaşıyorum.

-O nasıl oluyor?

-Siz yaşamak için her şeyinizi feda ediyorsunuz. Sabahtan akşama kadar çalışıyorsunuz. Sevdiklerinizi ihmal ediyorsunuz. Hatta sevdiğiniz birçok şeyden vazgeçiyorsunuz. İşe yaramaz ıvır zıvırlar için hayatınız boyunca borç ödüyorsunuz, bazılarınız ölürken bile borçlu gidiyor. Dönüp ardınıza baktığınızda, emeğinizi, zamanınızı ve hayatınızı neler için feda ettiğinizi görüyor ama feryat edecek zamanınız bile kalmıyor ama ben öyle miyim, 20 lira isterim senden, sen vermezsen verecek çok kişi var. Ben bir köşede kıvrılır yatarım, sen illa ev istersin, mobilya istersin, tatil istersin, istersin de istersin. Sen istemezsen eşin ister, o istemezse çocuğun ister. İnsanın isteğinin bir sınırı yok. Hayatımızın sonunda sen eşya için yaşadığını anlarsın, ben ise kendim için yaşadığımı bilir, Azrail’e de güler geçer, giderim.

-Çok doğru laflar ediyorsun, sana deli diyen delidir.

-Abi bak unutma her yerde sadece iki kişi doğruyu söyler. Bunlardan birisi onuncu köye yollanır, diğeri de deli olarak bilinir. Sen hele söyle, sen hangisisin?

Aklımda tarttım mı bilmiyorum, hangi cevabın bana uyacağı konusunda fikir yürüttüm mü onu da bilmiyorum ama dilimden bir şeyler döküldü, belki de sadece mırıldandım;

-Onuncu köye yollanandan!

 
Etiketler: Bir, deliyle, söyleşi,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Ekim 2019
Onlar hep yanlış yapar, biz doğru
1147 Okunma.
30 Eylül 2019
Dişimdeki sancı, düşümdeki yabancı
1030 Okunma.
23 Eylül 2019
Bir tıklanma uğruna ya Rab…
1230 Okunma.
20 Eylül 2019
Sizin yapmadığınızı onlar yapıyor, kızmayın!
1162 Okunma.
19 Eylül 2019
Bütün Üzüntüm Brad Pitt İçin
1165 Okunma.
17 Eylül 2019
İki kızgın ihtiyar
1574 Okunma.
28 Ağustos 2019
Ahmet Beyin Şaşkın Bakkalı
1553 Okunma.
26 Ağustos 2019
Şiddetli bir toplum
1176 Okunma.
19 Ağustos 2019
Biz kurum olarak kuş pohunu çok önemsiyoruz!
2070 Okunma.
05 Ağustos 2019
Bir gösteriş olarak kurban
1120 Okunma.
31 Temmuz 2019
En iyi sığınmacı, ölü sığınmacıdır!
1914 Okunma.
29 Temmuz 2019
Küllerinden doğan şehir; Gölcük
1754 Okunma.
23 Temmuz 2019
KENDİ ELİMİZLE YEŞERTTİĞİMİZ DİKENLER
1896 Okunma.
18 Temmuz 2019
Bir faceApp olduk
2476 Okunma.
16 Temmuz 2019
Bir hafta sonu kaçamağı; Esenköy
1728 Okunma.
15 Temmuz 2019
Ya olsaydı?
1767 Okunma.
10 Temmuz 2019
Bugün ne giyinsem?
1199 Okunma.
05 Temmuz 2019
Yazmak bir hastalık mı?
1233 Okunma.
03 Temmuz 2019
Gözün aydın abi!
1272 Okunma.
02 Temmuz 2019
Siyasetten çiçek böceğe
1185 Okunma.
01 Temmuz 2019
Kimine at, kimine meydan…
1310 Okunma.
28 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-3 ve son
1254 Okunma.
26 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-2
1226 Okunma.
25 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-1
1284 Okunma.
21 Haziran 2019
Siyaset yapmak, siyaset yaptırmak
1273 Okunma.
19 Haziran 2019
Müşterisine itibar kazandıran mekânlar
1276 Okunma.
18 Haziran 2019
Tartış(ama)ma kültürü
1070 Okunma.
17 Haziran 2019
Dikkat, takip ediliyoruz
1246 Okunma.
14 Haziran 2019
Aradığımız gerçekten de tarafsızlık mı?
241 Okunma.
12 Haziran 2019
Seç(eme)me ve Seçil(eme)me Hakkı
283 Okunma.
11 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -2
269 Okunma.
10 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -1
2135 Okunma.
25 Nisan 2019
Bizimkisi şiddetsiz geçimsizlik
598 Okunma.
02 Nisan 2019
Bana bir şaka yap, ciddi olsun!
611 Okunma.
13 Mart 2019
Kim neyi duymak isterse…
586 Okunma.
15 Şubat 2019
Sevgiliye hediye almanın ince taktiği
991 Okunma.
29 Ocak 2019
Haydi çocuklar Sokağa!
1199 Okunma.
16 Ocak 2019
Bozacı ve nohutçu
940 Okunma.
08 Ocak 2019
Trene binmek, vapurdan inmek!
806 Okunma.
02 Ocak 2019
Yanımdan geçip giden kimdi?
637 Okunma.
25 Aralık 2018
İstanbul’un camileri ve vaazları
716 Okunma.
04 Aralık 2018
Mutfakta garip şeyler oluyor
1130 Okunma.
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
1268 Okunma.
09 Kasım 2018
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
995 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
670 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
2841 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
1051 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
1232 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
964 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
774 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
904 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
753 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
867 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
635 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
1150 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1550 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
1207 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
5105 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
2357 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
1147 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
990 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
2176 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
1059 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
2096 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1711 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
2189 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
1270 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
1226 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
3153 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
1386 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
1281 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
2080 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
1210 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
1332 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
1171 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1490 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
1250 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
1184 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
1180 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
1250 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
1175 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
1289 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
1165 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
1046 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
1331 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
1251 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
1051 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
1157 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
1226 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4716 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
1544 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
1553 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1880 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
1540 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
1541 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1675 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
1768 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
1476 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
1441 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1761 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
1375 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
1566 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1725 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1752 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
2471 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
1568 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
2036 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
1629 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
1355 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
1517 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
1544 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
2593 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
1549 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1700 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
1459 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
1582 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
1535 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
1538 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
1545 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1641 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
1669 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
1456 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
1462 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1826 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
1513 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
1518 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1686 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
1554 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
1484 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
1339 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
1579 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1692 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
1549 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
1629 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
1572 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1816 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
1511 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1654 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1994 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1709 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
1560 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1686 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
1686 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
1575 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1719 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1625 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
1571 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
1601 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1823 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
1471 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
1222 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1696 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
1484 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
1538 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
1472 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
1551 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
1569 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
1528 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
1466 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
1530 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
1389 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1565 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1678 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
1687 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1658 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1604 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1855 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
1564 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
1559 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1699 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1673 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
2076 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
1574 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
1466 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
1507 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1668 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
1494 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1584 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1827 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1661 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1797 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1680 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
1547 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1533 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1578 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
1456 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1747 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1686 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1653 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1800 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1677 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1679 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1920 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
1563 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1697 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1583 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1853 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1730 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1663 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1741 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1617 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1723 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1795 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1680 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
2019 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1698 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1701 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1655 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1683 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1698 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1602 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1778 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1702 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1930 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1606 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1758 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1785 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1890 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
1578 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1584 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1802 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1723 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1763 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1843 Okunma.
Haber Yazılımı