Yazı Detayı
09 Kasım 2018 - Cuma 17:39 Bu yazı 469 kez okundu
 
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

En güzelini merhum Nasrettin Hoca özetlemişti. Hani meraklı bir çoban hocaya sormuş, “Hocam şu gökteki ay her ay yenileniyor, peki eski ayı ne yapıyorlar?” diye…

Çoban haklı tabii.

Gecemizi aydınlatan ay, her ay bir hilal olarak doğuyordu. Hem de belli belirsiz bir hilal olarak. Sonra dolunaya dönüşüyor ve bu dönüşümü de 15 günde tamamlıyordu. Ve derken bu defa tersine erimeye başlıyor ve yine bir hilal şekline bürünerek, silinip gidiyor.

Ama biz karanlıkta kalmıyorduk, gözlerimizi kapatıp, başımıza yorganı çekmediysek!

Çünkü her zaman yeni bir dönem başlıyordu…

Ve derken yeni ay gökte arz-ı endam ediyor. Devran böyle sürüp gidiyor. Peki eski ayı ne yaparlar?

Merhum Hoca’nın cevap, bugün bile birçok sıkıntıyı anlatacak türdendir; kırpıp kırpıp yıldız yaparlar.

Aslında hocanın benzetmesi bir işe yarardan yeni işe yararların doğmasıdır ama bugün anlaşılanı o değil.

Özellikle eski şöhretler için bu örnek sıkça verilir.

Mesela, eski starları kırpıp kırpıp dizi oyuncusu yaparlar.

Eski yazarları yorumcu yaparlar.

Eski futbolcuları kırpıp kırpıp spor programlarına yorumcu yaparlar.

Eski televizyon programcılarını kırpıp kırpıp “Güzel konuşma üstadı” yaparlar.

Ya da eski şöhretleri kırpıp kırpıp ufak tefek reklamlarda oynatırlar.

Bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkündür ve bu devran kaçınılmaz şekilde sürüp gider.

Ama bu örneklerin çoğunda “övme” değil, “yerme” amacı güdülür.

Bir zamanlar çok ünlü olan, hayranlarının başını döndüren birçok meşhur ismin unutulduğunu, kendi haline bırakıldığını ve çoğunun sersefil bir hayat sürdüğünü öğrenmek her zaman mümkün olmaz.

Belki de bu insanlar ürettikçe vardır, ürettikçe bilinir, ürettikçe tanınır diye özetleyebiliriz. Belki de üretmesine izin verilmediği için kabına sığmayıp taşanlar da vardır.

Ne olursa olsun, yeni bir jenerasyon geldiğinde eskilerin kıymet-i harbiyesi kalmaz ve yavaş yavaş yeni nesil sahnedeki yerini alır, eski nesil ise mezara doğru yol alırken, sahneden de yavaş yavaş çekilmeye başlar. Bu çekilme bazen çok hızlı, bazen de çok yavaş olur ama sahneden inme, “ölmek” manasına gelmeyeceği için, hayat bir şekilde devam eder, ama zorlukla ama kolaylıkla ama acıyla ama sevinçle…

Ama bunu kabullenmek çok da kolay değil, hiç de kolay değil.

Eski şaşalı dönemler özlenir, ünlü olmanın hazzına her daim varma arzulanır. Halen aranan, sorulan, sevilen, merak edilen olmak ister. Elbette herkes şöhreti istemez ama hiç kimse de bir köşeye atılmak istemez, işe yaramaz kalmayı dileyen olmaz. Belki de beş parasız, avare bir şekilde, hiçbir sosyal hakkı olmadan sokaklarda kalmayı da dilemez.

Her sanatçı kendince ünlüdür, kendince başarılıdır, kendince olmazsa olmazdır ama ne kadar önemli olursa olsun, bir süre sonra “gündem” onunla belirlenmeyecek, belirlenen gündemin hiçbir yerinde de o olmayacaktır.

Çok az insana nasip olan ebedilik, yazdığı eser veya yaptığı başarıların yüzyıllar sonra anlaşılması nedeniyledir. Ne yazık ki bugün dilimizden düşürmediğimiz birçok güzel söz, elimizden düşürmediğimiz birçok kitap ve eserlerini dinlediğimiz veya izlediğimiz birçok sanatçı, yaşadığı dönem boyunca sefalet içinde yaşamıştır.

 Belki gerçekten de sanat karın doyurmuyordur; ya öldükten sonra ya ölmeden önce öldürüyordur!

***

Örnek çok var ama bir örnek var ki, bana 2 pötibör bisküviyle geldi.

Beyoğlu Belediyesinin Taksim’de düzenlediği el işi festivalini eşimle birlikte geziyorduk. Girişte bulunan bir kafeye oturduk. İki çay aldım, bir bana, biri yoldaşıma. Kafenin hemen yanında sahafları görünce, bir okuma meraklısı olarak dayanamadım ve elimde çayla stantları gezmeye başladım.

Üçüncü sahafın ön tarafında bir tezgâh vardı ama öyle albenili bir tezgâh değildi. Küçük sehpa türü bir masa, masanın üstünde İstanbul manzaralı not defteri, kalemlik, çay altlığı gibi ufak tefek şeyler vardı. Satıcı veya tezgâhın sahibi bunları 5 liraya, 10 liraya satıyordu.  Alınan ürünün üstüne imzasını da atıyordu. İşte bu tezgâhın önünde bembeyaz saçlarıyla, 74 yaşından daha genç gösteren zıpzıp bir ihtiyar delikanlı vardı. Tabii bütün bunlar dikkatimi önceden çekmedi. Ben meraklı gözlerle kitaplara bakıp, çayımı da gayriihtiyari yudumlarken, gözümün önüne iki pötibör bisküvi uzandı. Çayla iyi giderdi, aldım. Meğer içi geçen tezgâhın başındaki kişi, masanın altında sakladığı zuladan bisküvi yiyecekmiş, benim elimde çayı görünce “iyi gider” diyerek, bana da uzattı.

Bu ihtiyar delikanlıyı bir yerden tanıyordum elbet ama nerden, nereden…

Sonra tezgâha dikkatli baktım, eski filmlerde yer alan kendi görüntülerinin olduğu onlarca resim vardı. Bazen Battal Gazi’nin yanındaki cengâver, bazen bir komedi filmindeki yerinde duramaz karakter.

Necdet Kökeş’di bu kişi…

1944 yılında Adana da doğmuş, 1970 yılında Bütün Aşklar Tatlı Başlar filmiyle oyunculuğa adım atmıştı. Cüneyt Arkın’ın başrolünü oynadığı Battal Gazi serilerinde Zıpzıp karakteriyle tanınmıştı. Bugüne kadar 90 filmde oyuncu, 10 filmde yapım amiri, 5 filmde de ışık asistanı olarak görev yapmıştı. Yani az kazansa da, bir zamanlar ünlü bir isimdi. Sinema Oyuncuları Derneğinde başkanlık yapan Tanju Gürsu’nun girişimiyle, 1995 yılında 39 sinema oyuncusuyla birlikte emekli olmuştu. Gürsu’nun halen dua edenleri vardı, bunlardan birisi de Necdet Kökeş’di.

Kendisine stant açma izni vererek, hem eski günleri yad etme, hem de harçlığını çıkartmasına vesile olan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’a da minnettardı…

Tanıştık…

Benim söyleyecek çok şeyim yoktu, yazıyordum işte…

Ondan söz ettik, Yeşilçam’ı, beyazperdeyi, sinemayı, filmleri, oyunculuğu, eski şaşalı günleri, bugünü, yanlışları, doğruları ve 74 yaşında halen süren o günlerin özlemini…

Nasrettin Hoca’nın çobanla ay sohbeti aklıma geldi…

Sanatın, sanatçının, yazarın, çizerin kıymetini bilmeyen bir toplumda, kendi döneminde meşhur olanların, yavaş yavaş yıldıza dönüşünü ve sonra da silinip gidişini, hep bir ibret olarak izleriz ama ibret almadan…

Bir zamanların zıpzıp Necdet’i, bugün birkaç kişi olsa da, eski günleri ansak, filmlerde nasıl oynadığımızı anlatsak, Ayhan Işık’tan bahsetsek, Cüneyt Arkın’ı konuşsak, Türkan Şoray veya Fatma Girik’ten söz etsek…

Mesele belki de sadece soğuk duvara bakmak yerine, kendisini heyecanla dinleyen meraklı gözlerle hemhal olmaktır.

Belki de beklenen sadece bir vefaydı, şu hep unutulanından…

Kim ister ki, bir köşeye atılmayı…

 
Etiketler: Bir, zıpzıp;, Necdet, Kökeş,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Aralık 2018
Mutfakta garip şeyler oluyor
384 Okunma.
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
668 Okunma.
30 Ekim 2018
Bir deliyle söyleşi
474 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
260 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
2240 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
581 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
773 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
512 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
413 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
480 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
306 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
341 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
249 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
663 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1108 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
721 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
4610 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
1856 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
726 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
551 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
1728 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
672 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
1594 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1329 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
1726 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
831 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
812 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
2694 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
940 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
862 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1599 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
703 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
945 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
715 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1125 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
763 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
716 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
743 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
857 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
729 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
886 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
713 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
646 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
883 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
877 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
696 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
738 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
818 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4417 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
1031 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
1028 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1277 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
992 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
970 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1127 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
1080 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
953 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
897 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1247 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
914 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
1054 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1165 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1140 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
1595 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
1017 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
1066 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
1085 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
838 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
982 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
969 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
1308 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
940 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1104 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
961 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
993 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
1028 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
1035 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
1059 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1109 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
1064 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
934 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
970 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1222 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
962 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
1002 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1154 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
1058 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
975 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
854 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
1001 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1168 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
1042 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
1022 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
1004 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1297 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
954 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1124 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1361 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1256 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
997 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1177 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
1085 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
1033 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1134 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1085 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
940 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
1047 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1140 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
970 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
776 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1110 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
986 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
990 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
926 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
960 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
1087 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
1011 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
892 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
963 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
895 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1091 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1116 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
1053 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1161 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1094 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1253 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
1034 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
1022 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1151 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1126 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
1330 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
1037 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
899 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
1053 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1158 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
1028 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1102 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1244 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1102 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1252 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1127 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
1018 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1030 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1027 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
1037 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1204 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1132 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1087 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1228 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1110 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1175 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1331 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
1071 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1148 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1106 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1354 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1231 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1099 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1240 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1087 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1236 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1288 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1134 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1306 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1172 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1183 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1170 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1156 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1168 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1106 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1238 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1246 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1364 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1139 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1276 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1260 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1302 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
1016 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1090 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1319 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1170 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1196 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1289 Okunma.
Haber Yazılımı