Yazı Detayı
07 Haziran 2018 - Perşembe 19:26 Bu yazı 419 kez okundu
 
“BU SİSTEM DEĞİŞMELİDİR!...’’
Mustafa ALTINTAŞ
 
 

 

İşsizlik, pahalılık, ekonomik dengelerin bozulması her alanda 7,8 şiddetinde hissedilmeye başlandı. Toplumun bir kesimi lüks içinde yaşarken, büyük bir kısmı güç kanaat geçiniyor, bir kesim ise karnını doyurabilme, hayatını idame ettirebilme uğraşı veriyor! Ekonomideki kötü gidişat, adaletsiz gelir dağılımı, kayırmacılık, işsizlik, insani ilişkiler gibi, dengeler bozuldu! Önünü göremeyen, geleceğin hesabını yapamayan, umutsuzluk, çaresizlik karabulut gibi çöktü! Bu tür olumsuzluklardan en çok etkilenen de, geleceğin güvencesi genç nesil oldu! Sistemden, düzenden memnun olmayanlar, asgari müşterekte birleşemedi! Ülkede yaşanan olumsuz gelişmeler geri plana atılıp, liderlerin yürüyüşüne, gülüşüne, hitabetine tav olan, kitleler çoğaldı!Siyasi erki oluşturanlar, böylesine sağlıksız zafiyeti oya dönüştürürken, hak ve menfaatleri, mutluluk ve refah düzeyini dikkate almalıdır!  Hâlbuki demokrasinin özünü oluşturan ferdi özgürlükler, insanların ayrı ayrı birer özerk varlık olduklarını hissedip toplum içinde kişilikleri zedelenmeden yer almaları gerekmektedir. Siyasal idealler bu temel üzerinde yükselmeli, siyasetin amacı kişiyi ve toplumu daha iyi bir seviyeye çıkarmak olmalıdır. Öncelikle devlet  ve hükümet ayrı düşünülmesi gereken kavramlardır siyasi iktidarlar sadece bir araçtır.  Amaç ise devletin bekasıdır. Devletlerin ulusal bekaları olur, hükümetler bunları uygular, yeni politikalar geliştirirler fakat temel politikalardan büyük oranda sapma gösterilmez. Tabiri caizse’’ Devlet bukalemundur, çünkü her yeni gelen hükümetin rengine bürünür’’ Hükümet ise kaypaktır!’’ Çünkü seçim dönemlerinde vaat edilenlerin çoğu uygulanmaz. O nedenle siyasetçi ile devlet adamlığı arasında fark vardır. Siyasetçi gelecek seçimi, devlet adamı ise gelecek kuşağı düşünür.

 BİR GENÇLİK HEBA OLDU!...

Mübarek ramazan ayında alkol ve uyuşturucu kullanımı geçtiğimiz yıllara oranla tavan yaptı! Varoşlarda ise bu oran oldukça yüksek, özellikle tiner, kolonya, bali gibi kolay ve ucuz yoldan kafa yapan maddelerin yanı sıra bonzai denen uyuşturucu!

Yüzlerce televizyon kanalının girdiği ev ortamında ailelerin dikkat etmesi, çocukları zararlı her türlü nesne konusunda uyararak kontrol altında tutmaları birinci derecede ebeveyn’lerin görevi olmalıdır.’’Saldım çayıra Mevla kayıra’’ mantığıyla hareket edenlerin ah vahları kar etmiyor sonralarda. Uyuşturucu kullanımı bir özenti sonucu başlayıp, bağımlılığa dönüşüyor! Polisiye tedbirler yeterli değil, tehlike her tarafta, zehir tacirleri üç beş kuruş için bir gençliği yok etme peşinde! Okul önlerinde cirit atan torbacı denen vicdansız, insan kılıklı mahlûkatlar! Ramazan’da bile, uyuşturucu ve alkol kullanımı hız kesmedi, rahatsızlık yaratanları, vatandaşlar şikâyet etmekten, güvenlik güçleri kovalamaktan yoruldu. Sadece varoşlarda değil, şehirlerde de durum farklı değil!

Bir tarafta işsizlik, geçim sıkıntısı, diğer tarafta özenti sonucu alkol ve uyuşturucu batağına düşenler! Lüks içinde yaşayan, yediği arkasında, yemediği önünde olanların, eğlence belirledikleri, toplumu rahatsız eden, trafiği tehlikeye atan, ralli ve benzeri motosiklet yarışları! Üstelik motosikletlere özel olarak monte edilen, gürültüsü bir mahalleyi ayağa kaldıran egzoz sesleri!Çevresine, insanlara saygısı olmayan, yasa ve hukuk kurallarına riayetsizliği marifet sayanlar! Aslında kültür yozlaşmasıyla geldi, insana ve çevreye saygısızlık! Okuma oranı hayli düşük, evlenme kanalları, survior, arabesk ve olumsuz diziler, zihinleri bulandırdı, beyinler alabildiğince boşaldı! Okuma kültürü sıfır! Bilgili bir toplum için politikalar geliştirilemedi, okuma seferberliği başlatılamadı, bilgisiz bir toplum yaratıldı!   Yasa ve hukuksuzluk, adaletsiz gelir dağılımı, kayırmacılık gibi modern ülkelerin ret ettiği kavramlar, geri kalmış ülkelerde sorun olarak ortaya çıktı. Bundan en çok etkilenende gençlik oldu! Ergen çağa, delikanlılık dönemine gelmiş, hayallerine ulaşamayan, mücadele ruhu gelişmemiş olanlar sanal hayallerde kayboldu! Ülkenin her şehrinde üniversite olması, sorunu çözmüyor, istihdam alanları yaratılarak okuyana, okumayana iş olanakları sağlanması devletlerin asli görevleridir. Bir genç üniversiteyi bitirene kadar normal şartlarda 16 yıl dirsek çürütüyor, sonuçta hayatını idame ettirebilecek, gelir kapısı bulamadığında ruhi-haliyesini düşünün! Dayısı olana bütün kapılar açık, KPSS sorunu yok, atanma, sorunu yok! Hem de işin en ballısı onlara! İşte adaletsiz uygulamaların yarattığı uçurum! Bırakın siyaseten koruyup, kollamayı, Ülkelerini koruyup kollamaktan aciz, vatanlarını terk eden Araplara sosyal yardımlardan tutun, çalışanın asgari ücretinden yüksek ödenekler! Üstelik mektepli olanlara KPSS’siz iş imkânları gibi birçok kalemde adaletsizlik! Sadece okuyan, akademi, fakülte bitirene değil, yetişen her gencin durumuna uygun iş olanakları yaratmak, istihdam sağlamak ‘’Baba’’ konumunda ki devlettir. Aynı coğrafyada, aynı bayrak altında yaşayan tüm bireyler devletin şefkatli kolları ve şemsiyesi altında eşit hak, eşit muamele beklentisi anayasayla tanınan bir haktır. Bir gençlik uyuşturucu batağında heba oldu deniyor da, çaresizlik ve zayıf irade birleşince teslimiyetçilik galip geliyor! Herkes iradesine hâkim olabilse zaten sorun kalmayacak, irade ve yeteneği güçlü olan bir şekilde hayata tutunmayı başarabiliyor ise, ne ala!

 

‘' SİSTEM  MUTLAKA  DEĞİŞMELİDİR’’

 

Türkiye’de sistem değişikliğiyle ilgili görüş beyan eden tek kişi, eski vali merhum, Yazıcıoğlu ‘’Bu sistem mutlaka değişmelidir, sistem değişirse Ülke ayağa kalkar’’ demişti. Yaşasaydı sistem değişikliği yönünde fitili ateşleyen olurdu, ama ömrü vefa etmedi, elim bir trafik kazasında yaşamını yitirdi!

Son yıllarda iyi gitmeyen olumsuzluklar peşi sıra geldi. Ekonomik dengeler alabildiğince bozuldu, gelir dengelerinde ki uçurum, hukuksuzluk, adaletsizlik, işsizlik, pahalılık endişe verici boyutlara ulaştı. AKP 2002 yılında Adil düzen sloganıyla iktidara geldi, adil olmayan uygulamalar tavan yaptı! Bahane üretecek, geçmişten miras aldık diyecek durumları da yok! Cumhuriyet tarihinin tek başına en uzun iktidarı AKP’nin, olumsuz gelişmeleri, iç ve dış etkenleri bahane gösterecek durumları da yok! Kötü gidişatı tekrar yetki istenerek nasıl düzeltileceği ise kocaman bir muamma! Ürkek piyasalar istikrarsızlığı kabul etmez! Dalgalanmalar baş gösterince, zaten korkak yatırımcı çekilince, piyasa dengeleri bozulur. Ülkede ekonomik dengelerin alabildiğine bozulması iyiye alamet değil! Demokrasilerin vazgeçilmez unsuru siyaset ve siyasetçilere güvensizlik çıktı ortaya. Aslında çarpık seçim sisteminin devamında ısrarla geldi, siyasilere olan güven bunalımı. Asgari müşterekte birleşerek lider sultası dâhil, seçim sisteminde köklü değişiklikler yapılamadığı için yaşanıyor bugünkü sancılar! Sessiz, tepkisiz toplum katmanları, sistemle ilgili duyarlılık gösteremedi! Futbol takımı tutar gibi particilik yapıldı, liderin yürüyüşünden, gülüşünde bile etkilenilerek oy kullanıldı, aynı yastığa baş koyan eşler bile asgari müşterekte birleşemeyerek ayrı siyasi görüşlerde saf tutuldu.  Üstelik nasıl demokrat olunduğu göğüslerini kabartarak her ortamda anlatıp kendilerine paye çıkartıldı! Oysa eve giren ekmeğin eksildiği, cebe giren paranın pula döndüğü, adaletsiz uygulamalardan en çok etkilenen toplum kesimleri olmalarına rağmen!...

 

SİYASETÇİ SÖZÜ!

Siyasetçiyle devlet adamlığı arasında ki fark, siyasetçi gelecek seçimleri, devlet adamı ise gelecek nesilleri düşünür. Siyaset mutlaka kazanmak amacıyla yapıldığı için söylenen sözlerin, verilen vaatlerin çok fazlada anlamı yoktur. Siyasetin önemli isimlerinden altı kez gidip, yedi kez gelen merhum Süleyman Demirel’in ’’dün dündür, bugün bugün’’sözü, siyasetçinin tanımını yapıyor sanırım. 

 

Zonguldak’ta ise siyaset bir acayip! Özelleştirilme masasına yatırılan TTK’ya işçi alınacak sözleri havada uçuşuyor, doğruluk payı olsa bile, özelleştirilmeden vazgeçileceğinin garantisi yok! Yüz yıllık Filyos projesi ha keza öyle! Siyasetçilerin can simidi gibi sarıldığı hayal proje gibi duruyor ortada! Aslında hayal proje değil de, maliyeti yüksek ve ödenek sorunu olan büyük bir proje. Çeyrek asır önce tozlu raflardan indirildiğinde, ihalesi ve kamulaştırma gibi önemli ayağı halledilmiş, geriye, gelen hükümetlerin devam ettirip hayata geçirilmesi kalmıştı. Devlet geleneğinde devamlılık esastır, bir önceki hükümetin başlattığını gelen hükümetler hayata geçirmekle mükelleftir. Belki koalisyon hükümetlerinde uyumsuzluk işi sekteye uğratıp geciktirebilir, ama tek başına 16 yıldan beri iktidarda olan AKP’nin böyle bir sorunu yok! Tek sorun ödenek yetersizliği ve başlatılan işlerin birçoğunda ödenek sorunu var! Öyle ballandıra, ballandıra anlatıldığı gibi her şey güllük gülistanlık değil!

 
Etiketler: “BU, SİSTEM, DEĞİŞMELİDİR!...’’,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Ağustos 2018
UMUTSUZ VAKA!...
500 Okunma.
03 Ağustos 2018
FİLLER TEPİŞİR,KARINCALAR EZİLİR!..
229 Okunma.
26 Temmuz 2018
SİYASİ OYUNLAR,CHP VE İYİ PARTİ!..
259 Okunma.
19 Temmuz 2018
DEVLET KAÇAK KÖMÜRCÜLÜKLE YÜZLEŞMELİDİR!...
283 Okunma.
12 Temmuz 2018
KENTTE İNSANLIK DRAMI!!!..
402 Okunma.
05 Temmuz 2018
400 VEKİL HESABI TUTMADI!...
562 Okunma.
28 Haziran 2018
OYUN İÇİNDE,OYUN!..
669 Okunma.
21 Haziran 2018
KARAR MİLLETİN…
433 Okunma.
31 Mayıs 2018
ÇELİŞKİLER ŞEHRİ ZONGULDAK!..
435 Okunma.
25 Mayıs 2018
OMURGASIZ SİYASET!!!
406 Okunma.
17 Mayıs 2018
ADALETSİZ DÜNYA DÜZENİ!!!
684 Okunma.
10 Mayıs 2018
“AHLAKSIZ SİYASET!...”
380 Okunma.
03 Mayıs 2018
TÜNELDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ !!!
490 Okunma.
26 Nisan 2018
KOKUŞMUŞLUK!!!
586 Okunma.
19 Nisan 2018
İLKELLİK VE  CEHALETTE  RÖNESANSS!!!
1558 Okunma.
12 Nisan 2018
VALİ!..
2123 Okunma.
05 Nisan 2018
21.YÜZYILDA ZONGULDAK!!!
1497 Okunma.
29 Mart 2018
SARI ÖKÜZDE GİTTİ, KAFALAR DEĞİŞMEDİ!
1308 Okunma.
22 Mart 2018
SEÇMEN SİZİ NEDEN TERCİH ETSİN?...
1119 Okunma.
15 Mart 2018
SORUNLU NÜFUS KAYDINDAN, SAĞLIKLI SOY AĞACI ÇIKMAZ(!)
786 Okunma.
08 Mart 2018
KENTTE İNSANLIK AYIBI!
631 Okunma.
01 Mart 2018
ZONGULDAK VE ASAYİŞ!
1247 Okunma.
22 Şubat 2018
ŞİRAZESİ KAYMIŞ ANLAYIŞLAR!
1068 Okunma.
15 Şubat 2018
DEVLET HER ZAMAN 18 YAŞINDADIR…
1544 Okunma.
08 Şubat 2018
HUKUK AYIBI VE ZONGULDAK(!)
976 Okunma.
01 Şubat 2018
VİCDANLA CÜZDAN ARASI ANLAYIŞLAR!
1021 Okunma.
25 Ocak 2018
GÖZLER VALİ ÇINAR’DA!
899 Okunma.
18 Ocak 2018
KAÇAK KÖMÜR ŞEHRİN KİMYASINI BOZDU
1814 Okunma.
11 Ocak 2018
SİYASETİN ADALETİ DE YOK,PARTİSİ DE!!!
727 Okunma.
05 Ocak 2018
FİLYOS PROJESİ KURTULUŞ,TERMİK SANTRALLER ÖLÜMDÜR!!!
702 Okunma.
28 Aralık 2017
İNSANLIĞINI KAYBEDENİN ADAMLIĞI DA OLMAZ!!!
705 Okunma.
22 Aralık 2017
KAÇAK KÖMÜRCÜLÜK ŞEHRİN KİMYASINI BOZDU!!!
562 Okunma.
14 Aralık 2017
SGK’NIN KARA DELİĞİ ZONGULDAK!!!
576 Okunma.
07 Aralık 2017
VALİ ÇINAR NEŞTERİ VURDU!
571 Okunma.
30 Kasım 2017
SAĞLIKSIZ BEYİNLERLE SAĞLIKLI GELİŞME OLMAZ!!!
730 Okunma.
23 Kasım 2017
MÜTEVAZİ OLUN BEYLER!!!
665 Okunma.
16 Kasım 2017
SENDİKAMI YALAN SÖYLÜYOR? TTK’MI YANLIŞ YAPIYOR!
806 Okunma.
09 Kasım 2017
BU ŞEHRİ SENDİKA İLE SİYASİLER BİTİRDİ!!!
651 Okunma.
02 Kasım 2017
KAMUDA ETİK! İNSANDA AHLAK!
673 Okunma.
26 Ekim 2017
SİYASETTE DEFOLU, BÜROKRASİ DE(!)
1074 Okunma.
19 Ekim 2017
ŞEHİRDE TERÖR VAR!..
864 Okunma.
12 Ekim 2017
SİYASET BİTMİŞTİR(!)
944 Okunma.
06 Ekim 2017
KOLTUĞA OTURMAYLA KÖT DEĞİŞMEZ (!)
954 Okunma.
28 Eylül 2017
SGK DOLANDIRANLARLA GÖREVİ SAVSAKLAYANLAR EŞ DEĞERDEDİR(!)
995 Okunma.
22 Eylül 2017
BU KENTİN İÇİNE TOPYEKÜN ETTİLER!..
1117 Okunma.
15 Eylül 2017
İMAR KİRLİLİĞİNDE AYIPLI ŞEHİR ZONGULDAK!..
1127 Okunma.
08 Eylül 2017
KENT KONSEYİ NE İŞE YARAR?...
1002 Okunma.
25 Ağustos 2017
GÖNÜL OYUNLARI
1021 Okunma.
18 Ağustos 2017
KİRLETİLMEYEN NESİ KALDI ZONGULDAK’IN!..
898 Okunma.
10 Ağustos 2017
KİŞİLİKSİZ KİŞİLİKLER!...
989 Okunma.
Haber Yazılımı