Yazı Detayı
25 Mart 2020 - Çarşamba 00:02 Bu yazı 2124 kez okundu
 
BÜLENT ECEVİT VE ZONGULDAKSPOR
Barış IŞIK
inanisgazetesi@gmail.com
 
 
    ‘Sahipsiz Zonguldakspor’ sloganını son zamanlarda çok duyuyoruz. Hemen her kesimden insan bu şehrin ileri gelenleri ve siyasiler neden bu takıma sahip çıkmıyor diye serzenişte bulunuyorlar. Elbette haksız değiller. Ancak ilimizin geçmişini incelediğimizde çok fazla siyasetçinin zaten Zonguldakspor için mücadele etmediğini görürüz. Sanırım bu bizim kaderimiz. Eski Ulaştırma Bakanı Veysel Atasoy ve eski belediye başkanımız Hüseyin Öztek başta olmak üzere elbette Zonguldakspor’a hizmet etmiş siyasiler mevcut ama Başbakan, Meclis Başkanı ve bakanlar çıkarmış bu şehir için bu kişiler yeterli değil.
    Öyle isimler var ki adıyla seçildiği ili her anlamda kalkındıran ve şehrin takımının üst liglerde mücadele etmesini sağlayan. Bizim de 70’lerin sonu ve 80’li yıllarda Türk siyasi hayatında fırtınalar estiren, Zonguldakspor tribünlerinde posterleri açılan, ilimizden defalarca milletvekili olarak meclise yolladığımız Karaoğlan merhum Bülent Ecevit’imiz var. Var olmasına var elbet ama kulübe başarı dileme faksı çekmenin dışında çok fazla bir getirisi olmamış maalesef. Bunun nedenlerini araştırmak zorunda hissettim kendimi. Ve sonuç olarak çok entresan bir bilgiye ulaştım. Merhum Ecevit’in gazetecilik yaptığı yıllara ait bir futbol yazısı geçti elime. Ne yalan söyleyeyim içten içe sitemliydim Halkçı Ecevit’e yazıyı okumadan önce. Ancak yazıyı okuyunca küçük bir duraksadım. Ve Ecevit’in neden Zonguldakspor’a beklentilerden daha az destek olduğunun cevabını buldum. Yazıyı siz değerli okuyucularım ile paylaşıyor ve yorumunuza bırakıyorum.
                  Türkiye 1954’te ilk kez katıldığı Dünya Kupası’na 7-2’lik Batı Almanya mağlubiyeti ile veda etti. Bülent Ecevit, birçokları için hezimet olarak görülen maçı, kendi bakış açısıyla değerlendirmişti: ‘İsviçre’de futbol takımımızın 7 gol yiyerek Almanlara yenilmesi bir milli felaket oldu. Milli takımımızın şerefi daha iyi korunmalıdır falan filan. Ne kadar garip karşılarsanız karşılayın, ben böyle yenilgilere üzüldüğüm kadar seviniyorum da. Çünkü bir de aksini düşünün. Ya futbolcularımız Almanlara 7 gol atıp da yurda dönselerdi, o zaman nasıl sevinecektik! Yalnız küçük dağları değil, sıra dağları da biz yaratmış olacaktık. Ne kadar aşağılık duygumuz varsa bir anda ortadan silinecek, kendimizi büyük devletlerle bir hizada görecektik. Bir millet ne futbolda ne de güreşte dünya şampiyonu olmakla büyük, ne de sonuncu gelmekle küçük millet olur. Futbolda küçücük Uruguay, kocaman Amerika’yı da, haşmetli İngiliz İmparatorluğunu da temizler. Ama Uruguay, adı maçtan maça duyulan bir zavallı memlekettir. Uruguay’a yenilmekle ne Birleşik Amerika, ne İngiltere ne Fransa ne de Batı Almanya şanından kaybeder. Ne gururları incinir ne şerefleri eksilir, ne de kimsenin aklına bu memleketlerin büyüklüğünden şüphe girer. Uruguay yahut Macaristan’dan bir futbol sahasında kaç gol yerlerse yesinler, Amerika gene dünyanın en büyük devleti, İngiltere gene dünyanın en olgun cemiyeti, Fransa gene dünyanın kültür merkezi ve Almanlar gene dünyanın en başarılı milletidir. Bize 7 gol atmakla Almanların şeref ve itibar hanesine tek bir not bile ilave edilmiş değildir. Milli itibarımızı bağlıya bağlıya bir topa ve güreş minderine bağlamışız. Oysa ki bunlar spordur. Biz yüzyıllardan beri başka sahalarda, mesela bilim, mesela fen, mesela kültür sahalarında yediğimiz golleri hesaplayıp, eğer döğüneceksek onlar için döğünelim!’  
    Merhum Ecevit’in futbola bakış açısına tam anlamıyla katılmasam da kafamdaki soruların cevabnı öğrenme açısından çok faydalı bir araştırma oldu. Bülent Ecevit, diğer siyasiler gibi olsaydı eminim Zonguldakspor 80 öncesi şampiyonluk yaşar ve Avrupa kupalarında ülkemizi temsil ederdi. Ama o başkaydı… Özlem ve Hasretle… 

 
Etiketler: BÜLENT, ECEVİT, VE, ZONGULDAKSPOR,
Yorumlar
Haber Yazılımı