google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Yazı Detayı
01 Nisan 2019 - Pazartesi 17:42 Bu yazı 825 kez okundu
 
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
Recep ALKAN
 
 

 

           31 Mart seçimleri sonucuna göre CHP’nin tabanı Cumhuriyet Halk Partisini Merkez Parti, Merkez Sol pozisyonuna çağırıyor. Altı Okun kuyruğunda çentik olan ve temsil ettiği ilke Olarak ‘Devletçilik’ anlayışı hususunda netleşmeye çağırıyor.

           CHP’nin Devletçilik mevzusundaki tutarsızlığı, ve özellikle; Milli Güvenlik kurulunda Devletin Anayasal en Yetkin Kurulu olarak, Milli Güvenlik için yakın tehdit ve tehlike olarak tanımladığı FETO-PDY, PKK, PYD, YPG, KCK, DHKP-C gibi unsurlarla yakın ilişkiler içinde olmasını hazmedemiyor. CHP’lilerle CHP yönetimi aynı düşünmüyor ve Partisine sahip çıkarak Merkez sol parti çizgisinde görmek istiyor.

           1960’lı yılların başından itibaren başlayan dünyayı sallayan iki büyük salgın vardır. En başta sanayileşme ve teknoloji üretiminin zirveye ulaştığı ve dolayısı ile kapitalizmin, finans kapitalin altın yıllarının başıydı.

           Emek sermaye çelişmesinin en keskin konuşulduğu yıllardı. Sosyalizmin öngördüğü sosyolojik süreçler yaşamda kendini gösterdiği için ‘sınıflı toplum’ teoremi tutmuştu.

           Artı değer üretimi işçi sınıfının emeği alın teriydi. Sermaye sahipleri bu artı değeri sömürerek büyüyorlar tezi gerçek yaşamda somut olarak görülüyordu.

           İşçi sınıfı ve Sermaye sınıfı taraftı. Taraflar netleşmiş, kavganın konusu artı değer sömürüsü sorunsalıydı. Bütün Dünyada siyaset bu temel üzerinde şekilleniyor ve her ülke kendi sosyal dokusuna göre söylemler geliştiriyordu.

           1960’lı yılların ortalarında Cumhuriyet Halk Partisinde içten içe bir dip dalga kimlik tanımı sancısı şeklinde yükseliyordu. Tamda bu sıralarda Sağ Partilerde de Merkez Parti kavramı tartışılıyordu. Sağ Partilerde kendi içinde yeni emek sermaye çelişkisi içinde kimlik netleşmesi dramı içindeydi.

           Sonuç olarak; ‘Merkez Sağ’ ve ‘Merkez Sol’ parti kavramı üretildi. Cumhuriyet Halk Partisi doğal olarak ‘Merkez Sol’ tanımın içinde buldu kendini, tıpkı 1965 seçimini çoğunluğu alarak kazanan Adalet Partisinin havada kaptığı ‘merkez Sağ’ parti kimliği gibi.

           Bütün Dünya Hippi ve işçi sınıfının artı değer mücadelesi dalgasıyla çalkalanırken, o devrin Cumhuriyet Halk Partisi yeni konjonktür içinde ideolojik pozisyonunu arayadursun, Türkiye’de DEVRİMCİ SOL kendini kamuoyuna hissettirmiş, bütün yasaklara ve engellemelere rağmen, özellikle gençlik ve emek yoğun işçiler arasında yükselme trendini yakalamıştı.

             CHP; o tartışmaları merkez sol parti tanımlamasında sabitlemiş, daha sonra ortaya atılan, DEMOKRATİK SOL veya SOSYAL DEMOKRAT kimlik tanımı yıl 2019 hala tutmadı.

             Tutmaz çünkü, çünkü sol diye bir tanım terminolojide bilimsel arka plana sahip değildi. Hele Merkez Sol diye bir tanım Sosyalist yani İşçi sınıfı iktidarı terminolojisinde, Sol, Sosyal Demokrat, Demokratik Sol gibi kavramları, sosyalizmin kuramcıları sosyalizmin “reformist” olarak niteleyip dışlayarak itmişlerdi.

          Cumhuriyet Halk Partisi; Sosyalizmin kuramcıları tarafından ret edilmiş Demokratik sol-Sosyal Demokrat tanımların ikileminde gidip gelirken “1968 kuşağı” diye anılan, DEV-YOL, DEV-SOL gibi sosyalist devrimci hareket gelişiyor ve özellikle Üniversite gençliği hızla örgütleniyordu.

           Aslında hem CHP, Hem DEV-YOL ve DEV-SOL zihinlerinin gerisinde çözümleyemedikleri, daha doğrusu netleştiremedikleri Materyalizm ve Darwinizm’in akıllarında ortaya çıkardığı çelişkide ıkınıyorlardı.

            DEV-YOL ve DEV-SOL işçi sınıfı iktidarı Proletarya (işçi sınıfı diktatörlüğü) için devrim yapmak için yola çıktılar. Ve fakat; Sosyalizm Materyalist felsefeye dayandığı ve somut gerçeklik diretmesinde olduğu için, içlerinde kendiliğinden bir metafizik karşıtlığı ile karşılaştılar.

             Oysa Sosyalizm; Materyalizm’den doğmamış, kaynaklanmamış ve dayanmamıştı. Ya neydi işin diyalektiği; Materyalizm, laboratuarda gözlemleyemediği somutlaşmayan durumu tartışmaz, dolayısı ile Metafizik Felsefenin zıttı değil çelişkilerin diyalektik açıdan çatışma nedeni değil gelişme dinamizmi saymaktadır.

             O halde Solcuların yani sosyalistlerin mücadelesinde bir zemin kayması bu yanılsama kırığında başlamıştır.

              Karl Marx, “Din uyuşturucu afyondur”  sözünü dayandırdığı tarihsel ve bilimsel arka plana bakmadan dogmatik bir yaklaşımla “işçi sınıfı iktidarı için devrim” yerine dinlere savaş ilan etmeleri kanaatimce emperyalizmin evrensel bir tuzağıdır.

             Karl Marx’ın “Din uyuşturucu afyondur” tespiti 1789 Fransız ihtilali öncesi, Hıristiyanlığın Avrupa’sında yaşanan 1800 yıllık tarih kesitine görmek için bakıldığında çok yerinde bir tespittir. Ancak bir öngörme veya durum bildirimi değil yaşanmışlıkların aktarımıdır.

              Birincisi; bir Avrupa tarihsel süreçleri ile sosyolojik tanımlamalar ve sosyal politik öngörüler geliştirilemez. Çünkü sosyolojik kuramlar; dünya sahnesinin her alanının aynı süzekten geçirilmiş olmak zarureti vardır. Aksi halde her millete göre bilimsel kuramlar ortaya çıkmak zorunda kalınır.

              Karl Marx; sosyalizmi kuramdan pratiğe geçirme süreci için “Dünya İşçi Sınıfı kardeşliği” ile emek sermaye çelişkisinin evrenselliği zeminini işaret etmiştir. Bu pratiğe geçme stratejisini daha sonra Rus Devriminin dördüncü adamı Mir Sultan Galiyev de hararetle savunmuş, hatta Stalin ile ters düşerek düşmanlığını kazanmıştır ki, Troçki ile aynı kaderi paylaşarak Stalin tarafından aynı yıllarda katledilmişlerdir.

          Bu yönüyle; gerek Lenin’in erken yaşta şüpheli ölümü ile, Troçki ve Mir Sultan Galiyev’in Lenin ölümünden sonra devletten uzaklaştırılması şaibelidir.

          Şaibelidir çünkü; 1917 devriminden dört yıl sonra Lenin, hemen ardından Troçki ve Mir Sultan Galiyev sistemin dışına atılmışlardır. 

           Rus devriminin bu çok bilinmeyenli kaotik Lenin sonrası, sosyalist merkezli ama Rus milliyetçiliği (Bolşevizm) ve “Dünya İşçi sınıfı kardeşliği” pratiğine karşı Stalin modeli bazı aydınların “Devrimi devirdiler” demesine yol açmıştı.

           Çünkü böyle düşünen devrimci aydınlar ve devrimci liderler hiçte az değildi. İşte tamda bu dönemlerde Rus Bolşevik devrimi, Sosyalizmle bağdaşmayan milliyetçilik ve “Dünya işçi sınıfı kardeşliği” karşıtlığı sapması nedeniyle kısa ömürlü olacak dendi.

           Gelelim Türkiye’nin Cumhuriyet Halk Partisi’nin CHP yapılmasına.

           Cumhuriyet Halk Partisi (özellikle açılımı yazıyorum) 12 Mart 1971 muhtırası öncesi sonrası izlediği stratejide; merkez sağ iktidar Merhum Süleyman Demirel hükümetinden kurtulmak için demokrasinin çiğnenmesine alkış tutmuştur.

             Muhtıra merkez sağ siyasete verilmiş olmakla beraber bedeli Devrimciler ödeyecekti. Bunu bile bile, daha sonra muhtıracıların kurdukları darağacında gönderilmesi için mecliste yapılan oylamada devrimcilerin asılması yönünde oy kullanmıştır (Milli Selamet Partisi ret oyu kullanmıştır).

              Kısacası Cumhuriyet Halk Partisi 12 Mart 1971 muhtırasından itibaren Türkiye’deki devrimci hareketten rahatsız olduğunu dışa vurmuştur.

              Yani solcudur ama sosyalist değildir. Altı oktan biri devrimcilik ama o devrilik sosyalist devrimle ilgili değildi. Cumhuriyet Halk Partisi bu bulanık ideolojik zihinle sürüp giden bir ideolojik kimlik arayışı; Rusya ve Çin’in sosyalizmden vaz geçip liberalizme dönmesiyle derinleşerek altı oku unutup gitti.

               Bu gün Mart 2019 yılına geldik, sahanın neresinde oynadığını unutmuş futbolcu gibi her tarafa koşuyor.

               Cumhuriyet Halk Partisi ve altı ok devrimcilik, laiklik, devletçilik, milliyetçilik, halkçılık ve Cumhuriyetçilik ama artık CHP oldu.

 

 
Etiketler: CUMHURİYET, HALK, PARTİSİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Temmuz 2019
2020 Okunma.
04 Temmuz 2019
SOSYAL MEDYA VE EDEP
2225 Okunma.
01 Temmuz 2019
CHP’NİN PRANGASI VE İSTANBUL SINAVI
1645 Okunma.
27 Haziran 2019
HANGİ AK PARTİ
1210 Okunma.
24 Haziran 2019
VE İSTANBUL SEÇİMİNİ YAPTI
2007 Okunma.
20 Haziran 2019
AKDENİZ’İ KIRMIZIYA BOYAYACAKLAR
2020 Okunma.
17 Haziran 2019
SOSYAL SORUMLULUK
3608 Okunma.
13 Haziran 2019
PARALEL PARTİ YAPILANMASI
1386 Okunma.
10 Haziran 2019
SİYASİ PARTİLER ENDİŞE VERİCİ
1347 Okunma.
07 Haziran 2019
AK PARTİ GENEL MERKEZİNE
1643 Okunma.
02 Haziran 2019
GALASARAY UEFA ŞAMPİYONASINDA HAKEMLERİDE YENEREK ŞAMPİYON OLDU
749 Okunma.
30 Mayıs 2019
KONUŞUYORMUSUNUZ YOKSA GÜRÜLTÜ MÜ ÇIKARIYORSUNUZ?
1246 Okunma.
27 Mayıs 2019
SAĞDUYUDAN İKTİDARA VE MUHALEFETE UYARI
1174 Okunma.
23 Mayıs 2019
İTİLAF VE İTTİFAK DEVLETLERİ ÇOK PARTİLİ KOALİSYON BEKLİYOR
1186 Okunma.
20 Mayıs 2019
TÜRKİYENİN ÇİVİSİ
1421 Okunma.
16 Mayıs 2019
SORU ŞU
824 Okunma.
13 Mayıs 2019
DÜNYANIN ÇİVİSİ
1013 Okunma.
09 Mayıs 2019
ERGUVAN ŞEHRİ İSTANBUL’DA SEÇİM VE ORGANİZE İŞLER
900 Okunma.
06 Mayıs 2019
Venezuela ve Sudan
833 Okunma.
02 Mayıs 2019
BU BİR KOMPLO TEORİSİ DEĞİLDİR!
980 Okunma.
30 Nisan 2019
GLOBAL ANARŞİZM
717 Okunma.
25 Nisan 2019
“El öğüt verir ama ekmek vermez”
1154 Okunma.
23 Nisan 2019
HEDEFTEKİ TÜRKİYE
703 Okunma.
18 Nisan 2019
Sigara İçmek Yada İçmemek
1093 Okunma.
15 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-10
684 Okunma.
11 Nisan 2019
İstanbul’un Gizemli Erguvan Mevsimi
1033 Okunma.
08 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-9
573 Okunma.
04 Nisan 2019
CHP’NİN YİRMİ YILI
685 Okunma.
28 Mart 2019
“UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN”
1178 Okunma.
22 Mart 2019
ZONGULDAK’A BİR BABAYİĞİT LAZIM
834 Okunma.
21 Mart 2019
YENİ BİR DÜNYA KURULUR VE TÜRKİYE DE BU DÜNYADA YERİNİ BULUR
717 Okunma.
18 Mart 2019
ZONGULDAK’TA SEÇİM VAR
835 Okunma.
14 Mart 2019
DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKMÜ?
638 Okunma.
11 Mart 2019
SOSYAL DEMOKRATLIĞIN TEORİK TEMELİ
754 Okunma.
07 Mart 2019
MARJİNAL SİYASET
807 Okunma.
04 Mart 2019
MERKEZİYETÇİ HİYARARŞI KOLAYCILIĞI
826 Okunma.
28 Şubat 2019
ABD-AVRUPA ULUSLARARASI ANLAŞMALARI ASKIYA ALDI
633 Okunma.
25 Şubat 2019
YENGEÇ SENDROMU
1345 Okunma.
21 Şubat 2019
EVRENSEL TABİ HUKUK
866 Okunma.
18 Şubat 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-8
631 Okunma.
14 Şubat 2019
BU ÇÖPLÜKTEN GERİ DÖNÜŞEBİLİR ATIK ÇIKMAZ
858 Okunma.
10 Şubat 2019
BELEDİYECİLİĞİN ŞİFRELERİ
900 Okunma.
07 Şubat 2019
SÜRÜ PSİKOLOJİSİ
869 Okunma.
04 Şubat 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-2
882 Okunma.
31 Ocak 2019
METAMORFOZ
953 Okunma.
24 Ocak 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-1
916 Okunma.
21 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-7
744 Okunma.
17 Ocak 2019
MANEVİ DENGESİ BOZUK PARTİLİ PROFİLİ
779 Okunma.
13 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-6 Dr. Hikmet Kıvılcımlı özel
951 Okunma.
10 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm-5
808 Okunma.
07 Ocak 2019
HALK DALKAVUK’LUĞU
962 Okunma.
03 Ocak 2019
AHLAK VE DİN
874 Okunma.
27 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm 4
931 Okunma.
23 Aralık 2018
ABD'nın Kısa Kanlı Soykırım Tarihi...
1128 Okunma.
20 Aralık 2018
DOLAR SİLAHI
745 Okunma.
13 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-3
959 Okunma.
10 Aralık 2018
“YANDAŞ”
886 Okunma.
06 Aralık 2018
AK PARTİ DR. ÖMER SELİM ALAN DEDİ
1175 Okunma.
29 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-2
891 Okunma.
22 Kasım 2018
Zonguldak ve Türkiye Taşkömürü Kurumu
1200 Okunma.
19 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-1
918 Okunma.
15 Kasım 2018
KUVVETLER AYRILIĞI VE ADİL DEVLET
877 Okunma.
08 Kasım 2018
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kırmızıçizgileri
1022 Okunma.
05 Kasım 2018
Sultan Galiyev ve Mustafa Suphi neden öldürüldü?
1031 Okunma.
01 Kasım 2018
CUMHURİYET VE MİLLİ KURUMLAR
995 Okunma.
25 Ekim 2018
MİLLİ MEVZULAR VE POLİTİKA
1001 Okunma.
18 Ekim 2018
TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR
1223 Okunma.
14 Ekim 2018
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İDDİASI
956 Okunma.
11 Ekim 2018
GEÇMİŞ GERİDE DERS ÖNÜMÜZDE
1207 Okunma.
04 Ekim 2018
ŞERAFETTİN NAS’IN BİTMEYEN MÜCADELESİ
1078 Okunma.
01 Ekim 2018
FİNANSMAN MALİYETİ VE FİYAT ARTIŞI, İÇ PİYASALAR;
1065 Okunma.
27 Eylül 2018
BM’NİN 73.GENEL KURULU VE ABD’NİN ÇÖKÜŞÜ
912 Okunma.
20 Eylül 2018
DEMİRPARK AVM (67BURDA) VE 3. HAVA ALANI
1069 Okunma.
13 Eylül 2018
İNSAN OLMA SANATI VE DEVLET İŞLERİ
882 Okunma.
06 Eylül 2018
Modern yaşamın sebep sonuç çıkmazı
1047 Okunma.
03 Eylül 2018
DARBELER VE EKONOMİK KRİZLER
966 Okunma.
30 Ağustos 2018
TRUMAN DOKTİRİNİ, MARŞHALL YARDIMI VE BAĞIMSIZLIK
1289 Okunma.
16 Ağustos 2018
14 AĞUSTOS 2018 AK PARTİ’NİN 17. YAŞ GÜNÜ
1322 Okunma.
08 Ağustos 2018
AMERİKA BİRLEŞİK ŞİRKETLER DEVLETİ
1614 Okunma.
03 Ağustos 2018
BARDAĞI TAŞIRAN BRICS ZİRVESİ
920 Okunma.
26 Temmuz 2018
ENDİŞELENİN STRATEJİK ORTAKLAR
936 Okunma.
19 Temmuz 2018
SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ
1224 Okunma.
12 Temmuz 2018
TÜRK SOLU SORUNSALI
1249 Okunma.
05 Temmuz 2018
DÜNYANIN SON 200 YILI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
1415 Okunma.
28 Haziran 2018
SEÇİM ATMOSFERİ
1458 Okunma.
21 Haziran 2018
DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR
1570 Okunma.
07 Haziran 2018
PARAN KADAR KONUŞ
1352 Okunma.
31 Mayıs 2018
Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı
1216 Okunma.
25 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
1146 Okunma.
24 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
996 Okunma.
10 Mayıs 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNDEN SONRA
1901 Okunma.
03 Mayıs 2018
Dünya sahnesinde Türkiye
1072 Okunma.
26 Nisan 2018
Bağımsız ve Milli Egemenliğine sahip olmak üzerine
1445 Okunma.
19 Nisan 2018
Gündem seçim
2357 Okunma.
12 Nisan 2018
Beslenme ve Alışkanlıkları;
2757 Okunma.
05 Nisan 2018
Bir Ülke tasavvur ediniz ki;
2313 Okunma.
29 Mart 2018
Üçüncü Yol-üçüncü göz
2118 Okunma.
22 Mart 2018
Georges Politzer’den Sonra;
2046 Okunma.
15 Mart 2018
MESELE PETROL ENERJİ KORİDORU DEĞİL
1419 Okunma.
08 Mart 2018
GELENEKSEL DÜĞÜNLER VE EKMEĞİN TADI
1595 Okunma.
01 Mart 2018
İSTİLA – KATLİAM – YAĞMA GÖRÜN
2407 Okunma.
22 Şubat 2018
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE TERÖR
1897 Okunma.
15 Şubat 2018
Bütün Yollar Ortadoğu’ya çıkıyor
2132 Okunma.
08 Şubat 2018
Köprü meselesi ve kozlu kavşağı
2161 Okunma.
01 Şubat 2018
Birleşmiş Milletler ve Zonguldak
1571 Okunma.
25 Ocak 2018
Başarılı olmak yerine, başarılıyı dibe çekmek
1500 Okunma.
18 Ocak 2018
Yağmalanmış Ülkeler
2332 Okunma.
11 Ocak 2018
Hasta Partiler, Hastalıklı Partililer
1278 Okunma.
05 Ocak 2018
Hafıza Kaybı
1719 Okunma.
28 Aralık 2017
Üçüncü Dünya Halkları
1520 Okunma.
24 Aralık 2017
İnsan Ne Kurttur, Nede Kuzu
1260 Okunma.
14 Aralık 2017
İNSAN İÇİN DEVLET
1542 Okunma.
07 Aralık 2017
DEVLET VE İNSAN
1262 Okunma.
30 Kasım 2017
İŞLETME VE MALİYET
1515 Okunma.
23 Kasım 2017
İŞ KUR, KOSGEB, BAKKA
1703 Okunma.
16 Kasım 2017
AMERİKAN RÜYASININ KABUSLARI
1595 Okunma.
09 Kasım 2017
NE OLACAK BU TTK
1507 Okunma.
02 Kasım 2017
GÜNÜN KONUSU TTK
1890 Okunma.
26 Ekim 2017
TTK’YI KURTARMA PLANI
1991 Okunma.
19 Ekim 2017
DEVLET VE DEMOKRASİ
1763 Okunma.
12 Ekim 2017
DALDAN DALA
2081 Okunma.
06 Ekim 2017
KIŞLIKLAR HAZIRLAYIN
1446 Okunma.
28 Eylül 2017
ELEŞTİRİLMEK
1664 Okunma.
22 Eylül 2017
PARTİLER VE TEŞKİLATLARI
2235 Okunma.
15 Eylül 2017
SİYASETİN FİNANSMANI
2228 Okunma.
08 Eylül 2017
Bu yazıyı 2013 Mayıs’ta yazmıştım!..
1483 Okunma.
25 Ağustos 2017
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÇÜRÜME
1801 Okunma.
18 Ağustos 2017
HİZMETKAR VE MİLLİ (YERLİ) OLMAK
1553 Okunma.
10 Ağustos 2017
Benim seçilmediğim yer batsın!
2053 Okunma.
02 Ağustos 2017
SOSYAL MEDYANIN YAN ETKİLERİ
1615 Okunma.
25 Temmuz 2017
GENEL KURUL GELENEĞİ
1707 Okunma.
18 Temmuz 2017
DEMOKRASİNİN FİDANLIĞI DERNEKLER
1566 Okunma.
10 Temmuz 2017
EMEKLİ MAAŞLARI
1913 Okunma.
Haber Yazılımı