Yazı Detayı
01 Kasım 2018 - Perşembe 17:57 Bu yazı 677 kez okundu
 
CUMHURİYET VE MİLLİ KURUMLAR
Recep ALKAN
 
 

 

         Cumhuriyet diyoruz, demokrasi diyoruz ya ve hatta, Türkiye Cumhuriyeti; laik, sosyal bir hukuk devletidir diyoruz da, bunların günlük hayata yansıması ne olmalı nasıl olmalı düşünmediğimiz için, dediklerimizin altı boş kalıyordu 2010 yılından önce.

          Devletin içinde kılcal damarlarına kadar, devletin disiplini dışında yerli ve yabancı anjiyolar mevcuttu. Devlet içinde tam bir başıbozukluk egemendi. Kurumlar arasında milli bir ittifak ve milli bir iç bağlılık yoktu.

          TSK demokrasiye balans işiyle uğraşmaktan milli güvenliğe zaman bulamıyordu. Yargı esaret altındaydı. Bağımsız ve kendi iç düzeni bakımından hiçbir etki veya tesirden korunmuş olmalıyken, en yetkili kurumu olan Hakimler ve Savcılar üst kurulu sadece beş kişiden mütevellit belli amaçlar gözetilerek belirlenmiş kişilerdir. Yargıyı; toplumun içinde gayri kanunu oluşmuş güç merkezlerinin kontrolüne gümüş tepside sunan 5 kişilik bir HSYK vardı.

         2010 yılından sonra; yüksek yargı organlarını illegal güç odaklarının etkisinden kurtarmak amacıyla yüksek mahkemeler üye ve bölümler acısından artırılarak dış tesirlere karşı güçlendirildi.

          7 üyeli anayasa mahkemesi, 5 üyeli HSYK şer güç odaklarına karşı savunmasızdılar.

          2000 yılında; ABD’ye resmi ziyarete giden Merhum Başbakan Bülent Ecevit rahatsızlığı nedeniyle ve mütevazi kişiliği gereği bir vücut diliyle biraz ezik görüntü vermişti. Sanki Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı değil de başka bir ülkenin başbakanıymış, gibi CHP’lisinden DSP’lisine kısacası sağcısı solcusu dalga geçtiler.

           Çünkü; millet olarak, sağcısı, solcusu, aydını, akademisyeni ne varsa, kimse seçim sonucunda Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı makamına gelen kişiye kendisi oy vermediyse, bizim Başbakanımız diyemeyecek kadar anti demokrat zihinsel bozukluktan muzdarip bir toplumuz.

           O tarihte ABD başkanının benim Başbakanım ayakta iken kendisi koltuğun kol yaslama yerine oturarak gösterdiği terbiyesizliği yadırgamayıp, o günkü 70 milyonu temsilen orada bulunan Merhum Ecevit’i alaya alan başka bir millet bulamazsınız.

            Demokrasi, özgürlük, cumhuriyet, laiklik, hukuk, anayasal düzen, ve herkes kanun önünde eşittir deriz, ama suç işleyip hakim karşısına çıkınca, Türk Milleti adına karar verecek olan hakime büyük yerlerden baskı yaptırarak işini yapmasını önleyerek adliyenin arka kapısından çıkmanın yollarını ararız. Hata savcının emriyle sizi karakola davet eden polise “sen benim kim olduğu biliyor musun?” demeyi de unutmayız. Savcı Türk Milleti adına sizin ifadenizi alırken, hem sizin hakkınızı hem de kamu hakkını yani adaleti sağlama amacıyla çaba gösterir. Adaletin yerini bulması için Türk Milleti adına davalının da davacının da haklarını gözetmek üzere, olayın kanun önünde delillere dayalı olarak mahkemenin adil karar vermesini ve böylece adaletin tahakkukunu sağlamak için ter döker.

             Hem milleti ikna edip seçimde oy ister seçilmek için her boyaya gireriz, ama seçilemeyince o vatandaşın seçip görevlendirdiği kişinin bir dahaki seçime kadar bu kurumun yetkilerini taşımasına aslı razı gelemeyiz.  

             Milletin sandıkta seçtiği kişi yada siyasi parti mensupları seçimi kazanmışlar ve yasalara uygun olarak iktidar yetkisine memur kılınmıştır. O noktadan itibarendir ki; o partinin genel başkanı milletin onurunu ve haysiyetin temsil etmektedir.

             Devletin; kendi iç düzeni ve hiyerarşisi olan kurumları siyasi iktidara karşı sorumlu olmakla beraber ve emrinde olmakla beraber, iş işleyiş bakımından kendi iç hizmet ve görev mevzuatı ile hukuki düzeneğe sahiptir. Bu cümleyi tamlayacak olan Anayasal içtihatlar açısından hiçbir amirin Devletin Milli güvenliğini ve ali menfaatlerine uygun bulmadığınız emirlere uymama hakkı her zaman mahfuzdur saklıdır.

             Devleti bütünleyen kuvvetler olarak; yasama, yürütme, yargı kuvvetleri özellikle ve bilhassa kuvvetler ayrığı prensiyle bir birlerine karşı iç işleyiş ve yetki açısından bağımsız, sorumluluk açısından siyasi iktidarın uhdesindedir. Bu kuvvetlerin ve özellikle dördüncü kuvvet olarak yazılı ve görsel basının kendi görevlerini en uygun bir şekilde yürütebilmelerini teminen, gerekli çalışma ortamı şartları açısından siyasi iktidar sorumlu ve yetkilidir.

             Kuvvetler ayrılı prensibine dahil kurumlardan başka, devletin ana omurgasını oluşturan kurumlarımız vardır ki, bu kurumlar kendi iç işleyişleri ve çalışma usul ve esasları bakımından çok özel yapılara sahiptirler.

             En başta MGK (Milli Güvenlik Kurulu) adıyla kendini tanımlayan bir yüksek istişare kurulu olarak içinde görevli katılımcılar bakımından yürütmenin milli güvenlik mevzularında yapacağı icraatların teknik, stratejik, diplomatik ve askeri ihtisas gerektiren konularda planlama makamıdır.

             İç işleyişi açısından; tamamen gizli çalışmakla beraber, TSK, MİT, ismin başında Milli yazan bakanlar, Jandarma Emniyet genel müdürlüğü ve ilgili ihtisas kurumları bu kurulda yer alır.

               MGK’lu görev ve yetkileri ve çalışma prensipleri bakımından Devletin birinci derecede güvenlik altında bulundurduğu bürokratlar ve müştemilat içinde, kamuoyuna açık olmayan özel kanunlarla yetkilendirilmiş yüksek ihtisas sahibi bürokratlar olarak, sorumlulukları bakımından siyasi iktidarın sorumluluğundadırlar. Görevde ihmal veya görevi kötüye kullanma gibi memnu hakları mevzusunda yargı denetimine tabidirler.

 

KUVVETLER AYRILIĞI

       “Kuvvetler ayrılığı; devletin üç ana fonksiyonunu (yasama, yürütme ve yargı) yerine getiren organların, tek bir kişinin elinde toplanmasını engellemek üzere düşünülmüş bir sistemdir. Çünkü bu üç yetkiyi de elinde bulunduran bir iktidar, mutlak bir iktidar olacaktır. Tarihsel sürecin de bize gösterdiği,  insan hakları mücadelelerinin mutlak iktidarın sınırlandırılmasına karşı verildiğidir. Nitekim iktidarın keyfi davranma potansiyeli, artık evrensel bir söylem haline gelmiş olan bir gerçektir. İşte bu nedenle; iktidarın yıkıcı olma tehlikesi içeren bu gücünün üç ana kola bölünerek,  tehlike oranının en aza indirilmesi hedeflenmiştir. Gönenç de; siyasi iktidarı azgın akan, yıkıcı bir ırmağa benzeterek, bu ırmağın kollara ayrılması onun yıkıcı etkisini nasıl azaltıyorsa, siyasi iktidarın da devlet organları arasında paylaşılması halinde mutlak karakterinin o derecede zayıflayacağını belirtmektedir.” *(1)  Dr. Deniz ACARAY

 

          Böyle uzun bir girizgahtan sonra; şu beş tepedeki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve 3. Hava limanı yani İstanbul Hava Alanı ile 3. köprü ve Osmangazi köprüsü vs Türkiye Cumhuriyeti Devletinin stratejik alt yapı yatırımlarının planlanıp yapımı ve bitirilerek hizmete sunulması sürecinde siyasi iktidarın gayret ve becerisini küçümsemek gözden düşürmek niyetiyle iktidarın şahsi malı gibi göstererek eleştirme cehaletine değinmek istedim.

        Katar Devleti Türkiye Cumhuriyetinin kendisine gösterdiği yakınlığa ve desteğe olan teşekkürün nişanesi olarak hediye ettiği uçağı bile Devlet Başkanının şahsına verilmiş gibi algı sergileyen çevrelerin ne kadar Devlet manevi şahsiyeti hükmü şahsiyeti bilgisizliği içinde olduklarına olan gülümsememi arz etmek istedim.

        Millet meclisinde türlü entrikalar ve muhtelif güç odaklarının telkinleriyle seçilen, dokunulamaz ve sorumsuz hatta vatana ihanetten başka bir suçtan yargılanamayan, millete hesap verme gibi bir derdi olmayan cumhur başkanı yürütmenin prangası olmaktan başka bir işe yaramıyordu.

         Halk tarafından seçilerek, her türlü yargı denetimine ve hakim karşısına her an çıkarılabilen Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildikten sonra, devletin amme hizmetleri konusundan daha hızlı refleks verdiğini yaşayarak görüyoruz.

         Hem halka hesap verme ve hem de görevi başındayken bile hakim karşısına çıkarılabilir olması kamu vicdanı açısından son derece rahatlatıcı ve güven vericidir.

         Ve görüyoruz ki; Türk milletinin insan kaynağı açısından yetenek ve becerileri, hatta kalkınma bağlamından ki enerjisinin dinamizm kazandığını aktive olduğunu görüyoruz.

          Önümüzdeki beş yıllık dönem içinde bu durumun ekonomik sonuçlarını bariz bir şekilde hissedeceğiz.

*(1)  Dr. Deniz ACARAY http://ankaenstitusu.com/kuvvetler-ayriligi-ilkesi/

 

 
Etiketler: CUMHURİYET, VE, MİLLİ, KURUMLAR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Temmuz 2019
1392 Okunma.
04 Temmuz 2019
SOSYAL MEDYA VE EDEP
1327 Okunma.
01 Temmuz 2019
CHP’NİN PRANGASI VE İSTANBUL SINAVI
1080 Okunma.
27 Haziran 2019
HANGİ AK PARTİ
689 Okunma.
24 Haziran 2019
VE İSTANBUL SEÇİMİNİ YAPTI
1731 Okunma.
20 Haziran 2019
AKDENİZ’İ KIRMIZIYA BOYAYACAKLAR
1632 Okunma.
17 Haziran 2019
SOSYAL SORUMLULUK
3317 Okunma.
13 Haziran 2019
PARALEL PARTİ YAPILANMASI
1021 Okunma.
10 Haziran 2019
SİYASİ PARTİLER ENDİŞE VERİCİ
1019 Okunma.
07 Haziran 2019
AK PARTİ GENEL MERKEZİNE
1237 Okunma.
02 Haziran 2019
GALASARAY UEFA ŞAMPİYONASINDA HAKEMLERİDE YENEREK ŞAMPİYON OLDU
471 Okunma.
30 Mayıs 2019
KONUŞUYORMUSUNUZ YOKSA GÜRÜLTÜ MÜ ÇIKARIYORSUNUZ?
734 Okunma.
27 Mayıs 2019
SAĞDUYUDAN İKTİDARA VE MUHALEFETE UYARI
795 Okunma.
23 Mayıs 2019
İTİLAF VE İTTİFAK DEVLETLERİ ÇOK PARTİLİ KOALİSYON BEKLİYOR
754 Okunma.
20 Mayıs 2019
TÜRKİYENİN ÇİVİSİ
893 Okunma.
16 Mayıs 2019
SORU ŞU
468 Okunma.
13 Mayıs 2019
DÜNYANIN ÇİVİSİ
584 Okunma.
09 Mayıs 2019
ERGUVAN ŞEHRİ İSTANBUL’DA SEÇİM VE ORGANİZE İŞLER
599 Okunma.
06 Mayıs 2019
Venezuela ve Sudan
492 Okunma.
02 Mayıs 2019
BU BİR KOMPLO TEORİSİ DEĞİLDİR!
494 Okunma.
30 Nisan 2019
GLOBAL ANARŞİZM
408 Okunma.
25 Nisan 2019
“El öğüt verir ama ekmek vermez”
643 Okunma.
23 Nisan 2019
HEDEFTEKİ TÜRKİYE
396 Okunma.
18 Nisan 2019
Sigara İçmek Yada İçmemek
576 Okunma.
15 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-10
397 Okunma.
11 Nisan 2019
İstanbul’un Gizemli Erguvan Mevsimi
741 Okunma.
08 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-9
347 Okunma.
04 Nisan 2019
CHP’NİN YİRMİ YILI
439 Okunma.
01 Nisan 2019
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
527 Okunma.
28 Mart 2019
“UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN”
625 Okunma.
22 Mart 2019
ZONGULDAK’A BİR BABAYİĞİT LAZIM
552 Okunma.
21 Mart 2019
YENİ BİR DÜNYA KURULUR VE TÜRKİYE DE BU DÜNYADA YERİNİ BULUR
462 Okunma.
18 Mart 2019
ZONGULDAK’TA SEÇİM VAR
479 Okunma.
14 Mart 2019
DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKMÜ?
349 Okunma.
11 Mart 2019
SOSYAL DEMOKRATLIĞIN TEORİK TEMELİ
457 Okunma.
07 Mart 2019
MARJİNAL SİYASET
421 Okunma.
04 Mart 2019
MERKEZİYETÇİ HİYARARŞI KOLAYCILIĞI
476 Okunma.
28 Şubat 2019
ABD-AVRUPA ULUSLARARASI ANLAŞMALARI ASKIYA ALDI
410 Okunma.
25 Şubat 2019
YENGEÇ SENDROMU
907 Okunma.
21 Şubat 2019
EVRENSEL TABİ HUKUK
588 Okunma.
18 Şubat 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-8
434 Okunma.
14 Şubat 2019
BU ÇÖPLÜKTEN GERİ DÖNÜŞEBİLİR ATIK ÇIKMAZ
603 Okunma.
10 Şubat 2019
BELEDİYECİLİĞİN ŞİFRELERİ
612 Okunma.
07 Şubat 2019
SÜRÜ PSİKOLOJİSİ
571 Okunma.
04 Şubat 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-2
609 Okunma.
31 Ocak 2019
METAMORFOZ
686 Okunma.
24 Ocak 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-1
720 Okunma.
21 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-7
479 Okunma.
17 Ocak 2019
MANEVİ DENGESİ BOZUK PARTİLİ PROFİLİ
598 Okunma.
13 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-6 Dr. Hikmet Kıvılcımlı özel
570 Okunma.
10 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm-5
592 Okunma.
07 Ocak 2019
HALK DALKAVUK’LUĞU
620 Okunma.
03 Ocak 2019
AHLAK VE DİN
611 Okunma.
27 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm 4
681 Okunma.
23 Aralık 2018
ABD'nın Kısa Kanlı Soykırım Tarihi...
686 Okunma.
20 Aralık 2018
DOLAR SİLAHI
508 Okunma.
13 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-3
702 Okunma.
10 Aralık 2018
“YANDAŞ”
623 Okunma.
06 Aralık 2018
AK PARTİ DR. ÖMER SELİM ALAN DEDİ
810 Okunma.
29 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-2
636 Okunma.
22 Kasım 2018
Zonguldak ve Türkiye Taşkömürü Kurumu
921 Okunma.
19 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-1
648 Okunma.
15 Kasım 2018
KUVVETLER AYRILIĞI VE ADİL DEVLET
616 Okunma.
08 Kasım 2018
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kırmızıçizgileri
831 Okunma.
05 Kasım 2018
Sultan Galiyev ve Mustafa Suphi neden öldürüldü?
686 Okunma.
25 Ekim 2018
MİLLİ MEVZULAR VE POLİTİKA
813 Okunma.
18 Ekim 2018
TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR
946 Okunma.
14 Ekim 2018
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İDDİASI
689 Okunma.
11 Ekim 2018
GEÇMİŞ GERİDE DERS ÖNÜMÜZDE
849 Okunma.
04 Ekim 2018
ŞERAFETTİN NAS’IN BİTMEYEN MÜCADELESİ
790 Okunma.
01 Ekim 2018
FİNANSMAN MALİYETİ VE FİYAT ARTIŞI, İÇ PİYASALAR;
830 Okunma.
27 Eylül 2018
BM’NİN 73.GENEL KURULU VE ABD’NİN ÇÖKÜŞÜ
710 Okunma.
20 Eylül 2018
DEMİRPARK AVM (67BURDA) VE 3. HAVA ALANI
810 Okunma.
13 Eylül 2018
İNSAN OLMA SANATI VE DEVLET İŞLERİ
642 Okunma.
06 Eylül 2018
Modern yaşamın sebep sonuç çıkmazı
760 Okunma.
03 Eylül 2018
DARBELER VE EKONOMİK KRİZLER
618 Okunma.
30 Ağustos 2018
TRUMAN DOKTİRİNİ, MARŞHALL YARDIMI VE BAĞIMSIZLIK
757 Okunma.
16 Ağustos 2018
14 AĞUSTOS 2018 AK PARTİ’NİN 17. YAŞ GÜNÜ
979 Okunma.
08 Ağustos 2018
AMERİKA BİRLEŞİK ŞİRKETLER DEVLETİ
1228 Okunma.
03 Ağustos 2018
BARDAĞI TAŞIRAN BRICS ZİRVESİ
698 Okunma.
26 Temmuz 2018
ENDİŞELENİN STRATEJİK ORTAKLAR
717 Okunma.
19 Temmuz 2018
SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ
872 Okunma.
12 Temmuz 2018
TÜRK SOLU SORUNSALI
960 Okunma.
05 Temmuz 2018
DÜNYANIN SON 200 YILI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
1161 Okunma.
28 Haziran 2018
SEÇİM ATMOSFERİ
1195 Okunma.
21 Haziran 2018
DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR
1192 Okunma.
07 Haziran 2018
PARAN KADAR KONUŞ
1096 Okunma.
31 Mayıs 2018
Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı
1010 Okunma.
25 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
869 Okunma.
24 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
703 Okunma.
10 Mayıs 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNDEN SONRA
1657 Okunma.
03 Mayıs 2018
Dünya sahnesinde Türkiye
854 Okunma.
26 Nisan 2018
Bağımsız ve Milli Egemenliğine sahip olmak üzerine
1220 Okunma.
19 Nisan 2018
Gündem seçim
2126 Okunma.
12 Nisan 2018
Beslenme ve Alışkanlıkları;
2502 Okunma.
05 Nisan 2018
Bir Ülke tasavvur ediniz ki;
2071 Okunma.
29 Mart 2018
Üçüncü Yol-üçüncü göz
1704 Okunma.
22 Mart 2018
Georges Politzer’den Sonra;
1727 Okunma.
15 Mart 2018
MESELE PETROL ENERJİ KORİDORU DEĞİL
1228 Okunma.
08 Mart 2018
GELENEKSEL DÜĞÜNLER VE EKMEĞİN TADI
1185 Okunma.
01 Mart 2018
İSTİLA – KATLİAM – YAĞMA GÖRÜN
1914 Okunma.
22 Şubat 2018
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE TERÖR
1651 Okunma.
15 Şubat 2018
Bütün Yollar Ortadoğu’ya çıkıyor
1939 Okunma.
08 Şubat 2018
Köprü meselesi ve kozlu kavşağı
1719 Okunma.
01 Şubat 2018
Birleşmiş Milletler ve Zonguldak
1318 Okunma.
25 Ocak 2018
Başarılı olmak yerine, başarılıyı dibe çekmek
1290 Okunma.
18 Ocak 2018
Yağmalanmış Ülkeler
1938 Okunma.
11 Ocak 2018
Hasta Partiler, Hastalıklı Partililer
1070 Okunma.
05 Ocak 2018
Hafıza Kaybı
1442 Okunma.
28 Aralık 2017
Üçüncü Dünya Halkları
1278 Okunma.
24 Aralık 2017
İnsan Ne Kurttur, Nede Kuzu
1015 Okunma.
14 Aralık 2017
İNSAN İÇİN DEVLET
1276 Okunma.
07 Aralık 2017
DEVLET VE İNSAN
1048 Okunma.
30 Kasım 2017
İŞLETME VE MALİYET
1247 Okunma.
23 Kasım 2017
İŞ KUR, KOSGEB, BAKKA
1319 Okunma.
16 Kasım 2017
AMERİKAN RÜYASININ KABUSLARI
1303 Okunma.
09 Kasım 2017
NE OLACAK BU TTK
1279 Okunma.
02 Kasım 2017
GÜNÜN KONUSU TTK
1523 Okunma.
26 Ekim 2017
TTK’YI KURTARMA PLANI
1647 Okunma.
19 Ekim 2017
DEVLET VE DEMOKRASİ
1498 Okunma.
12 Ekim 2017
DALDAN DALA
1669 Okunma.
06 Ekim 2017
KIŞLIKLAR HAZIRLAYIN
1210 Okunma.
28 Eylül 2017
ELEŞTİRİLMEK
1444 Okunma.
22 Eylül 2017
PARTİLER VE TEŞKİLATLARI
1859 Okunma.
15 Eylül 2017
SİYASETİN FİNANSMANI
1923 Okunma.
08 Eylül 2017
Bu yazıyı 2013 Mayıs’ta yazmıştım!..
1263 Okunma.
25 Ağustos 2017
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÇÜRÜME
1535 Okunma.
18 Ağustos 2017
HİZMETKAR VE MİLLİ (YERLİ) OLMAK
1295 Okunma.
10 Ağustos 2017
Benim seçilmediğim yer batsın!
1743 Okunma.
02 Ağustos 2017
SOSYAL MEDYANIN YAN ETKİLERİ
1360 Okunma.
25 Temmuz 2017
GENEL KURUL GELENEĞİ
1468 Okunma.
18 Temmuz 2017
DEMOKRASİNİN FİDANLIĞI DERNEKLER
1407 Okunma.
10 Temmuz 2017
EMEKLİ MAAŞLARI
1708 Okunma.
Haber Yazılımı