google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Yazı Detayı
01 Kasım 2018 - Perşembe 17:57 Bu yazı 949 kez okundu
 
CUMHURİYET VE MİLLİ KURUMLAR
Recep ALKAN
 
 

 

         Cumhuriyet diyoruz, demokrasi diyoruz ya ve hatta, Türkiye Cumhuriyeti; laik, sosyal bir hukuk devletidir diyoruz da, bunların günlük hayata yansıması ne olmalı nasıl olmalı düşünmediğimiz için, dediklerimizin altı boş kalıyordu 2010 yılından önce.

          Devletin içinde kılcal damarlarına kadar, devletin disiplini dışında yerli ve yabancı anjiyolar mevcuttu. Devlet içinde tam bir başıbozukluk egemendi. Kurumlar arasında milli bir ittifak ve milli bir iç bağlılık yoktu.

          TSK demokrasiye balans işiyle uğraşmaktan milli güvenliğe zaman bulamıyordu. Yargı esaret altındaydı. Bağımsız ve kendi iç düzeni bakımından hiçbir etki veya tesirden korunmuş olmalıyken, en yetkili kurumu olan Hakimler ve Savcılar üst kurulu sadece beş kişiden mütevellit belli amaçlar gözetilerek belirlenmiş kişilerdir. Yargıyı; toplumun içinde gayri kanunu oluşmuş güç merkezlerinin kontrolüne gümüş tepside sunan 5 kişilik bir HSYK vardı.

         2010 yılından sonra; yüksek yargı organlarını illegal güç odaklarının etkisinden kurtarmak amacıyla yüksek mahkemeler üye ve bölümler acısından artırılarak dış tesirlere karşı güçlendirildi.

          7 üyeli anayasa mahkemesi, 5 üyeli HSYK şer güç odaklarına karşı savunmasızdılar.

          2000 yılında; ABD’ye resmi ziyarete giden Merhum Başbakan Bülent Ecevit rahatsızlığı nedeniyle ve mütevazi kişiliği gereği bir vücut diliyle biraz ezik görüntü vermişti. Sanki Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı değil de başka bir ülkenin başbakanıymış, gibi CHP’lisinden DSP’lisine kısacası sağcısı solcusu dalga geçtiler.

           Çünkü; millet olarak, sağcısı, solcusu, aydını, akademisyeni ne varsa, kimse seçim sonucunda Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı makamına gelen kişiye kendisi oy vermediyse, bizim Başbakanımız diyemeyecek kadar anti demokrat zihinsel bozukluktan muzdarip bir toplumuz.

           O tarihte ABD başkanının benim Başbakanım ayakta iken kendisi koltuğun kol yaslama yerine oturarak gösterdiği terbiyesizliği yadırgamayıp, o günkü 70 milyonu temsilen orada bulunan Merhum Ecevit’i alaya alan başka bir millet bulamazsınız.

            Demokrasi, özgürlük, cumhuriyet, laiklik, hukuk, anayasal düzen, ve herkes kanun önünde eşittir deriz, ama suç işleyip hakim karşısına çıkınca, Türk Milleti adına karar verecek olan hakime büyük yerlerden baskı yaptırarak işini yapmasını önleyerek adliyenin arka kapısından çıkmanın yollarını ararız. Hata savcının emriyle sizi karakola davet eden polise “sen benim kim olduğu biliyor musun?” demeyi de unutmayız. Savcı Türk Milleti adına sizin ifadenizi alırken, hem sizin hakkınızı hem de kamu hakkını yani adaleti sağlama amacıyla çaba gösterir. Adaletin yerini bulması için Türk Milleti adına davalının da davacının da haklarını gözetmek üzere, olayın kanun önünde delillere dayalı olarak mahkemenin adil karar vermesini ve böylece adaletin tahakkukunu sağlamak için ter döker.

             Hem milleti ikna edip seçimde oy ister seçilmek için her boyaya gireriz, ama seçilemeyince o vatandaşın seçip görevlendirdiği kişinin bir dahaki seçime kadar bu kurumun yetkilerini taşımasına aslı razı gelemeyiz.  

             Milletin sandıkta seçtiği kişi yada siyasi parti mensupları seçimi kazanmışlar ve yasalara uygun olarak iktidar yetkisine memur kılınmıştır. O noktadan itibarendir ki; o partinin genel başkanı milletin onurunu ve haysiyetin temsil etmektedir.

             Devletin; kendi iç düzeni ve hiyerarşisi olan kurumları siyasi iktidara karşı sorumlu olmakla beraber ve emrinde olmakla beraber, iş işleyiş bakımından kendi iç hizmet ve görev mevzuatı ile hukuki düzeneğe sahiptir. Bu cümleyi tamlayacak olan Anayasal içtihatlar açısından hiçbir amirin Devletin Milli güvenliğini ve ali menfaatlerine uygun bulmadığınız emirlere uymama hakkı her zaman mahfuzdur saklıdır.

             Devleti bütünleyen kuvvetler olarak; yasama, yürütme, yargı kuvvetleri özellikle ve bilhassa kuvvetler ayrığı prensiyle bir birlerine karşı iç işleyiş ve yetki açısından bağımsız, sorumluluk açısından siyasi iktidarın uhdesindedir. Bu kuvvetlerin ve özellikle dördüncü kuvvet olarak yazılı ve görsel basının kendi görevlerini en uygun bir şekilde yürütebilmelerini teminen, gerekli çalışma ortamı şartları açısından siyasi iktidar sorumlu ve yetkilidir.

             Kuvvetler ayrılı prensibine dahil kurumlardan başka, devletin ana omurgasını oluşturan kurumlarımız vardır ki, bu kurumlar kendi iç işleyişleri ve çalışma usul ve esasları bakımından çok özel yapılara sahiptirler.

             En başta MGK (Milli Güvenlik Kurulu) adıyla kendini tanımlayan bir yüksek istişare kurulu olarak içinde görevli katılımcılar bakımından yürütmenin milli güvenlik mevzularında yapacağı icraatların teknik, stratejik, diplomatik ve askeri ihtisas gerektiren konularda planlama makamıdır.

             İç işleyişi açısından; tamamen gizli çalışmakla beraber, TSK, MİT, ismin başında Milli yazan bakanlar, Jandarma Emniyet genel müdürlüğü ve ilgili ihtisas kurumları bu kurulda yer alır.

               MGK’lu görev ve yetkileri ve çalışma prensipleri bakımından Devletin birinci derecede güvenlik altında bulundurduğu bürokratlar ve müştemilat içinde, kamuoyuna açık olmayan özel kanunlarla yetkilendirilmiş yüksek ihtisas sahibi bürokratlar olarak, sorumlulukları bakımından siyasi iktidarın sorumluluğundadırlar. Görevde ihmal veya görevi kötüye kullanma gibi memnu hakları mevzusunda yargı denetimine tabidirler.

 

KUVVETLER AYRILIĞI

       “Kuvvetler ayrılığı; devletin üç ana fonksiyonunu (yasama, yürütme ve yargı) yerine getiren organların, tek bir kişinin elinde toplanmasını engellemek üzere düşünülmüş bir sistemdir. Çünkü bu üç yetkiyi de elinde bulunduran bir iktidar, mutlak bir iktidar olacaktır. Tarihsel sürecin de bize gösterdiği,  insan hakları mücadelelerinin mutlak iktidarın sınırlandırılmasına karşı verildiğidir. Nitekim iktidarın keyfi davranma potansiyeli, artık evrensel bir söylem haline gelmiş olan bir gerçektir. İşte bu nedenle; iktidarın yıkıcı olma tehlikesi içeren bu gücünün üç ana kola bölünerek,  tehlike oranının en aza indirilmesi hedeflenmiştir. Gönenç de; siyasi iktidarı azgın akan, yıkıcı bir ırmağa benzeterek, bu ırmağın kollara ayrılması onun yıkıcı etkisini nasıl azaltıyorsa, siyasi iktidarın da devlet organları arasında paylaşılması halinde mutlak karakterinin o derecede zayıflayacağını belirtmektedir.” *(1)  Dr. Deniz ACARAY

 

          Böyle uzun bir girizgahtan sonra; şu beş tepedeki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve 3. Hava limanı yani İstanbul Hava Alanı ile 3. köprü ve Osmangazi köprüsü vs Türkiye Cumhuriyeti Devletinin stratejik alt yapı yatırımlarının planlanıp yapımı ve bitirilerek hizmete sunulması sürecinde siyasi iktidarın gayret ve becerisini küçümsemek gözden düşürmek niyetiyle iktidarın şahsi malı gibi göstererek eleştirme cehaletine değinmek istedim.

        Katar Devleti Türkiye Cumhuriyetinin kendisine gösterdiği yakınlığa ve desteğe olan teşekkürün nişanesi olarak hediye ettiği uçağı bile Devlet Başkanının şahsına verilmiş gibi algı sergileyen çevrelerin ne kadar Devlet manevi şahsiyeti hükmü şahsiyeti bilgisizliği içinde olduklarına olan gülümsememi arz etmek istedim.

        Millet meclisinde türlü entrikalar ve muhtelif güç odaklarının telkinleriyle seçilen, dokunulamaz ve sorumsuz hatta vatana ihanetten başka bir suçtan yargılanamayan, millete hesap verme gibi bir derdi olmayan cumhur başkanı yürütmenin prangası olmaktan başka bir işe yaramıyordu.

         Halk tarafından seçilerek, her türlü yargı denetimine ve hakim karşısına her an çıkarılabilen Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildikten sonra, devletin amme hizmetleri konusundan daha hızlı refleks verdiğini yaşayarak görüyoruz.

         Hem halka hesap verme ve hem de görevi başındayken bile hakim karşısına çıkarılabilir olması kamu vicdanı açısından son derece rahatlatıcı ve güven vericidir.

         Ve görüyoruz ki; Türk milletinin insan kaynağı açısından yetenek ve becerileri, hatta kalkınma bağlamından ki enerjisinin dinamizm kazandığını aktive olduğunu görüyoruz.

          Önümüzdeki beş yıllık dönem içinde bu durumun ekonomik sonuçlarını bariz bir şekilde hissedeceğiz.

*(1)  Dr. Deniz ACARAY http://ankaenstitusu.com/kuvvetler-ayriligi-ilkesi/

 

 
Etiketler: CUMHURİYET, VE, MİLLİ, KURUMLAR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Temmuz 2019
1966 Okunma.
04 Temmuz 2019
SOSYAL MEDYA VE EDEP
2076 Okunma.
01 Temmuz 2019
CHP’NİN PRANGASI VE İSTANBUL SINAVI
1603 Okunma.
27 Haziran 2019
HANGİ AK PARTİ
1182 Okunma.
24 Haziran 2019
VE İSTANBUL SEÇİMİNİ YAPTI
1986 Okunma.
20 Haziran 2019
AKDENİZ’İ KIRMIZIYA BOYAYACAKLAR
1988 Okunma.
17 Haziran 2019
SOSYAL SORUMLULUK
3586 Okunma.
13 Haziran 2019
PARALEL PARTİ YAPILANMASI
1361 Okunma.
10 Haziran 2019
SİYASİ PARTİLER ENDİŞE VERİCİ
1319 Okunma.
07 Haziran 2019
AK PARTİ GENEL MERKEZİNE
1608 Okunma.
02 Haziran 2019
GALASARAY UEFA ŞAMPİYONASINDA HAKEMLERİDE YENEREK ŞAMPİYON OLDU
724 Okunma.
30 Mayıs 2019
KONUŞUYORMUSUNUZ YOKSA GÜRÜLTÜ MÜ ÇIKARIYORSUNUZ?
1210 Okunma.
27 Mayıs 2019
SAĞDUYUDAN İKTİDARA VE MUHALEFETE UYARI
1144 Okunma.
23 Mayıs 2019
İTİLAF VE İTTİFAK DEVLETLERİ ÇOK PARTİLİ KOALİSYON BEKLİYOR
1123 Okunma.
20 Mayıs 2019
TÜRKİYENİN ÇİVİSİ
1393 Okunma.
16 Mayıs 2019
SORU ŞU
782 Okunma.
13 Mayıs 2019
DÜNYANIN ÇİVİSİ
900 Okunma.
09 Mayıs 2019
ERGUVAN ŞEHRİ İSTANBUL’DA SEÇİM VE ORGANİZE İŞLER
872 Okunma.
06 Mayıs 2019
Venezuela ve Sudan
803 Okunma.
02 Mayıs 2019
BU BİR KOMPLO TEORİSİ DEĞİLDİR!
929 Okunma.
30 Nisan 2019
GLOBAL ANARŞİZM
699 Okunma.
25 Nisan 2019
“El öğüt verir ama ekmek vermez”
1128 Okunma.
23 Nisan 2019
HEDEFTEKİ TÜRKİYE
637 Okunma.
18 Nisan 2019
Sigara İçmek Yada İçmemek
1054 Okunma.
15 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-10
659 Okunma.
11 Nisan 2019
İstanbul’un Gizemli Erguvan Mevsimi
1006 Okunma.
08 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-9
549 Okunma.
04 Nisan 2019
CHP’NİN YİRMİ YILI
668 Okunma.
01 Nisan 2019
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
798 Okunma.
28 Mart 2019
“UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN”
1128 Okunma.
22 Mart 2019
ZONGULDAK’A BİR BABAYİĞİT LAZIM
808 Okunma.
21 Mart 2019
YENİ BİR DÜNYA KURULUR VE TÜRKİYE DE BU DÜNYADA YERİNİ BULUR
696 Okunma.
18 Mart 2019
ZONGULDAK’TA SEÇİM VAR
813 Okunma.
14 Mart 2019
DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKMÜ?
598 Okunma.
11 Mart 2019
SOSYAL DEMOKRATLIĞIN TEORİK TEMELİ
725 Okunma.
07 Mart 2019
MARJİNAL SİYASET
779 Okunma.
04 Mart 2019
MERKEZİYETÇİ HİYARARŞI KOLAYCILIĞI
803 Okunma.
28 Şubat 2019
ABD-AVRUPA ULUSLARARASI ANLAŞMALARI ASKIYA ALDI
600 Okunma.
25 Şubat 2019
YENGEÇ SENDROMU
1319 Okunma.
21 Şubat 2019
EVRENSEL TABİ HUKUK
836 Okunma.
18 Şubat 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-8
598 Okunma.
14 Şubat 2019
BU ÇÖPLÜKTEN GERİ DÖNÜŞEBİLİR ATIK ÇIKMAZ
838 Okunma.
10 Şubat 2019
BELEDİYECİLİĞİN ŞİFRELERİ
877 Okunma.
07 Şubat 2019
SÜRÜ PSİKOLOJİSİ
849 Okunma.
04 Şubat 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-2
862 Okunma.
31 Ocak 2019
METAMORFOZ
935 Okunma.
24 Ocak 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-1
899 Okunma.
21 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-7
725 Okunma.
17 Ocak 2019
MANEVİ DENGESİ BOZUK PARTİLİ PROFİLİ
759 Okunma.
13 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-6 Dr. Hikmet Kıvılcımlı özel
917 Okunma.
10 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm-5
784 Okunma.
07 Ocak 2019
HALK DALKAVUK’LUĞU
927 Okunma.
03 Ocak 2019
AHLAK VE DİN
853 Okunma.
27 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm 4
908 Okunma.
23 Aralık 2018
ABD'nın Kısa Kanlı Soykırım Tarihi...
1103 Okunma.
20 Aralık 2018
DOLAR SİLAHI
724 Okunma.
13 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-3
937 Okunma.
10 Aralık 2018
“YANDAŞ”
864 Okunma.
06 Aralık 2018
AK PARTİ DR. ÖMER SELİM ALAN DEDİ
1154 Okunma.
29 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-2
869 Okunma.
22 Kasım 2018
Zonguldak ve Türkiye Taşkömürü Kurumu
1130 Okunma.
19 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-1
898 Okunma.
15 Kasım 2018
KUVVETLER AYRILIĞI VE ADİL DEVLET
850 Okunma.
08 Kasım 2018
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kırmızıçizgileri
996 Okunma.
05 Kasım 2018
Sultan Galiyev ve Mustafa Suphi neden öldürüldü?
1005 Okunma.
25 Ekim 2018
MİLLİ MEVZULAR VE POLİTİKA
977 Okunma.
18 Ekim 2018
TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR
1197 Okunma.
14 Ekim 2018
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İDDİASI
935 Okunma.
11 Ekim 2018
GEÇMİŞ GERİDE DERS ÖNÜMÜZDE
1175 Okunma.
04 Ekim 2018
ŞERAFETTİN NAS’IN BİTMEYEN MÜCADELESİ
1049 Okunma.
01 Ekim 2018
FİNANSMAN MALİYETİ VE FİYAT ARTIŞI, İÇ PİYASALAR;
1048 Okunma.
27 Eylül 2018
BM’NİN 73.GENEL KURULU VE ABD’NİN ÇÖKÜŞÜ
889 Okunma.
20 Eylül 2018
DEMİRPARK AVM (67BURDA) VE 3. HAVA ALANI
1042 Okunma.
13 Eylül 2018
İNSAN OLMA SANATI VE DEVLET İŞLERİ
864 Okunma.
06 Eylül 2018
Modern yaşamın sebep sonuç çıkmazı
1025 Okunma.
03 Eylül 2018
DARBELER VE EKONOMİK KRİZLER
941 Okunma.
30 Ağustos 2018
TRUMAN DOKTİRİNİ, MARŞHALL YARDIMI VE BAĞIMSIZLIK
1186 Okunma.
16 Ağustos 2018
14 AĞUSTOS 2018 AK PARTİ’NİN 17. YAŞ GÜNÜ
1294 Okunma.
08 Ağustos 2018
AMERİKA BİRLEŞİK ŞİRKETLER DEVLETİ
1551 Okunma.
03 Ağustos 2018
BARDAĞI TAŞIRAN BRICS ZİRVESİ
899 Okunma.
26 Temmuz 2018
ENDİŞELENİN STRATEJİK ORTAKLAR
913 Okunma.
19 Temmuz 2018
SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ
1194 Okunma.
12 Temmuz 2018
TÜRK SOLU SORUNSALI
1228 Okunma.
05 Temmuz 2018
DÜNYANIN SON 200 YILI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
1393 Okunma.
28 Haziran 2018
SEÇİM ATMOSFERİ
1436 Okunma.
21 Haziran 2018
DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR
1548 Okunma.
07 Haziran 2018
PARAN KADAR KONUŞ
1331 Okunma.
31 Mayıs 2018
Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı
1195 Okunma.
25 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
1129 Okunma.
24 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
977 Okunma.
10 Mayıs 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNDEN SONRA
1882 Okunma.
03 Mayıs 2018
Dünya sahnesinde Türkiye
1054 Okunma.
26 Nisan 2018
Bağımsız ve Milli Egemenliğine sahip olmak üzerine
1418 Okunma.
19 Nisan 2018
Gündem seçim
2332 Okunma.
12 Nisan 2018
Beslenme ve Alışkanlıkları;
2734 Okunma.
05 Nisan 2018
Bir Ülke tasavvur ediniz ki;
2291 Okunma.
29 Mart 2018
Üçüncü Yol-üçüncü göz
2078 Okunma.
22 Mart 2018
Georges Politzer’den Sonra;
2027 Okunma.
15 Mart 2018
MESELE PETROL ENERJİ KORİDORU DEĞİL
1395 Okunma.
08 Mart 2018
GELENEKSEL DÜĞÜNLER VE EKMEĞİN TADI
1451 Okunma.
01 Mart 2018
İSTİLA – KATLİAM – YAĞMA GÖRÜN
2359 Okunma.
22 Şubat 2018
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE TERÖR
1873 Okunma.
15 Şubat 2018
Bütün Yollar Ortadoğu’ya çıkıyor
2095 Okunma.
08 Şubat 2018
Köprü meselesi ve kozlu kavşağı
2139 Okunma.
01 Şubat 2018
Birleşmiş Milletler ve Zonguldak
1553 Okunma.
25 Ocak 2018
Başarılı olmak yerine, başarılıyı dibe çekmek
1490 Okunma.
18 Ocak 2018
Yağmalanmış Ülkeler
2304 Okunma.
11 Ocak 2018
Hasta Partiler, Hastalıklı Partililer
1255 Okunma.
05 Ocak 2018
Hafıza Kaybı
1692 Okunma.
28 Aralık 2017
Üçüncü Dünya Halkları
1497 Okunma.
24 Aralık 2017
İnsan Ne Kurttur, Nede Kuzu
1249 Okunma.
14 Aralık 2017
İNSAN İÇİN DEVLET
1517 Okunma.
07 Aralık 2017
DEVLET VE İNSAN
1235 Okunma.
30 Kasım 2017
İŞLETME VE MALİYET
1496 Okunma.
23 Kasım 2017
İŞ KUR, KOSGEB, BAKKA
1665 Okunma.
16 Kasım 2017
AMERİKAN RÜYASININ KABUSLARI
1538 Okunma.
09 Kasım 2017
NE OLACAK BU TTK
1484 Okunma.
02 Kasım 2017
GÜNÜN KONUSU TTK
1861 Okunma.
26 Ekim 2017
TTK’YI KURTARMA PLANI
1962 Okunma.
19 Ekim 2017
DEVLET VE DEMOKRASİ
1734 Okunma.
12 Ekim 2017
DALDAN DALA
2011 Okunma.
06 Ekim 2017
KIŞLIKLAR HAZIRLAYIN
1426 Okunma.
28 Eylül 2017
ELEŞTİRİLMEK
1646 Okunma.
22 Eylül 2017
PARTİLER VE TEŞKİLATLARI
2210 Okunma.
15 Eylül 2017
SİYASETİN FİNANSMANI
2187 Okunma.
08 Eylül 2017
Bu yazıyı 2013 Mayıs’ta yazmıştım!..
1417 Okunma.
25 Ağustos 2017
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÇÜRÜME
1777 Okunma.
18 Ağustos 2017
HİZMETKAR VE MİLLİ (YERLİ) OLMAK
1518 Okunma.
10 Ağustos 2017
Benim seçilmediğim yer batsın!
2030 Okunma.
02 Ağustos 2017
SOSYAL MEDYANIN YAN ETKİLERİ
1587 Okunma.
25 Temmuz 2017
GENEL KURUL GELENEĞİ
1680 Okunma.
18 Temmuz 2017
DEMOKRASİNİN FİDANLIĞI DERNEKLER
1546 Okunma.
10 Temmuz 2017
EMEKLİ MAAŞLARI
1894 Okunma.
Haber Yazılımı