google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Yazı Detayı
30 Temmuz 2020 - Perşembe 14:09 Bu yazı 372 kez okundu
 
DAĞIN ZİRVESİNDEKİ YAKUT
Gül GÜROĞLU
 
 

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde ülkenin birinde çok ulu çok yüce bir dağ varmış. Bu dağın zirvesinde kocaman bir yakut (insan) varmış. Hiç kimse orada bu kadar değerli bir taş olduğunu bilmezmiş. O taşı oraya koyan yüce Mevla’dan başkası değilmiş, o ki yücelerin yücesi, insanlara hiç bir şeyi sebepsiz vermediği gibi, o yakutu da oraya sebepsiz yere koymamış ve bir gün ona ona sahip olacak insanı(kadını) da yaratmış ve daha sonra o ödüle ulaşması için yarattığı kuluna yollar açmaya başlamış.

Diğer taraftan da bu yakuta bir isim koymuş ve ona bir kader çizmiş  birbirinden habersiz halde yaşayan bu yakut ve onu bulması için yarattığı o insan birbirlerinden habersiz kendilerine çizilen kaderi yaşamaya başlamışlar.

O yakutun oraya geliş hikayesi de var tabi, sen hem çok değerli taş ol, hem de sorun sıkıntı çekmeden koskocaman bir dağın zirvesine otur tabi ki ne kadar imkânsız, onu hak eden o kız da öyle, oda birçok zorluğu aşacak ve bilmediği bir kader içerisinde yaşayarak o yakutu hak edecek.

Yüce Mevla bu iki insanı farklı yerlerde farklı ortamlarda ve şartlarda dünyaya getirmiş. Her ikisine de farklı hayatlar farklı sınavlar hazırlamış. Erkek olan çok erken yaşlarda kendi ayakları üzerinde durmaya başlamış gerek çalışkanlığı gerek dürüstlüğü ile kendi kendini yetiştirmiş, başına gelen her türlü sorun ve sıkıntıyı kendi çabasıyla aşmaya, düştüğünde tekrar kalkıp silkelenip devam etmiş yoluna, ama her seferinde tek başına...
 Hiç kimsede sormamış acaba çocuklar nasıl etkileniyor bizler onlara örnek olabiliyor muyuz yoksa kötü örnek miyiz diye, tek dertleri birbirlerini yemek kendi egolarını tatmin etmekmiş.

Eee tabi ki bir yakut olabilmek öyle kolay kazanılan bir değer değil, onu madeninden çıkarmak işlemek şekillendirmek güzelleştirmek ve onu koskoca bir dağın zirvesine yerleştirip sahip olmayı hak edene ulaştırabilmek.
Gel zaman git zaman bir gün o yakuta sahip olacağından habersiz kendine verilen hayatı yaşayan diğer kız da başlamış ona verileni yaşamaya, çok küçük yaştan itibaren sorunlu bir ailede büyümüş. Anne babası birbiri ile asla anlaşamayan, ev içerisinde her zaman mutsuzluk olan, büyüklerin sürekli mevzulara müdahil olduğu, her şeye burunlarını soktukları için hiç dertler bitmiyormuş.
Bu ailede hiç kimse bu kızın ne yaşadığını nasıl bir handikap içinde olduğunu düşünmüyormuş, tam da o yakutun cevherden çıkıp şekillenip zirveye yerleşme esnasındaki aşamaları gibi....
Tek fark yakut kendini kurtarabilmiş, yakuta sahip olacak olan kız enkazın altında kalmış.

Uzunca bir süre sonra o yakut artık kendi ayakları üzerinde duran işlenmiş, şekillenmiş ve değeri milyarlarla ifade edilebilecek hale gelmiş tek başına bir hazine olmuş.

Yüce Mevla o yakutu eliyle alıp o dağın zirvesine yerleştirmiş. Şimdi sıra hiç kimsenin bilmediği o yakutu hak eden kıza onu ulaştırmaya gelmiş.
Koskoca bir enkaz altında kalan bu kıza bir gün bir el uzanmış, bu el yüce yaradanın eliymiş, gel demiş bu kıza bu senin sınavındı bu sınavı verdin şimdi sıra ödülde.
Tut elimden seni ödüle götüreyim. Hiç kimsenin bilmediği o yakutu yüce yaradan o kızın avuçlarına bırakıvermiş. Bu senin ödülün demiş.

Ve o gün o kız o yakutu avuçlarının arasına almış başının üzerine koymuş ondan sonra o kız o yakutun değeri ve verenin yüceliği ile dünyanın en zengin insanı olmuş. Sonra ne olmuş biliyor musunuz o yakut ve onu avuçlarına alan kızın önünde hiç kimse duramamış, birbirlerine yaslanmışlar değerlerine değer katmışlar ve hiç kimsenin sahip olamayacağı bir aile kurmuşlar. Hiç kimseye boyun eğmemişler başları dik, fikirleri net dürüst, düzgün ve her şeyden önemlisi evlatlarını çok ama çok mutlu bir ortamda yetiştirmişler.

 

Yüce yaradan herkesi bir sınava tabi tutar, sınavı geçenlere yakut verir, geçemeyenlere bir kamyon tuğla verir.
Hak edenler yakutu ellerinde taşırken hak etmeyenler onlara örülen duvarlardan şikâyet eder.
Hâlbuki onlara örülen duvarların tuğlalarını bize yine onlar  vermiştir.

Sevgiler....

 

 
Etiketler: DAĞIN, ZİRVESİNDEKİ, YAKUT,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Ağustos 2020
İŞİNİN EHLİ OLMAK
409 Okunma.
08 Ağustos 2020
MUTLULUK EŞİTLİKTE GİZLİ
558 Okunma.
29 Temmuz 2020
SEÇEMİYOR(UZ)SUNUZ
283 Okunma.
25 Temmuz 2020
ÇÖPÇÜNÜN İNTİKAMI
605 Okunma.
24 Temmuz 2020
BAYRAMLAŞ (MA),SARIL(MA),ÖP(ME)DEN DE BAYRAM OLUR
199 Okunma.
18 Temmuz 2020
DUA, SABIR VE ŞÜKÜR
517 Okunma.
16 Temmuz 2020
BABANA BİLE GÜVENME
535 Okunma.
03 Temmuz 2020
ANNE OLMAK SİZE YAKIŞTI MI, YAPIŞMIŞ MI?
515 Okunma.
27 Haziran 2020
ISSIZ ADAM
1028 Okunma.
26 Haziran 2020
SİHİRLİ BİR SES DOKUNUR VE...
898 Okunma.
24 Haziran 2020
EŞEĞE ÇOK DEĞER, ONU YARIŞ ATI EDER
1017 Okunma.
17 Haziran 2020
DALGA DALGA DALGA DALGA GELİYOR YAZ
1159 Okunma.
11 Haziran 2020
VE DOĞA İNSANDAN NEFRET ETTİ
1157 Okunma.
05 Haziran 2020
YENİ HAYAT
1082 Okunma.
26 Mayıs 2020
ŞİDDET EŞİTTİR CEHALET
506 Okunma.
25 Mayıs 2020
SAĞLIKTA SON DÜZLÜK
619 Okunma.
21 Mayıs 2020
İMALAT HATASI BUNLAR GERİ TOPLANSIN
946 Okunma.
16 Mayıs 2020
ŞÜKÜR YOK, ŞİKÂYET ÇOK
881 Okunma.
09 Mayıs 2020
MELEKLER GÜNÜ
1016 Okunma.
07 Mayıs 2020
SABRIN SONUNDA Kİ SELAMET
1173 Okunma.
01 Mayıs 2020
HOŞ GELDİN RAMAZAN
929 Okunma.
16 Nisan 2020
BİLİNÇ(SİZSİNİZ)
958 Okunma.
10 Nisan 2020
ÖZGÜRLÜK...
1023 Okunma.
07 Nisan 2020
AR DAMARI ÇATLAMASI
805 Okunma.
02 Nisan 2020
BİR YANDA FIRSATÇILAR, BİR YANDA KANATSIZ MELEKLER
1078 Okunma.
31 Mart 2020
UNUTULAN DEĞERLERİ HATIRLATTI
779 Okunma.
26 Mart 2020
TÜÜ KAKA 2020
1157 Okunma.
24 Mart 2020
YENİ BİR İNSAN TİPİ: SİNSİRELLA
881 Okunma.
21 Mart 2020
PES ARTIK!
1426 Okunma.
20 Mart 2020
SENİ GİDİ MİNİK VİRÜS
868 Okunma.
03 Mart 2020
İÇİMİZE ŞEYTAN KAÇMIŞ!
1136 Okunma.
22 Şubat 2020
TİPİTİPLER!
898 Okunma.
19 Şubat 2020
CORONA TAM BİZLİK!
962 Okunma.
07 Şubat 2020
YÜZSÜZLÜĞÜN 100 BULMUŞ HALİ
970 Okunma.
29 Ocak 2020
“DÜNYANIN EN İYİ ÇÖPÇÜSÜ DESİNLER”
1492 Okunma.
10 Ocak 2020
OLUMLA YAP, HAYATINI DEĞİŞTİR!
1266 Okunma.
20 Aralık 2019
EBEVYN OL, TAKLİDİ OLMA..
1779 Okunma.
26 Eylül 2019
UMUT CAN, SABIR CAN, AZİM CAN
2504 Okunma.
09 Ağustos 2019
İNSAN OL, GERİSİ GELİR
3144 Okunma.
07 Ağustos 2019
NEDEN ARAMA
1951 Okunma.
25 Şubat 2019
BİRİ AŞK MI DEDİ,YOK YOK BANA ÖYLE GELDİ
2148 Okunma.
08 Şubat 2019
KADIN İSTERSE…
2052 Okunma.
25 Ocak 2019
HASTA ETMEYİN ADAMI!!!
1873 Okunma.
09 Ocak 2019
BU HATUNLAR AKILLARA ZARAR!
2179 Okunma.
Haber Yazılımı