google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Yazı Detayı
21 Haziran 2018 - Perşembe 19:45 Bu yazı 1571 kez okundu
 
DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR
Recep ALKAN
 
 

  Bir metrelik iple, iki metre derinliğindeki kuyudan su alamazsınız. Bu durum kuyunun derin olduğuna değil, ipin kısa olduğuna delalet eder. 
CHP, İP, SP, HDP, DP, VP oluşmuş “MİLLET İTTİFAKI” halktan şikayetçi. Bu ittifakın içinde yer alan partilerden biri bu Millet için; “bidon kafalı”, diğeri “göbeğini kaşıyan adam”, bir başkası “cahil”, bir diğeri “koyun”, bir başka partide çok ileri gidip “aptal” diyerek tanımladı. 


KUYUYA İPİNİZ YETİŞMEYİNCE, KUYU DERİN DİYE SIZLANMAYIN, GİDİP İPİ DEĞİŞTİRİN
Aynı akıl manzaraları tarafından bir gazeteci köşesinde; 15 Temmuz 2016 halkın gösterdiği kahramanlık destanları için, “Tankın önüne yatmak kahramanlık değil aptallıktır” şeklinde açıklama getirdi.
         Sizin için; Vatan, Millet, Bayrak ve Devlet uğrunda canını feda etmeye değer olmayabilir. Ama bu Millet Vatan, Millet, Bayrak ve Devleti için gözünü kırpmadan canını feda eder. KUYUYA İPİNİZ YETİŞMEYİNCE, KUYU DERİN DİYE SIZLANMAYIN, GİDİP İPİ DEĞİŞTİRİN. 
 2000 yılından 2018 yılına değişenler ve değişmeyenler düzleminde düşürsek, son 40 yılın tarihsel bilgilerine ihtiyacımız olur. Belki ‘neydik ne olduk’ gibi bir soruyla başlasak bu günkü düşünce ve fikir sirkülasyonu girdabında boğulmadan kendimizce bir analiz üretebiliriz.
1970’li yıllara baktığımızda; o günlerin puslu atmosferinde, mutlak doğru sandığımız iddiaların ve savunuların realitenin yanına bile yaklaşamadığını görürüz. 
O zaman da; Devletin en tepesinden en alttaki yetkiliye kadar bu Devlet, Demokratik laik sosyal bir hukuk devletiydi. Fakat; sokaklarda sağdan soldan katiller kol geziyor, faili meçhuller diz boyu, adliyenin ön kapısından giren “şüpheli” kişinin yargı önüne çıkmadan ve suçlaması bile yapılmadan tutuklu olarak tutuluyordu.
 Aslında Devletin kurumsal yapısı çok anlaşılabilir değildi. 
 Devletin Kurumları kendi içine gömülü, diğer kurumlara yabancı ve asla işbirliği olmayan, diğer kurumlara ve topluma yabancı bir yapı içindeydi. Askeri alanlar sosyal tesisler dahil içe kapanık sadece kendi mesleğinde olanlarla ilişkisi olan bir düzendeydi. İsminin başında milli olan tüm kurumlar, hem öteki kurumlara hem de halka kapalı bir meslek dünyasında yaşıyorlardı.
Öyle ki; bütün kurumlar, kulüp kültürü ve kulüp üyeliği ile kendi çevrelerine duvar örmüşçesine yabancılaşmışlardı. Bu doğal olarak asık suratlı çatık kaşlı bir devlet hizmetlisi portresi üretti. Devletin vatandaşına dönük yüzü; ulaşılmaz, konuşulamaz, maruzat öyle her görevliye değil kapıcıya arz edilir, öyle her adam her makama zırt pırt girip hali endam edemez. Ve bu uygulama kapıcılara köşeyi döndürdüğü gibi onlara özel bir statü bile kazandırdı. 
 Devletin özellikle Milli Kurumları NATO kontrollü yapılanma ara yüzüne sahip olduğunda, zamanla görünmeyen adı ve sıfatı bilinmeyen, yazılı olmayan bir otorite Devletin damarlarında etkin madde olarak hüküm sürüyordu. Kurumun başında en yetkili kıymetli yönetici o bilinmeyen ve yazılı olmayan otoriteyi giderek ilahlaştırarak, yetkisini dahi danışarak kullanır olmuştu. 
 Bu gidişat öyle bir organizma üretti ki; bazı kademelerde oluşan küçük boşluklarda küçük küçük haş haşi hücreleri içerde vücutlaşmaya başlarken, tepedeki kıymetli yetkili bile kendi kontrolü altındaki kurumsal yapının vücudu içindeki habis hücrelere tesir etmek şöyle dursun itaat eder duruma geldi. 
 Bu noktada en önemli ayrıntı “NATO ortak savunma stratejik işbirliği” mutabakatı aracılığı ile ABD’nin Ülkemizin özel ve şahsi bilgilerine ulaşabilmesine imkan veriyordu. NATO ile ilgili Washington anlaşmasının 10.Maddesi üyeliğin kabulü ve ortak savunma ile ilgili 5.Maddesi aslında adamına göre işleyen maddelerdendir.
 *1
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü Antlaşma Metni
 Madde 5 - Taraflar, Kuzey Amerika’da veya Avrupa’da içlerinden bir veya daha çoğuna yöneltilecek silahlı bir saldırının hepsine yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirileceği ve eğer böyle bir saldın olursa BM Yasası’nın 51. Maddesinde tanınan bireysel ya da toplu öz savunma hakkını kullanarak, Kuzey Atlantik bölgesinde güvenliği sağlamak ve korumak için bireysel olarak ve diğerleri ile birlikte, silahlı kuvvet kullanımı da dahil olmak üzere gerekli görülen eylemlerde bulunarak saldırıya uğrayan Taraf ya da Taraflara yardımcı olacakları konusunda anlaşmışlardır. Böylesi herhangi bir saldın ve bunun sonucu olarak alınan bütün önlemler derhal Güvenlik Konseyi’ne bildirilecektir. Güvenlik Konseyi, uluslararası barış ve güvenliği sağlamak ve korumak için gerekli önlemleri aldığı zaman, bu önlemlere son verilecektir. *2
        NATO ile ilgili Washington anlaşmasının tümü üzerinde çok derin bir hukuksal çalışma yapmak şart aslında. 
       Ülkemiz NATO üye ülkelerine ve NATO teşkilatına sadık uyumlu bir ülke olmasına karşı, NATO’nun güçlü üyeleri NATO’yu ülkemize karşı iyi kullanmışlardır. 15 Temmuz 2016 işgal girişimi ve 1960 ve 1980 darbelerinin sebep ve sonuçları ap açık gösteriyor ki, NATO bağlayıcılığı gölgesinde, Ülkemiz, egemen Ülkeler tarafından sinsice zapturapt altına alınmış. Bu fiiliyatı içinden görememiş olup yıllar sonra anlayabiliyoruz. 1950 yılından sonra seçimle iktidar olan hükümetlerin siyasi irade ve yetki alanları NATO tarafından sınırlanmıştır. Hatta bu öyle gelişmiş ki; seçimlere girecek partileri ve seçimi kazanacak partiyi NATO şemsiyesinin altına gizlenmiş egemen devletler belirlemiş. 
Siyasi parti liderlerine “sözümüzden çıkamayacaksın yoksa iktidarda tutunamazsın” diyerek şantajıyla tehdit etmişlerdir. 
1950 Adnan Menderes Hükümeti, 1963 Süleyman Demirel Hükümeti, 1983 Turgut Özal Hükümeti NATO’nun görünmeyen gizli niyeti çerçevesinde engellenmiş ve iktidar gücü kısıtlanmıştır. Bu iktidarlar yoğun halk desteği ve yeterli çoğunluğu alarak meclise girdikleri halde hükümet olmuşlarsa da iktidar olamamışlardır. NATO stratejik savunma işbirliği örgütü ve stratejik barışı koruma örgütünden çok Üye Ülkelerden Türkiye’yi kontrol altında tutma aygıtı olarak işliyordu.
Anılan bu üç çoğunluk ve tek başına iktidar hükümetleri içerde önemli kurumlarda NATO etkisi hatta CIA tarafında uyutulmuş bürokratlar tarafından engelleniyordu. 
 Bu arada devletin iç kurumsal mekanizmaları içinde yüksek seviyede bürokratlar CIA tarafından eğitilmiş hainler olarak yetiştirildiğini bu günden geri baktığımızda anlayabiliyoruz. Bir CIA başkanı “biz Türkiye gibi Ülkelerde zayıf elemanları ve hainleri buluruz kullanırız işimiz bitince yok ederiz” diyebilmiştir.


KOALİSYONLARIN VE AZINLIK HÜKÜMETLERİNİN NATO DEZAVANTAJI 
 Ortadoğu veya NATO uydusu cılız Ülkelerde halkın desteği ile seçilmemiş, uç uca sayısal hesapla iktidar olmuş veya olacak hükümetleri NATO-CIA gizli eli kendine mahkum eder. Bazı Arap Ülkeleri serbest seçimler ve halkın iradesi ile hükümet olmadan sadece NATO-CIA fiili yardımı ile iktidarda kalabildikleri için her zaman NATO-CIA gücüne ihtiyaç içindedirler. Bu nedenle halkına sırtını dönerek ve halka kulak tıkayarak baskıcı bir iktidar sürdürürler. 
15 Temmuz 2016 işgal girişimine Türk Milletinin ölümüne direnmesi, NATO-CIA’nin Ortadoğu projesini yırtıp attı. NATO-CIA’nin 50 yıllık FETÖ B planı sekteye uğradı. Çünkü Türk Milleti 15 Temmuz 2016 işgal girişimini fark edince, mevcut iktidarı ve Liderini önüne katarak tarihi bir kahramanlığa imza atmıştır. 
Türk Milleti; NATO-CIA desteği olmadan seçim kazanamayan kazansa da iktidarda tutunamayan, tutunsa da iktidar yetkisini kullanamayan iktidarlar devrini kapatıp, milli iradenin seçtiği iktidarın arkasında ölümüne durmuştur. 
1974 CHP-MSP koalisyonu iktidar yetkisini kullanmaya kalkıştığında NATO-CIA engellemesini unutmadık. “Kıbrıs’a müdahale edemezsin, topraklar senin olsa da haş haş ekemezsin” diyen NATO-CIA, Türk Milletinin uyuyup uyumadığını sınadı. Ve 1977 seçimlerinden sonra CHP tarafından CIA’ye rağmen kurulan Güneş Motel hükümetinin arkasındaki seçim desteğinin devamını bekledi. Merhum Ecevit NATO’ya boyun eğmediği ve halkın desteğini alamadığı için istifa etti. 
Sonra 12 Eylül 1980 yılında CIA’nin “bizim çocuklar başardı” dediği darbecileri iktidara taşıdı. NATO-CIA desteği ile; günlük 35 insanımızın katledildiği 11 Eylül 1980 akşamı silahlar sustu sözde huzur sağlandı. 1970-1980 arasında NATO-CIA desteği olmadan seçimle iktidar denemesi olan Türkiye Cumhuriyeti artık NATO-CIA tarafından kontrol altına alınmalıydı. Bu niyetle “CIA bizim çocuklar başardı” dedi. 
 Şimdi; ortaya ne çıkmış bir bakalım. En az 45 yıldır beslenip büyütülen FETÖ projesi, olası milli iradenin milli ve yerli bir iktidar çıkarma ihtimaline karşı işi sağlama almak için tüm milli kurum ve kuruluşlara sızdırıldı. 1998 yılında FETÖ hakkında DGM başsavcısı Nuh Mete Yüksel soruşturma başlatınca, hemen PKK terörist başı paketlenip karşılığında FETÖ ABD’ye kaçırıldı. Nasıl olsa Türkiye Cumhuriyeti’nin kılcal damarlarına kadar sızmıştı FETÖ. Ve üstelik Merhum Ecevit tek başına iktidar değildi. Yani NATO-CIA desteği olmadan adım atamazdı. 
 NATO-CIA’nin ve içerdeki satılmışların ve özellikle FETÖ’ nün bir hesabı olduğu gibi Allah’ın da bir hesabı vardı. Dört partili koalisyon hükümeti Merhum Ecevit’i uyuşturup Milletin 24 bankasını açık açık yağmaladılar. Adeta koalisyon partileri mensupları sırtlanlar gibi hazineye saldırıp devleti yağmaladılar. Çünkü arkalarında NATO-CIA vardı. 
 Demek ki neymiş; artık Türk Milleti aklını başına alıp kendi iradesi ile seçim yapıp seçtiği iktidara, NATO-CIA’ye muhtaç olmadan tamamen milli iradeye güvenerek iktidar olmalı ve iktidar yetkisini, Milli İradeye güvenerek kimseden icazet almadan kullanması için tam desteğini verme zamanıdır.   
 Özellikle Arap baharı esen Ülkelerde, Milli İradeye sırtını yaslayarak iktidara gelmeyen siyasi iktidarlar, Uluslar arası gayrimeşru güçlere sırtını yasladığı ve bu nedenle, gayrimeşru güçlerin kendileri kedi fareyle oynar gibi oynadığına şahit olduk. Ancak arkasında arkasında, seçimin sayısal desteği ile birlikte, yoğun kamuoyu desteğinin şart olduğunu bu süreçte gördük.   
Ülkemizde bazı siyasi partiler milli irade desteği ile iktidar ümidi göremeyince, Orduyu göreve çağırma devri kapandı. Kapandı kapanmasına da bu defa başka odaklardan medet beklediklerini gösteren açıklamalar yapılıyor. 
Mevcut iktidarı; “AB destek verirse deviririz” açıklaması yapıp, FETÖ ve Terör yanlısı HDP ile ittifak halinde olan siyasi partiler var. 
Oralara harcayacağınız emeğinizi Milli İradenin gönlünü kazanıp, Ülkenin sorunlarına ve geleceğine çözüm projeleri üretin ve halkın size güvenmesini sağlayın. Yoksa bu millet sizi asla seçmez.
***NOT*
*1- http://www.mfa.gov.tr/ii_-nato-ve-turkiye_nin-guncel-nato-konularina-iliskin-gorusleri.tr.mfa
*2-http://www.bianet.org/bianet/siyaset/37017-nato-antlasma-metni

 

 
Etiketler: DERİN, OLAN, KUYU, DEĞİL,, KISA, OLAN, İPTİR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Temmuz 2019
2020 Okunma.
04 Temmuz 2019
SOSYAL MEDYA VE EDEP
2225 Okunma.
01 Temmuz 2019
CHP’NİN PRANGASI VE İSTANBUL SINAVI
1645 Okunma.
27 Haziran 2019
HANGİ AK PARTİ
1210 Okunma.
24 Haziran 2019
VE İSTANBUL SEÇİMİNİ YAPTI
2007 Okunma.
20 Haziran 2019
AKDENİZ’İ KIRMIZIYA BOYAYACAKLAR
2020 Okunma.
17 Haziran 2019
SOSYAL SORUMLULUK
3608 Okunma.
13 Haziran 2019
PARALEL PARTİ YAPILANMASI
1386 Okunma.
10 Haziran 2019
SİYASİ PARTİLER ENDİŞE VERİCİ
1347 Okunma.
07 Haziran 2019
AK PARTİ GENEL MERKEZİNE
1643 Okunma.
02 Haziran 2019
GALASARAY UEFA ŞAMPİYONASINDA HAKEMLERİDE YENEREK ŞAMPİYON OLDU
749 Okunma.
30 Mayıs 2019
KONUŞUYORMUSUNUZ YOKSA GÜRÜLTÜ MÜ ÇIKARIYORSUNUZ?
1247 Okunma.
27 Mayıs 2019
SAĞDUYUDAN İKTİDARA VE MUHALEFETE UYARI
1174 Okunma.
23 Mayıs 2019
İTİLAF VE İTTİFAK DEVLETLERİ ÇOK PARTİLİ KOALİSYON BEKLİYOR
1186 Okunma.
20 Mayıs 2019
TÜRKİYENİN ÇİVİSİ
1421 Okunma.
16 Mayıs 2019
SORU ŞU
824 Okunma.
13 Mayıs 2019
DÜNYANIN ÇİVİSİ
1013 Okunma.
09 Mayıs 2019
ERGUVAN ŞEHRİ İSTANBUL’DA SEÇİM VE ORGANİZE İŞLER
900 Okunma.
06 Mayıs 2019
Venezuela ve Sudan
833 Okunma.
02 Mayıs 2019
BU BİR KOMPLO TEORİSİ DEĞİLDİR!
980 Okunma.
30 Nisan 2019
GLOBAL ANARŞİZM
717 Okunma.
25 Nisan 2019
“El öğüt verir ama ekmek vermez”
1154 Okunma.
23 Nisan 2019
HEDEFTEKİ TÜRKİYE
703 Okunma.
18 Nisan 2019
Sigara İçmek Yada İçmemek
1093 Okunma.
15 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-10
684 Okunma.
11 Nisan 2019
İstanbul’un Gizemli Erguvan Mevsimi
1033 Okunma.
08 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-9
573 Okunma.
04 Nisan 2019
CHP’NİN YİRMİ YILI
685 Okunma.
01 Nisan 2019
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
825 Okunma.
28 Mart 2019
“UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN”
1178 Okunma.
22 Mart 2019
ZONGULDAK’A BİR BABAYİĞİT LAZIM
834 Okunma.
21 Mart 2019
YENİ BİR DÜNYA KURULUR VE TÜRKİYE DE BU DÜNYADA YERİNİ BULUR
717 Okunma.
18 Mart 2019
ZONGULDAK’TA SEÇİM VAR
835 Okunma.
14 Mart 2019
DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKMÜ?
638 Okunma.
11 Mart 2019
SOSYAL DEMOKRATLIĞIN TEORİK TEMELİ
754 Okunma.
07 Mart 2019
MARJİNAL SİYASET
807 Okunma.
04 Mart 2019
MERKEZİYETÇİ HİYARARŞI KOLAYCILIĞI
826 Okunma.
28 Şubat 2019
ABD-AVRUPA ULUSLARARASI ANLAŞMALARI ASKIYA ALDI
633 Okunma.
25 Şubat 2019
YENGEÇ SENDROMU
1345 Okunma.
21 Şubat 2019
EVRENSEL TABİ HUKUK
866 Okunma.
18 Şubat 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-8
631 Okunma.
14 Şubat 2019
BU ÇÖPLÜKTEN GERİ DÖNÜŞEBİLİR ATIK ÇIKMAZ
858 Okunma.
10 Şubat 2019
BELEDİYECİLİĞİN ŞİFRELERİ
900 Okunma.
07 Şubat 2019
SÜRÜ PSİKOLOJİSİ
869 Okunma.
04 Şubat 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-2
882 Okunma.
31 Ocak 2019
METAMORFOZ
953 Okunma.
24 Ocak 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-1
916 Okunma.
21 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-7
744 Okunma.
17 Ocak 2019
MANEVİ DENGESİ BOZUK PARTİLİ PROFİLİ
779 Okunma.
13 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-6 Dr. Hikmet Kıvılcımlı özel
951 Okunma.
10 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm-5
808 Okunma.
07 Ocak 2019
HALK DALKAVUK’LUĞU
962 Okunma.
03 Ocak 2019
AHLAK VE DİN
874 Okunma.
27 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm 4
931 Okunma.
23 Aralık 2018
ABD'nın Kısa Kanlı Soykırım Tarihi...
1128 Okunma.
20 Aralık 2018
DOLAR SİLAHI
745 Okunma.
13 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-3
959 Okunma.
10 Aralık 2018
“YANDAŞ”
886 Okunma.
06 Aralık 2018
AK PARTİ DR. ÖMER SELİM ALAN DEDİ
1175 Okunma.
29 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-2
891 Okunma.
22 Kasım 2018
Zonguldak ve Türkiye Taşkömürü Kurumu
1200 Okunma.
19 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-1
918 Okunma.
15 Kasım 2018
KUVVETLER AYRILIĞI VE ADİL DEVLET
877 Okunma.
08 Kasım 2018
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kırmızıçizgileri
1022 Okunma.
05 Kasım 2018
Sultan Galiyev ve Mustafa Suphi neden öldürüldü?
1031 Okunma.
01 Kasım 2018
CUMHURİYET VE MİLLİ KURUMLAR
995 Okunma.
25 Ekim 2018
MİLLİ MEVZULAR VE POLİTİKA
1001 Okunma.
18 Ekim 2018
TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR
1223 Okunma.
14 Ekim 2018
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İDDİASI
956 Okunma.
11 Ekim 2018
GEÇMİŞ GERİDE DERS ÖNÜMÜZDE
1207 Okunma.
04 Ekim 2018
ŞERAFETTİN NAS’IN BİTMEYEN MÜCADELESİ
1078 Okunma.
01 Ekim 2018
FİNANSMAN MALİYETİ VE FİYAT ARTIŞI, İÇ PİYASALAR;
1065 Okunma.
27 Eylül 2018
BM’NİN 73.GENEL KURULU VE ABD’NİN ÇÖKÜŞÜ
912 Okunma.
20 Eylül 2018
DEMİRPARK AVM (67BURDA) VE 3. HAVA ALANI
1069 Okunma.
13 Eylül 2018
İNSAN OLMA SANATI VE DEVLET İŞLERİ
882 Okunma.
06 Eylül 2018
Modern yaşamın sebep sonuç çıkmazı
1047 Okunma.
03 Eylül 2018
DARBELER VE EKONOMİK KRİZLER
966 Okunma.
30 Ağustos 2018
TRUMAN DOKTİRİNİ, MARŞHALL YARDIMI VE BAĞIMSIZLIK
1289 Okunma.
16 Ağustos 2018
14 AĞUSTOS 2018 AK PARTİ’NİN 17. YAŞ GÜNÜ
1322 Okunma.
08 Ağustos 2018
AMERİKA BİRLEŞİK ŞİRKETLER DEVLETİ
1614 Okunma.
03 Ağustos 2018
BARDAĞI TAŞIRAN BRICS ZİRVESİ
920 Okunma.
26 Temmuz 2018
ENDİŞELENİN STRATEJİK ORTAKLAR
936 Okunma.
19 Temmuz 2018
SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ
1224 Okunma.
12 Temmuz 2018
TÜRK SOLU SORUNSALI
1249 Okunma.
05 Temmuz 2018
DÜNYANIN SON 200 YILI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
1415 Okunma.
28 Haziran 2018
SEÇİM ATMOSFERİ
1458 Okunma.
07 Haziran 2018
PARAN KADAR KONUŞ
1352 Okunma.
31 Mayıs 2018
Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı
1216 Okunma.
25 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
1146 Okunma.
24 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
996 Okunma.
10 Mayıs 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNDEN SONRA
1901 Okunma.
03 Mayıs 2018
Dünya sahnesinde Türkiye
1072 Okunma.
26 Nisan 2018
Bağımsız ve Milli Egemenliğine sahip olmak üzerine
1445 Okunma.
19 Nisan 2018
Gündem seçim
2357 Okunma.
12 Nisan 2018
Beslenme ve Alışkanlıkları;
2757 Okunma.
05 Nisan 2018
Bir Ülke tasavvur ediniz ki;
2313 Okunma.
29 Mart 2018
Üçüncü Yol-üçüncü göz
2118 Okunma.
22 Mart 2018
Georges Politzer’den Sonra;
2046 Okunma.
15 Mart 2018
MESELE PETROL ENERJİ KORİDORU DEĞİL
1419 Okunma.
08 Mart 2018
GELENEKSEL DÜĞÜNLER VE EKMEĞİN TADI
1595 Okunma.
01 Mart 2018
İSTİLA – KATLİAM – YAĞMA GÖRÜN
2407 Okunma.
22 Şubat 2018
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE TERÖR
1897 Okunma.
15 Şubat 2018
Bütün Yollar Ortadoğu’ya çıkıyor
2132 Okunma.
08 Şubat 2018
Köprü meselesi ve kozlu kavşağı
2161 Okunma.
01 Şubat 2018
Birleşmiş Milletler ve Zonguldak
1571 Okunma.
25 Ocak 2018
Başarılı olmak yerine, başarılıyı dibe çekmek
1500 Okunma.
18 Ocak 2018
Yağmalanmış Ülkeler
2332 Okunma.
11 Ocak 2018
Hasta Partiler, Hastalıklı Partililer
1278 Okunma.
05 Ocak 2018
Hafıza Kaybı
1719 Okunma.
28 Aralık 2017
Üçüncü Dünya Halkları
1520 Okunma.
24 Aralık 2017
İnsan Ne Kurttur, Nede Kuzu
1260 Okunma.
14 Aralık 2017
İNSAN İÇİN DEVLET
1542 Okunma.
07 Aralık 2017
DEVLET VE İNSAN
1262 Okunma.
30 Kasım 2017
İŞLETME VE MALİYET
1515 Okunma.
23 Kasım 2017
İŞ KUR, KOSGEB, BAKKA
1703 Okunma.
16 Kasım 2017
AMERİKAN RÜYASININ KABUSLARI
1595 Okunma.
09 Kasım 2017
NE OLACAK BU TTK
1507 Okunma.
02 Kasım 2017
GÜNÜN KONUSU TTK
1890 Okunma.
26 Ekim 2017
TTK’YI KURTARMA PLANI
1992 Okunma.
19 Ekim 2017
DEVLET VE DEMOKRASİ
1763 Okunma.
12 Ekim 2017
DALDAN DALA
2081 Okunma.
06 Ekim 2017
KIŞLIKLAR HAZIRLAYIN
1446 Okunma.
28 Eylül 2017
ELEŞTİRİLMEK
1664 Okunma.
22 Eylül 2017
PARTİLER VE TEŞKİLATLARI
2235 Okunma.
15 Eylül 2017
SİYASETİN FİNANSMANI
2228 Okunma.
08 Eylül 2017
Bu yazıyı 2013 Mayıs’ta yazmıştım!..
1483 Okunma.
25 Ağustos 2017
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÇÜRÜME
1801 Okunma.
18 Ağustos 2017
HİZMETKAR VE MİLLİ (YERLİ) OLMAK
1553 Okunma.
10 Ağustos 2017
Benim seçilmediğim yer batsın!
2053 Okunma.
02 Ağustos 2017
SOSYAL MEDYANIN YAN ETKİLERİ
1615 Okunma.
25 Temmuz 2017
GENEL KURUL GELENEĞİ
1707 Okunma.
18 Temmuz 2017
DEMOKRASİNİN FİDANLIĞI DERNEKLER
1566 Okunma.
10 Temmuz 2017
EMEKLİ MAAŞLARI
1913 Okunma.
Haber Yazılımı