Yazı Detayı
07 Aralık 2017 - Perşembe 17:17 Bu yazı 145 kez okundu
 
DEVLET VE İNSAN
Recep ALKAN
 
 

       Batı medeniyetinin biçimlendirdiği tüketici birey modeli, hayatı sonuna kadar kolaylaştıran teknolojiye rağmen mutsuz ve hasta. Üstelik yüksek kişi başı gelir seviyesinde ve istediğine ulaşıyor.
        Bu mutsuzluk; tüketim toplumu modellemesinin bir sebebi mi yoksa sonucumu? Nasıl bir mutsuzluksa, bulaşıcı olmalı ki çok farklı yaşam alışkanlıkları ve öteki uçta ki toplu yaşama genel geçer alışkanlıklarında olan milletimizi de kapsam alanına aldı. 
        Sosyolojik bakımdan sanayi toplumlarında ön görülüp planlanan yaşam alışkanlıkları, öngörüldüğü gibi şekillenerek gönümüz yalnız ve mutsuz bireyini üretip insanlığın önüne koydu. 
        Yoksulluk ucu; kendi tarafının en son uca ulaştı. Varlıklı tokluk ucu ise beklenenden daha uca ulaştı. Bir birinden hesaplanandan daha çok kendi tarafının ucuna kayan yoksullukla varlıklılık durumu, şiddet ve gerilimi iki uçtan orta noktaya kadar taşıdı. 
         Sanayileşmiş, teknoloji ihraç eden ülkeler insanları daha iyi toplumsal ortamda yaşama heyecanı yerine, ne pahasına olursa olsun daha çok tüketme tiryakisi olup çıktı. Bütün gaye ve beklentisi vitrine konan her şeyi satın alma alışkanlığına hapsolduğundan, insanın ruh ve beden bütünlüğü hakkı, dev şirketlerin “satma” fırtınasına direnci kalmadı.
         İnsanların bu gün kullanarak daha kolaylaşmış bir yaşam sürdüklerini düşündükleri teknolojik cihazlar, insanın kendine daha çok zaman ayırmasına yarayacaktı. Ve böylece insani ilişkiler daha sıkılaşacak ve bu ilişkiler daha da insanileşecekti. Tam tersi oldu insan insana insanı etkileşimler umulmadık derecede gevşedi, alabildiğine soğudu. 
         Sonuç olarak insanı bu oyuncaklar yalnızlaştırdı ve mutsuz oldu. 
         Çünkü insan insana insani etkileşimleri sağlayan ruh ve duygulara zaman artmıyor. 
         Bu cümleden olarak; insanların iç dünyalarındaki kaos, toplumsal ilişkilerden, Uluslar arası ilişkilere kadar yansıyor. Gıda üretiminde ki endüstrileşme; kapitalist aklın kazanç telaşıyla birleşince, insan merkezli gıda üretim titizliğini yok etti. İnsan organizmasının beslenme alışkanlıkları ve beslendiği ürünlerdeki teknolojik müdahaleler, ürünün kimyasını bozduğundan, insanın yaratılış ayarlarına uygunluğunu büyük ölçüde kaybettiği anlamına geliyor.
        “Bütün çabamız bunca insanı aç bırakmamaktır” izahı ile ikna edilmiş gibi görünen Dünya kamuoyu, bu ikna oluşuyla aslında kişiliği ve mizacının değişime uğradığının farkına varamıyor. Yirmi yıl sigara içmiş bir insan; yirmi yıl sonunda, “sigara içmeseydim nasıl olurdum” sorusunu cevaplama şansı olmadığı gibi, endüstriyel gıdaların üzerindeki farklılığı bilemeyecektir. Ama hiç kimse bilemeyecek. 
         Böyle yumak olmuş bilemediklerimizin; Uluslar arası ilişkilerde ve devlet hukukunda ki yansımaları, son 5-8 yıllık zaman dilimini bir önceki dönemle kıyaslama yeteneğimiz kaldıysa fark edebiliriz. 
         Amerika Birleşik Şirketler Devletinin içinde bulunduğu akıl bulanıklığı, içerde ve dışarıda meydana gelen insan merkezli değişim ve gelişimleri eğip bükememesinin cinnetidir. 
         Kabalist kültür alt yapılı kurukafa tarikatının, ABD yerine Amerika Birleşik Şirketler Devletinin (ABŞD) ikame ettiğinin tabi sonucu olarak, Devlet geleneği ve Devlet aklı olmayan ABŞD’nin, kendi uydularını bile şaşkına çeviren son on yıl içindeki davranışları, ABD’nin bir devlet değil tam bir eşkıya olduğunun su yüzüne çıkmış halidir. 
         Birleşmiş milletleri, NATO’yu ve diğer uluslar arası kuruluşları fütursuzca kullanması, mahalle kabadayısı gibi davranarak, Uluslar arası anlaşmaları yok sayması, insan malzemesinin şirketleşmiş Devlet kültüründe nasıl canavarlaşabildiğinin somut sonucudur. 
          ABD’nin Kudüs şehrini İsrail’in başkenti olarak tanıması başka türlü anlaşılamayacak, açıklanamayacak kadar eşkıyalıktır. 
           İnsan ve Devlet bağlamında; Türkiye Cumhuriyeti, Devlet aklı ve Devlet geleneği açısından, Dünyada bilimsel olarak literatüre girmiş Devlet olma vasıfları tarifine uyan beş devletten en önde gelenidir. Bu bakımdan tüm dünyaya örnek olacak Devlet olgunluğu ve yüceliğini segilemektedir.

 

 
Etiketler: DEVLET, VE, İNSAN,
Yorumlar
Haber Yazılımı