Yazı Detayı
07 Aralık 2017 - Perşembe 17:17 Bu yazı 624 kez okundu
 
DEVLET VE İNSAN
Recep ALKAN
 
 

       Batı medeniyetinin biçimlendirdiği tüketici birey modeli, hayatı sonuna kadar kolaylaştıran teknolojiye rağmen mutsuz ve hasta. Üstelik yüksek kişi başı gelir seviyesinde ve istediğine ulaşıyor.
        Bu mutsuzluk; tüketim toplumu modellemesinin bir sebebi mi yoksa sonucumu? Nasıl bir mutsuzluksa, bulaşıcı olmalı ki çok farklı yaşam alışkanlıkları ve öteki uçta ki toplu yaşama genel geçer alışkanlıklarında olan milletimizi de kapsam alanına aldı. 
        Sosyolojik bakımdan sanayi toplumlarında ön görülüp planlanan yaşam alışkanlıkları, öngörüldüğü gibi şekillenerek gönümüz yalnız ve mutsuz bireyini üretip insanlığın önüne koydu. 
        Yoksulluk ucu; kendi tarafının en son uca ulaştı. Varlıklı tokluk ucu ise beklenenden daha uca ulaştı. Bir birinden hesaplanandan daha çok kendi tarafının ucuna kayan yoksullukla varlıklılık durumu, şiddet ve gerilimi iki uçtan orta noktaya kadar taşıdı. 
         Sanayileşmiş, teknoloji ihraç eden ülkeler insanları daha iyi toplumsal ortamda yaşama heyecanı yerine, ne pahasına olursa olsun daha çok tüketme tiryakisi olup çıktı. Bütün gaye ve beklentisi vitrine konan her şeyi satın alma alışkanlığına hapsolduğundan, insanın ruh ve beden bütünlüğü hakkı, dev şirketlerin “satma” fırtınasına direnci kalmadı.
         İnsanların bu gün kullanarak daha kolaylaşmış bir yaşam sürdüklerini düşündükleri teknolojik cihazlar, insanın kendine daha çok zaman ayırmasına yarayacaktı. Ve böylece insani ilişkiler daha sıkılaşacak ve bu ilişkiler daha da insanileşecekti. Tam tersi oldu insan insana insanı etkileşimler umulmadık derecede gevşedi, alabildiğine soğudu. 
         Sonuç olarak insanı bu oyuncaklar yalnızlaştırdı ve mutsuz oldu. 
         Çünkü insan insana insani etkileşimleri sağlayan ruh ve duygulara zaman artmıyor. 
         Bu cümleden olarak; insanların iç dünyalarındaki kaos, toplumsal ilişkilerden, Uluslar arası ilişkilere kadar yansıyor. Gıda üretiminde ki endüstrileşme; kapitalist aklın kazanç telaşıyla birleşince, insan merkezli gıda üretim titizliğini yok etti. İnsan organizmasının beslenme alışkanlıkları ve beslendiği ürünlerdeki teknolojik müdahaleler, ürünün kimyasını bozduğundan, insanın yaratılış ayarlarına uygunluğunu büyük ölçüde kaybettiği anlamına geliyor.
        “Bütün çabamız bunca insanı aç bırakmamaktır” izahı ile ikna edilmiş gibi görünen Dünya kamuoyu, bu ikna oluşuyla aslında kişiliği ve mizacının değişime uğradığının farkına varamıyor. Yirmi yıl sigara içmiş bir insan; yirmi yıl sonunda, “sigara içmeseydim nasıl olurdum” sorusunu cevaplama şansı olmadığı gibi, endüstriyel gıdaların üzerindeki farklılığı bilemeyecektir. Ama hiç kimse bilemeyecek. 
         Böyle yumak olmuş bilemediklerimizin; Uluslar arası ilişkilerde ve devlet hukukunda ki yansımaları, son 5-8 yıllık zaman dilimini bir önceki dönemle kıyaslama yeteneğimiz kaldıysa fark edebiliriz. 
         Amerika Birleşik Şirketler Devletinin içinde bulunduğu akıl bulanıklığı, içerde ve dışarıda meydana gelen insan merkezli değişim ve gelişimleri eğip bükememesinin cinnetidir. 
         Kabalist kültür alt yapılı kurukafa tarikatının, ABD yerine Amerika Birleşik Şirketler Devletinin (ABŞD) ikame ettiğinin tabi sonucu olarak, Devlet geleneği ve Devlet aklı olmayan ABŞD’nin, kendi uydularını bile şaşkına çeviren son on yıl içindeki davranışları, ABD’nin bir devlet değil tam bir eşkıya olduğunun su yüzüne çıkmış halidir. 
         Birleşmiş milletleri, NATO’yu ve diğer uluslar arası kuruluşları fütursuzca kullanması, mahalle kabadayısı gibi davranarak, Uluslar arası anlaşmaları yok sayması, insan malzemesinin şirketleşmiş Devlet kültüründe nasıl canavarlaşabildiğinin somut sonucudur. 
          ABD’nin Kudüs şehrini İsrail’in başkenti olarak tanıması başka türlü anlaşılamayacak, açıklanamayacak kadar eşkıyalıktır. 
           İnsan ve Devlet bağlamında; Türkiye Cumhuriyeti, Devlet aklı ve Devlet geleneği açısından, Dünyada bilimsel olarak literatüre girmiş Devlet olma vasıfları tarifine uyan beş devletten en önde gelenidir. Bu bakımdan tüm dünyaya örnek olacak Devlet olgunluğu ve yüceliğini segilemektedir.

 

 
Etiketler: DEVLET, VE, İNSAN,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Ekim 2018
TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR
99 Okunma.
14 Ekim 2018
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İDDİASI
236 Okunma.
11 Ekim 2018
GEÇMİŞ GERİDE DERS ÖNÜMÜZDE
254 Okunma.
04 Ekim 2018
ŞERAFETTİN NAS’IN BİTMEYEN MÜCADELESİ
269 Okunma.
01 Ekim 2018
FİNANSMAN MALİYETİ VE FİYAT ARTIŞI, İÇ PİYASALAR;
312 Okunma.
27 Eylül 2018
BM’NİN 73.GENEL KURULU VE ABD’NİN ÇÖKÜŞÜ
244 Okunma.
20 Eylül 2018
DEMİRPARK AVM (67BURDA) VE 3. HAVA ALANI
237 Okunma.
13 Eylül 2018
İNSAN OLMA SANATI VE DEVLET İŞLERİ
167 Okunma.
06 Eylül 2018
Modern yaşamın sebep sonuç çıkmazı
210 Okunma.
03 Eylül 2018
DARBELER VE EKONOMİK KRİZLER
139 Okunma.
30 Ağustos 2018
TRUMAN DOKTİRİNİ, MARŞHALL YARDIMI VE BAĞIMSIZLIK
200 Okunma.
16 Ağustos 2018
14 AĞUSTOS 2018 AK PARTİ’NİN 17. YAŞ GÜNÜ
456 Okunma.
08 Ağustos 2018
AMERİKA BİRLEŞİK ŞİRKETLER DEVLETİ
636 Okunma.
03 Ağustos 2018
BARDAĞI TAŞIRAN BRICS ZİRVESİ
294 Okunma.
26 Temmuz 2018
ENDİŞELENİN STRATEJİK ORTAKLAR
311 Okunma.
19 Temmuz 2018
SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ
316 Okunma.
12 Temmuz 2018
TÜRK SOLU SORUNSALI
450 Okunma.
05 Temmuz 2018
DÜNYANIN SON 200 YILI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
652 Okunma.
28 Haziran 2018
SEÇİM ATMOSFERİ
712 Okunma.
21 Haziran 2018
DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR
549 Okunma.
07 Haziran 2018
PARAN KADAR KONUŞ
554 Okunma.
31 Mayıs 2018
Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı
478 Okunma.
25 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
357 Okunma.
24 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
242 Okunma.
10 Mayıs 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNDEN SONRA
1004 Okunma.
03 Mayıs 2018
Dünya sahnesinde Türkiye
435 Okunma.
26 Nisan 2018
Bağımsız ve Milli Egemenliğine sahip olmak üzerine
681 Okunma.
19 Nisan 2018
Gündem seçim
1666 Okunma.
12 Nisan 2018
Beslenme ve Alışkanlıkları;
1980 Okunma.
05 Nisan 2018
Bir Ülke tasavvur ediniz ki;
1555 Okunma.
29 Mart 2018
Üçüncü Yol-üçüncü göz
1129 Okunma.
22 Mart 2018
Georges Politzer’den Sonra;
1170 Okunma.
15 Mart 2018
MESELE PETROL ENERJİ KORİDORU DEĞİL
784 Okunma.
08 Mart 2018
GELENEKSEL DÜĞÜNLER VE EKMEĞİN TADI
625 Okunma.
01 Mart 2018
İSTİLA – KATLİAM – YAĞMA GÖRÜN
1345 Okunma.
22 Şubat 2018
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE TERÖR
1119 Okunma.
15 Şubat 2018
Bütün Yollar Ortadoğu’ya çıkıyor
1521 Okunma.
08 Şubat 2018
Köprü meselesi ve kozlu kavşağı
1079 Okunma.
01 Şubat 2018
Birleşmiş Milletler ve Zonguldak
774 Okunma.
25 Ocak 2018
Başarılı olmak yerine, başarılıyı dibe çekmek
801 Okunma.
18 Ocak 2018
Yağmalanmış Ülkeler
1396 Okunma.
11 Ocak 2018
Hasta Partiler, Hastalıklı Partililer
651 Okunma.
05 Ocak 2018
Hafıza Kaybı
854 Okunma.
28 Aralık 2017
Üçüncü Dünya Halkları
770 Okunma.
24 Aralık 2017
İnsan Ne Kurttur, Nede Kuzu
578 Okunma.
14 Aralık 2017
İNSAN İÇİN DEVLET
819 Okunma.
30 Kasım 2017
İŞLETME VE MALİYET
752 Okunma.
23 Kasım 2017
İŞ KUR, KOSGEB, BAKKA
842 Okunma.
16 Kasım 2017
AMERİKAN RÜYASININ KABUSLARI
826 Okunma.
09 Kasım 2017
NE OLACAK BU TTK
811 Okunma.
02 Kasım 2017
GÜNÜN KONUSU TTK
948 Okunma.
26 Ekim 2017
TTK’YI KURTARMA PLANI
1167 Okunma.
19 Ekim 2017
DEVLET VE DEMOKRASİ
924 Okunma.
12 Ekim 2017
DALDAN DALA
1113 Okunma.
06 Ekim 2017
KIŞLIKLAR HAZIRLAYIN
808 Okunma.
28 Eylül 2017
ELEŞTİRİLMEK
945 Okunma.
22 Eylül 2017
PARTİLER VE TEŞKİLATLARI
1166 Okunma.
15 Eylül 2017
SİYASETİN FİNANSMANI
1248 Okunma.
08 Eylül 2017
Bu yazıyı 2013 Mayıs’ta yazmıştım!..
806 Okunma.
25 Ağustos 2017
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÇÜRÜME
1070 Okunma.
18 Ağustos 2017
HİZMETKAR VE MİLLİ (YERLİ) OLMAK
838 Okunma.
10 Ağustos 2017
Benim seçilmediğim yer batsın!
1248 Okunma.
02 Ağustos 2017
SOSYAL MEDYANIN YAN ETKİLERİ
894 Okunma.
25 Temmuz 2017
GENEL KURUL GELENEĞİ
1012 Okunma.
18 Temmuz 2017
DEMOKRASİNİN FİDANLIĞI DERNEKLER
1024 Okunma.
10 Temmuz 2017
EMEKLİ MAAŞLARI
1277 Okunma.
Haber Yazılımı