Yazı Detayı
25 Nisan 2019 - Perşembe 17:22 Bu yazı 675 kez okundu
 
“El öğüt verir ama ekmek vermez”
Recep ALKAN
 
 

Batı emperyalizminin tepeden baktığı “üçüncü dünya ülkeleri” diye anılan ülkeler; ‘sözde medeni batının’ muhasarası altında.

Ne kendi tabi kaynaklarını kullanarak kendi ekonomilerini ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar, nede egemenlik ve bağımsızlık haklarından gelen uluslararası hukukun açtığı alanda meşru mekanizmalara seslerin duyurabiliyorlar.

Batılı emperyalist ülkelerden tek farkları; teknolojik, ekonomik, savunma sanayileri bakımından batılı emperyalist ülkelere muhtaç olmalarıdır.

Özellikle doğal kaynakları açısından; kendi halkına ve ülkesinin tüm ihtiyaçlarını sağlayabilecek imkanları olsa bile, egemenlik hakkı ve bağımsızlık hakkını uluslararası alanda askeri veya stratejik açıdan kullanabilecek güce sahip değil.

Normal şartlarda serbest ticaret uluslararası meri teamüller çerçevesinde, diğer ülkeler gibi kendi doğal kaynaklarını her bağımsız ülke gibi kullanabilse aç kalmaz ve müstemleke muamelesi görmezdi. Ve dahi halk; ruhsuz liderler yerine kendi liderini seçebileceği özgür seçim ortamına sahip olarak, seçtiği liderin arkasında durabilse bağımsız ve egemenlik hakkını uluslararası alanda kullanabilirdi.

Dünya petrolünün çok büyük bölümünü sahip Venezuela, Brezilya, kendi petrol geliriyle ayakta durabilecek olan Libya, Tunus, Cezayir, Mısır, Irak, Suriye, İran, Katar, Yemen, BAE, Suudi Arabistan Vb, ülkeler batılı emperyalistlerin oyun sahası durumundadır.

Bu gerçekliğin temel nedenleri soyut gerekçelere veya Uluslararası genel kabuller hukukuna dayanmadığı için karşı direnç bloğu oluşmuyor.

Birleşmiş Milletler nezdinde, egemen ve bağımsız 193 devlet tanınmış olsa da, ve bunlarının tamamı uluslararası ilişkilerde eşit haklara sahip olsalar da, Dünya; beş büyük devlet ekseninde yoğunlaşmış hegemonya hakimdir.

Her ne kadar dünyanın gidişatında son söz, beş büyükler olarak bilinen ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa’ya aittir. BM’nin  kurucusu ve BM Güvenlik Kurulunun beş daimi üyesi olarak 15 ülkeden müteşekkil BM Güvenlik konseyi an az dokuzunun oyu ile alınmış kararları bir daimi üyenin veto etmesi kararı geçersiz yapmaktadır.

Bu düzenek çerçevesinde; tüm dünya ülkelerinin bağlı olduğu, Uluslararası kurumsal kuruluşlarda da aynı BM’de olduğu gibi hegemonya gölgesinde kalmaktadır.

Uluslararası Lahey adalet divanı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Uluslararası Ticaret örgütü, İMF, Dünya bankası gibi Uluslararası evresel hukukun gözetildiği kurumlar bile, arka odalarda bloklaşmış, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya, Portekiz, İtalya, Hollanda devletleri egemendir. Aynı zamanda bu devletler Amerika, Afrika, Ortadoğu, özellikle Kuzey Afrika ülkelerinde yaptıkları soykırımlarla meşhurdurlar. Bu gün Türkiye, Rusya, Japonya, Çin, İran gibi kadim medeniyetleri dağıtarak dünya hakimiyeti rüyası, hezeyanı, anaforu içinde bütün dünyada terör estiriyorlar.

Dünyada iki çeşit devlet vardır.

1-Başka devletleri sömüren devletler.

2-Başka devletler tarafından sömürülen devletler.

Sömüren devletler; ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya, Portekiz, İtalya, Hollanda devletlerdir.

Sömürülen devletleri bu egemen devletlerin sömürülen devletlerden farkı, hem kendi ülkelerinde halkları devletleri ile tam bir fikir uyuşması içinde olup, aynı ülkeler kendi aralarında da üçüncü ülkeler üzerinde ortak hegemonya yürütmeleri konusunda hem fikirler.

Sömüren ülkelerin yöntemi; üçüncü ülkelerin kendi halkları arasından devşirip eğiterek yetiştirdikleri kendi halkına yabancılaştırdıkları ruhunu satmış kendi devleti içinde aldığı görevi, kendisini yetiştirip satın alan ülke çıkarlarına hizmet eden, uyuyan hücreler tarafından yönetilmesidir. Çünkü o ülke toprakları üzerindeki çıkarlarını bu yöntemlerle koruduklarını birçok örnekte görüyoruz.

 

Bu yazıyı tasarlarken; detaylı araştırmalar yapmak maksadıyla, bir çok farklı ülke düşünce işçilerinin makaleleri üzerinde çalışırken, Arap Baharı kadrajı içine giren toplumsal sosyal etkileşimleri fark ettim.

Arap Baharının özgün halk tepkisinin domino etkisiyle dışa vuruş’unun kitleselleşmesi şeklinde ortak görüş var. Tepkinin arka planında; genel olarak, yerel iktidarların başarısızlıkları ve beceriksizliklerinin bedeli kendi halkına ödetmesi yoluyla kendi halkını sömürmesi düşüncesi var.

Velev ki; bu iktidarlar demokratik ve serbest seçimle seçilmiş olup yeterli halk desteğine sahip olsalar da, halk nezdinde iç ve dış sömürü mekanizmaları görünür hale geldiğinden, seçilmiş iktidara bir nevi halk tokadı niteliğindedir.

İşte içinden bakıldığında görülemeyen tehlikeler bu aşamada işin içine dalıyorlar. Demokratik yollarla veya serbest seçimlerle iktidar olamayan iç muhalefet unsurları bu sisli havada, iktidar halk tokadını yemişken “acaba iktidarı ele geçirebilirmiyiz” derdine düşerler.

Mevcut iktidarın başarısızlığını ve beceriksizliğini yüzüne vurmak için yola çıkan halk, normal yollarla iktidara gelemeyecek durumdaki muhalefetin manipülasyon tuzağına düşerek, mevcut iktidarı ve kendi devletlerini yakıp yıkma öfkesine dönüşerek, devletin kontrolü kaybetmesine neden oluyor.

Bu aşamada da maalesef; batılı emperyalistler, sömürücüler (ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya, Portekiz, İtalya, Hollanda) için bulunmaz bir fırsat olarak, iç muhalefet ile gizli pazarlıklar başlıyor.

Genellikle marjinal siyaset ehli olarak iktidara susamış bu dağınık ve fikir karmaşası içindeki muhalefet, ülkenin ulusal çıkarlarını bile risk altına alacak sözler vererek ve emperyalist ülkelere yaslanarak iktidarı ele geçirdikleri acı bir sonuç üretiyor.

Bu süreç; Kuzey Afrika ülkelerinde tıkır tıkır işledi. Halk pirinç isterken elindeki bulgurdan da oldu.

Bu teoriye örnek olarak; Mısır, Brezilya, Libya gösterilebilir.

Bu yöntem 15 Temmuz 2016 yılında Türkiye’de farklı bir versiyonda denendi. Türk Milletinin şahsına münhasır özniteliklerinden dolayı bir gecede önlendi.

ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya, Portekiz, İtalya, Hollanda oluşan çıkar koalisyonu, Venezuela ve Sudan’da Türkiye’de olduğu gibi halkın direnci ile karşılaştı. Arap Baharı adına ne derseniz deyin, farklı bir halk davranışına evrildi.

Venezuela ve Sudan’da halk iktidarı kontrolü altında tutuyor.

En ürkütücü sonucun kesinlikle iç muhalefetin ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya, Portekiz, İtalya, Hollanda’dan oluşan şer koalisyonundan destek alarak iktidara gelmesidir. Genellikle marjinal siyaset unsurlarından oluşan bu tip oluşumlar iktidara geldiklerinde, iyi bilinsin ki, egemenlik ve bağımsızlık başka devletlerin eline geçmiş demektir.

Ülkemizde de maalesef muhalefet gerek seçimlerde ve gerekse muhtelif manipülasyon durumlarında bu ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya, Portekiz, İtalya, Hollanda şer koalisyonundan açıkça destek istiyor ve hatta müdahale çağrısı yapabiliyor.

Sudan’da halk Ömer el-Beşir hükümetini iktidardan indirdi ama yerine askeri darbecilerin geçmesine izin vermedi.

  SUDAN ÖRNEĞİ

Afrika Koordinasyon ve Eğitim Merkezi (AKEM) ve Afrika Araştırmacılar Derneği (AFAM) üyesi de olan Sudanlı Araştırmacı-Yazar Mayada Kemal Elden, AA ajansına Sudandaki gelişmeleri şöyle özetliyor.

, "Arap baharı ile Mısır, Libya, Tunus ve Cezayir'de rejimlerin yıkılmasını hedef alan hareketler Sudan gençliğini de etkiledi. Sudan muhalefeti bu durumdan faydalanarak ve sosyal medyayı çok etkin kullanarak protestocuları sokaklara toplamayı başardı. 30 yıl süren ve gittikçe yıpranan el-Beşir hükümetinin pasifliği bir nevi geldiğimiz noktanın haritasının çizilmesine yardımcı oldu. Ayrıca el-Beşir hükümeti daha önce benzer olaylar yaşadığı için kendine fazla güvenmiş olabilir. Bu yüzden yeterli önlem alınmadı.

"Göstericiler ve muhalefet yurt dışından mali destek aldı elbette. Protestolar yabancı medyada birinci haber olarak geçti. Sosyal medya ise olayları çoğu zaman abartarak, çarpıtarak, gerçek gibi yansıttı. Bu abartılı algı operasyonu olayların çığırından çıkan düzeye taşınması sağlandı. Bu olayda aslında bir nevi medyanın var olmayan bir şeyi nasıl gerçekleştirdiğini gördük. Öte yandan İsrail, Sudan'da protestoları açıktan destekledi. ABD'li ve İngiliz diplomatlar, gerek sosyal medya üzerinden gerek meydanlarda göstericileri ziyaret ederek açıktan destek verdi. Meslek Erbabı Birliği liderleriyle görüşmeler gerçekleştirerek destek vereceklerini söylediler. Al Jazeera ve Al Arabiya haber kanalarının da bu süreçte olumsuz rol oynadıklarını düşünüyorum." AA.

Görüldüğü gibi hedefteki Ülkelerin başında olan güzel Ülkemizde BEKA sorunu var ve içerdeki işbirlikçiler olduğu müddetçe olmaya devam edecektir. Çünkü ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya, Portekiz, İtalya, Hollanda şer koalisyonunun Ülkemiz üzerindeki emelleri 1914 yılında neydi ise bu gün de aynıdır.

El öğüt verir ama ekmek vermez.

 
Etiketler: “El, öğüt, verir, ama, ekmek, vermez”,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Temmuz 2019
1436 Okunma.
04 Temmuz 2019
SOSYAL MEDYA VE EDEP
1344 Okunma.
01 Temmuz 2019
CHP’NİN PRANGASI VE İSTANBUL SINAVI
1127 Okunma.
27 Haziran 2019
HANGİ AK PARTİ
705 Okunma.
24 Haziran 2019
VE İSTANBUL SEÇİMİNİ YAPTI
1747 Okunma.
20 Haziran 2019
AKDENİZ’İ KIRMIZIYA BOYAYACAKLAR
1657 Okunma.
17 Haziran 2019
SOSYAL SORUMLULUK
3335 Okunma.
13 Haziran 2019
PARALEL PARTİ YAPILANMASI
1040 Okunma.
10 Haziran 2019
SİYASİ PARTİLER ENDİŞE VERİCİ
1039 Okunma.
07 Haziran 2019
AK PARTİ GENEL MERKEZİNE
1259 Okunma.
02 Haziran 2019
GALASARAY UEFA ŞAMPİYONASINDA HAKEMLERİDE YENEREK ŞAMPİYON OLDU
486 Okunma.
30 Mayıs 2019
KONUŞUYORMUSUNUZ YOKSA GÜRÜLTÜ MÜ ÇIKARIYORSUNUZ?
764 Okunma.
27 Mayıs 2019
SAĞDUYUDAN İKTİDARA VE MUHALEFETE UYARI
824 Okunma.
23 Mayıs 2019
İTİLAF VE İTTİFAK DEVLETLERİ ÇOK PARTİLİ KOALİSYON BEKLİYOR
769 Okunma.
20 Mayıs 2019
TÜRKİYENİN ÇİVİSİ
915 Okunma.
16 Mayıs 2019
SORU ŞU
480 Okunma.
13 Mayıs 2019
DÜNYANIN ÇİVİSİ
617 Okunma.
09 Mayıs 2019
ERGUVAN ŞEHRİ İSTANBUL’DA SEÇİM VE ORGANİZE İŞLER
620 Okunma.
06 Mayıs 2019
Venezuela ve Sudan
516 Okunma.
02 Mayıs 2019
BU BİR KOMPLO TEORİSİ DEĞİLDİR!
515 Okunma.
30 Nisan 2019
GLOBAL ANARŞİZM
430 Okunma.
23 Nisan 2019
HEDEFTEKİ TÜRKİYE
410 Okunma.
18 Nisan 2019
Sigara İçmek Yada İçmemek
604 Okunma.
15 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-10
413 Okunma.
11 Nisan 2019
İstanbul’un Gizemli Erguvan Mevsimi
760 Okunma.
08 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-9
358 Okunma.
04 Nisan 2019
CHP’NİN YİRMİ YILI
451 Okunma.
01 Nisan 2019
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
542 Okunma.
28 Mart 2019
“UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN”
663 Okunma.
22 Mart 2019
ZONGULDAK’A BİR BABAYİĞİT LAZIM
576 Okunma.
21 Mart 2019
YENİ BİR DÜNYA KURULUR VE TÜRKİYE DE BU DÜNYADA YERİNİ BULUR
474 Okunma.
18 Mart 2019
ZONGULDAK’TA SEÇİM VAR
491 Okunma.
14 Mart 2019
DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKMÜ?
361 Okunma.
11 Mart 2019
SOSYAL DEMOKRATLIĞIN TEORİK TEMELİ
482 Okunma.
07 Mart 2019
MARJİNAL SİYASET
438 Okunma.
04 Mart 2019
MERKEZİYETÇİ HİYARARŞI KOLAYCILIĞI
489 Okunma.
28 Şubat 2019
ABD-AVRUPA ULUSLARARASI ANLAŞMALARI ASKIYA ALDI
432 Okunma.
25 Şubat 2019
YENGEÇ SENDROMU
938 Okunma.
21 Şubat 2019
EVRENSEL TABİ HUKUK
604 Okunma.
18 Şubat 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-8
449 Okunma.
14 Şubat 2019
BU ÇÖPLÜKTEN GERİ DÖNÜŞEBİLİR ATIK ÇIKMAZ
614 Okunma.
10 Şubat 2019
BELEDİYECİLİĞİN ŞİFRELERİ
636 Okunma.
07 Şubat 2019
SÜRÜ PSİKOLOJİSİ
590 Okunma.
04 Şubat 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-2
631 Okunma.
31 Ocak 2019
METAMORFOZ
699 Okunma.
24 Ocak 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-1
731 Okunma.
21 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-7
488 Okunma.
17 Ocak 2019
MANEVİ DENGESİ BOZUK PARTİLİ PROFİLİ
612 Okunma.
13 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-6 Dr. Hikmet Kıvılcımlı özel
589 Okunma.
10 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm-5
602 Okunma.
07 Ocak 2019
HALK DALKAVUK’LUĞU
639 Okunma.
03 Ocak 2019
AHLAK VE DİN
625 Okunma.
27 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm 4
694 Okunma.
23 Aralık 2018
ABD'nın Kısa Kanlı Soykırım Tarihi...
702 Okunma.
20 Aralık 2018
DOLAR SİLAHI
521 Okunma.
13 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-3
719 Okunma.
10 Aralık 2018
“YANDAŞ”
632 Okunma.
06 Aralık 2018
AK PARTİ DR. ÖMER SELİM ALAN DEDİ
825 Okunma.
29 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-2
642 Okunma.
22 Kasım 2018
Zonguldak ve Türkiye Taşkömürü Kurumu
932 Okunma.
19 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-1
664 Okunma.
15 Kasım 2018
KUVVETLER AYRILIĞI VE ADİL DEVLET
630 Okunma.
08 Kasım 2018
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kırmızıçizgileri
843 Okunma.
05 Kasım 2018
Sultan Galiyev ve Mustafa Suphi neden öldürüldü?
703 Okunma.
01 Kasım 2018
CUMHURİYET VE MİLLİ KURUMLAR
693 Okunma.
25 Ekim 2018
MİLLİ MEVZULAR VE POLİTİKA
826 Okunma.
18 Ekim 2018
TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR
961 Okunma.
14 Ekim 2018
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İDDİASI
698 Okunma.
11 Ekim 2018
GEÇMİŞ GERİDE DERS ÖNÜMÜZDE
863 Okunma.
04 Ekim 2018
ŞERAFETTİN NAS’IN BİTMEYEN MÜCADELESİ
801 Okunma.
01 Ekim 2018
FİNANSMAN MALİYETİ VE FİYAT ARTIŞI, İÇ PİYASALAR;
840 Okunma.
27 Eylül 2018
BM’NİN 73.GENEL KURULU VE ABD’NİN ÇÖKÜŞÜ
724 Okunma.
20 Eylül 2018
DEMİRPARK AVM (67BURDA) VE 3. HAVA ALANI
826 Okunma.
13 Eylül 2018
İNSAN OLMA SANATI VE DEVLET İŞLERİ
654 Okunma.
06 Eylül 2018
Modern yaşamın sebep sonuç çıkmazı
771 Okunma.
03 Eylül 2018
DARBELER VE EKONOMİK KRİZLER
631 Okunma.
30 Ağustos 2018
TRUMAN DOKTİRİNİ, MARŞHALL YARDIMI VE BAĞIMSIZLIK
768 Okunma.
16 Ağustos 2018
14 AĞUSTOS 2018 AK PARTİ’NİN 17. YAŞ GÜNÜ
994 Okunma.
08 Ağustos 2018
AMERİKA BİRLEŞİK ŞİRKETLER DEVLETİ
1247 Okunma.
03 Ağustos 2018
BARDAĞI TAŞIRAN BRICS ZİRVESİ
703 Okunma.
26 Temmuz 2018
ENDİŞELENİN STRATEJİK ORTAKLAR
726 Okunma.
19 Temmuz 2018
SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ
886 Okunma.
12 Temmuz 2018
TÜRK SOLU SORUNSALI
971 Okunma.
05 Temmuz 2018
DÜNYANIN SON 200 YILI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
1174 Okunma.
28 Haziran 2018
SEÇİM ATMOSFERİ
1209 Okunma.
21 Haziran 2018
DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR
1208 Okunma.
07 Haziran 2018
PARAN KADAR KONUŞ
1104 Okunma.
31 Mayıs 2018
Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı
1023 Okunma.
25 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
878 Okunma.
24 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
714 Okunma.
10 Mayıs 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNDEN SONRA
1666 Okunma.
03 Mayıs 2018
Dünya sahnesinde Türkiye
864 Okunma.
26 Nisan 2018
Bağımsız ve Milli Egemenliğine sahip olmak üzerine
1229 Okunma.
19 Nisan 2018
Gündem seçim
2134 Okunma.
12 Nisan 2018
Beslenme ve Alışkanlıkları;
2516 Okunma.
05 Nisan 2018
Bir Ülke tasavvur ediniz ki;
2078 Okunma.
29 Mart 2018
Üçüncü Yol-üçüncü göz
1716 Okunma.
22 Mart 2018
Georges Politzer’den Sonra;
1740 Okunma.
15 Mart 2018
MESELE PETROL ENERJİ KORİDORU DEĞİL
1239 Okunma.
08 Mart 2018
GELENEKSEL DÜĞÜNLER VE EKMEĞİN TADI
1198 Okunma.
01 Mart 2018
İSTİLA – KATLİAM – YAĞMA GÖRÜN
1939 Okunma.
22 Şubat 2018
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE TERÖR
1668 Okunma.
15 Şubat 2018
Bütün Yollar Ortadoğu’ya çıkıyor
1951 Okunma.
08 Şubat 2018
Köprü meselesi ve kozlu kavşağı
1728 Okunma.
01 Şubat 2018
Birleşmiş Milletler ve Zonguldak
1332 Okunma.
25 Ocak 2018
Başarılı olmak yerine, başarılıyı dibe çekmek
1300 Okunma.
18 Ocak 2018
Yağmalanmış Ülkeler
1949 Okunma.
11 Ocak 2018
Hasta Partiler, Hastalıklı Partililer
1080 Okunma.
05 Ocak 2018
Hafıza Kaybı
1455 Okunma.
28 Aralık 2017
Üçüncü Dünya Halkları
1286 Okunma.
24 Aralık 2017
İnsan Ne Kurttur, Nede Kuzu
1028 Okunma.
14 Aralık 2017
İNSAN İÇİN DEVLET
1285 Okunma.
07 Aralık 2017
DEVLET VE İNSAN
1055 Okunma.
30 Kasım 2017
İŞLETME VE MALİYET
1260 Okunma.
23 Kasım 2017
İŞ KUR, KOSGEB, BAKKA
1337 Okunma.
16 Kasım 2017
AMERİKAN RÜYASININ KABUSLARI
1311 Okunma.
09 Kasım 2017
NE OLACAK BU TTK
1287 Okunma.
02 Kasım 2017
GÜNÜN KONUSU TTK
1540 Okunma.
26 Ekim 2017
TTK’YI KURTARMA PLANI
1665 Okunma.
19 Ekim 2017
DEVLET VE DEMOKRASİ
1507 Okunma.
12 Ekim 2017
DALDAN DALA
1695 Okunma.
06 Ekim 2017
KIŞLIKLAR HAZIRLAYIN
1218 Okunma.
28 Eylül 2017
ELEŞTİRİLMEK
1454 Okunma.
22 Eylül 2017
PARTİLER VE TEŞKİLATLARI
1867 Okunma.
15 Eylül 2017
SİYASETİN FİNANSMANI
1942 Okunma.
08 Eylül 2017
Bu yazıyı 2013 Mayıs’ta yazmıştım!..
1277 Okunma.
25 Ağustos 2017
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÇÜRÜME
1541 Okunma.
18 Ağustos 2017
HİZMETKAR VE MİLLİ (YERLİ) OLMAK
1305 Okunma.
10 Ağustos 2017
Benim seçilmediğim yer batsın!
1753 Okunma.
02 Ağustos 2017
SOSYAL MEDYANIN YAN ETKİLERİ
1368 Okunma.
25 Temmuz 2017
GENEL KURUL GELENEĞİ
1476 Okunma.
18 Temmuz 2017
DEMOKRASİNİN FİDANLIĞI DERNEKLER
1413 Okunma.
10 Temmuz 2017
EMEKLİ MAAŞLARI
1720 Okunma.
Haber Yazılımı