İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
Bomba süsü veren koca tutuklandı
Yazı Detayı
10 Temmuz 2017 - Pazartesi 12:15 Bu yazı 580 kez okundu
 
EMEKLİ MAAŞLARI
Recep ALKAN
 
 

Her yıl olduğu gibi bu yıl’da Temmuz ayı başında yine emekli maaş zammı konuşuluyor. Konuşulmalı mutlaka, tartışılmalı. 
          Ancak; üç aylık hafıza ve buradan elde edilen fotoğrafla bu konu anlaşılamaz. 
          1988 yılında; emekli maaşının hesaplanmasına esas teşkil eden esaslar ile 2017 yılı emekli maaş hesaplanmasına esas olan usul aynı değil.
         Öncelikle; anlaşılması gereken, Sigorta nedir ne değildir? Sigorta evrensel hukuka; “sigorta poliçesinde belirlenmiş kriterler çerçevesinde karşılıklı imza altına alınmış taahhütleri içeren iki tarafı olan sözleşme” olarak girmiştir. Bu bakımdan, 5510 sayılı yasa aynı zamanda sigortalının işe girişi ile sigorta poliçesi hükmün taşır. Bir nevi ikili sözleşme niteliğinde olduğundan imzalandığı tarihten itibaren şartlar değiştirilemez. 
         1988 yılında emekli maaşı hesaplanmasına esas olan usul; 25 hizmet yılı içinde 5000 gün SGK pirimi ödemiş olan çalışanın, 5000 güne tekabül eden maaş bağlama oranı, son beş yılın pirime esas kazançların ortalamanın 60’ı ayrıca 5000 güne ilaveten sonraki her 240 pirim günü karşılığında bir puan ilave olurdu. 
         1988 yılındaki duruma göre emekli maaşı hesaplasak; emeklinin 7400 pirim günü olduğunu düşünelim bu emeklinin emekli maaş oranı, SGK pirime esas kazançlarının son beş yıl ortalamasının bir aya tekabül eden tutarının 70’i olacaktı. Bu oran 1993 yılında son on yılın ortalamasının 5000 pirim gününe 50 + 240 pirim gününe 1 puan olarak değiştirildi. 
         Tam bu noktada Sosyal güvenlik sisteminin işleyiş biçimini bir tespit etme yeri geldi.
-O zamanki SSK yanında Bağ-kur, Emekli sandığı Kanunları ayrı olup uygulamaları farklıydı.       Memurların prime esas kazançları baz memur maaşı üzerinden prim ödüyorlardı. Baz maaş dışındaki kazançlarından prim ödemiyorlardı. Ancak emekli maaşları hesaplanırken tüm kazançları üzerinden emekli maaşları hesaplanıyordu. Yani baz memur maaşını 3300, 00tl var sayarsak, baz maaşlarından prim ödüyorlardı. 10000, 00tl-15000, 00 memur maaşı alan üst düzey memurlar 3300, 00tl üzerinden prim ödüyorlar, ancak emekli maaşları hesaplanırken 10000, 00tl-15000, 00tl üzerinden hesaplanıyordu.-
         Pirime esas kazançlar derken buna bir açıklık getirirsek; işçilerde işveren tarafından işçiye verilen tüm aynı ve nakdi ödemeler, ikramiye, maaş sosyal hak VS pirime esas kazanç sayılır. 
         Memur; sadece baz memur maaşı pirime esas kazançtır. Yolluk harcırah muhtelif tazminatlardan sigorta pirimi ödenmez, ve fakat emekli maaşı hesaplanmasında pirime esas kazançlardan sayılır.
         1992 yılında Başbakan Rahmetli Demirel ve dönemin SHP genel başkanı Başbakan yardımcısı olarak; işçilerden kesilip de İşverenler SGK’ya ödemedikleri primleri (toplan 10 trilyon tl) sildiler. 
        İşçi emekli maaş zammının hesaplanması; 5510 sayılı kanunun 3 madde 19. fıkrasında tarif edildiği gibi, “29) Güncelleme katsayısı: 4 üncü madde kapsamında sigortalı sayılanların, her yılın Kasım ayına ait kanunî süresi içinde verilen belgelerindeki prim tahakkukları üzerinden bulunacak ortalama prime esas günlük kazancın, bir önceki yılın aynı ayına ait ortalama prime esas günlük kazanca göre değişim oranı ile her yılın Aralık ayına göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranının toplamının yarısına (1) tam sayısının ilave edilmesi sonucunda bulunan değeri, ifade eder”. 
       5510 sayılı SGK kanunu 2005 yılında meclisten geçti. Bu kanun aynı zamanda üç ayrı sosyal güvenlik kurumunu aynı kanun altında birleştirdi. Birleştikten sonra emekli maaş hesaplanma usul ve esasları tek madde halinde “herkes pirim ödediği pirime esas kazançları üzerinde hesaplanan emekli maaşı alacaktır” diyordu.
        Bu madde üst düzey memurları ve siyasileri hatta bütün bürokratları rahatsız etti. Yukarıda örnekte olduğu gibi ya tüm kazançlardan SGK pirimi ödeyecek, yada baz memur maaşından SGK pirimi ödeyerek şube müdürüyle aynı emekli maaşı alacaktı. 
           Bu günlerde İstanbul’a yürüyerek ADALET arayan zamanın ana Muhalefet Partisinin AYM’ne iptal başvurusu ile kanun ilgili maddesi AYM tarafından iptal edildi. Zamanın AYM raportörü Prof.Dr. Tansel Çölaşan tarafından “kazanılmış hak geri alınamaz” şeklinde açıkladı. 
           Yani merak ediyorsanız üst düzey bürokratların ve siyasetçilerin aldıkları maaşla ödedikleri SGK primine bir bakın ve sonrada aldıkları emekli maaşlarına bakın.
           Sonra vakit bulursanız SGK Tahsisler daire Başkanlığı yetkilisinin; Ekeli Derneklerinin sorularına verdiği komik cevaba bir bakın. “Efendim bu gün SGK’lı olarak çalışanlardın ödediği primler emeklilerimizin emekli maaşlarını bile karşılamıyor, o nedenle emekli maaş zammı istenen düzeyde olmuyor” diyebiliyor. 
           Oysa 1999 yılında Rahmetli Bülent Ecevit’in içime sinmedi diyerek onayladığı 4447 sayılı kanuna göre işçi emeklisi Memur Katsayısına göre hesaplanan emekli maaş zammı hesaplanmasının dışına çıkarıp TÜFE’nin değişim oranı toplamının yarısına 1 tam sayı eklenerek hesaplanıyor. 
            Bence İstanbul yerine SGK’ya yürüyüp sebep oldukları adaletsizliği düzeltmeliler.
 

        
  

 
Etiketler: EMEKLİ, MAAŞLARI, , , , ,
Yorumlar
Haber Yazılımı