Yazı Detayı
05 Aralık 2018 - Çarşamba 17:45 Bu yazı 322 kez okundu
 
ENGELSİZ, GÜZEL GÜNLERE...
Neslihan YÜKSEL
 
 

 

Hepimizi bir anne doğurdu. Bazen acele edip gelenlerimiz olsa da, çoğumuzu dokuz ay karnında taşıdı. Doğuşta hepimiz eşitiz aslında. Bir anne karnı ve yaşam, sonrasında. Her şey bir anne rahmine düştükten sonra başlar, insanın masalında...Kimimiz bir ümitle beklenmiş, kimimiz binbir ümit ve sonsuz özlemle. Kimimiz belki beklenmedik anda, sürpriz bir şekilde...

Bazen bu doğumsal süreçte, bazen de sonrasında, aksi giden şeylerden ötürü, engelli biri oluruz. Hayat şartlarında yaşadığı zorluklar dışında, bu durum insan da bir eksiklik yapmaz aslında. Nedense; bir günah işlemiş de cezalandırılmış gibi, hep bir şekilde gizlenmiş, dışlanmış engeli olanlar. Tüm cesaretini toplayıp insan içine karıştığında bile bazen meraklı, bazen alaycı, bazen manidar en kötüsü de bazen acıtan bakışlarla karşılaşmış. “Ben de varım!” diye tüm gücüyle hayata tutunmaya çalışan variyetini, bu köhne bakışlar karşılamış. Yaşadığı tüm zorluklar bir yana, “ben de sizin gibi biriyim” ispatına girmiş yorgun bedenleri. Beni olduğum gibi kabul edin çabası vermekte, niceleri...

Aslında her yerde görmekteyiz onları. Bazı zaman, bizler evimizden çıkmaya üşenip alışverişi bile telefonla ayağımıza istediğimizde; onlar tekerlekli sandalyeleri veya bastonları ile kaldırımlardaki ve yollardaki tüm engellere rağmen mesafeler katedip işlerine gitmekte. Bizler yürümek için ayaklarımız olduğu halde işe gitmek için arabanın kontağını çevirmeye üşenirken, onlar olimpiyatlarda madalyalar kazanmakta. Bizim çocuklar, öğretmenin verdiği ödevleri yapmak için mızmızlanırken, onlar tek parmaklarıyla, bazen sadece burunları ile kitap yazmakta...

İhtiyaç duyduğu güç insana doğuştan verilmekte. Herkes bu güce sahip. Mesele, tüm kalbiyle inanıp o gücü açığa çıkarmakta. Sözde hiçbir engelimiz yokken, bir tembellik, bir rehavet, bir hazırcılık sarmış bedenlerimizi. Oysa her gün gözümüzün önünde onlarca mucize gerçekleşmekte. İnanmıyorsanız bakın. Çevrenizdeki engellilere. (Bu tabiri kullanmak pek hoşuma gitmiyor aslında.)  Biz düz yolda gitmeye nazlanırken, onlar tüm zorluklarına rağmen çooook mesafeler katetmekte. Çünkü kalpleri inanmış ve yılmadan azimle çabalayıp başarmışlar. Pek de bir şey istemiyorlar aslında. Sadece engel olmasak yeterli bence. Biraz da moral ve destekle üstlerinden gelemeyecekleri şey de yok. Biraz ilham alıp azimlerinden, hayata tutunma çabalarından ve isteklerinden birbirimize destek olsak, önlerindeki engelleri kaldırıp eksik yanlarını gözetip sarsak, sarmalasak. Ne kaybederiz ki? Onların yaralarına merhem olsak, en azından göz göze geldiğimizde bir dostu görmüş gibi, gülümseyerek bir selam versek, hatır sorsak?...

Hayatın bize neler hazırladığından habersiz, akıntıya kapılmış yaprak gibi sürüklenmekteyiz. Sonunda kıyıya vursak da, sudan çıkmış balık gibi bedenlerimiz. Engeli olan insanlardan çok şey öğrenebiliriz. Onları hayata katmalıyız. Belki bu sayede, hiç farketmediğimiz nimetlerin şükrüne ereriz. Kim bilir, belki hep yarım olan yanımızı tamamlayabiliriz?Asıl engelin kalplerde olduğunu görüp bir olup birlikte, takvimdeki bir güne sığdırılmadan, daha nice güzel engelsiz günlere...

Sevgi, saygı, azim ve özlemle,...

Instagram/tcneslihanyuksel

Facebook/İçsel Algılar

Blog/icselalgilar.blogspot.com

 

 

 
Etiketler: ENGELSİZ,, GÜZEL, GÜNLERE...,
Yorumlar
Haber Yazılımı