Yazı Detayı
11 Ekim 2018 - Perşembe 18:10 Bu yazı 398 kez okundu
 
GEÇMİŞ GERİDE DERS ÖNÜMÜZDE
Recep ALKAN
 
 

       Serbest piyasa ekonomisi; rekabetçi piyasa ekonomisi sistemi içinde, üretim ve ticaret arz talep dengesi içinde doğal akışıyla işler. Ancak; Dünya sistemi, kendi doğal dinamikleri ile işleyen ekonomik mekanizmaları kendi kontrolü dışında, istemediği öngörmediği bölge veya ülkelerde sermaye birikiminden dolayısı ile güç merkezleri yükselişinden ürkmeye başladı.

        Bu noktaya kadar üretim ve sermaye, piyasa koşullarında ticari kurallar işliyordu. Sermaye ve teknolojinin emperyalist sistemin kontrolü dışında farklı merkez ve ülkelerde kendini htirmesi emperyalist sistemin gücünü zaafa uğratması korkusu başlattı.

        İşte bu yüzden artık; emperyalizm, öyle kendi başına serbest piyasa ekonomisi koşullarına moşullarına razı gelemez gelemedi de.

        Dünya Ticaret Örgütü(World Trade Organization-WTO) aslında serbest rekabet ve serbest piyasa ekonomisi sistemini koruyup geliştirmek içindi. Artık serbest rekabet ve serbest piyasa mekanizmalarına üyesi olan güçlü ülkelerin lehine müdahale örgütü oldu.

        Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları piyasa ekonomisi sistemine göre değil emperyalist sistemin emirlerine göre çalışıyor.

       Yani; Ülkenizin ekonomisi içerde ve dışarıda tam liberal olsa, tamamen serbest piyasa ve rekabet sitemine göre işlese, ekonominizin bütün parametreleri dört dörtlük olsa bile, emperyalistlere muhalif tutum içine girerseniz, bir anda ekonominiz altüst olur.

 

ÜLKENİN ADI            MİLLİ GELİRİ                      DIŞBORCUN MİLLİ GELİRE ORANI

ABD                          15,6 TİRİLYON DOLAR                                               101

JAPONYA                  6,0    TİRİLYON DOLAR                                            211

ALMANYA               3,4 TİRİLYON DOLAR                                                  82

İNGİLTERE              2,4  TİRİLYON DOLAR                                                  90

FRANSA                   2,6  TİRİLYON DOLAR                                                  90

İTALYA                    2,0     TİRİLYON DOLAR                                           127

İSPANYA                 1,3  TİRİLYON DOLAR                                                 84

TÜRKİYE                  790 MİLYAR DOLAR                                                36

BELÇİKA                    484  MİLYAR DOLAR                                                99

PORTEKİZ                  212 MİLYAR DOLAR                                              123

YUNANİSTAN           249 MİLYAR DOLAR                                               156

       Yukarıda ki tabloya göre buradaki Ülkelerin içinde en iyi ekonomik durum Türkiye’de peki, neden Türkiye ekonomisi köşeye sıkışabiliyor?

 

       Peki; bu emperyalistler hangi ülkeler. Bu ülkeleri dünya halkları biliyor.

      1492 Amerika’yı keşfedip yağmalayan, Amerika’nın gerçek sahiplerini soykırımla yok eden. Afrika ve tüm dünyadaki katliamları yapan, kendi halinde yaşama savaşı içindeki korumasız ülkelerin doğal kaynaklarını yağmalayarak şişmanlayıp sapkınlaşan; İngiltere, Fransa, İtalya; Hollanda, Almanya, İspanya, Portekiz, ABD’dir.

      Bu Ülkeler II.Dünya savaşında birbirleriyle savaşıp, savaş bitince bir masa etrafında toplanarak, Truman Doktrini öncülüğünde Marshall yardım planını yaptılar. Yerle bir olan İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Japonya’yı yeniden aya kaldırıp dünyaya imparatorluğunu kurarak ABD’yi de başına oturttular.

      Bu Marshall yardım planına sonradan Yunanistan ve Türkiye’yi de eklediler. Yunanistan’a 300 milyon dolar, Türkiye’ye 100 milyon dolar yardım ettiler. Peşinden Türkiye’nin kendini SSCB’ne karşı korusun diye II.Dünya savaşında eskittikleri silah ve teçhizat bağışladılar. Karşılığında dikkat edin;  27 Aralık 1949 tarihli; FULBRİGHT ANLAŞMASI’nı inzalattılar.

       FULBRİGHT anlaşması bir eğitim sisteminin ABD’ye satılması anlaşmasıdır. Türk Milletinin kendine özgü ruh ve karakteristik öz niteliğini, ve Osmanlı ahlak anlayışı ile Türklük şuurunu yok etmek için yapılmış bir anlaşmadır.   

       Marshall yardım planı anlaşması, yerle bir olmuş; Almanya, İngiltere, Japonya, Fransa, İtalya, Hollanda, İspanya, Portekiz VS ülkeleri on yılda paranın ve teknolojinin merkez yaptı.

       Marshall yardımını tek başına ABD finanse ediyordu. Nasıl mı? 1941 yılında ABD merkez bankası altın karşılığında para basma şartını kaldırdı. Hiçbir uluslararası hukuksal tarafı olmadığı halde artık ABD doları sadece mürekkep ve kağıt masrafı kadar ucuzdu. Çuval çuval para basıp  Almanya, İngiltere, Japonya, Fransa, İtalya, Hollanda, İspanya, Portekiz VS ülkelere dağıttılar.

      Bizim Ülkemizin de yüz milyon dolar karşılığında bağımsızlığımızı elimizden aldılar. 1963 yılında; Makarios’un Kıbrıs’ta ki Türkleri katletmeye başladığı halde Merhum İsmet İnönü müdahaleye hazırlanırken meşhur Johnson mektubunu önüne koyuverdiler. 

Merhum İnönü bu acı itirafı o zaman yapmıştır.

      

1963 YILINDA İSMET İNÖNÜ’NÜN TİMSAH GÖZYAŞLARI

       “Yalnızca Milli Eğitim’in değil, diğer pek çok bakanlıkların 1949'dan başlayarak Amerikalı uzmanlar güdümlendiğine ilişkin acı gerçek, Türkiye’yi Amerikan yarı- sömürgesi durumuna düşürerek Türk Milleti’nin anlına bu lekeyi süren ve bu anlaşmada imzası olan İsmet İnönü tarafından, yıllar sonra, 1963'de "timsah gözyaşlarıyla” şöyle itiraf etmişti.

"Daha bağımsız ve kişilik sahibi dış politika izlemesini istiyoruz. Herkes aynı şeyden söz ediyor. Nasıl yapacağım ben bunu? Karar vereceğim ve işi teknisyenlere havale edeceğim. Onlar ayrıntılı çalışmalar yapacaklar ve öneriler hazırlayacaklar.

Yapabilirler mi bunu?

Hepsini çevresinde uzman denen yabancılar dolu. İğfal etmeye çalışıyorlar. Başaramazlarsa işi sürüncemede bırakmaya çalışıyorlar. O da olmazsa karşı tedbir alıyorlar. Bir görev veriyorum sonucu bana gelmeden, Washington’un haberi oluyor. Sonucu memurlardan önce sefirden öğreniyorum.
...
Böyledir bu işler, peygamber edasıyla size dünyaları vaat ederler. İmzayı attınız mı ertesi günü gelmişlerdir. Personeli gelmiştir, teçhizatı gelmiştir, üsleri gelmiştir. Ondan sonra sökebilirsen sök. Gitmezler. Ancak bu sorunun üzerine vakit geçirmeden gitmek gerek. Yoksa ne bağımsız dış politika ne bağımsız iç politika güdemezsiniz. Havanda su döversiniz. Fakat sanmayın ki bu kolay bir iştir. Denediğinizde başınıza neler geleceği bilinmez…”

Murat ÇALIK 26.06.2016 *(1)

Mehmet Nuri Demirağ ve THK’nun milli uçağı

“THK siparişleri iptal etti

Türk Hava Kurumu bütün siparişlerini iptal etti. Nuri Demirağ, mahkemeye verdiği THK ile yıllar süren bir mahkeme sürecine girdi. Mahkeme aleyhine sonuçlandı. Ayrıca uçakların yurtdışına satılamaması için bir de kanun çıkartıldı. Bu yüzden sipariş alamayan fabrika 1944 yılında kapandı.

İspanya, İran ve Irak'tan alınan siparişler engellendi; elde kalan uçaklar hurdacıya satıldı. Nuri Demirağ'ın davayı kaybettikten sonra hükümet üyeleri ve cumhurbaşkanına mektuplar yazarak yanlışlığın düzeltilmesi için yaptığı girişimler başarısız oldu; fabrika tekrar açılamadı.

Nuri Bey, 1941 yılının Eylül ayında 12 uçaklık bir filoyu, Bursa, Kütahya, Eskişehir, Ankara, Konya, Adana, Elazığ ve Malatya rotasında uçurarak halka kendi tayyarelerimizle göklerimizi kendimizin koruyabileceğini göstermek ve onlara inanç vermek istedi.”*(2)

 

129 günde yerli ve milli Devrim otomobili

Cemal Paşa Anıtkabir’de araçtan inerken “Garp kafasıyla araba yapıyorsunuz, ama Şarklı olduğunuz için benzin koymayı unutuyorsunuz” diyerek hışımla aracı terkeder. Oysa, o aracı yapmayı başaranlar deposuna benzin koymayıda bilmektedirler elbette. Fakat, kimse aksiliğin yaşanan panikten kaynaklandığını cunta liderine anlatamaz veTürkiye’nin ilk yerli otomobili devrim arabaları daha doğdukları gün bizzat devlet eliyle öldürülürler. Arkalarında, kendilerine doğru düzgün bir teşekkür bile edilmemiş 23 tane gözüpek mühendisi bırakarak… *(3)

 

27 Aralık 1949 tarihli; FULBRİGHT ANLAŞMASI
"Türkiye ve ABD Hükümetleri Arasında Eğitim Komisyonu Kurulması hakkındaki Anlaşma”nın en önemli özelliği; Türkiye’de kazanılacak Amerikan yanlısı kadroların eğitilme biçiminin saptanması ve bu iş için gerekli giderleri karşılama yöntemlerinin belirlenmesidir. Belirlemeler aynı zamanda, Amerika’nın Türkiye’ye göndereceği uzman, araştırmacı, öğretim üyesi adı altındaki personel için de yapılmaktadır. ABD’ye, Türkiye’de "yardım” edip "işbirliği” yapacak, geleceğin "Türk” yöneticilerini yetiştirmek üzere, Amerika’ya götürülecek Türk öğrenci, öğretim üyesi ve kamu görevlilerinin konumları da bu anlaşmayla belirlenmektedir.

Sözü edilen Anlaşmanın birinci maddesi şöyleydi: 

" Türkiye’de Birleşik Devletler Eğitim Komisyonu adı altında bir komisyon kurulacaktır. Bu komisyon, niteliği bu anlaşmayla belirlenen ve parası T.C Hükümeti tarafından finanse edilecek olan eğitim programlarının yönetimini kolaylaştıracak ve Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri tarafından tanınacaktır. 
Kurulacak komisyonun yetki, işleyiş ve oluşumu ile ilgili olarak 1.1 ve 2.1 alt maddelerinde ise şunlar vardır; 

"Türkiye’deki okul ve yüksek öğrenim kurumlarında ABD vatandaşlarının yapacağı eğitim, araştırma, öğretim gibi eğitim faaliyetleri ile Birleşik Devletlerdeki okul ve yüksek öğrenim kuruluşlarında Türkiye vatandaşlarının yapacağı eğitim, araştırma, öğretim gibi faaliyetlerini; yolculuk, tahsil ücreti, geçim masrafları ve öğretimle ilgili diğer harcamaların karşılanması da dahil olmak üzere finanse etmek… 

Anlaşmanın 5. maddesi, Türkiye’de Birleşik Devletler Eğitim komisyonunun kuruluşunu belirlemektedir. (Burası çok önemli)

"Komisyon; dördü T.C vatandaşı, Dördü de ABD vatandaşı (ki ikisi mutlak C.I.A ajanı olmuştur)olmak üzere sekiz üyeden oluşacaktır. ABD’nin Türkiye’deki diplomatik misyon şefi, komisyonun fahri başkanı olacak ve komisyonda oyların eşit olması halinde kararı komisyon başkanı verecektir.”
 

        Eğer; 1974 ve 1979 yılında Merhum Başbakan Bülent Ecevit yapıldığı gibi, şu an görev başında olan hükümetin arkasından halk desteğini çekerseniz, seyredin bölünmeyi ve çok uluslu işgali…

 

       Mehmet Nuri Demirağ ve THK’nun milli uçağı;

         129 günde yerli ve milli Devrim otomobili;

         1964 Makarios’un Eoka’sı ve Kıbrıs’a müdahaleye engel olan Johnson mektubu;

         1974 Kıbrıs barış harekatına nedeniyle ABD’nin Marshall yardımı ve ambargo şantajı;

         1978 Ecevit Hükümetine ABD’nin Haşhaş bitkisi ve Kenevir ekemezsin tehdidi;

         1979 Ecevit Hükümeti ambargo ve dolar darboğazı ile içerdeki stokçuların ABD ile senkronize girişimleri ile, yokluklar kuyruklar ve anarşi baskısıyla istifa ettirilmesi;

        1974, 1978, 1979 yıllarındaki içerde ateşlenen kaos öne sürülerek gelen 12 Eylül 1980 “ABD’nin bizim çocuklar başardı” dediği darbe;

        1997 28 Şubat post modern darbesi;

        1998 ve 2001 ekonomik bunalımı, 24 bankanın yağmalanıp 160 milyar doların buharlaşması;

        Ergenekon, Balyoz sahte darbe davaları ve 2010 CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a kaset komplosu;

        Mayıs 2013 yılında Devletin İMF’ye borcunu ödeyip İMF defterini kapatması;

        27 Mayıs 2013 7 ağaç bahanesiyle gezi kalkışması;

        17/25 aralık 2013 Halk Bank üzerinden yargı darbesi;

        Ve Nihayet… 15 Temmuz 216 ABD ve AB destekli işgal girişimi;

        Son olarak Aralık 2017’de başlayıp 10 Ekim 2018 halen devam eden suni dolar manipülasyonu;

       SİZ HALA ANLAMADINIZ MI? MESELE EKONOMİK KRİZ VE DÖVİZ DARBOĞAZI DEĞİL.

        Mesele; Türkiye Cumhuriyetine 1963 yılında Merhum İsmet İnönü’nün önüne konan, “Sayın Başbakan İnönü bu bir rica değildir” diyen Johnson mektubu sürecinin devam etmesidir.

        Eğer; 1974 ve 1979 yılında Merhum Başbakan Bülent Ecevit gibi, şu an görev başında olan hükümetin arkasından halk desteğini çekerseniz, seyredin bölünmeyi ve çok uluslu işgali…

       

*(1) Murat ÇALIK 26.06.2016  http://muratcalik.com/19-fulbright-anlasmasi.html

*(2) https://www.haberler.com/chp-in-kapattigi-ucak-fabrikasi-10663620-haberi/

 

*(3) https://www.teknolojioku.com/bilim-teknik/turkiyenin-ilk-yerli-otomobili-devrim-arabalari-neden-iptal-edildi-5a28f75518e540630d1d6fde

 

 
Etiketler: GEÇMİŞ, GERİDE, DERS, ÖNÜMÜZDE,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
13 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-3
207 Okunma.
10 Aralık 2018
“YANDAŞ”
201 Okunma.
06 Aralık 2018
AK PARTİ DR. ÖMER SELİM ALAN DEDİ
275 Okunma.
29 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-2
242 Okunma.
22 Kasım 2018
Zonguldak ve Türkiye Taşkömürü Kurumu
532 Okunma.
19 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-1
261 Okunma.
15 Kasım 2018
KUVVETLER AYRILIĞI VE ADİL DEVLET
219 Okunma.
08 Kasım 2018
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kırmızıçizgileri
434 Okunma.
05 Kasım 2018
Sultan Galiyev ve Mustafa Suphi neden öldürüldü?
248 Okunma.
01 Kasım 2018
CUMHURİYET VE MİLLİ KURUMLAR
260 Okunma.
25 Ekim 2018
MİLLİ MEVZULAR VE POLİTİKA
488 Okunma.
18 Ekim 2018
TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR
518 Okunma.
14 Ekim 2018
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İDDİASI
329 Okunma.
04 Ekim 2018
ŞERAFETTİN NAS’IN BİTMEYEN MÜCADELESİ
377 Okunma.
01 Ekim 2018
FİNANSMAN MALİYETİ VE FİYAT ARTIŞI, İÇ PİYASALAR;
397 Okunma.
27 Eylül 2018
BM’NİN 73.GENEL KURULU VE ABD’NİN ÇÖKÜŞÜ
325 Okunma.
20 Eylül 2018
DEMİRPARK AVM (67BURDA) VE 3. HAVA ALANI
356 Okunma.
13 Eylül 2018
İNSAN OLMA SANATI VE DEVLET İŞLERİ
244 Okunma.
06 Eylül 2018
Modern yaşamın sebep sonuç çıkmazı
322 Okunma.
03 Eylül 2018
DARBELER VE EKONOMİK KRİZLER
215 Okunma.
30 Ağustos 2018
TRUMAN DOKTİRİNİ, MARŞHALL YARDIMI VE BAĞIMSIZLIK
294 Okunma.
16 Ağustos 2018
14 AĞUSTOS 2018 AK PARTİ’NİN 17. YAŞ GÜNÜ
556 Okunma.
08 Ağustos 2018
AMERİKA BİRLEŞİK ŞİRKETLER DEVLETİ
746 Okunma.
03 Ağustos 2018
BARDAĞI TAŞIRAN BRICS ZİRVESİ
366 Okunma.
26 Temmuz 2018
ENDİŞELENİN STRATEJİK ORTAKLAR
397 Okunma.
19 Temmuz 2018
SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ
446 Okunma.
12 Temmuz 2018
TÜRK SOLU SORUNSALI
539 Okunma.
05 Temmuz 2018
DÜNYANIN SON 200 YILI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
758 Okunma.
28 Haziran 2018
SEÇİM ATMOSFERİ
812 Okunma.
21 Haziran 2018
DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR
681 Okunma.
07 Haziran 2018
PARAN KADAR KONUŞ
663 Okunma.
31 Mayıs 2018
Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı
582 Okunma.
25 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
451 Okunma.
24 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
349 Okunma.
10 Mayıs 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNDEN SONRA
1119 Okunma.
03 Mayıs 2018
Dünya sahnesinde Türkiye
530 Okunma.
26 Nisan 2018
Bağımsız ve Milli Egemenliğine sahip olmak üzerine
801 Okunma.
19 Nisan 2018
Gündem seçim
1752 Okunma.
12 Nisan 2018
Beslenme ve Alışkanlıkları;
2060 Okunma.
05 Nisan 2018
Bir Ülke tasavvur ediniz ki;
1684 Okunma.
29 Mart 2018
Üçüncü Yol-üçüncü göz
1234 Okunma.
22 Mart 2018
Georges Politzer’den Sonra;
1276 Okunma.
15 Mart 2018
MESELE PETROL ENERJİ KORİDORU DEĞİL
877 Okunma.
08 Mart 2018
GELENEKSEL DÜĞÜNLER VE EKMEĞİN TADI
713 Okunma.
01 Mart 2018
İSTİLA – KATLİAM – YAĞMA GÖRÜN
1440 Okunma.
22 Şubat 2018
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE TERÖR
1231 Okunma.
15 Şubat 2018
Bütün Yollar Ortadoğu’ya çıkıyor
1625 Okunma.
08 Şubat 2018
Köprü meselesi ve kozlu kavşağı
1208 Okunma.
01 Şubat 2018
Birleşmiş Milletler ve Zonguldak
857 Okunma.
25 Ocak 2018
Başarılı olmak yerine, başarılıyı dibe çekmek
899 Okunma.
18 Ocak 2018
Yağmalanmış Ülkeler
1503 Okunma.
11 Ocak 2018
Hasta Partiler, Hastalıklı Partililer
747 Okunma.
05 Ocak 2018
Hafıza Kaybı
967 Okunma.
28 Aralık 2017
Üçüncü Dünya Halkları
892 Okunma.
24 Aralık 2017
İnsan Ne Kurttur, Nede Kuzu
659 Okunma.
14 Aralık 2017
İNSAN İÇİN DEVLET
924 Okunma.
07 Aralık 2017
DEVLET VE İNSAN
723 Okunma.
30 Kasım 2017
İŞLETME VE MALİYET
856 Okunma.
23 Kasım 2017
İŞ KUR, KOSGEB, BAKKA
943 Okunma.
16 Kasım 2017
AMERİKAN RÜYASININ KABUSLARI
928 Okunma.
09 Kasım 2017
NE OLACAK BU TTK
926 Okunma.
02 Kasım 2017
GÜNÜN KONUSU TTK
1071 Okunma.
26 Ekim 2017
TTK’YI KURTARMA PLANI
1265 Okunma.
19 Ekim 2017
DEVLET VE DEMOKRASİ
1053 Okunma.
12 Ekim 2017
DALDAN DALA
1219 Okunma.
06 Ekim 2017
KIŞLIKLAR HAZIRLAYIN
897 Okunma.
28 Eylül 2017
ELEŞTİRİLMEK
1058 Okunma.
22 Eylül 2017
PARTİLER VE TEŞKİLATLARI
1307 Okunma.
15 Eylül 2017
SİYASETİN FİNANSMANI
1380 Okunma.
08 Eylül 2017
Bu yazıyı 2013 Mayıs’ta yazmıştım!..
913 Okunma.
25 Ağustos 2017
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÇÜRÜME
1176 Okunma.
18 Ağustos 2017
HİZMETKAR VE MİLLİ (YERLİ) OLMAK
921 Okunma.
10 Ağustos 2017
Benim seçilmediğim yer batsın!
1345 Okunma.
02 Ağustos 2017
SOSYAL MEDYANIN YAN ETKİLERİ
998 Okunma.
25 Temmuz 2017
GENEL KURUL GELENEĞİ
1104 Okunma.
18 Temmuz 2017
DEMOKRASİNİN FİDANLIĞI DERNEKLER
1111 Okunma.
10 Temmuz 2017
EMEKLİ MAAŞLARI
1363 Okunma.
Haber Yazılımı