Yazı Detayı
30 Ocak 2018 - Salı 17:34 Bu yazı 1205 kez okundu
 
Gittikçe babama benziyorum
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

-54’üncü yaşıma nazire…-
Çoğunlukla “ayıplamak” için belli bir yaştan sonra insanlara “Gittikçe babana benziyorsun” veya “gittikçe annene benzemeye başladın” derler. Aksini söyleseler de bunu “pek de iyi niyetle” söylemezler. Bunun birçok nedeni var. İnsanlar sürekli gördüklerini “normal” kabul etmeye başlarmış. Bu, iyi de olsa, kötü de olsa değişmez. Kötü bir iş yapılan yerde büyüyen bir çocuğun, kötülüğü “normal” görmesi kadar doğal bir şey yoktur. Ama sadece kötü de değil, iyide de bu böyledir…
Gittikçe babaya benzemek veya gittikçe anneye benzemek her zaman kötü veya her zaman iyi olmayabilir. Ya da ne bileyim, “aynen dayısı”, “tıpkı amcası”, “gittin, geldin teyzene çektin”, “hık demiş, halasının burnundan düşmüş”..
Bunların bazısı övmek için söylenir, bazısı yermek için…
Doğaldır ki, başarılı ve zengin birisine benziyorsa övmek içindir.
Kaderin sillesini yemiş dahi olsa başarısız ve fakir birine benzetiliyorsa yermek içindir.
Belki de sırf bu yüzden nev-i şahsına münhasır çocuklarımızı bile kendimize benzeterek, asıl övgüyü almaya çabalarız.
Bir de hangi yönünüzün benzediği çok önemli.
Ahlakı mı, davranışı mı, konuşması mı, yürüyüşü mü, bakışı mı, gülmesi mi, ağlaması mı, azmi mi, çabası mı, tembelliği mi, dağınıklığı mı, titizliği mi?
Yoksa kaşı, gözü, burnu, kulağı, yüzü, boyu, posu, endamı mı?
Bu listeyi uzatmak o kadar mümkün ki, henüz dünyaya gözünü açan bebeği bile kimlere benzetiriz, kimlere…
Tip ve alışkanlık dışında benzetmek, daha çok insanın yaşadığı dönemle alakalıdır.
Herkes kendi zamanında yaşar.
Babamız ve annemiz, bizden önceki bir nesildir. Kendi inançları, kendi değer yargıları, kendi korkuları, kendi kaygıları, kendi gelenek ve görenekleri vardır.
Biz ise kendi dönemimizde yaşıyoruz, çocuklarımız ise kendi dönemlerinde.
Birçok şeyimiz aynı olsa da, (mesela inancımız) babamızın kaygısı ve korkusuyla bizimki farklıdır, çocuğumuzunki çok daha farklıdır. Torunlarımızın kaygı ve korkuları belki çok daha farklı olacaktır.
Değer yargıları da öyle, gelenek ve görenekler de. Eskiden gelenek ve görenek vardı, şimdi cool olmak var, belki in var, out var. Ya da çok sosyolojik olsun, bizde toplum baskısıydı, şimdi mahalle baskısı var, belki sonra da daha çok moda baskısı, yerleşik algı baskısı, grup baskısı, parti baskısı, ideolojik baskının esas olduğu da ortaya çıkar.
Bazı insanlar, gerçekten bazılarına benzer; bazen tipi benzer, bazen davranışları, bazen şansızlığı, bazen kısmetin açıklığı…
Ben de gittikçe babama benzemeye başladım, bunu itiraf etmek de pek kolay olmasa gerek.
Her insan nev-i şahsına münhasır olduğunu düşünür. İyi şeyler kendinden, kötülükler başkalarındandır.
Herkes daha öncekilerin hatalarını yapan olmadığını düşünür, çocuklarının da kendi yaptığı hataları yapmamasını isterler.
Bazıları gerçekten buna uyar, çoğunluk da nasıl görmüşse öyle devam eder veya kısmetine aynısı düşer…
Rahmetli babam, sıradan bir insandı, bir Anadolu insanı, Anadolu beyefendisiydi.
İşçi emeklisiydi, hayatı boyunca iki yakası bir türlü bir araya gelmedi.
Borcu sevmezdi ama aldığı maaşla da evi geçindirmesi pek mümkün olmazdı; kıt kanaat bir geçimdi bizimki, neredeyse herkes gibi…
Küçük şeylerle mutlu olmayı bilirdi, öyle büyük hayalleri olan birisi değildi, hayallerinin peşinde koşacak bir yapısı da yoktu.
Rahatına düşkündü ama hiçbir lüksü yoktu.
Onun için en büyük lüks, işten eve geldikten sonra uzanmak, vaktinde yemeğini yemek, misafirliğe gitmek, misafir ağırlamak, dostlarla oturmak, onlarla gülmek, onların üzüntüsüne ortak olmaktı.
Sıradan şeylerdi, ne büyük ikramiyeyi tutturma hayali kurar, ne ikramiyeyi tutturunca sağa sola dağıtacağı yalanını söylerdi. O, aybaşında alacağı maaşı bakkala, fırına, kasaba ve diğer alacaklılara pay ettirme derdindeydi. Aldığıyla verdiği denk geldiğinde elinde kalmayanı bile umursamazdı.
Kredi kartı kullanmazdı. Kredi nedir bilmezdi. Tek borçlu olduğu esnaftı, ondan gayrisiyle alacak verecek davası gütmezdi.
Okumayı severdi ama daha çok eski cenk kitapları, dillere destan olan aşk kitapları ve şiirlerdi…
Şiiri severdi, yazmayı bilmez ama okumayı çok severdi. Çocuklarına ve torunlarına çok şiir okur, örnekleri şiirle olurdu, arada bir de türkülerle…
“Hoşça kal” onun en güzel vedasıydı, herkes hoş olmalı, hoşça kalmalıydı. “Eviniz şen olsun” demeyi de unutmazdı, tam kapıyı kapatıp giderken…
Her insan gibi onun da hatası vardı ama sevabıyla kıyasladığında “hata” demeyeceğin yönlerdi bunlar…
İyi bir babaydı, iyi bir eşti ama genellikle “kavga” edip, sonra barışan yarım asrı geçkin bir evlilikleri vardı.
Hayatın bütün zorluklarını görmüş, kıtlığı çekmiş, yokluğu yaşamış, bütün zorlukları aşarak hayatın merdivenlerinden inmeyi sürdürmüştü.
Eski yokluk günlerini, kıtlık zamanlarını anlattığında gözleri dolar, sesi titrerdi. Belki sırf o nedenle var olanla yetinmeyi bilir, olmayanın peşine düşmeye çalışmaz, borçlanarak geçinmeyi ise hiç istemezdi.
Gittikçe babama benzemem bütün bunlardan değil elbet…
Daha çok benzer davranışları sergilemem, benzer korkuları yaşamam, benzer alışkanlıklarımın olduğunun farkına varmamdı belki…
Veya bir özlemin hareketlere, konuşmaya ve alışkanlıklara yansıması da olabilir.
Bazen evde otururken elimi oynatma, bağlama veya oturuş şeklimi babama benzetirim; yahu ben ne ara bu alışkanlığı edindim ki…
Aslında yeni edinilmiş bir alışkanlık yok; bazısı genden gelen, bazısı görerek elde edilen, bazısı da bir özlemin –gayriihtiyarî- hareketlere yansımasıdır. Biz bunu hiç bilemeyiz…
Gittikçe babama benziyorum belki, doğrudur; onun bütün şansızlıkları da beni takip etmek zorunda mı, işte onu bilmiyorum…

 
Etiketler: Gittikçe, babama, benziyorum,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
1712 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
482 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
664 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
455 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
331 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
410 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
225 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
272 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
174 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
582 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1017 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
646 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
4513 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
1752 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
632 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
447 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
1653 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
587 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
1489 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
1638 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
761 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
725 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
2607 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
856 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
806 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1525 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
617 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
873 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
641 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1041 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
686 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
645 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
651 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
786 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
632 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
785 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
643 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
566 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
766 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
773 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
626 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
641 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
727 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4337 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
947 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
927 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1197 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
886 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
891 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1040 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
1003 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
861 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
796 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1131 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
843 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
961 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1070 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1054 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
1454 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
929 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
952 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
971 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
783 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
911 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
883 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
1217 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
870 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
997 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
880 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
885 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
957 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
940 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
983 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1028 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
986 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
862 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
909 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1137 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
858 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
921 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1075 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
980 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
892 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
754 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
931 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1071 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
972 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
926 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
938 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1204 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
875 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1044 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1270 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1174 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
926 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1100 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
993 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
967 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1069 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1023 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
862 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
947 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1069 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
868 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
731 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
998 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
924 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
916 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
850 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
867 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
978 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
929 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
839 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
898 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
840 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1022 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1059 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
976 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1082 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1017 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1162 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
973 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
949 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1061 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1044 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
1223 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
966 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
817 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
962 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1072 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
959 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1027 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1138 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1015 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1142 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1056 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
908 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
967 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
965 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
965 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1135 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1048 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1015 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1145 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1025 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1106 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1255 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
992 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1071 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1037 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1255 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1150 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1037 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1160 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1020 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1138 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1224 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1070 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1206 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1106 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1103 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1077 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1073 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1088 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1029 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1162 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1171 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1287 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1031 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1202 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1159 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1216 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
955 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1011 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1243 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1105 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1120 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1209 Okunma.
Haber Yazılımı