Yazı Detayı
29 Mayıs 2018 - Salı 15:08 Bu yazı 587 kez okundu
 
Gizemli kız ağlıyordu!
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Henüz sihirli cam olan televizyon hayatımıza girmemiş, dünyada olup biteni, radyonun bize ulaştırabildiği cızırtılı sesinden ve haftada bir memlekete gelen gazetelerden öğreniyorduk. Böyle bir zamanda “olağanüstü” olayları öğrenmek çok önemliydi. Bazen keyif verirdi, bazen de hüzün sarardı her yanımızı. O zaman da gizemli kız vardı, gizemli erkek vardı, gizemli yaşlı başlı adamlar bile vardı!

Destancılar da vardı o zamanlar…

Daktiloyla çalakalem yazılmış, çok kötü bir dil kullanılmış ve muhtemelen teksir makinasında çoğaltılmış destanlar vardı.

Destan deyince aklınıza Çakırcalı Mehmet Efe’nin maceraları aklınıza gelmesin. Diyelim bir yerde bir kaza oldu. Kazada bir aileyi kaybettik veya ailenin yarısı öldü, kalanı da yaralandı. Bundan güzel bir hikâye çıkar. Ya da yeni nişanlı bir genç kız, bir genç erkek, yeni evli bir çift, uzun zaman sonra evladına kavuşan bir çiftin hazin sonu da destanların ana temasını oluştururdu.

Acıdan para kazanmayı meslek edinen destancılar, yazdıkları A4 boyutundaki bir hikâyeyi şehir şehir, ilçe ilçe, kasaba kasaba, köy köy dolaşarak (tanesini şimdiki parayla 1-2 liraya) satarlardı. Hikâyeyi çoğaltma şansı yoktu, çünkü fotokopi denen alet henüz icat edilmemişti. Dolayısıyla aynı sokaktaki insanlar ya bir tane alır ya da birkaç tane alırdı. Bir tane de olsa, birkaç tane de olsa mahallenin kadınları toplanır, okuma yazma bilen birisi sesli şekilde hikâyeyi okur, hep birden ağlarlardı…

Eee destan bu, ağlanacak kadar da acıklı yazılmıştı…

Bazen de bu hikâyelerin yerini efsaneler alırdı…

Dağın tepesinde belli zamanlarda beliren bir genç kız silueti mesela…

Eşi tarafından öldürülen kadının zaman zaman köye uğraması mesela…

Bir iftiraya kurban giden adamın ruhunun aldığı intikam…

Çoğu “atmasyon” diyeceğimiz uydurma hikâyelerdi. Bazısı da kimi insanların anlattıklarının kulaktan kulağa aktarılırken değişime uğramış haliydi. Ya da yeni deyimle bir şehir efsanesiydi ama efsane bu, gittikçe büyüyor, destanlaşıp üstüne katılarak anlattıkça anlatılıyor, abarttıkça abartıyorlardı…

Tabi bütün bunlar iletişimin olmadığı, insanların haberlere karşı biraz daha “cahil” olduğu, okuma yazma oranının da çok düşük olduğu bir zamandaydı. İnsanları kandırmak belki de çok kolaydı.

Aslında değişen bir şey yokmuş. Cahil, her zaman cahilmiş, yalana inanmak isteyen, her zaman inanırmış, efsane bekleyen, mırıldanan insandan bile efsane üretirmiş. Bunun çok yeni ve çok canlı birkaç örneği var. Ufo bunların başında geliyor. Birileri gökte bir cisim görüyor ve köylüler el birliğiyle taşlayıp haini geldiği yere geri gönderiyorlar.

Van Gölü Canavarı da bir diğeri…

Son marifetimiz mezarlıkta ağlayan gizemli genç kız…

Çorum’un Ulu mezarlığında geceleri ağlayan bir kız sesi duyulduğu kulaktan kulağa yayılınca en önemli yayın organlarının bir numaralı haber konusu haline geldi.

Ağlamak yasaktı belki, acı çekmenin bir sınırı vardı ve acı çekerken sağa sola soracak, ne kadar acı çekeceğinin miktarını öğrenecek ve ona göre, o dozda, o kıvamda acı çekecek, öyle mi?

Düğünde göbek atan kimseye hesap vermeyecek ama mezarda ağlayan bir genç kız bütün dünyaya hesap verecek, öyle mi?

Belki de sadece hasretine dayanamadığı bir yakınını kaybetmiş, o da ağlıyordu. Belki bunu zamansız yapıyordu, belki de kendine göre geçerli bir sebebi ve zamanı vardı.

Bunu öğrenmek için kızı bulmak ve onla konuşmak lazımdı.

Öyle yaptılar, bütün bir kent işi gücü bıraktı, gizemli genç kızın peşine düştü. Polis nöbet tuttu, jandarma nöbet tuttu, zabıta nöbet tuttu ama hiç kimse genç kızın mezarlığa geldiği anı yakalayamadı, Ağıt sesi ise gelmeye devam etti. Yoksa birileri hoparlör yerleştirdi, kızı uzaktan mı ağlatıyordu…

Tabii koca Çorum genç kızı yakalayamayınca, çevre illerden gönüllü kahramanlar desteğe geldi, hem de akın akın.

Çorum, yeni bir turistik kazanç elde etmişti. Seyyar satıcılar hatırı sayılır satış yapıyor, lokantacılar kazanıyor, çaycıların keyfi yerinde. Taksicisi kazanıyor, otelcisi kazanıyor, köşedeki leblebici bile kazanıyor hem de Çorum leblebisi, boru değil ya…

Sonra bir haber okudum, gizemli genç kız yakalanmış. Dikkat edin “bulunmuş” değil, “yakalanmış”. Bir suçlu gibi, bir cani gibi, bir kaçkın ruh gibi…

Peki kız yakalanmış, ne demiş, hiç; “Bırakın da gideyim

Koca koca adamlar zavallı genç kızı karga tulumba yakalamış, neredeyse boğacaklar. Ciddi ciddi kızı oracıkta öldürecekler.

Ama sonra öldürmeyeceklerini anladım.

Haberi okuduğunuzda olayın kimin/kimlerin veya “hangi amacın” başının altından çıktığını da öğreniyorsunuz. Biraz saksıyı çalıştıran, gizemli kızın sırrını çözer.

Yani düşünün koca bir kent, bir mezarlıkta ve yeri belli mezarda ağlayan kızı bulamıyor. Yetmiyor güvenlik kuvvetleri devreye giriyor, hainleri ininden çıkaran emniyet teşkilatımız açık alanda, adası belli, parseli belli, mezar taşında yazan “Fatma Çiftçi” adı apaçık ortada olan mezarın yanında ağlayan o gizemli kızı bulmakta aciz kalıyor. Yine olmuyor 7/24 kayıt tutan bir kamera koyuyorlar, o bile bulamıyor. Pes yani!

Yok böyle bir şey…

Zaten yok öyle bir şey…

Zira dilinin altındaki baklayı çıkaran Çorum İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Ömer Arslan, "Bu tür efsanelerin, yaşandığı bölgede turizme büyük katkısı bulunmaktadır. İlimizin tanıtımında da bir efsane araştırırken bir anda da bu konu gelişmiştir. Sadece sosyal medyanın yazdığı hikâyelerden efsane geliştireceğiz. Çalışmayı onay için bakanlığa ileteceğiz"

İşe bak sen…

Tam da Çorum’un tanıtımına katkı sağlayacak bir efsane ararken, kucaklarında taptaze, yepyeni, canlı, capcanlı bir efsane bulmuşlar.

O bakanlık böylesine “kurgulanmış” efsaneye onay verir mi bilmem ama verse de vermese de, akın akın insanlar Çorum’a gidecek, Çorum’u gezecek, oradan alışveriş edecek, karnını doyuracak, ihtiyaçlarını giderecek, (muhtemeldir ki) kısa zamanda inşa edilecek “Ağlayan Kız Anıtı”nda fotoğraf çektirecek, sosyal medyada bile paylaşacak…

Eee hazır gelmişken bir birinden leziz Çorum leblebisi almamak da olmaz…

Bu efsaneyi “ilin tanıtımına” ve “turizm gelirine” ihtiyaç duyan her kente tavsiye ederim. Ama hikâye acıklı olsun, gizemli olsun, sırlarla dolu olsun ve illa da şöyle başlasın;

Gizemli kız ağlıyordu, mezarlık inliyordu, her kabri farklı bir hüzün kaplıyordu. Gizemli kız ağlıyordu, insanlar onu dinliyordu, inliyordu diller, dinmiyordu acılar, burkuluveriyordu yürekler…

Kuruyan gözler ıslanıyordu, şarıl şarıl akıyordu yaşlar, sel olup bendini aşıyordu, taşıyordu sular seller. Katılaşmış kalpler yumuşuyordu, bir gizemli kız ağlıyordu ve bütün bir âlem ona yanıyordu…

Gizemli kız ağlıyordu…

 

 
Etiketler: Gizemli, kız, ağlıyordu!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
1765 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
486 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
668 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
458 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
335 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
411 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
229 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
274 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
176 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1021 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
650 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
4520 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
1756 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
638 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
448 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
1657 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
590 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
1492 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1211 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
1640 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
765 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
728 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
2613 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
863 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
806 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1527 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
618 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
873 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
643 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1041 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
687 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
648 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
656 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
786 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
632 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
788 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
645 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
572 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
772 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
777 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
628 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
645 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
730 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4340 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
949 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
931 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1199 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
890 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
894 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1043 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
1006 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
867 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
798 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1136 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
847 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
966 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1074 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1056 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
1459 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
937 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
954 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
975 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
784 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
912 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
887 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
1219 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
875 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1002 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
881 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
890 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
960 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
943 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
986 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1031 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
990 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
865 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
913 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1141 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
861 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
924 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1077 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
982 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
894 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
755 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
935 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1073 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
974 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
929 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
939 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1208 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
877 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1046 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1270 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1179 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
929 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1101 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
997 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
968 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1075 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1024 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
864 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
949 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1070 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
872 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
731 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1001 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
927 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
918 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
852 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
870 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
981 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
930 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
842 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
900 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
841 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1025 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1060 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
978 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1086 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1018 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1164 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
974 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
952 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1064 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1049 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
1227 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
971 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
821 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
970 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1074 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
961 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1030 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1143 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1016 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1150 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1060 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
908 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
969 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
966 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
966 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1137 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1050 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1017 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1150 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1027 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1109 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1259 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
996 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1073 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1039 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1257 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1152 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1040 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1160 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1025 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1143 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1226 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1073 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1206 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1108 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1106 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1079 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1074 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1093 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1033 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1165 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1172 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1290 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1036 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1205 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1167 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1218 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
958 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1014 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1247 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1109 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1123 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1211 Okunma.
Haber Yazılımı