Yazı Detayı
29 Mayıs 2018 - Salı 15:08 Bu yazı 506 kez okundu
 
Gizemli kız ağlıyordu!
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Henüz sihirli cam olan televizyon hayatımıza girmemiş, dünyada olup biteni, radyonun bize ulaştırabildiği cızırtılı sesinden ve haftada bir memlekete gelen gazetelerden öğreniyorduk. Böyle bir zamanda “olağanüstü” olayları öğrenmek çok önemliydi. Bazen keyif verirdi, bazen de hüzün sarardı her yanımızı. O zaman da gizemli kız vardı, gizemli erkek vardı, gizemli yaşlı başlı adamlar bile vardı!

Destancılar da vardı o zamanlar…

Daktiloyla çalakalem yazılmış, çok kötü bir dil kullanılmış ve muhtemelen teksir makinasında çoğaltılmış destanlar vardı.

Destan deyince aklınıza Çakırcalı Mehmet Efe’nin maceraları aklınıza gelmesin. Diyelim bir yerde bir kaza oldu. Kazada bir aileyi kaybettik veya ailenin yarısı öldü, kalanı da yaralandı. Bundan güzel bir hikâye çıkar. Ya da yeni nişanlı bir genç kız, bir genç erkek, yeni evli bir çift, uzun zaman sonra evladına kavuşan bir çiftin hazin sonu da destanların ana temasını oluştururdu.

Acıdan para kazanmayı meslek edinen destancılar, yazdıkları A4 boyutundaki bir hikâyeyi şehir şehir, ilçe ilçe, kasaba kasaba, köy köy dolaşarak (tanesini şimdiki parayla 1-2 liraya) satarlardı. Hikâyeyi çoğaltma şansı yoktu, çünkü fotokopi denen alet henüz icat edilmemişti. Dolayısıyla aynı sokaktaki insanlar ya bir tane alır ya da birkaç tane alırdı. Bir tane de olsa, birkaç tane de olsa mahallenin kadınları toplanır, okuma yazma bilen birisi sesli şekilde hikâyeyi okur, hep birden ağlarlardı…

Eee destan bu, ağlanacak kadar da acıklı yazılmıştı…

Bazen de bu hikâyelerin yerini efsaneler alırdı…

Dağın tepesinde belli zamanlarda beliren bir genç kız silueti mesela…

Eşi tarafından öldürülen kadının zaman zaman köye uğraması mesela…

Bir iftiraya kurban giden adamın ruhunun aldığı intikam…

Çoğu “atmasyon” diyeceğimiz uydurma hikâyelerdi. Bazısı da kimi insanların anlattıklarının kulaktan kulağa aktarılırken değişime uğramış haliydi. Ya da yeni deyimle bir şehir efsanesiydi ama efsane bu, gittikçe büyüyor, destanlaşıp üstüne katılarak anlattıkça anlatılıyor, abarttıkça abartıyorlardı…

Tabi bütün bunlar iletişimin olmadığı, insanların haberlere karşı biraz daha “cahil” olduğu, okuma yazma oranının da çok düşük olduğu bir zamandaydı. İnsanları kandırmak belki de çok kolaydı.

Aslında değişen bir şey yokmuş. Cahil, her zaman cahilmiş, yalana inanmak isteyen, her zaman inanırmış, efsane bekleyen, mırıldanan insandan bile efsane üretirmiş. Bunun çok yeni ve çok canlı birkaç örneği var. Ufo bunların başında geliyor. Birileri gökte bir cisim görüyor ve köylüler el birliğiyle taşlayıp haini geldiği yere geri gönderiyorlar.

Van Gölü Canavarı da bir diğeri…

Son marifetimiz mezarlıkta ağlayan gizemli genç kız…

Çorum’un Ulu mezarlığında geceleri ağlayan bir kız sesi duyulduğu kulaktan kulağa yayılınca en önemli yayın organlarının bir numaralı haber konusu haline geldi.

Ağlamak yasaktı belki, acı çekmenin bir sınırı vardı ve acı çekerken sağa sola soracak, ne kadar acı çekeceğinin miktarını öğrenecek ve ona göre, o dozda, o kıvamda acı çekecek, öyle mi?

Düğünde göbek atan kimseye hesap vermeyecek ama mezarda ağlayan bir genç kız bütün dünyaya hesap verecek, öyle mi?

Belki de sadece hasretine dayanamadığı bir yakınını kaybetmiş, o da ağlıyordu. Belki bunu zamansız yapıyordu, belki de kendine göre geçerli bir sebebi ve zamanı vardı.

Bunu öğrenmek için kızı bulmak ve onla konuşmak lazımdı.

Öyle yaptılar, bütün bir kent işi gücü bıraktı, gizemli genç kızın peşine düştü. Polis nöbet tuttu, jandarma nöbet tuttu, zabıta nöbet tuttu ama hiç kimse genç kızın mezarlığa geldiği anı yakalayamadı, Ağıt sesi ise gelmeye devam etti. Yoksa birileri hoparlör yerleştirdi, kızı uzaktan mı ağlatıyordu…

Tabii koca Çorum genç kızı yakalayamayınca, çevre illerden gönüllü kahramanlar desteğe geldi, hem de akın akın.

Çorum, yeni bir turistik kazanç elde etmişti. Seyyar satıcılar hatırı sayılır satış yapıyor, lokantacılar kazanıyor, çaycıların keyfi yerinde. Taksicisi kazanıyor, otelcisi kazanıyor, köşedeki leblebici bile kazanıyor hem de Çorum leblebisi, boru değil ya…

Sonra bir haber okudum, gizemli genç kız yakalanmış. Dikkat edin “bulunmuş” değil, “yakalanmış”. Bir suçlu gibi, bir cani gibi, bir kaçkın ruh gibi…

Peki kız yakalanmış, ne demiş, hiç; “Bırakın da gideyim

Koca koca adamlar zavallı genç kızı karga tulumba yakalamış, neredeyse boğacaklar. Ciddi ciddi kızı oracıkta öldürecekler.

Ama sonra öldürmeyeceklerini anladım.

Haberi okuduğunuzda olayın kimin/kimlerin veya “hangi amacın” başının altından çıktığını da öğreniyorsunuz. Biraz saksıyı çalıştıran, gizemli kızın sırrını çözer.

Yani düşünün koca bir kent, bir mezarlıkta ve yeri belli mezarda ağlayan kızı bulamıyor. Yetmiyor güvenlik kuvvetleri devreye giriyor, hainleri ininden çıkaran emniyet teşkilatımız açık alanda, adası belli, parseli belli, mezar taşında yazan “Fatma Çiftçi” adı apaçık ortada olan mezarın yanında ağlayan o gizemli kızı bulmakta aciz kalıyor. Yine olmuyor 7/24 kayıt tutan bir kamera koyuyorlar, o bile bulamıyor. Pes yani!

Yok böyle bir şey…

Zaten yok öyle bir şey…

Zira dilinin altındaki baklayı çıkaran Çorum İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Ömer Arslan, "Bu tür efsanelerin, yaşandığı bölgede turizme büyük katkısı bulunmaktadır. İlimizin tanıtımında da bir efsane araştırırken bir anda da bu konu gelişmiştir. Sadece sosyal medyanın yazdığı hikâyelerden efsane geliştireceğiz. Çalışmayı onay için bakanlığa ileteceğiz"

İşe bak sen…

Tam da Çorum’un tanıtımına katkı sağlayacak bir efsane ararken, kucaklarında taptaze, yepyeni, canlı, capcanlı bir efsane bulmuşlar.

O bakanlık böylesine “kurgulanmış” efsaneye onay verir mi bilmem ama verse de vermese de, akın akın insanlar Çorum’a gidecek, Çorum’u gezecek, oradan alışveriş edecek, karnını doyuracak, ihtiyaçlarını giderecek, (muhtemeldir ki) kısa zamanda inşa edilecek “Ağlayan Kız Anıtı”nda fotoğraf çektirecek, sosyal medyada bile paylaşacak…

Eee hazır gelmişken bir birinden leziz Çorum leblebisi almamak da olmaz…

Bu efsaneyi “ilin tanıtımına” ve “turizm gelirine” ihtiyaç duyan her kente tavsiye ederim. Ama hikâye acıklı olsun, gizemli olsun, sırlarla dolu olsun ve illa da şöyle başlasın;

Gizemli kız ağlıyordu, mezarlık inliyordu, her kabri farklı bir hüzün kaplıyordu. Gizemli kız ağlıyordu, insanlar onu dinliyordu, inliyordu diller, dinmiyordu acılar, burkuluveriyordu yürekler…

Kuruyan gözler ıslanıyordu, şarıl şarıl akıyordu yaşlar, sel olup bendini aşıyordu, taşıyordu sular seller. Katılaşmış kalpler yumuşuyordu, bir gizemli kız ağlıyordu ve bütün bir âlem ona yanıyordu…

Gizemli kız ağlıyordu…

 

 
Etiketler: Gizemli, kız, ağlıyordu!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
678 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
353 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
590 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
385 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
258 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
347 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
165 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
197 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
127 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
943 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
585 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
4450 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
1694 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
571 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
388 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
1588 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
528 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
1422 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1143 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
1567 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
704 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
650 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
2527 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
780 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
751 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1470 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
544 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
815 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
589 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
978 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
595 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
586 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
599 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
732 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
568 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
728 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
579 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
508 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
710 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
708 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
578 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
567 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
661 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4281 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
871 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
845 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1114 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
817 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
817 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
962 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
939 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
798 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
730 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1052 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
776 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
887 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1008 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
984 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
1352 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
866 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
871 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
897 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
734 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
854 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
825 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
1139 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
793 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
922 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
812 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
827 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
889 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
865 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
916 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
962 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
924 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
801 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
853 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1070 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
787 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
866 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1001 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
926 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
822 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
706 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
876 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
985 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
916 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
865 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
887 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1135 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
803 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
976 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1206 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1092 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
843 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1022 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
924 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
913 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1015 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
952 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
798 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
868 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1009 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
782 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
694 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
934 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
866 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
870 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
789 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
807 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
913 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
881 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
782 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
834 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
787 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
954 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1012 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
920 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1024 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
964 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1101 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
908 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
894 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
993 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
987 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
1131 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
926 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
761 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
886 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1009 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
908 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
968 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1050 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
953 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1068 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
986 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
849 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
908 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
910 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
901 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1082 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
990 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
945 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1091 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
962 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1055 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1188 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
933 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1016 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
993 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1173 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1078 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
986 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1095 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
954 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1067 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1166 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1014 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1132 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1042 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1047 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1018 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1020 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1038 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
976 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1108 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1109 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1229 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
976 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1152 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1087 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1155 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
903 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
939 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1180 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1052 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1067 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1149 Okunma.
Haber Yazılımı