0
Yazı Detayı
29 Mayıs 2018 - Salı 15:08 Bu yazı 945 kez okundu
 
Gizemli kız ağlıyordu!
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Henüz sihirli cam olan televizyon hayatımıza girmemiş, dünyada olup biteni, radyonun bize ulaştırabildiği cızırtılı sesinden ve haftada bir memlekete gelen gazetelerden öğreniyorduk. Böyle bir zamanda “olağanüstü” olayları öğrenmek çok önemliydi. Bazen keyif verirdi, bazen de hüzün sarardı her yanımızı. O zaman da gizemli kız vardı, gizemli erkek vardı, gizemli yaşlı başlı adamlar bile vardı!

Destancılar da vardı o zamanlar…

Daktiloyla çalakalem yazılmış, çok kötü bir dil kullanılmış ve muhtemelen teksir makinasında çoğaltılmış destanlar vardı.

Destan deyince aklınıza Çakırcalı Mehmet Efe’nin maceraları aklınıza gelmesin. Diyelim bir yerde bir kaza oldu. Kazada bir aileyi kaybettik veya ailenin yarısı öldü, kalanı da yaralandı. Bundan güzel bir hikâye çıkar. Ya da yeni nişanlı bir genç kız, bir genç erkek, yeni evli bir çift, uzun zaman sonra evladına kavuşan bir çiftin hazin sonu da destanların ana temasını oluştururdu.

Acıdan para kazanmayı meslek edinen destancılar, yazdıkları A4 boyutundaki bir hikâyeyi şehir şehir, ilçe ilçe, kasaba kasaba, köy köy dolaşarak (tanesini şimdiki parayla 1-2 liraya) satarlardı. Hikâyeyi çoğaltma şansı yoktu, çünkü fotokopi denen alet henüz icat edilmemişti. Dolayısıyla aynı sokaktaki insanlar ya bir tane alır ya da birkaç tane alırdı. Bir tane de olsa, birkaç tane de olsa mahallenin kadınları toplanır, okuma yazma bilen birisi sesli şekilde hikâyeyi okur, hep birden ağlarlardı…

Eee destan bu, ağlanacak kadar da acıklı yazılmıştı…

Bazen de bu hikâyelerin yerini efsaneler alırdı…

Dağın tepesinde belli zamanlarda beliren bir genç kız silueti mesela…

Eşi tarafından öldürülen kadının zaman zaman köye uğraması mesela…

Bir iftiraya kurban giden adamın ruhunun aldığı intikam…

Çoğu “atmasyon” diyeceğimiz uydurma hikâyelerdi. Bazısı da kimi insanların anlattıklarının kulaktan kulağa aktarılırken değişime uğramış haliydi. Ya da yeni deyimle bir şehir efsanesiydi ama efsane bu, gittikçe büyüyor, destanlaşıp üstüne katılarak anlattıkça anlatılıyor, abarttıkça abartıyorlardı…

Tabi bütün bunlar iletişimin olmadığı, insanların haberlere karşı biraz daha “cahil” olduğu, okuma yazma oranının da çok düşük olduğu bir zamandaydı. İnsanları kandırmak belki de çok kolaydı.

Aslında değişen bir şey yokmuş. Cahil, her zaman cahilmiş, yalana inanmak isteyen, her zaman inanırmış, efsane bekleyen, mırıldanan insandan bile efsane üretirmiş. Bunun çok yeni ve çok canlı birkaç örneği var. Ufo bunların başında geliyor. Birileri gökte bir cisim görüyor ve köylüler el birliğiyle taşlayıp haini geldiği yere geri gönderiyorlar.

Van Gölü Canavarı da bir diğeri…

Son marifetimiz mezarlıkta ağlayan gizemli genç kız…

Çorum’un Ulu mezarlığında geceleri ağlayan bir kız sesi duyulduğu kulaktan kulağa yayılınca en önemli yayın organlarının bir numaralı haber konusu haline geldi.

Ağlamak yasaktı belki, acı çekmenin bir sınırı vardı ve acı çekerken sağa sola soracak, ne kadar acı çekeceğinin miktarını öğrenecek ve ona göre, o dozda, o kıvamda acı çekecek, öyle mi?

Düğünde göbek atan kimseye hesap vermeyecek ama mezarda ağlayan bir genç kız bütün dünyaya hesap verecek, öyle mi?

Belki de sadece hasretine dayanamadığı bir yakınını kaybetmiş, o da ağlıyordu. Belki bunu zamansız yapıyordu, belki de kendine göre geçerli bir sebebi ve zamanı vardı.

Bunu öğrenmek için kızı bulmak ve onla konuşmak lazımdı.

Öyle yaptılar, bütün bir kent işi gücü bıraktı, gizemli genç kızın peşine düştü. Polis nöbet tuttu, jandarma nöbet tuttu, zabıta nöbet tuttu ama hiç kimse genç kızın mezarlığa geldiği anı yakalayamadı, Ağıt sesi ise gelmeye devam etti. Yoksa birileri hoparlör yerleştirdi, kızı uzaktan mı ağlatıyordu…

Tabii koca Çorum genç kızı yakalayamayınca, çevre illerden gönüllü kahramanlar desteğe geldi, hem de akın akın.

Çorum, yeni bir turistik kazanç elde etmişti. Seyyar satıcılar hatırı sayılır satış yapıyor, lokantacılar kazanıyor, çaycıların keyfi yerinde. Taksicisi kazanıyor, otelcisi kazanıyor, köşedeki leblebici bile kazanıyor hem de Çorum leblebisi, boru değil ya…

Sonra bir haber okudum, gizemli genç kız yakalanmış. Dikkat edin “bulunmuş” değil, “yakalanmış”. Bir suçlu gibi, bir cani gibi, bir kaçkın ruh gibi…

Peki kız yakalanmış, ne demiş, hiç; “Bırakın da gideyim

Koca koca adamlar zavallı genç kızı karga tulumba yakalamış, neredeyse boğacaklar. Ciddi ciddi kızı oracıkta öldürecekler.

Ama sonra öldürmeyeceklerini anladım.

Haberi okuduğunuzda olayın kimin/kimlerin veya “hangi amacın” başının altından çıktığını da öğreniyorsunuz. Biraz saksıyı çalıştıran, gizemli kızın sırrını çözer.

Yani düşünün koca bir kent, bir mezarlıkta ve yeri belli mezarda ağlayan kızı bulamıyor. Yetmiyor güvenlik kuvvetleri devreye giriyor, hainleri ininden çıkaran emniyet teşkilatımız açık alanda, adası belli, parseli belli, mezar taşında yazan “Fatma Çiftçi” adı apaçık ortada olan mezarın yanında ağlayan o gizemli kızı bulmakta aciz kalıyor. Yine olmuyor 7/24 kayıt tutan bir kamera koyuyorlar, o bile bulamıyor. Pes yani!

Yok böyle bir şey…

Zaten yok öyle bir şey…

Zira dilinin altındaki baklayı çıkaran Çorum İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Ömer Arslan, "Bu tür efsanelerin, yaşandığı bölgede turizme büyük katkısı bulunmaktadır. İlimizin tanıtımında da bir efsane araştırırken bir anda da bu konu gelişmiştir. Sadece sosyal medyanın yazdığı hikâyelerden efsane geliştireceğiz. Çalışmayı onay için bakanlığa ileteceğiz"

İşe bak sen…

Tam da Çorum’un tanıtımına katkı sağlayacak bir efsane ararken, kucaklarında taptaze, yepyeni, canlı, capcanlı bir efsane bulmuşlar.

O bakanlık böylesine “kurgulanmış” efsaneye onay verir mi bilmem ama verse de vermese de, akın akın insanlar Çorum’a gidecek, Çorum’u gezecek, oradan alışveriş edecek, karnını doyuracak, ihtiyaçlarını giderecek, (muhtemeldir ki) kısa zamanda inşa edilecek “Ağlayan Kız Anıtı”nda fotoğraf çektirecek, sosyal medyada bile paylaşacak…

Eee hazır gelmişken bir birinden leziz Çorum leblebisi almamak da olmaz…

Bu efsaneyi “ilin tanıtımına” ve “turizm gelirine” ihtiyaç duyan her kente tavsiye ederim. Ama hikâye acıklı olsun, gizemli olsun, sırlarla dolu olsun ve illa da şöyle başlasın;

Gizemli kız ağlıyordu, mezarlık inliyordu, her kabri farklı bir hüzün kaplıyordu. Gizemli kız ağlıyordu, insanlar onu dinliyordu, inliyordu diller, dinmiyordu acılar, burkuluveriyordu yürekler…

Kuruyan gözler ıslanıyordu, şarıl şarıl akıyordu yaşlar, sel olup bendini aşıyordu, taşıyordu sular seller. Katılaşmış kalpler yumuşuyordu, bir gizemli kız ağlıyordu ve bütün bir âlem ona yanıyordu…

Gizemli kız ağlıyordu…

 

 
Etiketler: Gizemli, kız, ağlıyordu!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
25 Nisan 2019
Bizimkisi şiddetsiz geçimsizlik
337 Okunma.
02 Nisan 2019
Bana bir şaka yap, ciddi olsun!
351 Okunma.
13 Mart 2019
Kim neyi duymak isterse…
335 Okunma.
15 Şubat 2019
Sevgiliye hediye almanın ince taktiği
734 Okunma.
29 Ocak 2019
Haydi çocuklar Sokağa!
1001 Okunma.
16 Ocak 2019
Bozacı ve nohutçu
740 Okunma.
08 Ocak 2019
Trene binmek, vapurdan inmek!
616 Okunma.
02 Ocak 2019
Yanımdan geçip giden kimdi?
451 Okunma.
25 Aralık 2018
İstanbul’un camileri ve vaazları
578 Okunma.
04 Aralık 2018
Mutfakta garip şeyler oluyor
935 Okunma.
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
1043 Okunma.
09 Kasım 2018
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
792 Okunma.
30 Ekim 2018
Bir deliyle söyleşi
771 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
518 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
2595 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
858 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
1083 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
790 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
674 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
748 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
590 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
676 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
510 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1426 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
1001 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
4931 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
2157 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
1008 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
826 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
2003 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
920 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
1896 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1601 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
2012 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
1109 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
1085 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
2974 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
1211 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
1125 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1897 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
996 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
1202 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
981 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1336 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
1075 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
998 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
1011 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
1105 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
1021 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
1136 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
973 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
897 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
1182 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
1113 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
942 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
1003 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
1069 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4618 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
1273 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
1262 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1568 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
1250 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
1270 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1422 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
1394 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
1237 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
1155 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1511 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
1130 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
1331 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1432 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1434 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
1970 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
1283 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
1548 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
1347 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
1080 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
1234 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
1253 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
1790 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
1238 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1393 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
1188 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
1274 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
1256 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
1269 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
1279 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1362 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
1349 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
1173 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
1200 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1525 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
1232 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
1243 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1412 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
1286 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
1237 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
1064 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
1282 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1442 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
1274 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
1303 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
1281 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1544 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
1228 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1370 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1637 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1473 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
1257 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1411 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
1354 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
1293 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1410 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1353 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
1248 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
1319 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1428 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
1206 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
976 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1394 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
1205 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
1239 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
1192 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
1231 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
1306 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
1249 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
1145 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
1233 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
1109 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1307 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1373 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
1346 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1390 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1326 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1527 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
1278 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
1282 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1407 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1377 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
1652 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
1284 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
1158 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
1276 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1394 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
1246 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1315 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1515 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1382 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1503 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1369 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
1255 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1265 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1296 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
1223 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1458 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1399 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1366 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1516 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1383 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1408 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1608 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
1298 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1387 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1323 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1579 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1477 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1333 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1500 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1345 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1468 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1528 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1380 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1622 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1432 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1442 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1426 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1403 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1426 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1330 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1499 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1458 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1607 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1361 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1520 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1494 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1591 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
1283 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1336 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1543 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1415 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1458 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1556 Okunma.
Haber Yazılımı