301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

SGK’DAN KAN BAĞIŞINA DESTEK
ULAŞIMA KAPALI KÖY YOLU KALMADI
Yazı Detayı
29 Mayıs 2018 - Salı 15:08 Bu yazı 758 kez okundu
 
Gizemli kız ağlıyordu!
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Henüz sihirli cam olan televizyon hayatımıza girmemiş, dünyada olup biteni, radyonun bize ulaştırabildiği cızırtılı sesinden ve haftada bir memlekete gelen gazetelerden öğreniyorduk. Böyle bir zamanda “olağanüstü” olayları öğrenmek çok önemliydi. Bazen keyif verirdi, bazen de hüzün sarardı her yanımızı. O zaman da gizemli kız vardı, gizemli erkek vardı, gizemli yaşlı başlı adamlar bile vardı!

Destancılar da vardı o zamanlar…

Daktiloyla çalakalem yazılmış, çok kötü bir dil kullanılmış ve muhtemelen teksir makinasında çoğaltılmış destanlar vardı.

Destan deyince aklınıza Çakırcalı Mehmet Efe’nin maceraları aklınıza gelmesin. Diyelim bir yerde bir kaza oldu. Kazada bir aileyi kaybettik veya ailenin yarısı öldü, kalanı da yaralandı. Bundan güzel bir hikâye çıkar. Ya da yeni nişanlı bir genç kız, bir genç erkek, yeni evli bir çift, uzun zaman sonra evladına kavuşan bir çiftin hazin sonu da destanların ana temasını oluştururdu.

Acıdan para kazanmayı meslek edinen destancılar, yazdıkları A4 boyutundaki bir hikâyeyi şehir şehir, ilçe ilçe, kasaba kasaba, köy köy dolaşarak (tanesini şimdiki parayla 1-2 liraya) satarlardı. Hikâyeyi çoğaltma şansı yoktu, çünkü fotokopi denen alet henüz icat edilmemişti. Dolayısıyla aynı sokaktaki insanlar ya bir tane alır ya da birkaç tane alırdı. Bir tane de olsa, birkaç tane de olsa mahallenin kadınları toplanır, okuma yazma bilen birisi sesli şekilde hikâyeyi okur, hep birden ağlarlardı…

Eee destan bu, ağlanacak kadar da acıklı yazılmıştı…

Bazen de bu hikâyelerin yerini efsaneler alırdı…

Dağın tepesinde belli zamanlarda beliren bir genç kız silueti mesela…

Eşi tarafından öldürülen kadının zaman zaman köye uğraması mesela…

Bir iftiraya kurban giden adamın ruhunun aldığı intikam…

Çoğu “atmasyon” diyeceğimiz uydurma hikâyelerdi. Bazısı da kimi insanların anlattıklarının kulaktan kulağa aktarılırken değişime uğramış haliydi. Ya da yeni deyimle bir şehir efsanesiydi ama efsane bu, gittikçe büyüyor, destanlaşıp üstüne katılarak anlattıkça anlatılıyor, abarttıkça abartıyorlardı…

Tabi bütün bunlar iletişimin olmadığı, insanların haberlere karşı biraz daha “cahil” olduğu, okuma yazma oranının da çok düşük olduğu bir zamandaydı. İnsanları kandırmak belki de çok kolaydı.

Aslında değişen bir şey yokmuş. Cahil, her zaman cahilmiş, yalana inanmak isteyen, her zaman inanırmış, efsane bekleyen, mırıldanan insandan bile efsane üretirmiş. Bunun çok yeni ve çok canlı birkaç örneği var. Ufo bunların başında geliyor. Birileri gökte bir cisim görüyor ve köylüler el birliğiyle taşlayıp haini geldiği yere geri gönderiyorlar.

Van Gölü Canavarı da bir diğeri…

Son marifetimiz mezarlıkta ağlayan gizemli genç kız…

Çorum’un Ulu mezarlığında geceleri ağlayan bir kız sesi duyulduğu kulaktan kulağa yayılınca en önemli yayın organlarının bir numaralı haber konusu haline geldi.

Ağlamak yasaktı belki, acı çekmenin bir sınırı vardı ve acı çekerken sağa sola soracak, ne kadar acı çekeceğinin miktarını öğrenecek ve ona göre, o dozda, o kıvamda acı çekecek, öyle mi?

Düğünde göbek atan kimseye hesap vermeyecek ama mezarda ağlayan bir genç kız bütün dünyaya hesap verecek, öyle mi?

Belki de sadece hasretine dayanamadığı bir yakınını kaybetmiş, o da ağlıyordu. Belki bunu zamansız yapıyordu, belki de kendine göre geçerli bir sebebi ve zamanı vardı.

Bunu öğrenmek için kızı bulmak ve onla konuşmak lazımdı.

Öyle yaptılar, bütün bir kent işi gücü bıraktı, gizemli genç kızın peşine düştü. Polis nöbet tuttu, jandarma nöbet tuttu, zabıta nöbet tuttu ama hiç kimse genç kızın mezarlığa geldiği anı yakalayamadı, Ağıt sesi ise gelmeye devam etti. Yoksa birileri hoparlör yerleştirdi, kızı uzaktan mı ağlatıyordu…

Tabii koca Çorum genç kızı yakalayamayınca, çevre illerden gönüllü kahramanlar desteğe geldi, hem de akın akın.

Çorum, yeni bir turistik kazanç elde etmişti. Seyyar satıcılar hatırı sayılır satış yapıyor, lokantacılar kazanıyor, çaycıların keyfi yerinde. Taksicisi kazanıyor, otelcisi kazanıyor, köşedeki leblebici bile kazanıyor hem de Çorum leblebisi, boru değil ya…

Sonra bir haber okudum, gizemli genç kız yakalanmış. Dikkat edin “bulunmuş” değil, “yakalanmış”. Bir suçlu gibi, bir cani gibi, bir kaçkın ruh gibi…

Peki kız yakalanmış, ne demiş, hiç; “Bırakın da gideyim

Koca koca adamlar zavallı genç kızı karga tulumba yakalamış, neredeyse boğacaklar. Ciddi ciddi kızı oracıkta öldürecekler.

Ama sonra öldürmeyeceklerini anladım.

Haberi okuduğunuzda olayın kimin/kimlerin veya “hangi amacın” başının altından çıktığını da öğreniyorsunuz. Biraz saksıyı çalıştıran, gizemli kızın sırrını çözer.

Yani düşünün koca bir kent, bir mezarlıkta ve yeri belli mezarda ağlayan kızı bulamıyor. Yetmiyor güvenlik kuvvetleri devreye giriyor, hainleri ininden çıkaran emniyet teşkilatımız açık alanda, adası belli, parseli belli, mezar taşında yazan “Fatma Çiftçi” adı apaçık ortada olan mezarın yanında ağlayan o gizemli kızı bulmakta aciz kalıyor. Yine olmuyor 7/24 kayıt tutan bir kamera koyuyorlar, o bile bulamıyor. Pes yani!

Yok böyle bir şey…

Zaten yok öyle bir şey…

Zira dilinin altındaki baklayı çıkaran Çorum İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Ömer Arslan, "Bu tür efsanelerin, yaşandığı bölgede turizme büyük katkısı bulunmaktadır. İlimizin tanıtımında da bir efsane araştırırken bir anda da bu konu gelişmiştir. Sadece sosyal medyanın yazdığı hikâyelerden efsane geliştireceğiz. Çalışmayı onay için bakanlığa ileteceğiz"

İşe bak sen…

Tam da Çorum’un tanıtımına katkı sağlayacak bir efsane ararken, kucaklarında taptaze, yepyeni, canlı, capcanlı bir efsane bulmuşlar.

O bakanlık böylesine “kurgulanmış” efsaneye onay verir mi bilmem ama verse de vermese de, akın akın insanlar Çorum’a gidecek, Çorum’u gezecek, oradan alışveriş edecek, karnını doyuracak, ihtiyaçlarını giderecek, (muhtemeldir ki) kısa zamanda inşa edilecek “Ağlayan Kız Anıtı”nda fotoğraf çektirecek, sosyal medyada bile paylaşacak…

Eee hazır gelmişken bir birinden leziz Çorum leblebisi almamak da olmaz…

Bu efsaneyi “ilin tanıtımına” ve “turizm gelirine” ihtiyaç duyan her kente tavsiye ederim. Ama hikâye acıklı olsun, gizemli olsun, sırlarla dolu olsun ve illa da şöyle başlasın;

Gizemli kız ağlıyordu, mezarlık inliyordu, her kabri farklı bir hüzün kaplıyordu. Gizemli kız ağlıyordu, insanlar onu dinliyordu, inliyordu diller, dinmiyordu acılar, burkuluveriyordu yürekler…

Kuruyan gözler ıslanıyordu, şarıl şarıl akıyordu yaşlar, sel olup bendini aşıyordu, taşıyordu sular seller. Katılaşmış kalpler yumuşuyordu, bir gizemli kız ağlıyordu ve bütün bir âlem ona yanıyordu…

Gizemli kız ağlıyordu…

 

 
Etiketler: Gizemli, kız, ağlıyordu!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Ocak 2019
Bozacı ve nohutçu
110 Okunma.
08 Ocak 2019
Trene binmek, vapurdan inmek!
389 Okunma.
02 Ocak 2019
Yanımdan geçip giden kimdi?
214 Okunma.
25 Aralık 2018
İstanbul’un camileri ve vaazları
383 Okunma.
04 Aralık 2018
Mutfakta garip şeyler oluyor
661 Okunma.
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
789 Okunma.
09 Kasım 2018
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
557 Okunma.
30 Ekim 2018
Bir deliyle söyleşi
546 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
333 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
2326 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
668 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
861 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
598 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
498 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
549 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
392 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
422 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
333 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1200 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
804 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
4695 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
1942 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
824 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
631 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
1815 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
755 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
1686 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1420 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
1804 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
911 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
897 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
2785 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
1017 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
935 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1693 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
776 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
1019 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
784 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1212 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
852 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
794 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
824 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
933 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
821 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
973 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
792 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
734 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
963 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
959 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
785 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
818 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
896 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4495 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
1118 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
1116 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1359 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
1067 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
1074 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1226 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
1169 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
1050 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
982 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1346 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
990 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
1143 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1241 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1235 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
1691 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
1110 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
1173 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
1170 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
917 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
1067 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
1054 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
1392 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
1019 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1195 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
1043 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
1074 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
1100 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
1114 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
1127 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1193 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
1144 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
1013 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
1046 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1303 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
1040 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
1081 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1239 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
1130 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
1074 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
924 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
1077 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1260 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
1126 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
1096 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
1082 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1374 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
1031 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1202 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1442 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1333 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
1071 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1248 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
1161 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
1112 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1205 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1173 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
1012 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
1131 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1224 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
1039 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
845 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1197 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
1052 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
1068 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
998 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
1029 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
1165 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
1093 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
969 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
1050 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
969 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1161 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1187 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
1135 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1229 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1174 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1327 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
1108 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
1097 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1234 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1203 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
1428 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
1118 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
973 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
1140 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1237 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
1102 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1177 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1329 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1178 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1339 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1199 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
1097 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1106 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1099 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
1111 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1273 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1214 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1164 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1309 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1189 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1260 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1413 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
1156 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1218 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1175 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1427 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1309 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1173 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1327 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1159 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1310 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1358 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1210 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1404 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1245 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1266 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1241 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1225 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1255 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1182 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1326 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1319 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1450 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1209 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1357 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1330 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1396 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
1087 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1167 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1398 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1232 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1270 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1371 Okunma.
Haber Yazılımı