google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Yazı Detayı
23 Haziran 2020 - Salı 00:00 Bu yazı 1316 kez okundu
 
HANİ SİZ MÜSLÜMANSINIZ YA
Yusuf İkram TUNA
y.ikramtuna@gmail.com
 
 

Merhaba;

Hayatımızda gördüklerimiz kadar göremediklerimiz var. Hepimizin haklı ya da haksız elbet eleştirileri var. Peki, biz nedenli hareket ediyoruz? Yaptıklarımızın gerçekten farkında mıyız? Toplumumuzun yüzde doksanı sorsak Müslüman. Peki, biz gerçekten Müslüman mıyız?

Ekmek bizim toplumumuzun en büyük temel taşlarından değil mi?

Öyle ki napıyorsun soruna “Ekmek parası, çalışıyoruz” diyerek cevap veren bir milletiz. Toplumumuzda bu kadar değer taşıyan bir parçaya, biz gerçekten değer veriyor muyuz?

Ekmek üreticilerinden başlayalım kaleme almaya;

Un geldiğinde bir ekmek imalathanesine çalışanlar başlar çuvalı sırtlamaya. Akşama kadar un çuvalları istif edilir. Sonra çuvallar kesilir un karıştırıcıya girer. İşte bu aşamada başlar ekmeğin yerlere düşmesi. İşini ehli yapmazsa, yapan ekmeğin kıymeti bilmez ise ekmeğin içinden ipte çıkar pislikte. Fırına giren ekmek piştikten sonra rafa çıkar, işte burada tezgahtarı gözlemlemek önemli. Yerler ekmek kırıkları ile dolu, tezgâhta susam kırıntıları, eldiven ile tutulan ekmeğin peşinden aynı eldiven ile alınan ücreti sonra maske takmayana ceza.

Çocukken ekmeği yerde görsek üç kere öper başımıza koyar sonra yükseğe kaldırırdık. Şimdi gramajından çalıyoruz. Sonra da Müslüman hak yemez diyoruz.

Benim güzel memleketim, tüm değerlerini unuttun.

Çocuktuk ve ailemiz bize derdi ki “kimsenin bahçesinden erik alma”. Kul hakkında girilmez değil mi? Müslümanın altın kurallarından biri. Biz şimdi kimden ne alabilirim diye yaşamaya başladık. Gizli saklı yapılan ihaleler, adamını bulup işe girmeler, yer üstünde çalışırken yer altı ödenen sigortalar, rant ile sağlanan imar kararları, kesilen cezaların perde arkasında iptal edilmesi ve daha neler var neler. Hepimizin daha fazlasını bildiği konular var, fakat yaptıklarımız yarım işte. Yaptıklarınız yarım ise yarım Müslüman değilsiniz ona göre.

Yine bir söz var “gavur sağlam yapar”. Nasıl olur Allah aşkına gavur Müslüman dan nasıl daha sağlam ürün üretir. Ama toplum yozlaştırılmışsa insanlar Allah rızası için değil çıkarları için yaşamaya başlamışsa gavur bizden iyisini yapar. Geçenlerde dana sucuğunda kanatlı eti çıktı. Hepimiz okuduk haberlerde.

Bu işi yapan Müslüman mı?

Müslüman ihtilaflı ürün satmaz. Müslüman hile hurda yapmaz. Müslüman gösteriş yapmaz.

 Elbette yaptığı işin hakkını veren firmalarımızda var. Onlar meclisimizin özel yerinde.

Ama biz hak yiyen millet olma yolunda son sürat ilerliyoruz. Hak yemeyenler de hak yiyenleri bildikleri halde ses çıkarmadıkları için hakka girmiş sayılırlar.

Kurumlarda adam ayırmada üzerimize yok! En değerli makamların sahipleri hep birilerinin akrabaları. Sorgulamaya gerek yok, araştırmaya gerek yok. Çünkü biz sorgulamayı bıraktık, araştırmayı bıraktık.

Biz Müslüman olmayı da bıraktık!

Değerlerimizi unuttuk. İnsanları yaptıkları ile yargılamakta üzerimize yok. Geçmişe bile dönüp bakmıyoruz. Başı açıklar, başı kapalılar, içki içenler, içmeyenler, namaz kılanlar, kılmayanlar vb. olarak sınıflandırdık birbirimizi. Ama kimse bakmadı iş başvurusuna torpil ayarlarken kaç kişinin hakkına girdiğine. Oysa namaz, içki, açık vb. tüm günahlar Allah ile kul arasında. Peki hakkına girdiklerinizin hakkını nasıl ödemeyi düşünüyorsunuz? 50.000₺ ödeyerek TTK da çalışıyorsunuz. Evine 50,00₺ götüremeyen babanın önüne geçip Hak’tan Allah’tan bahsediyorsunuz. Sonra neden insanlar kaçak ocaklarda çalışıyor diye sormaya da utanmıyorsunuz. TTK’ya işçiyi kura ile alıyorsunuz, ömründe maden yüzü görmemişler iş başı yapıyor. Nitelikli olan, işinin ehli olan kaçak çalışınca vay efendim sen neden kaçak çalışıyorsun diye hesap sormaya kalkıyorsunuz. Adaletli olanı yapmadığınız sürece hak yemeye devam ettiğiniz sürece Allah size elbet hesap soracaktır.

 

Babamın en büyük nasihatidir bana “kimsenin bir şeyini giyme, alma, getirme”.

Benim ve benim gibi tüm sigortalı çalışan personelden kesilen işsizlik ödeneği bulunmakta. Bu kesilen işsizlik ödeneği ile pandemi döneminde kısa çalışma ödemesi adı altında birçok vatandaş ödenek aldı. Peki, almayanlar ne oldu?

Almayan kesimin içerisinde ben de varım.

Kısa çalışma ödemesi önce bağlandı sonra vergi levham olduğu için kesildi ve ödenen ücret geri çağırıldı. Sebep kanunda “herhangi bir gelir kaynağı olanın ödemesi tespit halinde kesilir” diyerek sonuca bağlanmış. Bu gelir kira geliri mi, esnaf olması mı, bono mu vb. net bir şekilde yer almıyor. Herhangi bir gelir diyor. Bunun üzerine gerekli mercilere şikâyet kaydı oluşturdum ve aldığım cevap vergi levhamın bulunması olarak yanıtlandı. Peki, benim maaşımdan kesilen işsizlik ödeneği nerde?

Vergi levham var ve aynı zamanda işçi olarak çalışıyorsam ve bu haktan faydalanamaz isem, neden maaşımdan işsizlik fonuna ücret kesintisi uyguluyorsun? Kestiğin bu ücreti bana ödemiyorsan kime ne şekilde ödüyorsun?

Hırsızlık en büyük günahtır. Haklarımı çalan herkese söylüyorum;

Hani siz Müslümansınız ya! Benden çaldığınız tüm haklarımı size helal etmiyorum”!

Sağlık, sevgi, saygı dileklerimle…

 
Etiketler: HANİ, SİZ, MÜSLÜMANSINIZ, YA,
Yorumlar
Haber Yazılımı