Yazı Detayı
04 Nisan 2018 - Çarşamba 17:35 Bu yazı 3888 kez okundu
 
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Olaylarla hangi pencereden baktığımız, olayları nasıl algılayacağımızın da bir göstergesidir. Belki de “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” öğretisinden sonra, “bana hangi pencerede durduğunu söyle, sana hangi bakış açısına sahip olduğunu söyleyeyim” öğretisine sıra gelmiştir. Ama önce olaylara bir de bu pencereden bakın…
Kabul ediyorum, bu pek de kolay değil. Zorluğu, bu pencerenin, hiçbir siyasi partiye açılmıyor olmasındandır. Ee hepimiz de bir siyasi partiye gönülden bağlıyız, belki fanatiğiyiz, belki onsuz olamıyoruz, belki o ne derse o oluyor ve biz sadece onaylıyoruz…
Yine de evet diyorsanız, buyurun bu pencereye…
***
Öncelikle her birimiz, bir pencereyi “bize ait” biliyoruz. Diğer bütün pencerelerin camı kirlidir, pistir, buğuludur, yamuktur, eziktir, erimiştir, iç içe geçmiştir, hatta buzlu camla kaplıdır, belki de naylon geçirilmiştir. Ya da ne bileyim, aslında o pencere, pencere olmaktan çok ötedir; tiz günde yıkılmalıdır, paramparça edilmeli, un ufak olmalı, her parçası ayrı bir yere atılmalıdır.
Aslında suç pencerede değil, bunu hepimiz biliyoruz…
Suç durduğumuz yerde de değil, bunu da biliyoruz…
En azından ben, “bildiğimizi” varsayarak bu yazıyı kaleme alıyorum, bilmiyorsanız, o da sizin sorununuz…
Suç pencerede de değil, durduğumuz yerde de değil.
Suç, bakış açımızda da değil.
Yani aslında her birimizin durduğu yer, baktığı açı açısından bir sorunu yok.
Daha net anlatayım, hayata siyasi açıdan bakanların hiçbir suçu yok.
Hayata siyasi açıdan bakmayanların da bir suçu yok.
Hayata siyasi açıdan bakanların, bir siyasi partiye yakınlık duyması veya içinde olması kadar doğalı yoktur.
Kimimiz AK Partiliyiz ve doğal olarak da bütün olayları kendi siyasi görüşümüzden, kendi dünya görüşümüzden, kendi inancımızdan, kendi kültürümüzden bakıyoruz…
Kimimiz CHP’liyiz, kimimiz MHP’li, belki de başka partili…
Siyaset deyince sadece parti anlamamak gerekir. 
Kimi ırkçı, bazıları milliyetçi, bazıları dinci, bazıları mezhepçi…
Eee haliyle bazıları da menfaatçi, bazıları çok fazla benmerkezci…
Bunların hepsi doğal, hayatın içinden, hayatın akışındandır.
Daha da beteri var, bazıları hain, bazıları terörden yana, bazıları darbeci, bazıları da çok fazla yoz…
Buna ahlaki çöküşü de ekleyin, düşük karakteri de…
Çünkü bir olay olduğunda “bu olaya sadece şu görüştekiler bakacak” diye bir ferman yayınlayamayız, yayınlasak da bunun bir hükmü olmaz.
O nedenle herkesin kendi penceresinden olaylara bakması ayıplanmamalı yadırganmamalı, kınanmamalı, tu kaka edilmemelidir.
Ancak, o görüşün yanlış olduğu, o bakış açısının doğru olmadığı anlatılmalı, daha açık deyimle herkes kendi görüşünün doğruluğunu doğru dille anlatmalı, doğru üslupla bunu yapmalıdır.
Ben işin bu tarafında değilim elbet…
Hayata siyasi gözle bakanların, (aksi olsa da) “aklını kiraya vermiş” olma ihtimallerinin çok yüksek olduğunu düşünürüm.
Hayata “ırkçı” gözle bakanların da aklını kiraya vermiş olma ihtimali çok daha yüksektir.
Mezhepçi olanlar da böyle, (dini bilmeden) dinci olanlar da, cemaatçi olanlar da…
Yani aslında kendi özgür iradesiyle olayları değerlendirme yetkisinde olmayan herkesin aklı kiraya vermiş, ruhları satılmıştır, kalpleri mühürlenmiş olma ihtimali o kadar yüksek ki, kendi iradeleriyle düşünme, konuşma ve yorumla imkânları sıfıra yakındır.
İşte zor olan nokta burası…
Herkes durduğu yerde durmalı ama özgür olmalı…
Hangi görüşe sahip olursak olalım, duyduğumuzu, gördüğümüzü kendi özgür irademizle değerlendirdiğimizde, bakış açısı sakatlığı yaşamayız.
Bunu yaparken inancımıza, ahlak anlayışımıza, kültürümüze, değer yargımıza göre kıyaslamak, ayıplanacak bir şey değil, gereklidir de…
Çünkü bir olayda farklı fikirlerin ortaya çıkması, herkesin olaylara kendi penceresinden bakarak değerlendirmesiyle mümkündür.
Ama gördüğünü olduğu gibi anlatacak…
Duyduğunu da olduğu gibi…
Kendisine aktarılanı da araştıracak…
Bu çok farklı bir penceredir…
Diğer bütün pencerelerden farklı…
Hepimizin durduğu ve âlemi seyrettiği pencereden farklı bir penceredir bu…
Burada insanlığımız var mesela…
Vicdanımızı bir yana atmıyoruz bu pencerede…
Merhamet süzgeci, bu pencerenin olmazsa olmazları arasında…
Saygı da, sevgi de, hoşgörü de bu pencerede…
O nedenle bu pencerenin müdavimi az, o nedenle herkes kendi penceresinde, kılını kıpırdatmadan, kendisine hazır olarak sunulan “duyu organlarının” çıktısıyla olaylara bakıyor, değerlendiriyor, yorumluyor ve sağa sola saldırıyor.
Hayata bir de bu pencereden bakabilsek, sorun çözülecek de..  Bu pencerede çok fazla filtre var, bu da bizi yoruyor!

 
Etiketler: Hayata, ‘bu, pencereden’, bakın,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
1540 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
413 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
249 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
1428 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
401 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
1276 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
981 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
1444 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
558 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
478 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
2371 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
658 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
623 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1369 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
413 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
685 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
460 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
852 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
441 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
457 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
470 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
585 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
413 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
575 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
451 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
376 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
573 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
575 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
467 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
446 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
533 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4138 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
746 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
699 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
918 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
676 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
704 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
802 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
812 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
682 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
621 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
888 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
683 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
752 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
849 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
804 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
1139 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
737 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
742 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
742 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
641 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
722 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
698 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
991 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
678 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
766 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
681 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
701 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
772 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
730 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
776 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
829 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
799 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
683 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
752 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
898 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
656 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
730 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
860 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
808 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
700 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
577 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
754 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
837 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
772 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
736 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
774 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1009 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
683 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
855 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1010 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
942 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
688 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
865 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
801 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
784 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
890 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
830 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
688 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
761 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
867 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
660 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
588 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
775 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
725 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
738 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
671 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
677 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
774 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
751 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
660 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
714 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
675 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
828 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
883 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
749 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
911 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
810 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
941 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
790 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
771 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
813 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
867 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
952 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
813 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
641 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
754 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
876 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
767 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
849 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
897 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
822 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
921 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
866 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
728 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
785 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
788 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
788 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
952 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
849 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
829 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
982 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
834 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
911 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1001 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
832 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
899 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
859 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1029 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
937 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
868 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
969 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
837 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
917 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
999 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
892 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
999 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
910 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
930 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
896 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
905 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
933 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
860 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
985 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
975 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1101 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
865 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1049 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
961 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1015 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
803 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
836 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1038 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
926 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
961 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1052 Okunma.
Haber Yazılımı