google-site-verification=xfFz-F1IWG-jrKWY1FSzE2BoEKXyCxwkXubRPveg5wU
Yazı Detayı
27 Mart 2020 - Cuma 00:00 Bu yazı 1293 kez okundu
 
HERŞEYE RAĞMEN
Şennur GÜNEŞ
inanisgazetesi@gmail.com
 
 

Merhaba güzel dostlar! 
Her şeye rağmen gülümseyin, gülümsetin diyorum ve günün fıkrasıyla başlıyorum yazıma… 
Temel parmağını kesmiş. Telaşla hastanenin acil servisinden içeri girmiş. İçeri girince iki kapı çıkmış karşısına. Birinde “hastalıklar”, diğerinde “yaralanmalar” yazıyormuş. Durumuna uyan” yaralanmalar” kapısından içeri girmiş. Önünde yine iki kapı belirmiş: birinde “kanamalı“, diğerinde “kanamasız” yazıyormuş. “Kanamalı”  kapıdan girince iki kapı daha görmüş: “hayati önemde olmayan” ve “hayati önemde olan”, “hayati önemde olmayan” yazılı kapıdan içeri girince kendini sokakta bulmuş. Çaresiz eve dönmüş. Karısı sormuş: “Temel, sana iyi baktılar mı?” “Vallahi hiç bakmadılar ama organizasyon çok harikaydı” demiş.
Sabah sabah bir arkadaşım bu fıkrayı paylamış Whatsapp  grubumuzda, okuyunca gülmekten kendimi alamadım ama, geldiğimiz hali düşündürdüğü için de bir o kadar hüzünlenmeden edemedim. “Allah sonumuzu hayırlara vesile eylesin” diyerek hepimiz için, tüm dünya insanları için iyi dileklerde bulunarak yeni güne başlamış oldum böylece.
İşlerime adapte olmaya daha yeni  başlamıştım ki, bu arada “Yarınlar Dünde Kaldı” romanının yazarı olan arkadaşım Mahsenem Yazal bana minik bir video attı. Haydi gel de gülme yine, bastım kahkahayı… Videoda şu görüntüler vardı; Evde mağdur olmaktan kurtulmuş bir kadın, özgürlüğüne kavuşunca çocuklar gibi şen, mutlu, hoplaya zıplaya koşuyor çıktığı bir caddede bir yandan da: “Ah ne güzel yerler, ne güzel simitçi, ne güzel çöpçü…” diye sevinç nidaları atıyor. Yazar arkadaşım bir de not düşmüş videonun altına; “ Sıradan ve vasat sandığımız günlerimiz dahi ne çok anlam kazandı şimdi değil mi?” diye sormuş bana. Aynen öyle daha önce bilincinde olmadığımız, kıymetini bilmediğimiz bir çok şeyden uzun süre mahrum kalınca  anlayabiliyoruz değerini demek ki…
 Bastığımız toprağın, yerin kıymetini… Ağaçların yeşilliklerin, çiçeklerin, börtü böceklerin, kısacası bize can veren doğanın, kaybedilmeyecek kadar değerli olduğunu kavrıyoruz mesela… Daha önce fark etmediğimiz yanından her gün geçtiğimiz insanların farkına varıyoruz; işte köşedeki simitçi, tenezzül etmediğimiz, selam bile vermediğimiz çöpçü, köşedeki ayakkabı boyacısı… şimdi gözümüze nasıl da önemli geliyorlar değil mi?
“Hayat bir öğretmendir” derler ya, ne kadar da doğru demişler. İnsanı yeri geliyor öğretmen yapıyor, yeri geliyor öğrenci; önce sınava tabi tutuyor, sonra da büyük bir ders veriyor bizlere öyle değil mi? Kıymet bilmenin ne demek olduğunu, ne demek olmadığını öğreniyoruz…  Her şeye rağmen sevebilmenin, sevmenin insanı nasıl da güçlendirdiğini öğreniyoruz… Ve insan olmanın, insanca yaşamanın ne demek olduğunu öğreniyoruz.
Bugünlerimiz elbetteki geçecek, güzel günlere kavuşacağız hep beraber ama, bizim sınavlarımız daha çok devam edecek, sınanacağımız daha çok şeyler olacak. Bu yüzden doğrudan  ve doğru bildiğimiz haktan hiçbir zaman vazgeçmeyelim sevgili dostlar. Her şeye rağmen, hayat çok güzel ve “her şeye rağmen” demek ne güzel…
Her şeye rağmen sevgiyle, dostlukla kalın, sağlık ve esenlikle kalın değerli dostlarım…

 
Etiketler: HERŞEYE, RAĞMEN,
Yorumlar
Haber Yazılımı