Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

SGK’DAN KAN BAĞIŞINA DESTEK
ULAŞIMA KAPALI KÖY YOLU KALMADI
İŞSİZLİK ARTTI
Yazı Detayı
13 Eylül 2018 - Perşembe 18:32 Bu yazı 310 kez okundu
 
İNSAN OLMA SANATI VE DEVLET İŞLERİ
Recep ALKAN
 
 

Doğuştan devredilemez kısıtlanamaz insan hakları; ne Ulusları arası insan hakları evrensel bildirgesinde yazıldığı gibidir, nede uluslararası hukuk sisteminde yazıldığı gibidir. 
 Evrensel tabii hukuktan gelen birey hakları; insanlığın yazılı döneminden bu yana iç içe geçmiş muhtelif kültürlerinden damıtılmış, ahlaki ve vicdani kabullerin birikimidir.
 En öncelikleri olarak; yaşama hakkı, beden ve ruh bütünlüğü hakkı, barınma hakkı, doğal ve sağlıklı beslenme hakkı, inanma ve inancını yaşama yayma hakkı her ne kadar uluslar arası anlaşmalarla güvence altına alınmış olsa da adamına göre değişir. 
       Yeryüzünde teknoloji geliştirmek, insana mutlu ve huzurlu yaşam sağlamak bakımından, yüksek teknolojiye sahip olan batılı ülkeler ne üretiyor?
       Mutlu ve huzurlu, özgür rahatlamış bir toplum ortamı için mi çalışıyor?
       Bu soruların cevabını son birkaç yıl içinde Ortadoğu ve Akdeniz çevresinde yaşananlar veriyor. En başta ABD’nin; Irak ve Suriye merkezli sergilediği hukuk tanımaz, insani vasıflardan uzak politikaları, gelişmiş medeni! Batılı Ülkeler diye bildiğimiz, ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Portekiz, Hollanda şeytan sekizgeninin maskeleri düşmüştür. Bütün bu uğursuz ülkelerin inançları; Kabala inancı, Tapınak şövalyeleri yani haçlı zihniyetidir. 
       Bu zihniyetin merkezinde Siyonizm yani İsrail inancı ile uyuşturulmuş, Evangalist Hıristiyanlar vardır. 
       Özellikle Osmanlı Devletinin önce insan olma öz niteliği karşısında vahşet duygularını tatmin etmekte zorluk çekiyorlardı. Çünkü Osmanlı “İnsan Olma” ruhsal olgunluğunu tamamlamış bir Devlet etme uygulaması, vahşi batı için rahatsız edici, önleyici bir örnekti.      
       Osmanlı Devleti; bütün Dünyaya yaratılış kaidesine (Fıtrat) dayanan Devlet olma toplum düzeni ve iç hukuk inşa etmiş, Osmanlı devleti ve onun bakiyesi Türkiye Cumhuriyeti hedeflerindedir. 
        Şimdi iyice foyaları su yüzüne çıktı. Türkiye Cumhuriyeti; Afrin zeytin dalı harekatında ortaya koyduğu evrensel insani duruşunu yüzlerine çarpa çarpa gösterdi.  
        Batılı medeni uygar! Bildiğimiz ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Portekiz, Hollanda şeytan sekizgeninin, yazılı dönemin ta başından beri kurgulanmış dört kitap dışında olan kabalist şeytani “gizli ilimler” inanç sitemi batağındadır. 
       Batı diye övülen toptan Avrupa devletlerinin insan olma kültürü veya yaşam geleneği alt yapısı Viking korsanlarının alışkanlıklarına dayanır. 
       İnanç ve gelecek planında hak dinler yerine Ezoterizm vardır. 
Ezoterizm nedir ne değildir.  
          Konuyu emek vermiş araştırmacı Erhan Altunay’ın kaleminden Ezoterizm; (1)
“Hepimiz eski bir metni okuduğumuzda ya da bir efsaneden söz edildiğini duyduğumuzda sembolik anlamının ötesinde bir şeylerin daha varlığını düşünürüz. Bize öyle gelir ki bu metinlerin ya da mitlerin anlatmak istedikleri daha derin gerçeklikler vardır ve bunu ancak bu sırları çözmesini bilenler anlayabilir. Aslında bu düşünce hiç de yanlış değildir.
         Özellikle Avrupa’da ve Amerika’da son zamanlarda çok sıkça kullanılmaya başlanan Türkçe’de “içrek” sözcüğü ile karşılanan ezoterik sözcüğü içinde saklı olan anlamı sadece seçilmiş kişilere açıklanan öğretileri tanımlamak için kullanılır.
Ezoterizm sözcük olarak Yunanca eswterikoV (içe ait, içrek, sadece müritlerin bildiği anlamında, Arıkdal Gizli Öğreticilik olarak kullanıyor) sözcüğünden gelir. Bu sözcüğün kökü ise esw- ( iç, içerisi) dir .
Sözcük anlamı olarak ise ezoterizm “sadece belli sayıda müritlere açıklanan halkın düzeyine inmeyen ya da inmemesi gereken doktrine“ denir. Ezoterik doktrin “müritlere sözlü olarak aktarılan tüm bilgi ve öğretilere“ denir (Petit Robert)
Meydan Larousse Ansiklopedisi ise Türkçe eşanlamlısı İÇREK başlığı altında daha geniş bilgi vermektedir.
“Yalnız vakıf olanlara öğretilen || Vakıf olmayanlarca anlaşılmayan bilgi ve ya eserler için kullanılır. ...
ANSİKL. Fels. İçrek kelimesi dışrakın karşıtıdır. Pythagoras’ın çömezlerini dışrak ve içrek diye ikiye ayırdığı söylenir ; birinciler sadece adaylardı; ikinciler ise üstadın öğretisini bütün incelikleri ve sırları ile bilenlerdi.....Dışrak eserlerde yalnız en açık kanıtlar ileri sürülür , daha karanlık ve kesin olan kanıtlar ise içrek eserlerde yer alır. Sırra ve gizli bilgiye ermiş olanlardan başkasının kavrayamayacağı esrarlı bir öğreti fikri bir çok kimseye hoş görünmüş ve her devirde az ve ya çok içrek topluluklar ( msl. Mason Dernekleri ) kurulmuştur.
- Giz. ilm. Herhangi bir dinin , sadece sırra ve gizli bilgiye ermiş olanlara açıklanan yönüne içrek bilim adı verilir. Kabala’cıların içrek elyazmaları ,” açkı “ ve ya “anahtar “ adıyla anılır. İçrek öğreti , oyun kağıdı falı , simyacıların sırları, sihir , büyü , kabala gelenekleri gizli dini törenleri vb. kapsıyordu. Apokalipsis’in açıklanması , Hezeikel’in gördüğü hayallerin yorumlanması da içrek konular arasında yer alır.”
Bu tanımda dikkat edilmesi gereken nokta eski Yunan’da içrek ve dışrak kavramlarının kullanıldığıdır , - dışrak ( exwterikoV ) ifadesini ilk kullanan Aritoteles’tir - yalnız bunların genelde felsefe okullarına atıf yaptığı görülür . Eski Yunan’daki ezoterik okulları ileride yayınlanacak yazılarımızda göreceğiz. Ayrıca ezoterik topluluklar yıllar boyu “ esrarlı bir öğreti “ fikri hoş geldiği için değil , belli bir amaç için kurulmuşlardır.
Daha geniş kapsamlı bir tanım yapacak olursak , ezoterizm , sadece seçilmiş belli bir topluluğa verilen ( bunlara inisye < fr. initié denir ) , semboller ve şifreler aracılığı ile aktarılan , erginlemeye ( fr. initiation ) dayanan, metafizik öğretilere denir. Bu öğretilerin içeriği ve erginlenmenin aşamaları çeşitli kültürlerde yeri geldikçe ayrıntılı biçimde incelenecektir”.
       Ancak;  “EVANGELİZM” bu mezhebi bu retorik aklı kendi gelecek öngörülerine uyarlamıştır. Kuramsal olarak Dünyanın geleceğini kurgulamak gibi bir sapkınlığa sürüklemektedir ABD, Almanya, Fransa, İngiltere ve İsrail şeytan beşgenini.

       Prof. Dr. Ata ATUN Evangelizm’i 23.11.2004 tarihinde şöyle kaleme almıştır.(2)
son günlerde bize çok yabancı olan “EVANGELİZM” adlı bir Hıristiyanlık Mezhebini sık sık duymaya başladık.
Bir düşünceye ve tanımlamaya göre Amerika Devlet Başkanı George W. Bush dünya üzerindeki en önemli Evangelist. Yalanda değil. 2008 yılına kadar George W. Bush dünyanın bir numaralı kişisi. Dünya üzerinde yaşayan  500 milyon “Evangelist”in en önemli ruhani olmayan lideri. Ruhani liderleri ise Evangelist rahip Billy Graham.
Evangelist kelimesi Yunanca “evangelicel“, yani “iyi haberleri paylaşan kimse” anlamına geliyor. Onlara göre İncil Tanrı’nın kitabı ve bu düşünceye inananlar kendilerini Armageddon savaşına yani iyi ve kötü arasında yapılacak en son savaşa hazırlıyor. Dünyanın yok oluşunu izlemek yerine iyinin kazanması için son savaşı bekliyorlar. Dünyada yaşanan her şey, yapılan her savaş Tevrat’taki efsanelerde, İncil’de anlatılıyor, İsrail vadedilmiş toprak ve günün birinde tüm Museviler İsrail’e dönüp Evangelist olacak… Onlar protestanlığın Evangelist mezhebine bağlılar…
Evangelistler, Hıristiyanlık’ın vaftiz töreniyle çocuğa geçmediğine inanıyor. Onlar bir an gelip, büyük ihtimalle bir yol gösteren (Evangelist rahip) sayesinde kişinin yeniden doğacağına inanıyor. Bu sayede de insanın İsa ile buluşup tekrar dirileceğini düşünüyorlar. Buna da Born Again (Yeniden doğma) diyorlar. Bu isimle üniversitelerde dernekler kuruyor; televizyon başta olmak üzere radyo, internet, gazete, hatta bilgisayar oyunları yoluyla kendilerine daha çok yandaş arıyorlar. Hedefleri dünyayı kurtarabilmek için, dünyayı yönetmek…
Amerika ve İngiltere’de 19’uncu yüzyılda ortaya çıkan Evangelist hareket, ilk önce Hıristiyan din otoriteleri tarafından dikkate alınmasa da, şu anda Hıristiyanlık’ın en güçlü kolu konumunda. Özellikle 2. Dünya Savaşı sonrası güç kazanmaya başlayan hareket, dünyanın birçok yerine yayıldı.
Evangelistler 1950 yılında sadece 4 milyon kişilerdi. 2004 yılında toplam sayıları 500 milyona ulaştı. Evangelistler dünyadaki Hıristiyan nüfusun 4’te birini oluşturuyorlar. Her gün yaklaşık 52 bin kişi Evangelist oluyor. 2050 yılında tüm Hıristiyan nüfusunun yarısı olacakları tahmin ediliyor. 70 milyon kişilik nüfusla en çok Amerika’da yaşıyorlar. Amerika’nın ardından en yoğun bulundukları ülke Brezilya (30 milyon). Evangelistlerin şu anki güçlü durumu 1970’li yıllarda ortaya çıkan yeni-Evangelizm akımıyla oldu. Şili’de Hıristiyanlar’ın 4’te biri Evangelist. Fas’ta halkı Evangelist yapmak için çalışan 150 misyoner var. Kaliforniya’da ünivesitede ders olarak okutuluyor.
Evangelist düşüncede geniş yere sahip olan Tevrat’taki Babil, günümüzdeki Bağdat şehri ve  Kaldani diyarı da Irak’tır. Evangelistlerin inanışlarına göre dünyanın bir gün tamamen Evangelist olması için Müslüman topraklarına da girilmesi gerekmektedir. Bütün Museviler bir gün  İsrail’e dönüp Evangelist olacaklar ve dünya üzerinde yeni bir dönemi başlayacaktır.
Bütün yollar Orta Doğu’ya çıkıyor…
(1)- http://www.hermetics.org/Ezoterizm20Nedir.html
(2)- http://www.ataatun.org/evangelist-mezhebi.html

 
Etiketler: İNSAN, OLMA, SANATI, VE, DEVLET, İŞLERİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
17 Ocak 2019
MANEVİ DENGESİ BOZUK PARTİLİ PROFİLİ
53 Okunma.
13 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-6 Dr. Hikmet Kıvılcımlı özel
174 Okunma.
10 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm-5
267 Okunma.
07 Ocak 2019
HALK DALKAVUK’LUĞU
247 Okunma.
03 Ocak 2019
AHLAK VE DİN
208 Okunma.
27 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm 4
343 Okunma.
23 Aralık 2018
ABD'nın Kısa Kanlı Soykırım Tarihi...
231 Okunma.
20 Aralık 2018
DOLAR SİLAHI
190 Okunma.
13 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-3
325 Okunma.
10 Aralık 2018
“YANDAŞ”
279 Okunma.
06 Aralık 2018
AK PARTİ DR. ÖMER SELİM ALAN DEDİ
366 Okunma.
29 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-2
320 Okunma.
22 Kasım 2018
Zonguldak ve Türkiye Taşkömürü Kurumu
613 Okunma.
19 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-1
324 Okunma.
15 Kasım 2018
KUVVETLER AYRILIĞI VE ADİL DEVLET
299 Okunma.
08 Kasım 2018
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kırmızıçizgileri
505 Okunma.
05 Kasım 2018
Sultan Galiyev ve Mustafa Suphi neden öldürüldü?
313 Okunma.
01 Kasım 2018
CUMHURİYET VE MİLLİ KURUMLAR
330 Okunma.
25 Ekim 2018
MİLLİ MEVZULAR VE POLİTİKA
555 Okunma.
18 Ekim 2018
TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR
591 Okunma.
14 Ekim 2018
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İDDİASI
392 Okunma.
11 Ekim 2018
GEÇMİŞ GERİDE DERS ÖNÜMÜZDE
480 Okunma.
04 Ekim 2018
ŞERAFETTİN NAS’IN BİTMEYEN MÜCADELESİ
451 Okunma.
01 Ekim 2018
FİNANSMAN MALİYETİ VE FİYAT ARTIŞI, İÇ PİYASALAR;
465 Okunma.
27 Eylül 2018
BM’NİN 73.GENEL KURULU VE ABD’NİN ÇÖKÜŞÜ
393 Okunma.
20 Eylül 2018
DEMİRPARK AVM (67BURDA) VE 3. HAVA ALANI
440 Okunma.
06 Eylül 2018
Modern yaşamın sebep sonuç çıkmazı
404 Okunma.
03 Eylül 2018
DARBELER VE EKONOMİK KRİZLER
287 Okunma.
30 Ağustos 2018
TRUMAN DOKTİRİNİ, MARŞHALL YARDIMI VE BAĞIMSIZLIK
374 Okunma.
16 Ağustos 2018
14 AĞUSTOS 2018 AK PARTİ’NİN 17. YAŞ GÜNÜ
628 Okunma.
08 Ağustos 2018
AMERİKA BİRLEŞİK ŞİRKETLER DEVLETİ
822 Okunma.
03 Ağustos 2018
BARDAĞI TAŞIRAN BRICS ZİRVESİ
444 Okunma.
26 Temmuz 2018
ENDİŞELENİN STRATEJİK ORTAKLAR
470 Okunma.
19 Temmuz 2018
SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ
514 Okunma.
12 Temmuz 2018
TÜRK SOLU SORUNSALI
627 Okunma.
05 Temmuz 2018
DÜNYANIN SON 200 YILI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
846 Okunma.
28 Haziran 2018
SEÇİM ATMOSFERİ
891 Okunma.
21 Haziran 2018
DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR
779 Okunma.
07 Haziran 2018
PARAN KADAR KONUŞ
747 Okunma.
31 Mayıs 2018
Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı
671 Okunma.
25 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
522 Okunma.
24 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
418 Okunma.
10 Mayıs 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNDEN SONRA
1206 Okunma.
03 Mayıs 2018
Dünya sahnesinde Türkiye
602 Okunma.
26 Nisan 2018
Bağımsız ve Milli Egemenliğine sahip olmak üzerine
892 Okunma.
19 Nisan 2018
Gündem seçim
1832 Okunma.
12 Nisan 2018
Beslenme ve Alışkanlıkları;
2137 Okunma.
05 Nisan 2018
Bir Ülke tasavvur ediniz ki;
1763 Okunma.
29 Mart 2018
Üçüncü Yol-üçüncü göz
1321 Okunma.
22 Mart 2018
Georges Politzer’den Sonra;
1366 Okunma.
15 Mart 2018
MESELE PETROL ENERJİ KORİDORU DEĞİL
957 Okunma.
08 Mart 2018
GELENEKSEL DÜĞÜNLER VE EKMEĞİN TADI
795 Okunma.
01 Mart 2018
İSTİLA – KATLİAM – YAĞMA GÖRÜN
1531 Okunma.
22 Şubat 2018
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE TERÖR
1314 Okunma.
15 Şubat 2018
Bütün Yollar Ortadoğu’ya çıkıyor
1706 Okunma.
08 Şubat 2018
Köprü meselesi ve kozlu kavşağı
1294 Okunma.
01 Şubat 2018
Birleşmiş Milletler ve Zonguldak
949 Okunma.
25 Ocak 2018
Başarılı olmak yerine, başarılıyı dibe çekmek
978 Okunma.
18 Ocak 2018
Yağmalanmış Ülkeler
1585 Okunma.
11 Ocak 2018
Hasta Partiler, Hastalıklı Partililer
823 Okunma.
05 Ocak 2018
Hafıza Kaybı
1062 Okunma.
28 Aralık 2017
Üçüncü Dünya Halkları
982 Okunma.
24 Aralık 2017
İnsan Ne Kurttur, Nede Kuzu
732 Okunma.
14 Aralık 2017
İNSAN İÇİN DEVLET
1002 Okunma.
07 Aralık 2017
DEVLET VE İNSAN
808 Okunma.
30 Kasım 2017
İŞLETME VE MALİYET
935 Okunma.
23 Kasım 2017
İŞ KUR, KOSGEB, BAKKA
1047 Okunma.
16 Kasım 2017
AMERİKAN RÜYASININ KABUSLARI
995 Okunma.
09 Kasım 2017
NE OLACAK BU TTK
1009 Okunma.
02 Kasım 2017
GÜNÜN KONUSU TTK
1150 Okunma.
26 Ekim 2017
TTK’YI KURTARMA PLANI
1347 Okunma.
19 Ekim 2017
DEVLET VE DEMOKRASİ
1147 Okunma.
12 Ekim 2017
DALDAN DALA
1306 Okunma.
06 Ekim 2017
KIŞLIKLAR HAZIRLAYIN
977 Okunma.
28 Eylül 2017
ELEŞTİRİLMEK
1141 Okunma.
22 Eylül 2017
PARTİLER VE TEŞKİLATLARI
1396 Okunma.
15 Eylül 2017
SİYASETİN FİNANSMANI
1455 Okunma.
08 Eylül 2017
Bu yazıyı 2013 Mayıs’ta yazmıştım!..
988 Okunma.
25 Ağustos 2017
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÇÜRÜME
1253 Okunma.
18 Ağustos 2017
HİZMETKAR VE MİLLİ (YERLİ) OLMAK
1004 Okunma.
10 Ağustos 2017
Benim seçilmediğim yer batsın!
1425 Okunma.
02 Ağustos 2017
SOSYAL MEDYANIN YAN ETKİLERİ
1077 Okunma.
25 Temmuz 2017
GENEL KURUL GELENEĞİ
1190 Okunma.
18 Temmuz 2017
DEMOKRASİNİN FİDANLIĞI DERNEKLER
1180 Okunma.
10 Temmuz 2017
EMEKLİ MAAŞLARI
1433 Okunma.
Haber Yazılımı