Yazı Detayı
30 Mayıs 2019 - Perşembe 18:36 Bu yazı 831 kez okundu
 
KONUŞUYORMUSUNUZ YOKSA GÜRÜLTÜ MÜ ÇIKARIYORSUNUZ?
Recep ALKAN
 
 

46. Baskısı 2016 yılında yapılan, Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu’nun İNSAN İNSANA kitabını 80 li yıllarda birkaç kez okumuştum. Bu gün hala aranan ve ihtiyaç duyulan bir kitap olmakla beraber, okuduktan sonra, konuşmadığımı sadece gürültü yaptığımı fark ettim.

Yakın çevremizdeki tanıklarımızla konuşurken son derce nazik ve terbiyeli konuştuğumuzu, ama yakınlarımızla konuşurken kaşlarımız çatık ve oldukça kaba bir tutum takındığımızı bu kitabı okuyunca anladım.

Bununla berber; iyi bir konuşmacı olsanız bile iyi bir dinleyici değilseniz yine konuştuğunuz kişiyle, paylaştığınız konuyu da o kişiyi de anlayamadığımızı öğrendim.

Sayın Cüceloğlu bu kitabında; bireysel iletişim sorunları ile birlikte, nasıl kolay iletişim kurulacağını ve anlaşılabilir olma yollarını deneysel olarak önümüze sermiş. Konuştuklarımızla partnerimize ne kadar ulaşabiliyoruz, konuştuklarımız partnerimize bizim anlatmak istediğimizin tamamını anlamasına yeterlimi?

Maalesef bu kitapta Üniversite öğrenciler yapılan sosyal deneyde, toplum olarak konuşma yeteneklerimizle meramımızın ancak yüzde 60’ını ifade edebiliyor, bu kadar ulaşabiliyoruz. Cüceloğlu hoca bunu bir felaket olarak yorumluyor.

Özellikle yakınlarımızla veya aile toplantılarında, bir konu konuşulurken herkesin konuştuğunu, kimsenin kimseyi dinleyemediğini görüyoruz. Kaldı ki; konuşan dikkatle dinlemiş olsak ta, ancak meramımızın sadece yüzde 60’ını iletebildiğimize göre demek ki anlaşamıyoruz.

  Sayın Cüceloğlu hoca bu kitapta bir konunun altını çizmiş bizim için. Demiş ki; “asıl olan, sizin ne söylediğiniz değil, sizin söylediklerinizden karşınızdakinin ne anladığıdır” demiş.

Yazıma böyle bir giriş yaptım, çünkü ele alacağım konu konuşma teknikleri ile ilgili.

Eğer konuşacaksanız, güzel konuşunuz ya da susunuz.

(Kur’ân-ı Kerîm, bizleri güzel ve düzgün ifâdeler kullanmaya dâvet etmektedir. İnsanlara “kavl-i hasen” ( el-Bakara, 83; el-İsrâ, 53) yani en güzel sözü söylemeyi emreder.)

Meramınızı; nazik, küçük harflerle, orta perdede ve insanın yüreğine nahoş gelmeyecek şekilde de anlatabilirsiniz. Yüksek sesle, azarlayıcı bir tonda, insanın yüreğini sarsıcı incitici bir tutumla da anlatabilirsiniz.

Ama unutmayın ki; İnsan bedeni ve barındırdığı ruhu, güzel konuşmadan güzel, kötü konuşmada kötü etkilenerek vücut kimyası değişerek fark edemediğimiz reaksiyonlar vererek psikolojini güzel yada kötü etkiliyor.

Bu tespit; değişik bilim dallarının yaptığı ortak çalışmalar sonucunda somut olarak ittifak ettikleri ve doktora tezlerinde referans alınmıştır. Yani bu bulguyu esas alarak, yaşanan muhtelif hayat iniş çıkışlarında esas alabileceğimiz temel  bilgidir.

İki kişi arasında geçen konuşma; ister tartışma olsun ister muhabbet ortamında olsun, konuşma sanatından ve ilkelerinden yoksun kişilerin uzlaşma amacı öncelikli niyetle başlamışsa, kesinlikle karşılıklı kırıcı üslup hakim olacaktır. Ve meseleyi çözmek için başlayan “konuşalım” ortak çağrısı, bir araya gelme eylemini gerçekleştirse de sonuç negatif olacaktır.

İşte bu noktada; iki tarafında bildiği “sorun çözülmeli gereksinimi” ortak kararlılığı ile bir masa etrafına gelindikten sonra, konuşmayı beceremedikleri nedeniyle, sorun daha da büyüyerek partnerlerin ikisi de sabaha kadar uyuyamayacaklar. Çünkü haklı oldukları halde bile söyledikleri kötü sözler kendilerini de en az partneri kadar sinirlendirecektir.

Peki nedir bu konuşma yeteneği ile edinilmiş “konuşma sanatı”? Ve her ortaya çıkan kişiler arası sorunu konuşarak çözüme ulaştırıp mutlu sonu elde etmenin sırrı?

******

Alıntı. https://www.mynet.com/hakaret-hakkinda-bilmeniz-gereken-her-sey-190101123507

(Aslında bu sorunun çok basit bir cevabı var: İnsanlar kendilerinde fark ettikleri eksiklikler yüzünden karşısındakini aşağılamaya, küçük düşürmeye çalışır. Böylelikle, kendilerini daha üstün hissedebilirler. Sürekli karşısındaki insanları küçük gören ve onların eksiklerini bulmaya çalışan insanlar çoğunlukla narsistik kişilik bozukluğundan muzdarip insanlardır.

Yaptığımız araştırmalardan etkili bir örnekle bunu açalım: Kişisel gelişim konuları hakkında yazılar paylaştığı blogunda yazar Niall Doherty “

Alınmamayı Öğrenmek: Hakaretlerle Nasıl Başa Çıkılır?” adlı yazısında başından geçen bir olayı anlatmış.

“İngiltere’de içki içmediğim için benimle düpedüz dalga geçen bir kızla tanıştım, ve onun alkolle olan ilişkisini gördükten sonra nedenini çok iyi anladım. Yaptığı sağlıklı değildi ve o bunu biliyordu. Benim içki içmemem onun alkol alışkanlıklarını kötülüyor gibiydi ve bu onun benden nefret etmesine yol açtı. Kendini bu konuda iyi hissetmesinin en kolay ve hızlı yolu içki içmediğim için benim ucube olduğumu söyleyerek aşağılamaktı.”

Bu örnekten de anlaşılabileceği gibi kötü olmayan huylarımızla bile dalga geçme kapasitesine sahip birçok narsist/kompleksli insan var çevremizde. Bizi ne kadar iyi tanıyıp tanımadıkları ise hiç önemli değil; kendilerini daha iyi hissetmek için karşısındakini aşağılamaya ve onunla dalga geçmeye dünden hazırlar.

 Hakaretlerle nasıl başa çıkılır?

Maalesef bu soruların basit bir cevabı yok. Daha doğrusu; cevap basit, ama uygulaması zor diyelim: Hakaretlerden etkilenmemek tamamen sizin elinizde.

Tiny Buddha sitesinden Andrea Still bu konuyu ele aldığı yazısında hakaret içeren sözlerden neden etkilendiğimizi ve beynimizde onları nasıl etkisiz hale getirebileceğimizi açıklamış:

 “Sizinle aynı dili konuşmayan biriyle sohbet ettiğinizi düşünün. Karşı tarafın söylediği hiç birşeyi anlamıyorsunuz. Ona bakıp ağzından çıkan seslerden bir anlam çıkarmaya çalışıyorsunuz. Sizinle flört mü ediyor yoksa size hakaret mi ediyor, ayırt edemezsiniz. Peki neden bu sesler ne anlama geldiklerini bildiğimiz zaman bizi incitme potansiyeline sahipler? Belli bir noktada kelimelere anlam yüklemeyi öğrendik ama aslında onlar sadece ağzımızdan çıkan sesler. Bunlara yüklediğiniz anlamların ne olduğu sizin elinizde.”

Yani, biri sizi aşağılamaya çalıştığında, bu sözlerden etkilenip etkilenmemek kişisel bir seçimdir. Az önce de belirttiğimiz gibi; bunu söylemesi yapmasından daha kolay çünkü ister istemez hayatımız boyunca belirli kelimelere belirli anlamlar yükleyerek yaşıyoruz.

Hakaretlere nasıl karşılık verilmelidir?

Öncelikle şunu belirtelim; hakarete hakaret veya şiddetle cevap vermek verebileceğiniz en yanlış tepkidir. Çünkü karşınızda sizi aşağılayacak kadar densiz bir insan varsa bu iki tepki de onları mutlu eder çünkü amacına ulaşmıştır.

Peki, hiç cevap vermemek ne kadar etkili bir çözüm? Karşınızdakine onun hakaretlerini kaale almadığınızı göstermek açısından doğru bir tepki. Ama bunu ancak gerçekten hakaretlerden etkilenmediyseniz yapabilirsiniz, aksi takdirde bu hakaret beyninizin bir köşesine oturur ve olur olmaz zamanlarda yüzeye çıkarak içinizi kemirir ve özgüveninizi kaybetmenize sebep olur.

Hakaretlere hemen cevap vermek gibi bir zorunluluğunuz da yok ayrıca. Hatta bunu yapmak çoğunlukla sizin için daha kötü olur çünkü insan çoğu zaman sinir ve üzüntüyle sonradan pişman olacağı laflar edebilir.

En iyisi, bir hakarete karşılık vermeden önce bu hakaretin boyutunu ve karşınızdaki insanı tartmaktır: Bu insan bunu bana neden söyledi? Acaba bir doğruluk payı var mı? Neye dayanarak bu sonuca vardı? Ayrıca, bazen bizim hakaret olarak aldığımız şeyleri insanların patavatsızlıkla veya hiç de bizim anladığımız gibi bir anlamı olmadan söylediklerini de göz önünde bulundurmalıyız.) Kaynak Mynet Haber web sitesi.

********

Konuşmanın güzeli;

Konuşmak bir sanattır ve İnsanoğluna lütfedilmiş en büyük nimetlerden biridir. Konuşma yeteneğinin kıymetini; insanlığın kendisine verilmiş diğer yetenekleri ile donatılmışlığı, Yaratıcının “Biz insanı en güzel bir şekilde, yaratılmışların en şereflisi olarak yarattık” buyurmasından anlıyoruz.

Peki, güzel konuşmanın emredilmesinin mahiyeti nedir?

İnsan organizması biyolojik olarak ve moleküler düzeyde insanın farkında olamadığı birçok etkileşimle dış dünyada olup bitenleri, beşer duyargalar dışında farklı bir frekansla algılayıp not etmekte olduğu bilimsel literatürde kayıtlanmıştır.

 İnsan vücudunun yüzde 76’sı sudur. Suyu moleküler düzeyde incelendiğinde ve yapılan bilimsel araştırma sonuçlarına göre, bizim anlayamayacağımız bir şekilde dış dünyadan etkilenerek tepki verdiği kaydedilmiştir.

 Bu bakımdan; suyu karşısına alıp yapılan yedi ayrı biçimde hitaplara değişik tepkiler vermiş ve güzel latif konuşmaya verdiği tepki olağanüstü güzel değişimlerle karşılık verdiği gözlemlenmiştir. Kötü sözler karşısında verdiği tepkilerde son derece belirgin bir şekilde moleküllerin şekilleri ve renkleri karararak yanıt verdiği tespit edilmiştir.

İnsanın yüzde 76’sı su olduğuna ve geri kalan yüzde 24’ün muhtelif mineral ve metal içeriklerden mütevellit, protein ve diğer biyolojik yapılardan oluştuğu biliniyor. O halde insan vücudu moleküler düzeyde insanın beşer duyularıyla gözlemleyemeyeceği ve farkında olamayacağı bir düzlemde özel yapıyla dış dünya ile iletişim halinde olduğu ortaya çıkıyor.

İnsan organizması; insanın kontrolü dışında, dışsal sesler davranışlar, yapılan konuşmalardan etkilendiği ortaya çıkıyor.

Kişi haklı yere bile olsa ve dahi kendisi bile kötü sözler söylese kendi organizmasının moleküler düzeyde etkilendiği ve tepki verdiğine göre, olumsuz etkilenmeler organizmanın sisteminde aksaklıklar ortaya çıkarması muhtemeldir.

İnsan organizmasının kimyasal ve biyolojik temel bileşenlerinin her birini olumsuz etkileyen çevresel dışsal etkiler, toplamda organik veya sistematik bozulmaya yol açacaktır.

 Kur’an-ı Kerimde “emrolunduğu üzere güzel konuşun” buyrulmuştur. Bu zaruret kişinin karşısındakine zarar verdiği gibi kendi organizmasına da zarar verdiğine işaret etmektedir.

Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselamın 'Alimler Peygamberlerin varisleridirler' ifade buyurdukları ulvi, veciz hakikat doğrultusunda ümmetin yıldızları olan Alimler, Evliyalar ve nurani bir silsile olan Müceddidlerin hayatlarının her anı bir ders niteliğinde adeta...

Kendi haklı yere olsa dahi kötü söylediklerinden pişman olmak ve vicdanen rahatsız olma hali, aslında kötü sözü söyleyen de söylenen de aynı şekilde moleküler düzeyde olumsuz etkilendiklerinin kanıtıdır.

Anlaşılan odur ki; kötü konuşmanın sebebi ne olursa olsun, söyleyende de söylenende de biyolojik sonuçlara sebep oluyorsa, bunun psikolojik sonuçları ve iç huzuru bozucu tesirlerinin psikosomatik zararlar olarak ortaya çıkması beklenmelidir.   

Bitkilerin ve evcil hayvanların azarlanması veya kötü söylenmesi karşısında verdikleri tepkileri somut gerçeklik olarak ele alırsak, insan organizmasındaki kötü sözler ve davranışların zararları hakkında farkındalık kültürü gelişmeliydi aslında.

Bu anlamda en ihmal edilmiş, insanoğlunun doğuştan hakkı olan, “insanın ruh ve beden bütünlüğü hakkı” mevzusu evrensel bir sorundur.

İnsanlar patronlarından veya iş amirlerinde fırça yiyince moralleri bozulur üzülürler ve hatta hastalanırlar. Vücutlarının en hassas organları hastalanır. Nedense genellikle bademcikleri üzüntüden şişer.

Demek ki kötü konuşma ve kötü söz söylemenin insan vücudu üzerindeki etkileri kanıksadığımız gibi sıradan değil, bütün biyolojik mekanizmalar tarafından algılanıp not edilecek kadar karmaşıktır. İnsanlığın kültürel birikimi içinde kendine yer bulmuş bazı deyimler aslında bir durum tespiti niteliğindedir. “tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” deyimi güzel konuşmanın deneyimsel çıkarımıdır.

 
Etiketler: KONUŞUYORMUSUNUZ, YOKSA, GÜRÜLTÜ, MÜ, ÇIKARIYORSUNUZ?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Temmuz 2019
1500 Okunma.
04 Temmuz 2019
SOSYAL MEDYA VE EDEP
1390 Okunma.
01 Temmuz 2019
CHP’NİN PRANGASI VE İSTANBUL SINAVI
1192 Okunma.
27 Haziran 2019
HANGİ AK PARTİ
744 Okunma.
24 Haziran 2019
VE İSTANBUL SEÇİMİNİ YAPTI
1783 Okunma.
20 Haziran 2019
AKDENİZ’İ KIRMIZIYA BOYAYACAKLAR
1706 Okunma.
17 Haziran 2019
SOSYAL SORUMLULUK
3371 Okunma.
13 Haziran 2019
PARALEL PARTİ YAPILANMASI
1092 Okunma.
10 Haziran 2019
SİYASİ PARTİLER ENDİŞE VERİCİ
1077 Okunma.
07 Haziran 2019
AK PARTİ GENEL MERKEZİNE
1284 Okunma.
02 Haziran 2019
GALASARAY UEFA ŞAMPİYONASINDA HAKEMLERİDE YENEREK ŞAMPİYON OLDU
520 Okunma.
27 Mayıs 2019
SAĞDUYUDAN İKTİDARA VE MUHALEFETE UYARI
871 Okunma.
23 Mayıs 2019
İTİLAF VE İTTİFAK DEVLETLERİ ÇOK PARTİLİ KOALİSYON BEKLİYOR
796 Okunma.
20 Mayıs 2019
TÜRKİYENİN ÇİVİSİ
958 Okunma.
16 Mayıs 2019
SORU ŞU
511 Okunma.
13 Mayıs 2019
DÜNYANIN ÇİVİSİ
666 Okunma.
09 Mayıs 2019
ERGUVAN ŞEHRİ İSTANBUL’DA SEÇİM VE ORGANİZE İŞLER
639 Okunma.
06 Mayıs 2019
Venezuela ve Sudan
531 Okunma.
02 Mayıs 2019
BU BİR KOMPLO TEORİSİ DEĞİLDİR!
557 Okunma.
30 Nisan 2019
GLOBAL ANARŞİZM
465 Okunma.
25 Nisan 2019
“El öğüt verir ama ekmek vermez”
716 Okunma.
23 Nisan 2019
HEDEFTEKİ TÜRKİYE
437 Okunma.
18 Nisan 2019
Sigara İçmek Yada İçmemek
652 Okunma.
15 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-10
440 Okunma.
11 Nisan 2019
İstanbul’un Gizemli Erguvan Mevsimi
800 Okunma.
08 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-9
378 Okunma.
04 Nisan 2019
CHP’NİN YİRMİ YILI
473 Okunma.
01 Nisan 2019
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
567 Okunma.
28 Mart 2019
“UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN”
733 Okunma.
22 Mart 2019
ZONGULDAK’A BİR BABAYİĞİT LAZIM
615 Okunma.
21 Mart 2019
YENİ BİR DÜNYA KURULUR VE TÜRKİYE DE BU DÜNYADA YERİNİ BULUR
511 Okunma.
18 Mart 2019
ZONGULDAK’TA SEÇİM VAR
531 Okunma.
14 Mart 2019
DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKMÜ?
380 Okunma.
11 Mart 2019
SOSYAL DEMOKRATLIĞIN TEORİK TEMELİ
511 Okunma.
07 Mart 2019
MARJİNAL SİYASET
485 Okunma.
04 Mart 2019
MERKEZİYETÇİ HİYARARŞI KOLAYCILIĞI
517 Okunma.
28 Şubat 2019
ABD-AVRUPA ULUSLARARASI ANLAŞMALARI ASKIYA ALDI
457 Okunma.
25 Şubat 2019
YENGEÇ SENDROMU
985 Okunma.
21 Şubat 2019
EVRENSEL TABİ HUKUK
625 Okunma.
18 Şubat 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-8
473 Okunma.
14 Şubat 2019
BU ÇÖPLÜKTEN GERİ DÖNÜŞEBİLİR ATIK ÇIKMAZ
639 Okunma.
10 Şubat 2019
BELEDİYECİLİĞİN ŞİFRELERİ
666 Okunma.
07 Şubat 2019
SÜRÜ PSİKOLOJİSİ
631 Okunma.
04 Şubat 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-2
653 Okunma.
31 Ocak 2019
METAMORFOZ
728 Okunma.
24 Ocak 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-1
748 Okunma.
21 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-7
510 Okunma.
17 Ocak 2019
MANEVİ DENGESİ BOZUK PARTİLİ PROFİLİ
643 Okunma.
13 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-6 Dr. Hikmet Kıvılcımlı özel
632 Okunma.
10 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm-5
623 Okunma.
07 Ocak 2019
HALK DALKAVUK’LUĞU
676 Okunma.
03 Ocak 2019
AHLAK VE DİN
642 Okunma.
27 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm 4
713 Okunma.
23 Aralık 2018
ABD'nın Kısa Kanlı Soykırım Tarihi...
755 Okunma.
20 Aralık 2018
DOLAR SİLAHI
538 Okunma.
13 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-3
743 Okunma.
10 Aralık 2018
“YANDAŞ”
666 Okunma.
06 Aralık 2018
AK PARTİ DR. ÖMER SELİM ALAN DEDİ
863 Okunma.
29 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-2
660 Okunma.
22 Kasım 2018
Zonguldak ve Türkiye Taşkömürü Kurumu
957 Okunma.
19 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-1
692 Okunma.
15 Kasım 2018
KUVVETLER AYRILIĞI VE ADİL DEVLET
645 Okunma.
08 Kasım 2018
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kırmızıçizgileri
859 Okunma.
05 Kasım 2018
Sultan Galiyev ve Mustafa Suphi neden öldürüldü?
721 Okunma.
01 Kasım 2018
CUMHURİYET VE MİLLİ KURUMLAR
712 Okunma.
25 Ekim 2018
MİLLİ MEVZULAR VE POLİTİKA
852 Okunma.
18 Ekim 2018
TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR
991 Okunma.
14 Ekim 2018
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İDDİASI
714 Okunma.
11 Ekim 2018
GEÇMİŞ GERİDE DERS ÖNÜMÜZDE
914 Okunma.
04 Ekim 2018
ŞERAFETTİN NAS’IN BİTMEYEN MÜCADELESİ
827 Okunma.
01 Ekim 2018
FİNANSMAN MALİYETİ VE FİYAT ARTIŞI, İÇ PİYASALAR;
860 Okunma.
27 Eylül 2018
BM’NİN 73.GENEL KURULU VE ABD’NİN ÇÖKÜŞÜ
743 Okunma.
20 Eylül 2018
DEMİRPARK AVM (67BURDA) VE 3. HAVA ALANI
846 Okunma.
13 Eylül 2018
İNSAN OLMA SANATI VE DEVLET İŞLERİ
675 Okunma.
06 Eylül 2018
Modern yaşamın sebep sonuç çıkmazı
791 Okunma.
03 Eylül 2018
DARBELER VE EKONOMİK KRİZLER
663 Okunma.
30 Ağustos 2018
TRUMAN DOKTİRİNİ, MARŞHALL YARDIMI VE BAĞIMSIZLIK
797 Okunma.
16 Ağustos 2018
14 AĞUSTOS 2018 AK PARTİ’NİN 17. YAŞ GÜNÜ
1027 Okunma.
08 Ağustos 2018
AMERİKA BİRLEŞİK ŞİRKETLER DEVLETİ
1279 Okunma.
03 Ağustos 2018
BARDAĞI TAŞIRAN BRICS ZİRVESİ
712 Okunma.
26 Temmuz 2018
ENDİŞELENİN STRATEJİK ORTAKLAR
743 Okunma.
19 Temmuz 2018
SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ
916 Okunma.
12 Temmuz 2018
TÜRK SOLU SORUNSALI
990 Okunma.
05 Temmuz 2018
DÜNYANIN SON 200 YILI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
1194 Okunma.
28 Haziran 2018
SEÇİM ATMOSFERİ
1224 Okunma.
21 Haziran 2018
DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR
1244 Okunma.
07 Haziran 2018
PARAN KADAR KONUŞ
1126 Okunma.
31 Mayıs 2018
Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı
1046 Okunma.
25 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
906 Okunma.
24 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
735 Okunma.
10 Mayıs 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNDEN SONRA
1680 Okunma.
03 Mayıs 2018
Dünya sahnesinde Türkiye
880 Okunma.
26 Nisan 2018
Bağımsız ve Milli Egemenliğine sahip olmak üzerine
1246 Okunma.
19 Nisan 2018
Gündem seçim
2156 Okunma.
12 Nisan 2018
Beslenme ve Alışkanlıkları;
2536 Okunma.
05 Nisan 2018
Bir Ülke tasavvur ediniz ki;
2098 Okunma.
29 Mart 2018
Üçüncü Yol-üçüncü göz
1764 Okunma.
22 Mart 2018
Georges Politzer’den Sonra;
1773 Okunma.
15 Mart 2018
MESELE PETROL ENERJİ KORİDORU DEĞİL
1255 Okunma.
08 Mart 2018
GELENEKSEL DÜĞÜNLER VE EKMEĞİN TADI
1230 Okunma.
01 Mart 2018
İSTİLA – KATLİAM – YAĞMA GÖRÜN
1988 Okunma.
22 Şubat 2018
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE TERÖR
1683 Okunma.
15 Şubat 2018
Bütün Yollar Ortadoğu’ya çıkıyor
1968 Okunma.
08 Şubat 2018
Köprü meselesi ve kozlu kavşağı
1767 Okunma.
01 Şubat 2018
Birleşmiş Milletler ve Zonguldak
1351 Okunma.
25 Ocak 2018
Başarılı olmak yerine, başarılıyı dibe çekmek
1312 Okunma.
18 Ocak 2018
Yağmalanmış Ülkeler
1983 Okunma.
11 Ocak 2018
Hasta Partiler, Hastalıklı Partililer
1106 Okunma.
05 Ocak 2018
Hafıza Kaybı
1480 Okunma.
28 Aralık 2017
Üçüncü Dünya Halkları
1301 Okunma.
24 Aralık 2017
İnsan Ne Kurttur, Nede Kuzu
1049 Okunma.
14 Aralık 2017
İNSAN İÇİN DEVLET
1308 Okunma.
07 Aralık 2017
DEVLET VE İNSAN
1078 Okunma.
30 Kasım 2017
İŞLETME VE MALİYET
1277 Okunma.
23 Kasım 2017
İŞ KUR, KOSGEB, BAKKA
1371 Okunma.
16 Kasım 2017
AMERİKAN RÜYASININ KABUSLARI
1332 Okunma.
09 Kasım 2017
NE OLACAK BU TTK
1297 Okunma.
02 Kasım 2017
GÜNÜN KONUSU TTK
1575 Okunma.
26 Ekim 2017
TTK’YI KURTARMA PLANI
1689 Okunma.
19 Ekim 2017
DEVLET VE DEMOKRASİ
1523 Okunma.
12 Ekim 2017
DALDAN DALA
1736 Okunma.
06 Ekim 2017
KIŞLIKLAR HAZIRLAYIN
1232 Okunma.
28 Eylül 2017
ELEŞTİRİLMEK
1473 Okunma.
22 Eylül 2017
PARTİLER VE TEŞKİLATLARI
1898 Okunma.
15 Eylül 2017
SİYASETİN FİNANSMANI
1980 Okunma.
08 Eylül 2017
Bu yazıyı 2013 Mayıs’ta yazmıştım!..
1290 Okunma.
25 Ağustos 2017
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÇÜRÜME
1557 Okunma.
18 Ağustos 2017
HİZMETKAR VE MİLLİ (YERLİ) OLMAK
1323 Okunma.
10 Ağustos 2017
Benim seçilmediğim yer batsın!
1775 Okunma.
02 Ağustos 2017
SOSYAL MEDYANIN YAN ETKİLERİ
1386 Okunma.
25 Temmuz 2017
GENEL KURUL GELENEĞİ
1494 Okunma.
18 Temmuz 2017
DEMOKRASİNİN FİDANLIĞI DERNEKLER
1431 Okunma.
10 Temmuz 2017
EMEKLİ MAAŞLARI
1741 Okunma.
Haber Yazılımı