Yazı Detayı
14 Temmuz 2017 - Cuma 18:27 Bu yazı 589 kez okundu
 
KRİZ YÖNETİMİ
Arife GÜLERYÜZ
inanisgazetesi@gmail.com
 
 

“Kriz yönetmek” bu gün bir ilim dalı haline gelmiştir. Seçilmiş ya da atanmışlar bu konuda uzman olmamalıdırlar.

Yöneticiler; bir kurum ya da makamı için adam belirlerken, yetkilerini kullanırken boyu posu, memleketi siyasetinden çok, yöneticilik vasfı olup olmadığına dikkat etmelidir.

“Yöneticilik vasfı” kendini “üç koyunu gütme” pozisyonunda da öne çıkar, devleti yönetme pozisyonunda da…

İki çocuklu bir ailenin güdülmesinden insanların toplu yaşama adım attığı bir Belediye’yi yönlendirme görevinde de…

Aslında “Kriz yönetme” işi çoğu zaman basite indirgenir.

“Kriz yönetme” gibi algı operasyonuna sokulur, basit görülür.

En küçük toplum birimi ‘Aile’ de bunu görmek mümkün.

Seve okşaya büyütülen çocukların “ aklı kesmeye” başlayınca tartışmalar krize dönüşünce el ayak dolanır.

1atsan atılmaz, satsan satılmaz” filminin galasında bulur kendini birden aile reisleri…

İşte “kriz yönetimi tarif olarak bilinmese de tatbik olarak uygulamaya girer.

Tecrübe, haleti ruhiye ve cesaret olarak yönetebilirsen, ailenin çatırdamasını önlersin..

Yönetemezsen “yandı gülüm keten helva”

Aynı işi muhtarlık görev-yetki alanında, Belediye Başkanlık, Başbakanlık yetki alanlarında görmek mümkün.

Bırakın, yüksek dağların sorumluluğunu…

Köy kahvesinde üç kuruşluk çay sohbetinde fındıkkabuğunu doldurmaz

Galatasaray- Fener tartışmasını düşünün!

İyi niyetli oturduğunun oturağın bir celsede elinizde havaya kalktığını düşünebiliyor musunuz?

Kucaklaşıp oturduğunuz sohbet arkadaşınızın kafasına indirme hazırlığında ki oturaklı resim karesi ile noktalanıyor.

Kriz yönetme kabiliyet-kapasitesinden uzak iki kişinin bir arada olmasının sonucu bu.

Bu iki kişiden birinin bir topluluk başında olması halinde de sonuçta görüntü bu olacaktır.

Kriz yönetimi fikri-zikrinden uzak birey her zaman için potansiyel sıkıntı yaşayacak varlıktır.

Gümümüz dünyasından ülkelerin yaşantıların da bu “kriz yönetme” konusunda negatif-pozitif örnekler görmek mümkün.

Elbette Emperyâl devletler dünya coğrafyasında planlamalarını “çıkar” üzerine yaparken; daha çok zayıf halkları seçer yok ederler.

Bu zayıf halkalar, “kriz yönetme” kabiliyetine sahip liderlere sahip olursa daha az zayiatla kapatırlar yaşantılarında ki sıkıntıları.

İşte Ortadoğu, işte Irak, Suriye…

İster devlet açısından bakın, ister zavallı duruma düşmüş halklar açısından…

Kriz yönetmek; başta da söylediğimiz gibi bir ilim haline gelmiş.

 Ancak; Bu ilmin farkında olmayanlar var.

Bunu seçilmiş tiplerde gördüğünüz gibi atanmış tiplerde de görüyoruz.

Ortaya çıkan sorunun büyümesinin farkında olamayan…

Önlem almayı beceremediği için ormanı saran kıvılcım gibi arttıkça daha çok “yakan” kriz çıktığında kendine “kaçma yolu” bile bırakmayan zati muhteremi düşünün.

Aslında “kriz yönetimi”nin başlangıcı öfkeyle kalkmamayı öğrenmektir.

Yani; zarara gidecek yolun başlangıcı beceriksizliğin farkına varmaktır.

İşte bütün mesele burada…

Bilmek var bilmemek var…

Bilmek becermenin yarısıdır. Başlamak gibi.

Neyi bilip neyi bilmediğini biliyorsan, az zayiatla atlatırsın olabilecek, gelebilecek sıkıntı sonuçlarını…

Asıl tehlike bilmemek değil.

Bilmediğini bilmemek, kabul etmemektir.

Hatayı kabul etmemek, hatayı sürdürmekte ısrar etmektir.

Zararın çoğalmasını yangının söndürülemeyecek duruma gelmesine yardımcı olmaktır.

“Kriz yönetmek” yediden yetmişe herkese uygun lisanla anlatılması gereken bir konudur.

İlk etapta zararı sadece “kendini bağlar” şeklinde ifade edilse de krizi yönetemeyen kişinin verdiği zarar; her halükarda birden çok kişiyi etkiler.

Krizi yönetemeyen kişiye örnek çok.

Şöyle çevrenize bir bakıp, kısa süreli empati yapıp tecrübe edinebilirsiniz.

Denemekte fayda var.

Kalın sağlıcakla..

 
Etiketler: KRİZ, YÖNETİMİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Nisan 2018
İŞİNİZE GELİRSE!..
885 Okunma.
13 Nisan 2018
YAŞANILIR ZONGULDAK…
1826 Okunma.
06 Nisan 2018
AHLAK BOZULUNCA…
1469 Okunma.
30 Mart 2018
TAŞKÖMÜRÜ-TTK- ÖZEL SEKTÖR
789 Okunma.
23 Mart 2018
TURKUAZ HALI VE ZONGULDAK BELEDİYESİ
1029 Okunma.
16 Mart 2018
İKİ TÜNEL BİR VİYADÜK
563 Okunma.
09 Mart 2018
GELECEK SEÇİMLER Mİ, NESİLLER Mİ?
219 Okunma.
02 Mart 2018
YÖRENİ NE KADAR SEVİYORSUN?
1078 Okunma.
23 Şubat 2018
BİR KENARA KONANLAR!..
843 Okunma.
16 Şubat 2018
ZONGULDAK’TA UMUT VAR...
1256 Okunma.
09 Şubat 2018
‘YİĞİTLER’ DEĞİL ‘SORUNLAR’ HARMANI
807 Okunma.
02 Şubat 2018
ZONGULDAK’TA BİRLİK YOK…
524 Okunma.
26 Ocak 2018
ZONGULDAK GÜZEL ŞEHİR DE…
532 Okunma.
19 Ocak 2018
BAŞBAKANI KOZLU LİMANINA GÖTÜRÜN
1151 Okunma.
12 Ocak 2018
POLİTİKA GİRDABI ve ZONGULDAK
698 Okunma.
05 Ocak 2018
KALP GÖZÜ AÇIK OLANLARA
403 Okunma.
29 Aralık 2017
2017 OLAYLAR VE YORUMLARI
612 Okunma.
22 Aralık 2017
BU İKİ SORUNU HALLEDECEKSİNİZ!..
271 Okunma.
15 Aralık 2017
CHP KONGRESİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
380 Okunma.
08 Aralık 2017
Kudüs açıklamalarına tepki büyüyor!
276 Okunma.
01 Aralık 2017
MEZBELELİKLERE DOĞRU BAKIŞ…
436 Okunma.
24 Kasım 2017
ÖĞRETMENLER GÜNÜ VE SORUNLAR
638 Okunma.
17 Kasım 2017
VİCDANİ SAKATLIKLARIN SONU
460 Okunma.
07 Kasım 2017
Madenci olmak kolay değil...
837 Okunma.
03 Kasım 2017
SORUNLARI HARMAN YAPANLAR
558 Okunma.
27 Ekim 2017
FABRİKANIN YANLIŞ İMALATLARI
504 Okunma.
16 Ekim 2017
Kozlunun Eğmeleri!..
1212 Okunma.
12 Ekim 2017
Ne olacak bu Kozlu’nun hali….
1518 Okunma.
06 Ekim 2017
EROZYON VE BELEDİYELER
571 Okunma.
26 Eylül 2017
BİTSİN ARTIK BU ÇİRKİN GÖRÜNTÜ
784 Okunma.
26 Ağustos 2017
Buna da şükür... !
1486 Okunma.
11 Ağustos 2017
AKLIMDA DELİ SORULAR….
887 Okunma.
04 Ağustos 2017
SIKIŞAN ZONGULDAK
611 Okunma.
28 Temmuz 2017
ŞİKELİ BOŞANMA
570 Okunma.
20 Temmuz 2017
KELEBEK DEYİNCE…
685 Okunma.
20 Temmuz 2017
CAN PAZARI
400 Okunma.
18 Temmuz 2017
FİTNE FÜCÜR ALIŞKANLIĞI
412 Okunma.
04 Temmuz 2017
DEĞİŞEMEYEN ZONGULDAK
769 Okunma.
27 Haziran 2017
NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR…
716 Okunma.
21 Haziran 2017
SEYYAR VE İDARECİLER
698 Okunma.
16 Haziran 2017
Hizmet mi Rezalet mi?
707 Okunma.
09 Haziran 2017
AHLÂKEN ÇÖKÜŞ
701 Okunma.
23 Mayıs 2017
İktidarın yeni vizyon ve misyonu
1138 Okunma.
17 Mayıs 2017
SORUN ÜRETEN KİM!
679 Okunma.
10 Mayıs 2017
ADAMLIK - MADAMLIK
638 Okunma.
09 Mayıs 2017
TRAFİK KEŞMEKEŞİ
405 Okunma.
03 Mayıs 2017
ÇENE SUYU ÇORBA
723 Okunma.
25 Nisan 2017
ÇEVRE- SEÇİLMİŞ VE ATANMIŞLAR
752 Okunma.
18 Nisan 2017
Hafriyat alanı deyince..
774 Okunma.
11 Nisan 2017
TTK BİR ARAÇ MI?
697 Okunma.
05 Nisan 2017
ELİNİZİ VİCDANINIZA KOYUN
638 Okunma.
29 Mart 2017
EVET Mİ? HAYIR MI?
677 Okunma.
21 Mart 2017
‘+1 FARKLA!’
735 Okunma.
14 Mart 2017
Öfke!
652 Okunma.
07 Mart 2017
Bugün bir şeyin farkına vardım
719 Okunma.
28 Şubat 2017
EMEĞİN Mİ EMEKLİNİN Mİ BAŞKENTİ?
639 Okunma.
21 Şubat 2017
Namus nedir ?
742 Okunma.
14 Şubat 2017
SEVGİ NEYDİ ?
705 Okunma.
07 Şubat 2017
REFERANDUM SÜRECİ
277 Okunma.
01 Şubat 2017
Sürpriz olabilir mi?
742 Okunma.
24 Ocak 2017
Sosyal medyanın hayatımızdaki rolü
880 Okunma.
17 Ocak 2017
Çalışmayan deneyim nasıl kazanacak!
1003 Okunma.
10 Ocak 2017
Bir olmak varken, çekişmek niye?
921 Okunma.
04 Ocak 2017
Acının tarifi nedir, onu biliyorum.
736 Okunma.
03 Ocak 2017
Acının tarifi nedir, onu biliyorum
935 Okunma.
Haber Yazılımı