Yazı Detayı
07 Mart 2019 - Perşembe 17:41 Bu yazı 492 kez okundu
 
MARJİNAL SİYASET
Recep ALKAN
 
 

         Siyasi Partiler; kendi ideolojik ve siyasi perspektiflerinin dışına savrulduklarında marjinalleşirler. Marjinal partiler, demokratik yollardan umudu kesen ve kendi ideolojik ve siyasi program disiplinini kaybedince, merkez parti ve Türkiye partisi niteliğini kaybeder ki blok olarak muhalefet bu duruma düşürülmüştür.

         Benzer bir şekilde, Türkiye Cumhuriyeti içinde kendini muhalefet olarak tanımlayan CHP, İP, SP, HDP, birbiriyle ideolojik veya siyasi ortak hiçbir yönü olmamasına rağmen koro halinde ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika devletlerinin yaptırımları ile mevcut iktidarı düşürerek kendilerine iktidar yolu açma hayalindeler.

           Bu hayal; aslında, ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika devletlerinin, güneyimizde, HDP, PKK, PYD’ye verdikleri 5000 tır silahla güneyimizde çelik çomak oynayacaklarını piknik yapacaklarını söyleyen CHP Genel Başkanının ve ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika devletlerinin CHP’yi marjinalleştirme projesidir.

           Oysa; PKK, PYD ve FETÖ Milli Güvenlik Siyaset Belgesinde, Yakın tehlike niteliğinde terör örgütüdür. Bunun aksini savunmak Ana Yasal suçtur.

        CHP’nin marjinal siyasete kayması, Türkiye Cumhuriyetin omurgasının sol kaburgalarının ölü dokuya dönmesi ve böylece, yerini HDP; PKK; PYD ile doldurma, yani PKK-PYD’nin meşrulaştırma projesidir. CHP Genel Başkanı yönetimiyle bir akla hizmet edebilir ama, yüzde 25 sağlam bir tabana sahip CHP’liler, CHP Genel Başkanı yönetiminin bu oyununa izin vermez, müsaade etmez. CHP’nin yüzde 25 tabanının susması sabrından ve sağduyusundandır.

                 Çünkü; Ülkemiz bu ve benzer saldırıların toplamı göz önüne alındığında “BEKA” tehdidi ile karşı karşıyadır.

          Devletler de tıpkı insan organizması gibi kendi mülkiyet alanı dışındaki türdeşleri ile etkileşim halindedir.

             Bu yönüyle; insan organizmasının dışa vurduğu aksiyon veya reaksiyon bakımından yapılan okumalardan yola çıkarak ‘Devlet’ davranışları çıkarımları üretilebilir.

              Bilimsel bulgular düzeyinde olamasa da akıl erdirme işinin geniş alana yayılması açısından faydalı olabilir.

              Çok stresli tartışmaların hala aynı gerginlikte sürdüğü; bilim-siyaset, Din-Bilim konusunun, materyalist-metafizik felsefe kuramcılığında da şiddetini koruduğunu düşünürsek, teknolojide yaşanan baş döndürücü gelişmenin yatıştırıcı etkisi, güven ve hoşgörü salgılayamıyor demektir.

               Dünya da; devletlerin davranış veya pozisyon kırılganlıkları, devletlerin güven ve hoşgörü bunalımı içinde olduklarını açığa çıkarıyor.

               Türdeşlerin; ortak duygulanma edimlerine verdikleri tepki, ezber bozar nitelik gösterirse, öngörülemez karmaşalar kapıda demektir.

                Yeryüzünde muhtelif ittifaklardan müteşekkil bloklar her ne kadar farklı ortak çıkarlar olması hasebiyle birbirini kesen daireler gibi olsa da hepsinin tepesinde anlaşmalar sözleşmeler ve uluslararası kurumlar vardır.

                 Uluslararası, anlaşmalar, sözleşmeler, kurumlar olarak, BM, İLO, Lahey Adalet Divanı, UNIC, AİHM VS gibi büyük küçük ayırmadan her devleti bağlayan yazılı metinler vardır ve olmalıdır.

                 Ancak 21.yy ilk günden itibaren; hatta 1989 Sovyet bloğunun dağılması ile başlayan süreçte, soğuk savaş angajmanlarına alışmış devletler bir sersemlik dönemi yaşadılar. 2000’li yılların ilk günlerine kadar süren bu sersemlik hali, 2019 yılı itibari ile kuralların alabildiğine zorlanarak eğilip büküldüğünü görüyoruz.

                 Tek kutuplu dünya versiyonuna geçiş; ABD’nin dünya jandarmalığı, diğer anlamıyla ‘al kıran baş kesen’ bir ekşiye üretti.

                 İşte bu kadar özetlenebilecek nedenlerden dolayı, devletlerin güven bunalımı ve “Beka” kaygısı salgın hastalık gibi yayılmaya başladı.

                 Hem askeri, hem ekonomik, hem teknoloji, hem stratejik açıdan en güçlü olarak gösterilen ABD, İngiltere, İsrail, Almanya, Fransa, Çin, Japonya kendini güvende hissedemiyor. Bu nedenle saldırgan ve hak-hukuk tanımaz davranışlar sergilemekte, giderek öteki türdeşlerine korku-kaygı yaşatmaktadırlar.

                Çok daha ileri giderek düzensizliğin düzenini kuruyorlar.

 

AMBARGO VE YAPTIRIM MEKANİZMASI

                ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika devletleri kendilerini Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yerine koymaktadır. BMGK koalisyonu tarafından uygulanabilecek olan “ambargo-boykot” muhasara yaptırımlarını bir kaçı birbirine destek çıkarak sadece kendi amaçları doğrulturunda yaptırımlar uyguluyorlar.

                 Son on yıllık süreçte ambargo-yaptırım gibi uygulamalar; birkaç ülkenin ortaklaşa uygulayabildiği, sadece onların çıkarına hizmet edecektir. Bu insanlık açısından meşru olmayan bir uygulamadır. Bu duruma maruz kalan devletin başvurabileceği tek merci dünya kamuoyu ve BM dir.

                  2018 yılı içinde; 193 devletin üyesi olduğu Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararı olmadan, ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika ortaklığında, Türkiye, Rusya, İran, Çin ve Venezuela uygulanan ekonomik yaptırımlar, ABD’nin meşru olmayan soğuk savaş dönemi angajmanıdır. Doları silah gibi kullanıp, istediği ülkeyi iç kaos yöntemiyle çökertme girişimidir.

                     Böyle çökertme girişimine maruz kalan ülkelerin “BEKA” sorunu vardır. “BEKA” sorunu ile karşı karşıya olan Türkiye, Rusya, İran, Çin ve Venezuela devletlerinin iktidarlarının arkasında alışılmadık bir şekilde yüzde ellinin üstünde halk desteği var.

                   Türkiye, Rusya, İran, Çin ve Venezuela Halklar tarafından hissedilir ve anlaşılabilir durumdaki ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika ortaklığındaki saldırılara karşı “BEKA” tehdidi karşısında ulusal kenetlenme tepkisine dönüştü.

                     Ve görüldüğü gibi Türkiye, Rusya, İran, Çin ve Venezuela devletleri arasında bu “BEKA” tehdidine karşı dayanışma içinde oldukları fark ediliyor.

                      Özellikle ABD’nin “eşkıya” gibi, Venezuela’da olduğu gibi, seçilerek iktidar olmuş, Nicolas Maduro yüzde 74 halk desteğine rağmen, muhalefet lideri ABD yanlısı Juan Guaido’yu Devlet Başkanı olarak tanıdığını ilan eden ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika devletlerinin bu davranışını tarih nasıl açıklayacak.

                        Benzer bir şekilde, Türkiye Cumhuriyeti içinde kendini muhalefet olarak tanımlayan birbiriyle ideolojik veya siyasi ortak hiçbir yönü olmamasına rağmen koro halinde ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika devletlerinin yaptırımları ile mevcut iktidarı düşürerek kendilerine iktidar yolu açma hayalindeler. Oysa Ülkemiz bu ve benzer saldırıların toplamı göz önüne alındığında “BEKA” tehdidi ile karşı karşıyadır.

                       ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika devletlerinin insanlığın çeşitli kaygılar, korkular ve tehditler içinde iyice gerilmelerine ve böylece kolay yönetilebilir kıvama gelmelerini sağladıklarını düşünüyorlar.

                          Bu yöntemle başarılı oldukları Ülkelerin başında Mısır, Suudi Arabistan, BAE örneğinde olduğu gibi Ortadoğu da diğer ülkeleri ve Kuzey Afrika Ülkeleri üzerinde sinsi bir oyun yürütüyorlar.

                          Unuttukları bir şey var. Tehdit altındaki halklar; dipten yükselen “BEKA” tehdidi algısıyla, bir kenetlenme ve bu kenetlenmeyle sınırlardan taşan karşı hamle gelişiyor.

 

Ambargo ve yaptırımlar

“Boykot edilen bir ulus teslim olmaya mecbur bir ulustur. Bu ekonomik,

barışçıl, sessiz ve ölümcül araç kullanılır ve güç kullanmaya ihtiyaç olmaz. Bu korkunç bir araçtır. Boykot edilen ulus dışındaki hayata bir maliyet yüklemez, fakat boykot edilen ulus üzerinde baskı kurar; bence hiçbir modern ulus buna karşı koyamaz.”

Woodrow Wilson, 1916

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİ

             BM açısından ambargo ve yaptırım uygula usul ve esasları

   “Kimler ekonomik yaptırım uyguluyorlar?  Dünyada, uluslararası ve ulusal olmak üzere, iki çeşit mekanizma vardır.  Uluslararası mekanizmalar: Halen en önemli mekanizma BM Güvenlik Konseyi’dir. Bu mekanizma hakkında şunları bilmek gerekir:  ▪ Bu ekonomik yaptırımlara Türkiye dahil bütün BM üyeleri “hukuken” uymak zorundadır (BM Şartı, m.41 ve 23, 103, 2/5).  ▪ BM’nin kurulusundan 1990’a kadar, bu mekanizma sadece 2 kere kullanıldı (Soğuk Savaşta Rusya her şeyi veto ediyordu). Fakat 1990-2015

BMGK kararları daimi üyelerin (Amerika, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin) “oybirliği” ile alınır ve her birinin “veto” yetkisi vardır.  ▪ Hangi ülkenin hükümetinin “meşru, gayrimeşru veya   terör destekçisi” olduğunu, hangi örgütlerin “terörist” olduklarını onlar söyler; ve bunun tersi de doğrudur (Mesela Amerikan vetosu nedeniyle İsrail’in, Rusya vetosu nedeniyle Esat’ın gayrimeşru ilan edilmesi asla söz konusu olamaz). ▪ Uygulanacak yaptırımların kapsamını beş ülke belirler (Mesela 2010 İran yaptırımlarında, Çin vetosu nedeniyle, enerji hariç̧ tutuldu).  Ulusal mekanizmalar: Her ülkenin kendi hukukuna göre uyguladığı yaptırımlardır (Mesela Amerika’da başkan emirleri ve/veya CISADA gibi özel kanunlarla konur). Şunları bilmek gerekir:  ▪ Türkiye, “hukuken” bunlara uymak zorunda değildir. Buna karşılık, politik/ekonomik zorunluluklar olabilir.  ▪ BMGK mekanizması “hiç işletilemediği” durumda ulusal yaptırımlar konur (Amerika’nın Küba ambargosu, Hamas’ı terör örgütü sayması, vb.). “Kısmen işletilebildiği” durumda ise kalan kısım için ilave yaptırımlar konur (İran hakkındaki 1929 sayılı BMGK Kararında silah ambargosu ve nükleer program dahil olmasına rağmen enerji hariç̧ tutulduğu için ABD ve AB enerji endüstrisine “ilave yaptırımlar” koydular).  ▪ Ulusal yaptırımlar, ne kadar “uluslararası iş birliği” sağlanırsa o kadar başarılı olur, Hedef o kadar köşeye sıkışır (Aksi halde, Üçüncü Ülkelerle ticaret yapar, Uygulayıcılar mal satamadıklarıyla kalırlar). Bu iş birliği, Üçüncü Ülkelere diplomatik baskı yaparak sağlanır. 1998 G-7 Uzlaşması, bu konudaki kurumsal iş birliğidir.” (*1) Av. Dr. Serdar Acar On Soruda Ekonomik yaptırımlar bülteni 21.12.2017

 

(*1) https://www.academia.edu/

        Av. Dr. Serdar Acar On Soruda Ekonomik yaptırımlar bülteni 21.12.2017

 

 

 
Etiketler: MARJİNAL, SİYASET,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Temmuz 2019
1509 Okunma.
04 Temmuz 2019
SOSYAL MEDYA VE EDEP
1397 Okunma.
01 Temmuz 2019
CHP’NİN PRANGASI VE İSTANBUL SINAVI
1198 Okunma.
27 Haziran 2019
HANGİ AK PARTİ
751 Okunma.
24 Haziran 2019
VE İSTANBUL SEÇİMİNİ YAPTI
1786 Okunma.
20 Haziran 2019
AKDENİZ’İ KIRMIZIYA BOYAYACAKLAR
1712 Okunma.
17 Haziran 2019
SOSYAL SORUMLULUK
3375 Okunma.
13 Haziran 2019
PARALEL PARTİ YAPILANMASI
1096 Okunma.
10 Haziran 2019
SİYASİ PARTİLER ENDİŞE VERİCİ
1080 Okunma.
07 Haziran 2019
AK PARTİ GENEL MERKEZİNE
1286 Okunma.
02 Haziran 2019
GALASARAY UEFA ŞAMPİYONASINDA HAKEMLERİDE YENEREK ŞAMPİYON OLDU
526 Okunma.
30 Mayıs 2019
KONUŞUYORMUSUNUZ YOKSA GÜRÜLTÜ MÜ ÇIKARIYORSUNUZ?
834 Okunma.
27 Mayıs 2019
SAĞDUYUDAN İKTİDARA VE MUHALEFETE UYARI
874 Okunma.
23 Mayıs 2019
İTİLAF VE İTTİFAK DEVLETLERİ ÇOK PARTİLİ KOALİSYON BEKLİYOR
800 Okunma.
20 Mayıs 2019
TÜRKİYENİN ÇİVİSİ
964 Okunma.
16 Mayıs 2019
SORU ŞU
519 Okunma.
13 Mayıs 2019
DÜNYANIN ÇİVİSİ
671 Okunma.
09 Mayıs 2019
ERGUVAN ŞEHRİ İSTANBUL’DA SEÇİM VE ORGANİZE İŞLER
640 Okunma.
06 Mayıs 2019
Venezuela ve Sudan
533 Okunma.
02 Mayıs 2019
BU BİR KOMPLO TEORİSİ DEĞİLDİR!
564 Okunma.
30 Nisan 2019
GLOBAL ANARŞİZM
468 Okunma.
25 Nisan 2019
“El öğüt verir ama ekmek vermez”
720 Okunma.
23 Nisan 2019
HEDEFTEKİ TÜRKİYE
439 Okunma.
18 Nisan 2019
Sigara İçmek Yada İçmemek
662 Okunma.
15 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-10
444 Okunma.
11 Nisan 2019
İstanbul’un Gizemli Erguvan Mevsimi
809 Okunma.
08 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-9
386 Okunma.
04 Nisan 2019
CHP’NİN YİRMİ YILI
477 Okunma.
01 Nisan 2019
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
568 Okunma.
28 Mart 2019
“UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN”
739 Okunma.
22 Mart 2019
ZONGULDAK’A BİR BABAYİĞİT LAZIM
620 Okunma.
21 Mart 2019
YENİ BİR DÜNYA KURULUR VE TÜRKİYE DE BU DÜNYADA YERİNİ BULUR
515 Okunma.
18 Mart 2019
ZONGULDAK’TA SEÇİM VAR
537 Okunma.
14 Mart 2019
DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKMÜ?
382 Okunma.
11 Mart 2019
SOSYAL DEMOKRATLIĞIN TEORİK TEMELİ
518 Okunma.
04 Mart 2019
MERKEZİYETÇİ HİYARARŞI KOLAYCILIĞI
521 Okunma.
28 Şubat 2019
ABD-AVRUPA ULUSLARARASI ANLAŞMALARI ASKIYA ALDI
459 Okunma.
25 Şubat 2019
YENGEÇ SENDROMU
985 Okunma.
21 Şubat 2019
EVRENSEL TABİ HUKUK
628 Okunma.
18 Şubat 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-8
476 Okunma.
14 Şubat 2019
BU ÇÖPLÜKTEN GERİ DÖNÜŞEBİLİR ATIK ÇIKMAZ
642 Okunma.
10 Şubat 2019
BELEDİYECİLİĞİN ŞİFRELERİ
672 Okunma.
07 Şubat 2019
SÜRÜ PSİKOLOJİSİ
637 Okunma.
04 Şubat 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-2
658 Okunma.
31 Ocak 2019
METAMORFOZ
731 Okunma.
24 Ocak 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-1
751 Okunma.
21 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-7
515 Okunma.
17 Ocak 2019
MANEVİ DENGESİ BOZUK PARTİLİ PROFİLİ
645 Okunma.
13 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-6 Dr. Hikmet Kıvılcımlı özel
637 Okunma.
10 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm-5
623 Okunma.
07 Ocak 2019
HALK DALKAVUK’LUĞU
680 Okunma.
03 Ocak 2019
AHLAK VE DİN
645 Okunma.
27 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm 4
718 Okunma.
23 Aralık 2018
ABD'nın Kısa Kanlı Soykırım Tarihi...
763 Okunma.
20 Aralık 2018
DOLAR SİLAHI
538 Okunma.
13 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-3
744 Okunma.
10 Aralık 2018
“YANDAŞ”
668 Okunma.
06 Aralık 2018
AK PARTİ DR. ÖMER SELİM ALAN DEDİ
865 Okunma.
29 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-2
660 Okunma.
22 Kasım 2018
Zonguldak ve Türkiye Taşkömürü Kurumu
960 Okunma.
19 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-1
696 Okunma.
15 Kasım 2018
KUVVETLER AYRILIĞI VE ADİL DEVLET
650 Okunma.
08 Kasım 2018
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kırmızıçizgileri
862 Okunma.
05 Kasım 2018
Sultan Galiyev ve Mustafa Suphi neden öldürüldü?
722 Okunma.
01 Kasım 2018
CUMHURİYET VE MİLLİ KURUMLAR
714 Okunma.
25 Ekim 2018
MİLLİ MEVZULAR VE POLİTİKA
853 Okunma.
18 Ekim 2018
TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR
994 Okunma.
14 Ekim 2018
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İDDİASI
719 Okunma.
11 Ekim 2018
GEÇMİŞ GERİDE DERS ÖNÜMÜZDE
922 Okunma.
04 Ekim 2018
ŞERAFETTİN NAS’IN BİTMEYEN MÜCADELESİ
830 Okunma.
01 Ekim 2018
FİNANSMAN MALİYETİ VE FİYAT ARTIŞI, İÇ PİYASALAR;
862 Okunma.
27 Eylül 2018
BM’NİN 73.GENEL KURULU VE ABD’NİN ÇÖKÜŞÜ
743 Okunma.
20 Eylül 2018
DEMİRPARK AVM (67BURDA) VE 3. HAVA ALANI
847 Okunma.
13 Eylül 2018
İNSAN OLMA SANATI VE DEVLET İŞLERİ
679 Okunma.
06 Eylül 2018
Modern yaşamın sebep sonuç çıkmazı
801 Okunma.
03 Eylül 2018
DARBELER VE EKONOMİK KRİZLER
665 Okunma.
30 Ağustos 2018
TRUMAN DOKTİRİNİ, MARŞHALL YARDIMI VE BAĞIMSIZLIK
805 Okunma.
16 Ağustos 2018
14 AĞUSTOS 2018 AK PARTİ’NİN 17. YAŞ GÜNÜ
1033 Okunma.
08 Ağustos 2018
AMERİKA BİRLEŞİK ŞİRKETLER DEVLETİ
1285 Okunma.
03 Ağustos 2018
BARDAĞI TAŞIRAN BRICS ZİRVESİ
714 Okunma.
26 Temmuz 2018
ENDİŞELENİN STRATEJİK ORTAKLAR
747 Okunma.
19 Temmuz 2018
SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ
922 Okunma.
12 Temmuz 2018
TÜRK SOLU SORUNSALI
991 Okunma.
05 Temmuz 2018
DÜNYANIN SON 200 YILI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
1194 Okunma.
28 Haziran 2018
SEÇİM ATMOSFERİ
1224 Okunma.
21 Haziran 2018
DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR
1245 Okunma.
07 Haziran 2018
PARAN KADAR KONUŞ
1130 Okunma.
31 Mayıs 2018
Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı
1047 Okunma.
25 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
909 Okunma.
24 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
737 Okunma.
10 Mayıs 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNDEN SONRA
1688 Okunma.
03 Mayıs 2018
Dünya sahnesinde Türkiye
882 Okunma.
26 Nisan 2018
Bağımsız ve Milli Egemenliğine sahip olmak üzerine
1248 Okunma.
19 Nisan 2018
Gündem seçim
2160 Okunma.
12 Nisan 2018
Beslenme ve Alışkanlıkları;
2539 Okunma.
05 Nisan 2018
Bir Ülke tasavvur ediniz ki;
2102 Okunma.
29 Mart 2018
Üçüncü Yol-üçüncü göz
1769 Okunma.
22 Mart 2018
Georges Politzer’den Sonra;
1776 Okunma.
15 Mart 2018
MESELE PETROL ENERJİ KORİDORU DEĞİL
1258 Okunma.
08 Mart 2018
GELENEKSEL DÜĞÜNLER VE EKMEĞİN TADI
1230 Okunma.
01 Mart 2018
İSTİLA – KATLİAM – YAĞMA GÖRÜN
1995 Okunma.
22 Şubat 2018
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE TERÖR
1684 Okunma.
15 Şubat 2018
Bütün Yollar Ortadoğu’ya çıkıyor
1972 Okunma.
08 Şubat 2018
Köprü meselesi ve kozlu kavşağı
1771 Okunma.
01 Şubat 2018
Birleşmiş Milletler ve Zonguldak
1353 Okunma.
25 Ocak 2018
Başarılı olmak yerine, başarılıyı dibe çekmek
1314 Okunma.
18 Ocak 2018
Yağmalanmış Ülkeler
1988 Okunma.
11 Ocak 2018
Hasta Partiler, Hastalıklı Partililer
1109 Okunma.
05 Ocak 2018
Hafıza Kaybı
1482 Okunma.
28 Aralık 2017
Üçüncü Dünya Halkları
1303 Okunma.
24 Aralık 2017
İnsan Ne Kurttur, Nede Kuzu
1050 Okunma.
14 Aralık 2017
İNSAN İÇİN DEVLET
1309 Okunma.
07 Aralık 2017
DEVLET VE İNSAN
1078 Okunma.
30 Kasım 2017
İŞLETME VE MALİYET
1277 Okunma.
23 Kasım 2017
İŞ KUR, KOSGEB, BAKKA
1376 Okunma.
16 Kasım 2017
AMERİKAN RÜYASININ KABUSLARI
1335 Okunma.
09 Kasım 2017
NE OLACAK BU TTK
1297 Okunma.
02 Kasım 2017
GÜNÜN KONUSU TTK
1579 Okunma.
26 Ekim 2017
TTK’YI KURTARMA PLANI
1691 Okunma.
19 Ekim 2017
DEVLET VE DEMOKRASİ
1526 Okunma.
12 Ekim 2017
DALDAN DALA
1738 Okunma.
06 Ekim 2017
KIŞLIKLAR HAZIRLAYIN
1234 Okunma.
28 Eylül 2017
ELEŞTİRİLMEK
1479 Okunma.
22 Eylül 2017
PARTİLER VE TEŞKİLATLARI
1903 Okunma.
15 Eylül 2017
SİYASETİN FİNANSMANI
1983 Okunma.
08 Eylül 2017
Bu yazıyı 2013 Mayıs’ta yazmıştım!..
1291 Okunma.
25 Ağustos 2017
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÇÜRÜME
1558 Okunma.
18 Ağustos 2017
HİZMETKAR VE MİLLİ (YERLİ) OLMAK
1327 Okunma.
10 Ağustos 2017
Benim seçilmediğim yer batsın!
1778 Okunma.
02 Ağustos 2017
SOSYAL MEDYANIN YAN ETKİLERİ
1391 Okunma.
25 Temmuz 2017
GENEL KURUL GELENEĞİ
1498 Okunma.
18 Temmuz 2017
DEMOKRASİNİN FİDANLIĞI DERNEKLER
1431 Okunma.
10 Temmuz 2017
EMEKLİ MAAŞLARI
1743 Okunma.
Haber Yazılımı